Bodrum’un Gambilya Baklası ve Milas’ın Isırganlı Eriştesi'nin Ark Of Taste – Nuhun Ambarı listesine eklendiğini biliyor muydunuz?

Bodrum’un Gambilya Baklası ve Milas’ın Isırganlı Eriştesi  Ark Of Taste – Nuhun Ambarı listesine eklendiğini biliyor muydunuz?
 
 
Kaybolmaya yüz tutan gıdalarımız Nuh’un Ambarı’ndaki yerini almaya devam ediyor!
 
 
Karşınızda ESSEDRA
 
Açılımı, Environmentally Sustainable Socio-Economic Development of Rural Areas yani Kırsal Alanlarda Çevresel ve Sosyo-Ekonomik Sürdürülebilir Kalkınma. Slow Food tarafından koordine ediliyor ve Balkan ülkeleri ile Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılım sürecini desteklemeyi hedefliyor ve STK lar ile birlikte yürütülüyor.
 
 
 
 
Slow Food ise 1989'da Carlo Petrini tarafından başlatılan ülkemizden de birçok kişinin de katıldığı, 100 bine yakın üyesi bulunan uluslararası bir hareket. Hızlı, ayaküstü yemek alışkanlığına, fast food’a karşı alternatif olarak geleneksel ve yerel yemek ve yeme biçimlerini, yerel ekosistemlerin özelliklerini korumayı teşvik etmeyi amaçlıyor. 
 
Slow Food, aslında bir insan hakları hareketi.
 
 
Slow Food, ESSEDRA ile tarım, kırsal kalkınma ve gıda kalitesi üzerinde çalışan yerel sivil toplum kuruluşlarını güçlendirmeyi planlıyor. Doğal olarak bu süreç; çevrenin, coğrafyanın ve biyoçeşitliliğin korunması, iklim değişikliğiyle mücadele ve daha da önemlisi, yerel toplulukların refahı gibi konuları da içeriyor.
 
ESSEDRA projesi kapsamındaki çalışmalardan birisi Nuh’un Ambarı (Ark of Taste). İlk kez 1996 yılında düzenlenen Salone del Gusto gıda fuarında başlatılmış bir proje. Slow Food, gezegenimiz ve sürekli artan nüfusun beslenmesi için ana kaynağımız olan gıda biyoçeşitliliğine özellikle önem veriyor. Yani Nuh’un Ambarı, Slow Food’un yok olma tehlikesi altındaki gıda biyoçeşitliliğini kataloglamak için yürüttüğü en önemli projelerden birisi. 

Nuh’u Ambarı projesi, dünya genelinde kültürlere, tarihe ve geleneklere ait, yok olma riski altındaki küçük ölçekli ve kaliteli gıda ürünlerini araştırıyor. Bu ürünler arasında meyveler, sebzeler, hayvan ırkları, peynirler, tatlılar, kurutulmuş etler ve benzerleri yer alabiliyor. Çalışmalar hız kesmeksizin sürdürülüyor ve bugün, yüze yakın ülkeden 2 bin 889 ürünün yer aldığı, 709 ürünün ise aday olduğu bir katalog, ilgilenenleri bekliyor. 
 
Projenin Türkiye ayağını ise Slow Food ilkelerini savunan Mutfak Dostları Derneği üstlenmiş durumda. Bu konuda Sirha İstanbul Fuarı sırasında Anadolu Lezzet Envanteri Nuh’un Ambarı Ürünleri isimli Türkçe/İngilizce bir kitap çıkardı.
 
Peki Nuh’un Ambarı’na ürünler nasıl seçiliyor?
 
Aday ürünün mutlaka yerli türler (bitki çeşitleri, ekotipler, yerli hayvan ırkları ve toplulukları), yabani türler (geleneksel hasat, işleme ve kullanım çerçevesi içinde) ve işlenmiş ürünler kategorilerinden bir gıda ürünü olması gerekiyor. Ürünler tat kalitesi açısından ayırt edici özellikler taşımak zorunda. “Tat kalitesi” yerel gelenekler ve kullanım şekilleri çerçevesinde tanımlanıyor. Ürünlerin belirli bir yöre ile bir topluluğun ortak belleği, kimliği ve geleneksel bilgisi ile bağıntılı olması isteniyor. Ürünlerin sınırlı miktarda üretilmesi ve yok olma riski taşıması da bir diğer ölçüt. Bu kriterler uygulanırken yerel bölgelere göre değişen coğrafi, kültürel, sosyal, ekonomik, politik ve söz konusu topluluğun karakteristik özellikleri de dikkate alınıyor.
 
Yerel ürünlere gönül veren herkes, korunmasını istedikleri yerli ürün ya da türü Nuh’un Ambarı için önerebilir.
Yapılması gereken, www.mutfakdostlari.org.tr adresinde Projeler/ ESSEDRA başlıkları altında yer alan Nuh'un Ambarı formunu doldurup göndermek.
 
Bu çok önemli; çünkü, Türkiye’de hangi lezzet ve canlı türlerinin kaybolduğuna dair bir envanter olmadığı için neleri kaybettiğimizi bilmiyoruz, ama uzmanlar, 300 civarında ürünün bu listeye girebileceğini söylüyorlar. 
 
Mutfak Dostları Derneği www.mutfakdostlari.org.tr
 
1991 yılında İstanbul’da kurulan Mutfak Dostları Derneği’nin başlıca ilkesi mutfak kültürüne hizmet etmektedir. Derneğin amaçları arasında mutfak kültürünü geliştirmek üzere eğitim çalışmaları yapmak ve eğitim yapan kuruluşlara yardımcı olmak, yurt içinde ve yurt dışında yeme-içme konularıyla ilgili gelişmeleri izlemek, bu tür çalışmaları özendirmek, yaymak ve sevdirmek gibi hedefler de yer almaktadır.
 
 
Bilgilendirme için; Slow Food'un Bodrum grubu “Yavaş Gari” den Sayın "Deniz KURTSAN" a teşekkür ederiz.