İklim Değişikliği ve Tarımda Fiyat İstikrarı

Yazar: Salih Gökkür

Değişiklik, alışılmışın dışında karşılaşılan yeni bir durumdur. Başkalaşma, farklılık, çeşitlilik, yeni anlamlarına gelmektedir. İklimin değişimi, tarımın değişimidir. Değer zinciri tarım ürünlerinin tarladan sofraya gelişindeki hasat öncesi ve hasat sonrası tüm faaliyetleri içerir. Tarımın değişimi değer zincirinde bir takım sorunların, değişimin habercisidir. Bu değişimler tarım ürünlerinde fiyat dalgalanmalarına, yani değişime neden olur. İklimdeki beklenmedik olumsuz olayların sebep olduğu fiyatlardaki değişimin şiddetini azaltmak, değişimin eş anlamlılarından biriyle, “yeniyle” aslında çözülebilir. “Yeni” durum değişikliği demek olduğuna göre, tarımda uyguladığımız bazı tedbirlerin derecesini arttırarak ve tarımda mevcut bazı yaklaşımları birlikte deneyerek, en azından beklenmedik fiyatlarla karşılaşmanın önüne geçebiliriz.
 
Geçen yüzyılda biyolojik çeşitlilik ve ekosistemler, insanlık tarihinde hiç görülmemiş bir düzeyde zarar görmüştür. Yavaş ama geri dönüşümü imkânsız olan bu tahribatın başlıca nedenleri arasında yanlış arazi kullanımı, kirlenme, ormanların yok edilmesi gibi insan kaynaklı faaliyetlere bağlı olarak gerçekleşen iklim değişikliği önemli bir yer tutmaktadır. Bu faaliyetler ekosistemlerin hem yapısını hem de fonksiyonlarını tahrip ederek, doğal biyolojik dengenin bozulması ile sonuçlanmaktadır. Ekosistemlerin ve biyolojik çeşitliliğin olumsuz etkilenmesi bazı türlerin yok olmasına, bazı türlerin habitat değiştirmesine veya göç etmesine neden olurken, bazı türlerde de popülasyon artışına yol açabilmektedir. İklim değişikliği doğal biyolojik çeşitliliğin değişime uğraması, organizmaların birbirleriyle ve çevreleriyle olan etkileşimlerinin değişmesi, besin zincirinin halkalarında kopmalar gibi bir dizi ekolojik felaketle insanlığı karşı karşıya bırakmaktadır (Demir, 2009).
Tarımsal üretim sıcaklık, yağış, nem gibi iklim parametrelerindeki değişiklikten, diğer bir değişle iklim değişikliğinden birinci dereceden etkilenir. İklim değişikliği ile birlikte dünyanın bazı bölgelerinde yaz ve kış sıcaklıklarındaki artış, tarımsal üretimde bitkilerin soğuklama ihtiyacını yeterince karşılayamamasından dolayı azalmalara neden olacaktır. Kuraklığa dayanıklı, soğuklanma ihtiyacı düşük çeşitlerin geliştirilmesine yönelik ıslah çalışmaları arttırılmalıdır. Bazı meyve türlerinde aşırı soğukların olduğu koşullarda, ağaçların yapraklarında dökülmeler, sürgünlerinde kahverengileşmeler, gövdelerinde donmalar, kabuk çatlamaları, kurumalar görülmeye başlar. Bu durum soğuğun şiddetine göre ağacın ölümüyle sonuçlanabilir. Dünyanın kuzeyinde bulunan bazı bölgelerdeki sıcaklık artışı, yeni türlerin ve çeşitlerin yetiştiriciliği için, uygun iklim şartlarının oluşmasını sağlayarak, tarımsal üretimi olumlu yönde etkileyecektir.
 
Yağışlardaki azalma, verimi olumsuz etkileyeceğinden, tarımdan sağlanan gelirlerde düşmelere neden olacaktır. Meyvelerde çiçek tomurcuğu oluşumu bir önceki yıldan başladığı için, yağış azalmaları bir sonraki yılın verimini ve kalitesini etkiler. Dolu zararı rastlandığı bitkinin fenolojik dönemine göre çiçek ve meyve dökümlerine, meyvede kalite kayıplarına, bitkide oluşan yaralardan dolayı hastalıkların görülmesine neden olabilir. Aşırı yağışlardan dolayı kimi meyve türlerinde çatlamalar, taban suyu yükselmelerinden dolayı bitkilerde kök bölgelerinde hastalıklar, çiçek dökülmelerine bağlı verim azalışları görülebilir.
Bazı meyve ağaçlarının tozlanma zamanlarında oluşan aşırı nem, polen tozlarını birbirine yapıştırdığından tozlanmaya engel olmaktadır. Bu dönemde oluşacak sıcak ve kurutucu rüzgârlar ise dişicik tepesini kurutarak tozlanmayı ve meyve oluşumunu azaltmaktadır. Bazı meyve türlerinde yüksek nemde sıcak etkisi azalır fakat bazı hastalıklara uygun ortam meydana gelir. Yetersiz nisbi nem ve kurak koşulllar çiçek ve çiçeklerin meyveye dönüşmesini olumsuz yönde etkiler. Nispî nemin az olması halinde ise bazı meyve ağaçlarının topraktaki su ihtiyacı artmaktadır (Ayaz ve Varol, 2015). Birçok bitki türünde iklim değişikliğinden dolayı artış gösteren hastalıkların ve zararlıların, tarımsal üretimde verimi ve kaliteyi olumsuz etkilediği görülmektedir.

İklim değişikliğinin olumsuz etkilerini azaltmak için, tarla trafiğinin azaltılması, yakıt verimliliklerinin iyileştirilmesi, tarım makinalarının verimli kullanımına olanak sağlayacak büyüklükte parsellerin oluşturulması, münavebe sistemi kullanarak karbon tutulumunun sağlanması, anız yakılmasının engellenmesi, gübreleme programlarının yapılması, eğimli arazilerde erozyonu azaltacak yeni sürüm tekniklerinin tespit edilmesi, buharlaşma kayıplarını azalmak için gerekli tedbirlerin alınması, malçlama, su hasadı tekniklerinin yaygınlaştırılması gibi birçok yöntemin birlikte uygulanması gerekmektedir. Tarımsal mekanizasyon uygulamalarından dolayı erozyona açık alanlarda alınması tavsiye edilen bu tedbirlerin uygulanmasında, hassas tarım tekniklerinin kullanılması ile tarımsal alanların izlenebilirliği arttırılabilir (Vurarak ve Bilgili, 2015).
 
Gelişmekte olan ülkelerdeki güçlü ekonomik büyüme, dünya gıda talebini arttırmış ve katma değeri daha yüksek tarım ürünlerine yönelime neden olmuştur. Artan gıda fiyatları, kısa ve uzun dönemde yoksul kesimi, besin değeri olmayan gıdaları tüketmeye yöneltecektir. Doğal kaynaklar bakımından yetersiz durumdaki gelişmekte olan ülkeler, artan enerji fiyatları nedeniyle daha da kötü hale gelmeye başlamışlardır. Dış ticarette gelişmiş ülkelerin aşırı korumacı politikaları, gelişmekte olan ülkeleri olumsuz etkilemektedir. Tarım ürünleri fiyatları belirli bir seviyenin altına düşememektedir (Gürlük ve Turan, 2008). Gübreleme, sulama ve ilaçlama faaliyetlerini doğru zamanda ve bitkinin ihtiyacı kadar gerçekleştirip, aşırı tüketiminin önüne geçilerek, tarımsal üretim maliyetlerinin azalmasıyla ürün fiyatlarında düşme sağlanabilir. Ayrıca tarımsal üretimden elde edilen atıkların toprağa geri verilmesiyle topraklarımızdaki organik madde azalmasını frenleyerek, tarımda hastalık ve zararlılarla mücadelede, biyolojik mücadele yöntemlerini, yeterli miktarda kullanarak, hem toprak ve su kaynaklarımızı korumuş oluruz, hem de üretim maliyetlerimizi azaltabiliriz.
İklim değişikliğine uyum için tasarladığımız tüm çalışmalarda öncelikle iklim değişikliğinin bölgesel değil, küresel olduğu gerçeğini zihinlerimizden uzaklaşmamamız gerekmektedir. İklim değişikliği tahmini modelleme çalışmalarında, doğru verilerin kullanılması önemlidir. Bu nedenle genelden özele yaklaşımıyla verileri tür bazında değil, çeşit bazında alarak değerlendirmeliyiz. Türler içindeki her çeşidin fenolojisinin, iklim isteklerinin farklı olduğu göz ardı edilmemelidir. Teknolojide ilerlemeler tarımsal üretimde verim artışlarına neden olsa da, azalan tarım alanları ve iklim değişikliği, dünya gıda üretimindeki azalmanın önlenememesine neden olmaktadır.
 
Tarımdan geçimini sağlayan herkes ve tüketici olan insanoğlu, aslında aynı ekibin birer parçasıdır. Sorunlar ekibi güçlendirerek kolaylıkla aşılabilir. Ekibin güçlenmesinde en etkili yöntem, küçük üreticilerimize verilecek desteklerin cazip hale getirilmesi ve diğer sektörlerden tarıma göçle, küçük üreticilerimizin sayılarının arttırılmasıdır. Küçük üreticilerimizin sayısı arttıkça, tarımda iklim değişikliğini fırsat bilen bazı stokçuların neden olduğu fiyat dalgalanmalarının şiddeti azalacaktır. Küçük üreticilerimizin sayılarının arttırılması için atılması gereken ilk adım, kır-kent ayrımının toplumun zihninden tümüyle silinmesidir. Bunun için ilköğretimde, tarımsal üretimde yapılan tüm faaliyetler ve bu faaliyetlerin önemi, etkinlik temelli bir eğitimle, geleceğimiz olan gençlerimize öğretilmelidir. İyi bir ekonominin temeli güvene dayanır. Güven ise belirsizliklerin, bilgi eksikliğinin olmadığı durumdur. Bilgi eksiklikleri, toplumun tümüne verilecek etkin bir tarımsal eğitimle giderilebilir. Tarım sürdürülebilir doğanın, sürdürülebilir yaşamın anahtarıdır. Tarımın ekonomiye katkısı, sadece ihracat ve ithalat rakamlarının değerlendirilmesiyle ölçülemez.
 

 
Abstract

Climate Change and Price Stability in Agriculture

The change is an unusual new situation. Change in climate means change in agriculture. The value chain includes all the pre-harvest and post-harvest activities of agricultural products from field to table. If the climate changes, everything changes. These changes cause price fluctuations in agricultural products. Reducing the severity of change in prices caused by unexpected adverse events in the climate can actually be solved by one of the synonyms of change, the “new”.
 

 
Kaynaklar:
  1. Ayaz, M. ve Varol, N., 2015. İklim Parametrelerindeki Değişimlerin (Sıcaklık, Yağış, Kar, Nispi Nem, Sis, Dolu ve Rüzgar) Zeytin Yetiştiriciliği Üzerine Etkileri, Zeytin Bilimi Dergisi, Cilt/no : 5 (1) 2015, sayfa:33-40.
  2. Demir, A., 2009. Küresel İklim Değişikliğinin Biyolojik Çeşitlilik ve Ekosistem Kaynakları Üzerine Etkisi, Ankara Üniversitesi Çevrebilimleri Dergisi, 1 (2) , Cilt: 1 Sayı: 2 Sayfa: 37-54. DOI: 10.1501/Csaum_0000000013 .
  3. Gürlük, S. ve Turan Ö., 2008. Dünya Gıda Krizi: Nedenleri ve Etkileri, Uludağ Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Dergisi, 2008, Cilt 22, Sayı 1, 63-74.
  4. Vurarak, Y. ve Bilgili, M. E., 2015. Tarımsal Mekanizasyon, Erozyon ve Karbon Salınımı: Bir bakış. Anadolu Tarım Bilimleri Dergisi, 30 (3):307-316, doi: 10.7161.
Görseller:
Yazara aittir.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.