Halfeti Meyve Yemekleri Festivali 29-30 Nisan 2017 tarihinde

Fırat nehri, taşıdığı su potansiyeli ile binlerce yıldır kıyılarındaki coğrafyaya hayat vermektedir. Kıyı boyunca kurulmuş medeniyetler ve göç hareketleri suyun taşıma gücü ile mutfak/kültür alanında lezzetli sonuçlar doğurmuş/taşımıştır. Sofranın ve tadın ilk savunması toprakta başlar. Nehir boyunca birbirinden lezzetli otlarla beslenen kuzular, bir şekilde gölgelerinde büyüdükleri meyve ağaçlarının tadına, nehir mutfaklarında, fırınlarında, saclarında, ocaklarında, kazanlarında da karışmıştır. Erik tavası, Ayva güveci, yeni dünya kebabı, kavun dolması, karadut soslu Fırat balığı, incir (patlak) kavurması bu lezzetlerin sadece bir kaçıdır… Bu lezzetli karışmaların en güzel zamanı, nehir boyunca ağaçların ekşi meyve vermeye başladıkları nisan ve mayıs aylarıdır. Geçen sene ilkini yaptığımız meyve yemekleri festivalinin bu sene ikincisini nisan ayının son iki günü (29-30 Nisan 2017) yapmayı planlıyoruz. Halfeti kıyı boyuna, gelecek yıllarda meyvelerini toplamak üzere ekeceğimiz erik fideleri ile başlayacak Festival kapsamında meyve yemekleri atölyeleri, paneller, tadım etkinlikleri, ham incir (patlak) toplama gezisi, belgesel gösterimleri düzenlenecektir. Festival boyunca Halfeti’de tüm işletmelerin menülerinde meyve yemekleri olacaktır. Detaylı iletişim ve sorular için slowfoodhalfeti@gmail.com, slowfoodhalfeti instagram ve twitter hesapları, 05058213482…

Ulaşım Konaklama

Halfeti Gaziantep hava limanına 100, Şanlıurfa hava limanına 140 km uzaklıktadır. Konaklama ile ilgili yeterli yatak kapasitesi, oteller mevcuttur. Festival süresince Halfeti lokantalarında meyve yemekleri menüleri yer alacaktır.

Slow Food Halfeti Hakkında

SlowFood Halfeti, Halfeti yöresindeki güvenilir, sağlıklı ve geleneksel yöntemler ile üretilen lezzetlere ve yok olmaya yüz tutan yemek kültürümüze sahip çıkan çiftçileri, lokantacıları ve çiftçi pazarlarını destekler. Merkezi İtalya’da olan Slow Food, iyi, temiz, adil gıdaya ulaşmayı hedefleyen, dünyada 1300 grup ve 100.000 üyeden oluşan bir harekettir.

Nuh’un Ambarı (Ark of Taste) Hakkında

1996'da oluşturulan Nuh’un Ambarı, unutulmuş ve tehdit altındaki gıda ürünlerini korumaya yönelik bir katalogdur. Nuh’un Ambarı, bu ürünleri farklı ürün kategorilerinde kaydederek - meyveler, sebzeler, hayvan ırkları, peynirler, vs.- kaliteli gıdayı destekleyen ve kullananlar için bulunmaz bir kaynak sunar. Nuh’un Ambarı şu anda 83 ülkeden 1340 gıda ürününe sahip olmaktan gurur duymakta ve bu sayı giderek artmaktadır. Nuh’un Ambarı ile ilgili en güncel bilgilere Slow Food Biyoçeşitlilik Vakfı’nın internet sitesinden ulaşılabilir: http://www.slowfoodfoundation.com/ark

Slow Food Presidia Hakkında

Presidia projeleri yok olma riski taşıyan ürünlerin kaliteli üretimini destekler; kendine özgün bölge ve ekosistemleri korur; geleneksel üretim metotlarını geri kazandırır; yerli türleri ve yerel bitkileri muhafaza eder. Her proje küçük ölçekli üreticileri kapsar; üretimlerinin kalitesini arttırmak için teknik destek verir; yeni pazarlar saptar ve büyük Slow Food etkinliklerinde uluslararası üreticilerle takas imkânı sunar.  Her Presidia projesi, üreticilerle bir ”üretim protokolü” hazırlar ve böylece tamamıyla izlenebilir, zanaat kullanılan ve yüksek kaliteli üretim için bir araç yaratır. Bu protokol, üreticilerin kimyasal işlemleri azaltmasını veya tamamen bırakmasını; hayvan haklarına saygılı yöntemlerin kullanılmasını; yerel ırkların ve sebze türlerinin korunmasını; mümkünse ekolojik paketleme yapılmasını ve yenilenebilir enerjinin desteklenmesini içerir. Dünyada 60'tan fazla ülkede 400'ün üzerinde Presidia bulunmaktadır.

Dünyanın birçok ülkesinde (İtalya, Hollanda ve Fas) oluşturulan şef ağları genişlemektedir. Bu şefler Presidia ve diğer yerel üretici topluluklarıyla bir anlaşma imzalayıp onların ürünlerini kullanmayı ve desteklemeyi taahhüt etmektedir. 350’nin üzerinde geleneksel lokanta, restoran, pizzacı, balıkçı ve şef, Slow Food Presidia ve Şef Ortaklığı olarak bilinen destekleme projesine katılmıştır. Slow Food, tüketicilerin bilinçli seçimler yapabilmesi için etiketin her zaman gıda üzerinde açık bir şekilde yer alması gerektiğinin altını çizmiş;  2011'de başlatılan Açıklayıcı Etiket (Narrative Label) projesiyle 2012 yılında 50'si İtalyan ve 20’si uluslararası Presidia ürünü için olmak üzere “alternatif etiketler” hazırlamıştır.  Bu etiketlerde farklı türlere dair bilgi ve detaylar, tarım ve üretim teknikleri, ürünlerin geldiği yerler, hayvan hakları, bu gıdaların nasıl saklanacağı ve tüketileceği bilgileri yer almaktadır.