Tarım ve Gıdanın COVID-19 Manifestosu

Yazar: Bilge Keykubat
 
Yüzyılın görünmez gücü koronavirüs (COVID-19) tüm hızıyla dünyamızda dolaşmaya devam ediyor.

2010 yılı başlarında Çin'de etkisini göstermeye başlamasından bu yana, dünyayı tam anlamı ile dolaşmış ve neredeyse 100'den fazla ülkede etkisini göstermiş durumda. Özellikle kalabalık ve yoğun iş potansiyeli olan ülkelerde etkisini daha çok gösteren görünmez güç şu gün için 3.300.000 kişiye bulaşmış ve yaklaşık 230.000 kişi hayatını kaybetmiş durumda.

Bu gizli gücün sınırlarını daraltmak ve bu salgını kontrol altına almak için fantastik bir tv filmi gibi pek çok şehir kapatıldı ve günlük aktivitelere son verildi.

Dünya devi ülkeler bu salgın ve bu salgının etkisinin en derin yaraladığı ekonomilerini kurtarma ve düze çıkarma adına zor kararlar alarak mücadele etmeye çalışırken pek çok konu da önlerine çıkıyor. Bu durumda en çok etkilenen ülkeler ise ekonomileri sadece turizme, lükse dayalı tüketime ve lüks tüketime dayalı sanayiye, yabancı yatırımcıya ve tekstil sektörüne bağımlı ekonomiler.

Bu süreçte insan varlığını korumak için acil ve eş bir küresel tedbire ve müdahaleye gerek olduğu da kaçınılmaz.

Korona günleri öncesi dünyada 1 milyar aç insan bulunduğu, adil ve güvenilir gıdaya erişimin çok zorlaştığı da düşünülürse, Korona günleri sırasında ve sonrasında ne olur artık bunu düşünmek gerçekten hayalleri zorlar bir şekil almıştır. Gıda güvenliği normal şartlar altında bile kırılgan bir yapıdayken işin içine bir de sağlık politikaları da girince ve birlikte düşününce nasıl bir yol izlemeli gerçekten üstünde durulması gereken bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Covid 19 salgını toprak, tarım, gıda, lojistik sektörleri ile beslenme ve su güvenliğinin çok önemli olduğunu açıkça ortaya çıkarmıştır.

Bu süreçte;

Dünya genelinde tarladan sofraya zincir önemli ölçüde etkilenmiş ve işleme tesisleri yakın gelecekte üretime yeniden başlayamazsa bu etkilerin artması ihtimal dahilindedir.
 
Salgın kritik ekim dönemlerinde devam ederse, buğday, pirinç ve sebze gibi temel gıda ürünlerinin üretimi etkilenme ihtimali büyüktür.

İçinde bulunduğumuz süreçte lojistik ağının ne kadar önemli olduğu da ortaya çıkmıştır. Pek çok noktada lojistik sektörü ciddi sorunlar yaşamış, bu da dolayısı ile son tüketiciyi etkilemiştir.
 
Özellikle gıda sektöründe dışarıya bağlı ülkeler başta olmak üzere yurtiçi ve uluslararası ticaret aksaklıkları gıda fiyatlarında panik hareketlerini tetikleme etkisi muhtemeldir.
 
Sektördeki ürün kaymaları üreticilerin çalıştığı ürünleri ile ekim dikim sistemlerini etkilemesi zaten dünya üzerinde ciddi bir iklim kayması ve kuraklık söz konusu olduğundan çok daha farklı riskler ortaya çıkarabilmesi
muhtemeldir.
Tüm sektördeki ticaret hacminin daralması ve hareketlerin azalması sebebiyle iş gücü ile ilgili sıkıntılar meydana getirmesi ciddi bir sorun yaşatacaktır.

İş kayıplarının yaşanması işsizliği daha da arttıracak ve zaten şu süreçte kısır bir döngüye sürüklenen ticaret daha da daralarak ekonomik kırılmaların artmasına neden olabilecektir.

Dünya ticaret savaşlarının daha belirgin bir hale gelmesi muhtemeldir.

Ticaretteki güç dağılımı ülkeleri derinden etkileyeceği için önemli bazı ülkeler daha kısır bir ağın içine girerek ülkesel anlamda iflasların yaşanması da çok ciddi riskler arasındadır.

Finans sektörü de bu süreçte inişler ve çıkışlardan etkileneceğe benziyor. Kapanan işletmeler  ve geri dönüşü olmayan krediler sanırım çözülmesi sorunlar arasında yerini alacak durumda.

Tarım sektöründe kullanılan özellikle Çin menşeli etken maddeler ve katkı maddeleri ticaretinde sorunlar yaşanmaya başlaması ve bunlara bağlı yapılan üretimlerin aksaması da sanırım önümüzdeki süreçte özellikle ülkemizde aksamalar yaşatacağa benziyor.

Çin ile alışveriş içinde olan ülkeler bu ticaretlerini minimuma indirmiş durumdalar. Çin ve Çin gibi hem kalabalık nüfusa sahip hem de virüsün derinden etkilediği ülkeler ile ilişkilerin değişmesi muhtemeldir.

Ülkemiz açısından yerel kaynaklar ile üretim yapanların öneminin daha da ortaya çıkacağına inanıyorum.
 
Ülkeler sınırlarını kapatmaya devam ettikçe ülkelerin kendi kendilerine yeterliliği çok daha fazla önem kazanmaktadır. Bu süreçte ülkemiz gıda açısından avantajlı bir duruma girmiştir.

Paketli, ambalajlı ürünlerin önemi ve gücü daha fazla ortaya çıkacaktır.

Özellikle dünyada bu salgın nedeniyle ciddi işgücü sıkıntısı çekildikten sonra, gelişmiş ekonomili ülkelerde çiftçilerin her zamanki gibi işlerine dönmeleri olası görünmemektedir. İşte bu aşamada pek çoğu operasyonlarını otomatikleştirerek yabancı mevsimlik işçilere bağımlılıktan kaynaklanan riskleri azaltmaya çalışacaktır. 

Önemli tarımsal üretim alanları ciddi tedbirler ve karantinalar ile Covid-19’dan korunmalıdır. Yani Covid-19’dan temiz alanlar da korunmalıdır. Bu süreçte özellikle mahalle pazarları da önem arzetmektedir. Üreticiden pazara akış devam etmelidir. Pazarların özel korunma yöntemleri ile korunarak devamlılığı sağlanmalıdır. Özellikle küçük üreticileri de korumak amaçlı butik çiftçi marketleri oluşturulabilir.

Örneğin Norveç’te üreticilerin “Toplum Destekli Tarım Grupları”ndan alışverişinde resmen bir patlama yaşanmış durumda. Ürünlerini doğrudan satış için Facebook gruplarını kullanan Norveçliler,  marketlere doğrudan satış yapabilen üreticileri ile Almanya, kısa tedarik zinciri sunan yerel çiftçiler tarafından işletilen çevrim içi mağazalarda patlama yaşayan Polonya ülkemiz için ciddi bir örnek teşkil etmektedir.

Covid-19 salgınının neden olduğu en önemli değişikliklerinden biri de küçük ölçekli üreticilerin potansiyelini ortaya çıkarmak oldu. Tüm dünyada yılardır hep büyük üretici büyük üretici diye söylemler ortada uçuşurken birden küçük üretici kavramı öne çıkıverdi.

Ve tabii ki de dijital dünya son günlerde etkinliğini çok daha fazla arttırmış durumda. Artık dijital hayatta var olmayanın yaşamıyor sayılacağı bir dönemdeyiz. Son günlerde ticarette e-ticaret payları çok ciddi yer almış durumda. Ve özellikle evlere teslimat da iyice önemi arttırdı.
 
İşte bu noktada birden herkesin aklına
“GIDAMIZ YETER Mİ?”
sorusu geliverdi.
O şatafatlar, o gösterişler, o lüks giyimler, o lüks araç gereçler
hepsi bir anda
DURDU…
 
Görseller:
  1. 123RF
  2. Arşiv

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.