BUNALTAN SICAĞA BESLENME ÖNERİLERİ

Beslenme karın doyurmak değil, anne karnında başlayan yaşamın sonuna kadar devam eden metabolik faaliyetlerin devamlılığı, sağlıklı ve canlı kalabilmenin yegane şartı olan bir aktivitedir. Pek çoğumuz yaşamımızın neredeyse sağlık adı altındaki her faaliyetinin başrol oyuncusu bu olguya gereken kıymet ve özeni göstermeyiz.
Beslenme şeklimizin ve düzenimizin zaman zaman çok daha dikkatle değerlendirilmesi gereken özel dönemleri vardır. İşte bu dönemlerden birisi de sıcakların yoğun ve bunaltıcı bir şekilde kendini gösterdiği, sağlığımız üzerine olumsuz etkilerinin netleştiği yaz aylarıdır. Bu aylarda beslenme stilimizde bazı değişikliklere gitmeli, yerinde ve zamanında doğru besin seçiminde bulunmalıyız. Eğer bu aylarda doğru ve sağlık odaklı bir beslenme programı uygulamazsak pek çok hastalıkla karşılaşma olasılığımız var demektir. 
 
Özellikle yaşlılar, kronik hastalıkları olanlar, işi gereği gün boyu güneşin altında çalışmak zorunda olanlar ve çocuklar aşırı yaz sıcaklarının tetikleyebileceği hastalıklara karşı çok daha dikkatli olmalı ve tedbir almalıdırlar. Yaz aylarında beslenmemizle ilgili gerekli tedbirleri almazsak bünyelerimizde ortaya çıkabilecek değişiklikler ve metabolizma ile alakalı sorunlar çok tehlikeli sonuçlar doğurabilmekte. 
 
Yaz Sıcaklarının Sağlığa Olumsuz Olabilecek Etkileri
 
  • Sıcak havanın etkisiyle ana damarlarda genişleme, kan dolaşımında hızlanma ve kalp atımında artış gerçekleşir ve çeşitli organ ve sistemlerin işleyişlerinde aksaklıklar gözlemlenir.
  • Solunum hızı yükselir, yoğun terleme ile  beraber elektrolit dengesi bozulur. Riskli gruba giren kişilerde sıcak çarpması, kalp ritim bozukluğu, inme hatta kalp krizi geçirme olasılığı bile söz konusudur.
  • Ani tansiyon düşmesi veya yükselmesi, bayılma veya solunum yetmezliği riski yoğun bir artış gösterir.
  • Vücutta artan ısı sebebi ile bazı enzimlerin çalışma sistemleri etkilenir ve bulantı, kusma, hatta daire ile karşılaşılabilir.
  • Sıvı kaybına bağlı elektrolit denge bozukluğu konsantrasyon problemine ve çeşitli kazalara sebebiyet verebilir.
  • Diyabet hastalarında ani şeker düşmesi (hipoglisemi)  veya ani şeker yükselmesi (hiperglisemi) görülebilir.
  • Cilt üzerinde hem akut hem kronik hatta kansere bile sebebiyet verebilecek sorunlarla karşılaşılabilir.
  • Aşırı terleme ile birlikte nemli kalan cilt bölgelerinde cilt mantarlarında artış görülebilir.
  • Migren ve epilepsi atakları ortaya çıkabilir.
Ağustos Ayına Özel Beslenme Önerileri
 
Bugün itibariyle gün içerisinde yeterli miktarda su ve sıvı tüketin.
 
Vücudumuzda hayati öneme sahip olan suyun alınması gereken miktar kişiye göre değişmektedir. Vücudun alınan her 1 kalori başına 1,5 ml sıvıya gereksinimi vardır. Bu da yetişkin bireylerde ortalama 1,5-2,5 litreye tekabül eder. Tüketilen sıvının büyük çoğunluğunun su olmasına gayret edin. Aşırı çay, kahve ya da gazlı içecek tüketmeyin. Günde bir şişe maden suyu içmeyi de ihmal etmeyin 
 
Ağustos ayı boyunca aşırı abartılı besin tüketiminden uzak durun.
 
Tabağınıza yeterli miktarda yiyecek koyarak tüketeceğiniz porsiyon miktarını iyi ayarlamaya çalışıp kalbin ve midemizin iş yükünü azaltabiliriz. Hızlı yemek yememeye de özen gösterip ana yemeklere başlamadan 15 dk. önce 1 bardak su içip yaz aylarında bu sıcaklara özel yemekte başlangıç tercihimizi salatadan yana yapmalıyız.
 
Öğün atlamamaya dikkat edin.
 
Günde 2-3 ana öğün ve 2- 3 ara öğün tüketmek çok akıllıca olacaktır. Öğün atlamamak, hem kan şekerimizin düzende kalmasına, hem de bir sonraki öğünde daha çok besin tüketme eğilimi göstermeyip gereğinden fazla kalori almamıza engel olacaktır. Ayrıca öğün düzenimizin yanı sıra yemeğimizi yavaş ve iyi çiğneyerek tüketmeye de özen gösterirsek hazımsızlık, mide yanması, reflü gibi sorunlarla çarpıntının da önüne geçebiliriz.
 
Bu ay yağda kızartmalar, kavurmalar, sıcak ve kızarmış formda hamur işleri kesinlikle önermiyorum. Tercihlerimiz ısrarla soğuk zeytinyağlılar, haşlama, ızgara et ve ürünleri, sebzeler veya buğulamalardan yana olmalı.
 
Öğünlerde ve ara öğünlerde en olmazsa olmaz besinimiz YOĞURT’tur.
 
Yoğurdu her öğüne ister yoğurt olarak, istersek de ayran, cacık, semiz otlu yoğurt gibi yoğurtlu meze olarak mutlaka yerleştirmeliyiz. Bu ayın gözde besinini aralarda ayran olarak içebilirsiniz. Sıkılırsanız, ayran yerine soğuk kefir içmek de yaz aylarının en doğru beslenme seçimi olacaktır.
Meyve porsiyonlarınızı artırın bu ay. Beş porsiyona kadar meyve yemeye özen gösterin. Özellikle karpuz, kavun, kiraz ve şeftali bu sezonun en kıymetli meyveleridir. Tabii ki şeker hastası değilseniz.
 
Tatlı tercihinize dikkat edeceğimiz önemli bir aydayız, zira havalar çok sıcak. Dondurma, yiyebileceğimiz yaza özel en doğru tatlı olmakla beraber maksimum üç topla sınırlamayı da bilmemiz gerekir.
 
Enerji içeriğinin yüksek olması sebebiyle kızartılmış-şerbetli tatlılardan kaçınıp, sütlü veya meyveli tatlılara yönelmek hem kan şekerimizi daha rahat kontrol altında tutmamıza hem de daha uzun süre  tok kalmamıza destek sağlar. Bu aylarda en çok önerdiğim tatlı bol tarçınlı karanfilli buz gibi bir komposto veya limonatadır. Üşenmeden evlerinizde doğal olarak şekersiz veya esmer şekerle kendiniz ve aileniz için hazırlayın.
Alkole gelince… Tüketmeyin demek olmaz ancak kullandığınız alkolün cinsi ne ise rutin tüketim düzeyinizi iki duble veya iki kadehle sınırlayın. Yanında meyve, tatlı, hatta ekmek ve ekmek ürünleri olan makarna, pilavlar veya patates bulunmasa iyi olur. Bu ay insülin hormonumuzu aniden yükseltip glisemik hataya mahal vermemek lazım.
 
Yine bu dönemde beslenmede karşılaştığımız önemli bir diğer sorun da soğuk bir şeyler yeme ve içme ihtiyacına dayalı olarak alınan yüksek oranda basit şeker fruktoz veya tatlandırıcı içeren, içindeki katkı maddeleri ve kullanılan yapay aromalarla kansere davetiye çıkaran çok çeşitli gazlı içeceklerin ve meyve sularının aşırı şekilde tüketilmesidir. Yapılan araştırmalar bu ürünlerin içinde yoğun şekilde bulunan mısır nişastasından elde edilen fruktozun beyindeki tokluk merkezinin uyarılarını bozduğu, karaciğeri yağlandırdığı ve diabet gibi pek çok kronik hastalığa sebep olduğu yönünde. Bu bilimsel bilgilerin ışığında yapmamız gereken marketten hazır içecek satın almayı bırakıp kendimize sağlıklı ve lezzetli soğuk içecekler geliştirmek. İşte bu aylara özel evde hazırlayabileceğimiz hem sağlıklı hem buz gibi ferahlatan neredeyse beş kalorilik yaz limonatası tarifini mutlaka denemenizi öneririm.
YAZ LİMONATANIZ
 
1 litre suya 
3 çorba kaşığı yeşil çay
2 kabuk tarçın
2 karanfil
 
  • 2 kırmızı erik+2 kayısı+15 siyah üzümü sekiz dakika kaynatıp beş dakika demliyorsunuz.
  • Daha sonra ılımaya bırakıp bir sürahiye süzerek içine 1 limonun suyunu sıkıyorsunuz.
  • Dolapta soğutup içeceğiniz zaman içine nane ve buz kırıklarıyla dilediğiniz kadar tüketebiliyorsunuz. Ferahlatan  doğal ve lezzetli bir limonata bu aylarda mutfağınızda sizler için olmalı.
 
Yaz aylarına özel beslenmemize yapacağımız bu tarz doğru minik dokunuşlar bize uzun ve sağlıklı bir ömür, kaliteli ve zinde bir yaşam olarak dönecektir. Yaşamımızın her günü istisnasız yaptığımız tek şey beslenmek olduğuna göre, nasıl en iyi ve doğru şekilde beslenmeliyim sorusunun cevabını da öğrenmeye çalışmalıyız.

 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.