Aylara Göre Zeytin Bakım Takvimi: Ağustos 2020

Yazar: Dr. Mücahit Kıvrak
 
Bu ay dinlenme ayımız gibi görünüyor. Eğer tüm işlemleri doğru biçimde yaptıysak ağustosta kontroller ve dinlenme ile geçecektir. Önümüzde bizi bekleyen ciddi bir hasat zamanı vardır. Tüm hazırlıklarımızı ona göre yapmamız gerekmektedir.

Bu ay kontrollerde karşımıza çıkabilecek zararlı kabuklu bittir. Henüz zeytin sineği ile ilgili bir bilgi gelmedi. Tedbir açısından sabah kontrol edilmeli ve ilaçlama yapılacaksa zarar eşiği tespit edilerek ilaçlama yapılmalıdır. Aksi takdirde gereksiz ilaçlama ile hem doğayı kirletmiş hem de kesemize zarar vermiş oluruz.
 
Sulama yapabilen üreticilerimiz sulamayı dikkatli bir şekilde yapmaya devam etmelidirler. Sulama mümkünse yüzey su sistemleri kullanılarak yapılmalıdır. Tarımda su sıkıntısı gelecekte bizi beklemektedir. Biz zeytin bahçelerine su bulamaz iken yazlıkçıların çok olduğu ilçelerde gereksiz su israfı yapılmaktadır. Şunu unutmamak gerekir ki yeraltı suları sonsuz değildir. Yağmurlar azaldığı için yeterli beslenememektedir. Bu sonbahar ve kış eğer yağmur yağmaz ise ciddi şekilde susuz kalacağız. Şimdiden suyu az kullanmalıyız.

Temmuz vergi ayı idi. Geçen sene de yazmıştım bu sene de yineleyeceğim.
 
Üreticinin otomobili, atı, bineği arazi araçlarıdır. Arazi araçları keyif arabası olarak alındığında vergisi farklı üreticimiz aldığında farklı olmalıdır. Bu hususta üreticilerimiz mağdur edilmektedir. 4 çeker araçlarla araziye gitmek isteyen üreticimiz ciddi bir vergi yükü ile karşı kalmaktadır. Zaten o araçlar daha fazla yakıt yakmaktadır. Devletimiz denizciliği gelişmek için deniz araçlarında vergi yükünü hafifletmektedir. Emsali vardır. ÇKS’si olan üreticimize devletimiz vergi muafiyeti getirebilir. Vergi ile en çok mağdur edilen sektör tarım sektörüdür. Eskiden üreticilerimiz steyşın renolarla işlerini çözerken bugün araç sorunu yaşamaktadır. Gelir seviyesi yüksek üreticimiz arazi aracı binerken diğer üreticilerimiz bunu alamamakta alsa bile yıllık maliyeti ağır gelmektedir.
 
Arazi aracı üreticilerimiz için lüks değil ihtiyaçtır.
 
Bu ay dinlenme ve yeni sezona hazırlık ayı olduğu için muhakkak ürünü nereye, kaç paraya satacağımız da düşünülmelidir. Üreticilerimiz bir araya gelmeli güçlerini birleştirmelidirler. Bu güçbirliği gelecekte onların hala bu işi yapabiliyor olmalarını sağlayacaktır. Bu gidişimiz iyi gidiş değildir. Birbirimizle yanlış rekabet ederek sürdürülebilirliğimizi azaltmaktayız.

Bu yüzyılın sihirli kelimesi sürdürebilirlik ve kalkınmadır. Üreticilerimiz arazilerini satmasınlar, aile tarımına devam etmelidirler. Bu topraklar işlenmez ise yarın aç kalacağız. Bu topraklara yabancı sokmayalım. Para ile toprağınızı değişmeyin yarın o paraya o toprağı alamazsınız. Betona yatırım yaparak para kazanamayız. Turizm gözle görmediğimiz minik bir virüs yüzünden kan ağlıyor. Turizme kazandırılan değil kaybedilen topraklar, ikinci konut olarak yılda 10 gün kullanılan yazlıkların yerinde tarlalarımız olsaydı pandemide çok para kazanırdık.
 
Unutmamak lazım!

Sağlık söz konusu ise paranın, arabanın, altının, petrolün önemi yok. Tarhana ön plana çıkıyor.
 
Görseller:
Arşiv

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.