Aylara Göre Zeytin Bakım Takvimi: Aralık 2019

Yazar: Dr. Mücahit Kıvrak
 
Üretimin hızla devam ettiği kasım ayından aralık ayına girdiğimizde en büyük sorununun iklim olduğuna şahit olduk. 22 kasıma kadar yağmur yağmadı ve havalar sıcak gitti. Havaların serinlemesiyle ve yağmurun yağmasıyla üretici mutlu oldu. Bu sene en büyük sorun eylül ve ekim ayının neredeyse tamamında yağmursuz geçmesi bu seneyi etkilediği kadar gelecek senenin de verimini etkileyecek. Gelecek yılın rekoltesini bir yıl önceki yağış miktarı ve hava sıcaklıkları belirler. Sonra diğer uygulamaların zamanında ve yeterinde yapılması etkilemektedir.

Zeytinyağı fabrikaları çalışırken en büyük sorun karasu ve pirinadır. Alınan önlemler ve verilen eğitimler sayesinde fabrikacılarımız eskisi gibi karasu ve pirinalarını kontrolsüz bir şekilde alıcı ortamlara bırakmıyorlar. Ancak birinci sınıf tarım alanlarına yazlık yapan kişiler hem üreticilerin her şeyine karışıyor, hem de zeytinyağı fabrikalarından çıkan pirina kokusunu şikayet ediyorlar. Bu pişkinliktir. Hak gaspıdır. Dünyanın en güzel ovalarından olan Ege ovalarına fabrika, ev, yol, AVM yaptıran çevre bakanlığı bir tane bir zeytin ağacı kesilmesine neden olmayan pirinadan ötürü fabrikacılara ceza yazmaktadır. Şikayet var diyerek fabrikacıları sıkıştırmaktadır. Yazlıkçılar rahat etsin diye üretici cezalandırılamaz. Bizim başka yere gidip zeytincilik yapma şansımız yok. Bu topraklarda bin yıldır “burada” zeytincilik yapılıyor. Sonradan gelen yazlıkçılar bizi engelliyor. Çevre bakanlığı yetkilileri onları haklı görüyor. Oysa ki zeytin üretici yoksa zeytinyağı yok sağlık. Biz sahipsiz değiliz. Biz uysal koyun değiliz. Sadece bu duruma sabır gösteriyoruz. Bizim bir kilogram zeytinyağı üretmemiz için neredeyse 2 kilogram sulu pirina çıkarıyoruz. Ne yapacağız bu pirinayı? Eve götüremeyiz, yemek yapamıyoruz. Çok zararlı ise devlet bizden alsın bizim üretimimizi rahatlatsın. Ancak yazlıkçılar için yapılan tesisler, verilen imkanlar biz zeytincilere verilmemektedir.

Oysa ki yazlıklarda yaşayan insanlar yılın ortalama 10 günü yazlıklarında kalıyor. Edremit’te 100 bin ikinci konut var bunların büyük kısmı boş. Bu ikinci konutların yapılması için kaç zeytin ağacı kesildi? Yılda kaç gün kullanılıyor? Yılda ne kadar karbon salıyor? Doğaya ekolojiye ne faydası var? Kaç böceğe kaç fungusa bakteriye konukçuluk ediyor? Şimdi doğayı katleden biz zeytinciler miyiz? Yoksa gereksiz yere dikilen zeytinlikleri keserek yapılan konutlar mı?

Değerli çevre bakanlığı yetkilileri, tarım zaten zor durumda, üreticinin sorunlarına bir sorun siz de mi eklemek istiyorsunuz? Fabrikaların çevreye zararı var demek bu yazlıkları görmemek demek! Biz de görüyoruz siz de görüyorsunuz.

Aralık ayında umarım kış güzel olur. Üreticimiz rahat eder. Havalar soğuk olur, yeterli derecede vernelizasyon olur. Kar yağışı istenilen yerlere yağar. Hasat sonrasında bahçeler dolaşılmalı bakım ihtiyaçları not alınmalıdır. Masrafa fazla girilmemelidir.

Bu ay son kez yazıyorum.

Gübre fiyatları doların en yüksek olduğu günden daha yüksek. Ne zaman düşecek? Bu ne zaman göz yumulmayacak?

Hasadını bitirenlere geçmiş olsun,
Hasadı devam eden üreticilerimize bereketli hasatlar diliyorum. 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.