Otomobil ve Moda

Yazar: S.Sinan Ulusoy
 
Los Angeles'taki Petersen Otomobil Müzesi'nin otomobil severler tarafından ziyaret edilmesi gereken yerlerden biri olduğu düşüncesindeyim. Klasik, şöhretli isimler tarafından kullanılmış ve Hollywood filmlerinden aşina olduğumuz otomobillerin bir çoğunu bu müzede görebilirsiniz. The Great Gatsby filminden hayran olduğumuz Duesenberg modeli, Transporters filminin önemli karakteri Bumblebee, Batman’in Batmobile’ı, Eski İran Şahı Rıza Pehlivi'ye Fransız hükümeti tarafından evlilik hediyesi olarak sunulan müthiş Bugatti 57C Vanvooren, Steve McQueen’in favori otomobillerinden Jaguar XKSS gibi mühtiş otomobiller.

İşte Petersen otomobil müzesi anılarım bu hafta “Otomobil ve Moda” ilişkisini konu alan yazımında esin kaynağı.
 
Otomobil sektörüne adım attığım 1998 yılından bu yana sadece otomobillerle modanın değil aynı zamanda otomobil sektöründe çalışanlar ile modanın arasında da bir ilişki olması gerektiğini söyleyenlerden olmuşumdur.
 
Peki otomobil ve moda arasında bir ilişki var mı?  
 
Hiç kuşkusuz moda otomobili ve otomobil de modayı karşılıklı etkiliyor ve besliyor. Moda ve otomobil sektörleri karşılıklı olarak birbirlerinden beslenerek karşılıklı faydalar sağlıyor.
 
Sahip olduğumuz, beğendiğimiz, hayalimiz olan otomobillerd e aynı beğenerek giydiğimiz giysilerimiz ve zevkle kullandığımız aksesuarlarımız gibi kişisel tarz ve çizgimizi yansıtıyor. Her iki sektörde duygulara, zevklere, hayallere, arzulara hitap ediyor ve iki sektöründe amacı farklı renk ve malzemeleri belli çekici formları tasarlayarak kişilerin talep ettikleri ve zevklerine uygun ürünleri yaratmak.

Özellikle lüks otomobil üreticileri ve dünya çapındaki moda markaları ortak bir felsefe eşliğinde birbirleriyle bağlantı halindeler. Her iki sektörde lüks kategorisinde en iyi ve kaliteli malzemeleri kullanarak müşterilerinin zevkine ve yaşam tarzına hitap eden, arzu edilir ürünleri yaratma çabası içinde. Moda insanın kendini ifade biçimi olmasının yanı sıra, kişiler arasındaki statü farkının da vitrini. Bu göstergenin farkında olan dünyaca ünlü markalar, zirvede kalabilmek ve geniş bir kitleye hitap edebilmek için birbirleriyle amansız bir yarış içinde. Bazı moda tasarımı ürünlerin, sıfır km araba fiyatıyla eşdeğer olabildiği hepimizin malumu.
 
Moda ve otomobil ilişkisinin geçmişi yeni değil ve bu iki sektör çok uzun yıllardır birbiriyle ilişki içinde. 1930'lardan 1960'lara kadar farklı yaş ve güncel modaya göre yaratıcı otomobil tasarımları söz konusuydu. El çantalarının sürüş eldivenlerini saklamak için bir aksesuar olarak tasarlandığını ve Amerikalı tasarımcıların bunu modern el çantalarına dönüştürdüğünü biliyor muydunuz? Özetle el çantasının ilk prototipi, sürüş eldivenlerini saklamak için bir aksesuar olarak yaratılmasa kadınlar belki çanta taşıma alışkanlıklarına çok daha geç yıllarda başlayacaklardı. 1950’li yıllarda üretilen otomobillerde çok sık gördüğümüz beyaz yanaklı lastikler ve Cadillac marka otomobillerin o yüzgeci andıran arka tasarımları, erkeklerin geriye yatırılmış saç stili ve kadınların beyaz çorap giyme akımları üzerinde  önemli bir etkiye sahip olmuştur.
 
Los Angeles'taki Petersen Otomotiv Müzesi'nde, sadece klasik-antika otomobiller değil, sanat eseri kabul edilebilecek çok sayıda ikonik otomobil de sergileniyor. Moda ve otomobil tasarımı arasındaki ortaklık, münhasırlık, kişiselleştirme, stil, bireysellik ve kalitenin ortak bir geleneğini temsil ediyor.

Yeni bir otomobil lansmanını, yeni bir akım başlatacak moda lansmanına benzetebiliriz. Yıllar önce life-style dergi temsilcilerinin otomotiv lansmanlarına davet edilmesi çok sık karşılaşılan bir uygulama değilken bu bağlamda ilk adımları atan, sadece life-style dergi temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen lansmanları hayata geçiren ve bu tür aktiviteleri teşvik eden ilk kişilerden biri olmanın gurunu her zaman taşıyacağımı bilmenizi isterim.
Otomotiv ve moda tasarımcılarının, şık ve cesur tasarımlar eşliğinde gerçekleştirdikleri ürünler yanında uzun ömürlü ve günlük kullanıma uygun ürünlerde yaratmak zorunda ve bunun için hiç şüphesiz ince ve hassas sınırların her iki sektörde de çok iyi belirlemesi gerekiyor.
 
Moda haftalarının önemli sponsorlarının otomobil firmaları olmasına aşinayız. Uzun yıllardır New York Moda Haftası, Mercedes-Benz Moda Haftası olarak anılıyor. Lüks otomobil üreticisi aynı zamanda Moskova, Berlin, Sidney ve İstanbul'da moda haftalarının baş sponsoru olmaya devam ediyor. Bu hiç de şaşırtıcı değil aksine çok akıllıca alınmış bir karar. Moda, kültürümüzde var olanların bir yansıması – moda ile iç içe olan kişilerde sanat, tasarım ve kültürel bağlamda birikimli kişiler ve otomobil markalarıda bunu kendi konumlardırmalarına yansıtabilmek için çaba sarfediyorlar.
 
Sonuç olarak tüm bunlardan yapacağımız çıkarım; bu iki renkli ve çekici endüstri yalnızca birbirini etkilemekle kalmayacak, birçok alanda yakın işbirliği içinde gelecek yıllarda da bahsedilmeye layık renkli ve sıradışı işleri hayata geçirmeye devam ederek kol kola yollarına devam edecekler.
 
Kalın sağlıcakla dostlar.
 
Görseller:
Yazara aittir.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.