Cooperatio

Yazar: Tahsin Ayhan
 
Madem başladık en başından başlayalım istedim; 'Kooperatif' konumuz.

Hani şu hepimizin bildiği, dilimizden düşüremediği, elde mikrofon her röportajda Türkiye'de tarımın kurtuluş reçetesinde ilk beşte söylenen sihirli kelime. Hatta sihrini bozmamak için olsa gerek pek de uygulaması, işlerliği, sorunları ile değil de lafzı zikredilerek geçiştirilen t(g)üzelim kişilik.

Latince kökenli. İşbirliği demek.

Co-operation İngilizcesi, birlik anlamına gelen “co” ile çalışma anlamına gelen “operation”.

Her ne kadar benim yaş grubum olan x kuşağının bir önceki kuşaktan aldığı kulaktan dolma bilgiyle tamamen sosyalist bir sisteme özgü olarak hafızalarımızda yer etse de çıkış noktaları 19. yüzyılda İngiltere, Fransa, İsviçre, Almanya gibi kapitalist sisteme dahil ülkelerin işçi ve üreticileri olmuş.

Bizde ise durum biraz farklı. Gerçek anlamda kooperatifçilik faaliyetleri diyebileceğimiz dönem tabii ki Cumhuriyet dönemi. Lakin Ahilik müessesesini bu bağlamda anmazsak büyük haksızlık etmiş oluruz. Hem sosyal hem ekonomik işlevleri incelendiğinde 13. yüzyılda Anadolu’da başlayan bu esnaf örgütlenmelerinin günümüz kooperatifçiliğinin ilk ve mükemmel bir örneği olduğunu söylemek hiç de yanlış olmayacaktır. Yardımlaşma var, dayanışma var, karşılıklılık var, mesleki ve geçime yönelik ihtiyaçların temini var, bugünkü güncel ana sözleşmelere karşılık gelen uyulması gereken yazılı kuralları var, sadece kooperatif değil bir yönüyle rekabet kurumu, ticaret odası, esnaf odası, işçi ve işveren sendikaları, hepsi günümüze yansıması neredeyse.

Ne varsa gene Anadolu’da var diyen doğru söylemiş.

Her yıl temmuz ayının ilk cumartesi günü, yani bu yıl 6 Temmuz tarihi “Uluslararası  Kooperatifçilik Günü

Kutlayarak başlayalım, ama sadece kutlamakla da yetinmeyelim. Asırlar öncesinde Anadolu’da başlattığımız bu güzel, bu adaletli, bu insancıl, bu sosyal, bu kazançlı sistemi öğrenelim, öğretelim ve yaygınlaştıralım. Biz tarımdan başlayalım kooperatifçiliğe bakmaya; bir başkası başka koldan, başka sektörden... Ama yeter ki konuşalım, tartışalım; neredeyiz, dünya nerede?

Mesela 21 Aralık tarihini sorgulamaktan başlayalım. Neden bu tarih bazı kooperatif örgütleri tarafından ısrarla “Dünya Kooperatifler Günü” olarak kutlanıyor? 21 Aralık, 1844 yılında İngiltere’nin Rochdale kasabasında 28 dokuma işçisi tarafından kurulan ilk kooperatifin kuruluş tarihi. Bu tarih Türkiye dışında başka hiçbir ülkede, İngiltere dahil, uluslararası kooperatifler günü olarak kutlanmıyor. Daha kutlamasında bile neden dünyadan ayrı düştük?

Mesela Hollanda örneğini inceleyelim. Konya’dan hallice büyüklükte bir memleket nasıl oluyor da kooperatifçilik lokomotifiyle dünyada ikinci en büyük tarımsal ihracatçı ülke olabiliyor? Onlar neyi doğru yapıyorlar, biz neyi yanlış yapıyoruz?

Kanunları karşılaştıralım mesela, yasal düzenlemeleri, prosedürleri, bakış açılarını, yaklaşımları. Yorumlarımızı yaparken, çözüm önerilerimizi sunarken hem meslek mensubu olmamızın kamusal sorumluluğunu, hem de ÇKS'ye kayıtlı üretici kimliğimizle kurucu ortağı olduğum çiçeği burnunda kooperatifimizin başarısı gayesini gözetelim, bakalım nerelerde çakışacağız.

Dünyanın nüfusu bir taraftan hızla artarken diğer taraftan artan bu nüfusu besleyecek tarım alanlarında yani kaynakta ciddi azalışlar söz konusu. Teknolojik hamlelerle ancak bir yere kadar tolere edilebilen bu gidişatın gelecekte tarım ürünleri fiyatlarında ciddi artışlara sebep olacağı çok açık. Bu gerçeği gören ABD gibi ülkelerin kendine rakip gördüğü ülkelere karşı ticaret savaşları vermesinin temelinde de mevcut tarımsal ürün üretimi ve ihracat payını koruma kaygısının olduğu bir gerçek. Peki ABD'nin bu tarımsal üretiminde ve ihracatındaki dünya liderliğinde oradaki kooperatiflerin payı ne kadar, neden dünyanın bu en gelişmiş ülkesi tarıma ve kooperatifçiliğe bu kadar önem veriyor?

Ülkemizde yaklaşık 13 bin tarımsal amaçlı kooperatif var, ortak sayıları da 4 milyon civarı. Sayı olarak yeterli gözükmesine karşı fonksiyonellik yönünden durum hiç de parlak değil.  Tüm iyi niyetleriyle güç birliği yapmış, üretmek isteyen, satmak isteyen, kalkınmak isteyen bu insanların girişimlerinin neden başarılı olamadığını sorgulamadıkça, iğne ile beraber çuvaldızı da batırmadıkça yerimizde sayar dururuz.    

İyi bir başlangıç işin yarısının bitmesi demektir, demiş Aristo. O zaman hem Aristo mantığını gözetelim, hem de Uluslararası Kooperatifçilik gününün de kutlandığı bu ayki yazımızı zülfü yâre dokunmadan şimdilik noktalayalım.

Kısa adı ICA olan Uluslararası Kooperatifler Birliği'nin 2017 Yılı Dünya Kooperatifçilik günü teması olan sözü ile bitirelim.

“Kooperatifler kimseyi geride bırakmaz”
 
Görseller:
  1. Erdal Kart Blog

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.