Biz

İki yıl kadar önce kendi aramızda paylaşımlar yapmak için küçük bir grupla yola çıktık. Yemeğimizi yiyip, şarabımızı içip, sohbetimizi yapıyor farklı konuları tartışıyorduk. İlk odağımız bağcılık ve gastronomiydi. Bu bağ iyi, şu üzüm güzel, o yemek pek leziz, şu lokanta harika…
 
Zamanla grubumuz büyümeye başladı. Farklı sektörlerden dostlarımız katılmaya başladı sohbetlerimize. Üzümden zeytinyağına, kahveye, peynire, yöresel lezzetlere, gezi güzergâhlarına, tarihe ve felsefeye girildi. Hepimizin ortak sevdası bağ ve üzümdü; üzüm ki tüm dünya dinlerinin kabul ettiği kutsal ve ölümsüzlüğün sembolü, tarihi, felsefeyi, geleneği, emeği, teri, ahengi, ölümsüzlüğü, aşkı, tekniği görmek isteyenlerin bitkisi.
 
Hepimizin anlayabileceği ve öğrenebileceği ortak bir dil konuşmaya çalışmak, korkusuzca ben bunu sevdim, şunu sevmedim çünkü şu nedenle diyebilmek, ezberlemeden öğrenerek konuşmak, kimseyi küçük görmeden, en iyi ben bilirim demeden ahenkle paylaşım yapmak grubumuzun ana hedefi oldu. Zamanla konuştuğumuz konular daha da zenginleşmeye ve farklılaşmaya başladı. Bizler de bilgilerimizi ve birikimlerimizi dostlarımız, sektörümüzdekiler ve dünya ile paylaşmaya karar verdik ve ortaya çıkıverdi “Apelasyon”.