Tarım Alanında Hakettiği Yeri Alamayan Bölüm: Tarımsal Biyoteknoloji

Yazar: Gizem Terzi
 
Sürdürülebilir bir tarım için biyoteknoloji son derece önemlidir. Biyoteknoloji bitki genetik kaynaklarının korunması ve yeni çeşitlerin oluşturulması bakımından önemli bir araçtır. Özelikle hızla artan dünya nüfusuna karşılık tarım alanlarının sınırlı olması sorununa karşı en önemli çözüm araçlarından birisi de biyoteknolojidir.
 
Tarım bizler için ne kadar önemli ise biyoteknoloji de tarım için önemlidir. Ancak bu kadar öneme sahip olan biyoteknoloji ülkemizde maalesef hakettiği yeri bulamamaktadır. Halbuki son yıllarda sıkça gündeme gelen ve uygulanan ıslah programlarında biyoteknolojinin önemi yadsınamaz bir gerçektir. Biyoteknoloji, tarımda klasik ıslah yöntemleri ile çözülemeyen ekonomik öneme sahip bazı problemlerin çözümünde yardımcı olmakla birlikte uzun yıllar süren klasik ıslah süresinin kısaltılmasında son derece önemlidir.

Ülkemizde ziraat fakültesi adı altında olan tarımsal biyoteknoloji bölümü de diğer bölümler kadar önemli olmasına rağmen hakettiği yeri bulamamaktadır. Bunun en başlıca nedeni, biyoteknoloji denilince akla GDO yani genetiği değiştirilmiş organizmalar gelmesidir. Etik kaygılar ve spekülasyonlar sonucu GDO ile ilgili yanlış çıkarımlar yapılmıştır.
Ben de bir tarımsal biyoteknoloji bölümü mezunu ve yüksek lisans öğrencisi olarak en çok bana yöneltilen soru tam olarak ne iş yaptığımız. Ancak bu soru sorulduğunda dile getirilip anlattığımız ve önemi anlatılınca bilinen bir bölümdür tarımsal biyoteknoloji.
 
Dünyada birçok biyoteknoloji ile ilgili enstitü ve laboratuvar olmasına karşın ülkemizde ilk kez geçen sene bir biyoteknoloji laboratuvarı kurulmuştur. Sürdürülebilir bir tarım istiyorsak biyoteknolojinin önemini unutmamalı ve onu tarımda bir araç olarak kullanmalıyız. Bunun için de öncelikle tarımsal biyoteknoloji bölümünün önemi göz önüne alınmalıdır. Tarım ile ilgili özellikle ıslah ile uğraşan firmalarda biyoteknolojik uygulamaları son derece önemlidir. Ancak bir tarımsal biyoteknoloji mezunu bu alanda iş bulamaz. Çünkü ülkemizde özellikle ıslah ile uğraşan birçok firma bununla ilgili istihdam yaratmamaktadır.
 
Tarımın gelişmesi için çok önemli bir alan olan biyoteknoloji alanında devlet de istihdam yaratmamaktadır. Ayrıca devlet de biyoteknoloji ile ilgili Tohumculuk Kanunu ve Biyogüvenlik Kanunu olmasına rağmen, bu yeterli değildir.
 
Unutulmamalıdır ki insan yaşamının devamlılığı için tarım ne kadar önemli ise tarımsal biyoteknoloji de tarım için o kadar önemlidir. Bu nedenle tarımsal biyoteknolojiye özel sektör ve kamu sektörü gereken önemi vermelidir.
 
Görseller:
  1. Freedom of Research

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.