ÇAĞDAŞ TIBBIN YETERSİZ KALDIĞI ANLAR ve BİR ÇÖZÜM

Daha önceki yazılarımda sağlığa homeopatik yaklaşımdan ve gelişim sürecinden bahsetmiştim. Homeopatik tedavi yöntemleri özellikle kadınlar ve kadın hastalıkları için büyük önem taşır. Duygusal yapıları nedeni ile kadınların her türlü konuyu içselleştirmeleri ve metabolizmalarının çok fazla etkilenmesi nedeniyle derin etki eden homeopatik tedaviler başarılı sonuçlar verir. Erkek egemen dünyada her ne kadar çalışan kadın gerektiğinde asker, gerektiğinde şirket yöneticisi rollerini üstlense de hormonal yapıları ve annelik içgüdüleri, ilgi ve korunmaya duydukları ihtiyacın sürmesine neden olmaktadır. İlkçağdan bu yana anne ve çocuk doğaya karşı baba tarafından korunmalıdır. Her ne kadar sosyal toplum içinde bireyler hukuk kuralları tarafından gözetilmeye çalışılsa da kadının içindeki güvende olma içgüdüsü devam eder. Her türlü aldatılma, istismar veya ekonomik düzeninin bozulma tehlikesi, kadında hormonal düzenin dengesizliği ve bir çok psikosomatik bozukluklar şeklinde ortaya çıkar. Tedavide kullanılan antidepresanların, anksiyolitiklerin etkileri genellikle o anı geçiştirmeye yönelik olup soruna çare bulmaması nedeni ile sorunları baskılamakta ve çözümü ertelemektedir. Homeopatik tedavi ise var olan problemlere karşı kişinin kendi direncini arttırırken geçmiş ile ilgili takıntıların ve engellerin problem olmasını önler.
 
Homeopatik ilaçlar tamamen nontoksik ve yan etkileri olmayan doğal maddelerdir. Bunun nedeni, hazırlanışı sırasında yok denecek kadar az madde kalana kadar sulandırılmalarıdır. Gebelik sırasında olan bir çok şikayet bebeğe zarar vermemesi için ilaç ile tedavi edilememektedir. Bu, hastayı olduğu kadar hekimi de zor durumda bırakmaktadır. Bu sebeple homeopatik tedavi, aynı çocuklarda olduğu gibi hamile kadınlarda da güvenli bir tedavi sağlar.
Akut durumların ve kronik hastalıkların homeopatik tedavi yaklaşımı farklıdır. Her iki yaklaşım da başarılı sonuçlar verir. Gebelik ve beraberinde getirdiği sıkıntıların çoğunluğu bir hastalıktan ziyade fizyolojik bir durum olduğu için yapısal tedavi tercih edilir. Bu tedaviye yapısal (konstitüsyonel) tedavi denmesinin nedeni, genellikle aynı kişilik yapısına sahip kişilerde aynı kronik hastalıkların görülmesidir. Bu tedavi, anneyi tedavi ederken fetüsün de sağlıklı bir gelişme sağlamasına olanak tanır. Böylece daha sağlıklı bir gebelik ve doğum sağlanır.
 
Gebelerde şikayetlere yönelik bulgular alındıktan sonra, gebelik öncesi yaşam tarzı, kişilik özellikleri ve var ise daha önceki hastalıkları da araştırılır. Son değerlendirmede kişilik yapısına ve şikayetlerine en uygun tedaviye başlanır.
 
Homeopatik ilaçların güvenli kullanımı, doğum sonrası emziren annede de tedavi olanağı sağlar. Tıbbi ilaçların çoğunluğu anne sütüne geçer. Bu sebeple emziren anneler ilaç kullanmazlar. Özellikle doğum sonrası depresyon gibi psikiyatrik hastalıklarda homeopatik tedavi kısa sürede şifa sağlarken emziren bebeğe hiç bir zarar vermemektedir.
 
Menopoz sonrası şikayetlerde tıp hala zorluk çekmektedir. Östrojen gibi hormonların ve ilaçların kullanımı tıp dünyasında hala tartışılmaktadır. Menopoz sonrası osteoporoz, kalp hastalıkları ve meme kanseri riski bu ilaçların kullanımı konusundaki tartışmaların uzamasına neden olmaktadır.  Homeopatik ilaçlar etkinliği ve güvenirliği ile şikayetlerin giderilmesi ve vücudun kendini iyileştirme gücünü canlandırması sayesinde bir kez daha büyük bir tedavi imkanı tanımaktadır. Homeopatik ilaçların şikayetler düzelinceye kadar kullanılması, menopoz dönemindeki kadınları hayat boyu kullanılması gereken hormon replasman tedavisinden kurtarmaktadır.
 
Hormonal dengesizlik ve ağrılı adet görme gibi şikayetlere her yaştan kadınlarda sıklıkla rastlanmaktadır. Homeopatik tedavi bu konuda da kadınların kurtarıcısı olmaktadır. Pelvis içi iltihabi durumlar, kist ve apseler, gelişen tıbba rağmen hekimleri zor durumda bırakırken önce naturel yollarla kişinin kendi kendini iyileştirmesini sağlayan homeopatik yöntemleri batı dünyasında popüler yapmıştır. Homeopatik yapısal tedavi, adet gören kadınların emosyonel şikayetlerini düzeltirken diğer taraftan da akne, cilt bozuklukları gibi eşlik eden bulguların düzelmesini sağlar.
 
Hangi şikayet ve hastalıklar homeopatik tedaviden fayda görür?
 
Hemen hemen her türlü şikayet, homeopati ile etkili bir şekilde tedavi edilir. Sıklıkla tedavi edilen durumlar aşağıdaki gibidir:
 
Fiziksel şikayetler: ağrılı adet görme, kronik yorgunluk, migren, irritabl kolon sendromu, kabızlık, idrar yolları enfeksiyonları, böbrek taşı, yetersiz süt oluşması, infertilite, sıcak basması, gebelik şekeri, sık siğil şikayetleri.
Duygusal (emosyonel) şikayetler: kızgınlık, sinirlilik hali, karşılıksız aşk ve terkedilme gibi duygusal mutsuzluk durumları, post travmatik stres ve panik atak gibi durumlar, kötü yeme alışkanlıkları, güven eksikliği, depresyon, obsesif kompülsif hastalık.
 
Kadınlarda sık kullanılan homeopatik remedilerden birkaç örnek verelim.
 
Sepia
 
Sepia denizlerde yaşayan bir mürekkep balığı çeşididir. İçinde kalsiyum karbonattan yapılı sert bir kemiği vardır. İç sertliğine rağmen denizlerde dans eder hareketlerle dolaşır. Saldığı mürekkep ile düşmanlarından korunur.
 
Sepia kişiliği ise dans etmeyi ve hareketi seven, genellikle siyah saçlı, zayıf görünümlü kadınlardır. Genellikle siyah rengi çok severler ve bu tercihleri kıyafetlerine yansır. Dışarı çıkarken giydiği elbisenin uyumlu olması sepia için çok önemli değildir. Özgürlük duygusu ön plandadır. Hastalık durumlarının ortaya çıkmasındaki esas patoloji, isteği dışında hareket etmeye zorlanmasıdır. Kendilerinin fiziksel olarak çekici olmadığına dair güvensizlikleri, eşinin isteklerini kendi isteklerinin önünde tutarak onu elinde tutmaya çalışmalarına yol açar. Bu bazen toplumsal olarak hissettiği baskıdan kimi zaman da geçim sıkıntısına girme korkusundan kaynaklanır. Bu endişeleri nedeni ile kendilerini aile yaşamını sürdürmeye zorlarlar.
 
Sepia kadınını elinde bir müzik aleti, siyah bir elbise ile müzik çalıp şarkı söyleyip dans ederken görebiliriz. Çikolata ve tatlıya düşkünlüklerine rağmen genelde zayıftırlar.  Genellikler üşürler ve ayakları yaz kış soğuktur.
 
Sancılı adet görme, pelvis içi iltihabi hastalıkların tedavisinde başarılı sonuçlar alınır. 
 
Pulsatilla
 
 
Pulsatilla narin yapılı bir çiçektir. Yumuşak başlı, sarışın, mavi gözlü ve soluk yüzlüdür. Kolayca güler veya ağlar. En kolay ağlayan remedilerden biridir. Sepianın aksine feminen görünümü ön plandadır. Kapalı sıcak odalardan aşırı rahatsız olduğunu sürekli pencereleri açıp hava almasından anlayabiliriz. Pulsatilla taze ve temiz hava açlığını her ortamda hissettirir. Sıcak gelmesine rağmen su içmezler. Sık değişken davranışları ve bulguları ile sosyal çevrelerini şaşırtırlar. Yaşamın zor koşulları onlar için ağır olduğundan evliliklerinde baskın bir yapıları olmaz. Eşlerinin gücü onları rahatlatırken isteklerini oldukça manipülatif bir şekilde elde etmeyi ve genellikle ön planda olmamayı tercih ederler.

Pulsatilla kadını bir sıkıntı anında Ignatia’nın aksine avutulmayı çok sever. Çevresinin teselli etmesi onu mutlu eder.
 
 
Adet düzensizlikleri, aşırı ağrılı adet görme, sarı akıntılı iltihabi durumlar hastalık halleridir. Ağrıyan bölgeye soğuk uygulama iyi gelir.
 
Staphysagria
 
Staphysagria da çiçekli bir bitkidir; ifade edilemeyen bir kızgınlık ve kırgınlık barındırır. Aşırı duygusallığı ve hassas yapıları yüzünden yaşadıkları travmalar hastalıkların fiziksel olarak dışa vurumuna neden olur. Küçük düşme, aşağılanma ve onurunun zedelenmiş olduğu duygusu onda hastalık nedenidir. Staphysagria hastası çok çabuk sinirlenir. Çok onurlu bir kişiliğe sahiptirler. Aşırı hassasiyetlerinin yanı sıra tepkileri de hem fiziksel hem de duygusal olarak aşırı olur. Genellikle eşlerinin aldatması sonucu bunu kendine yediremeyen kişilerde ortaya çıkan sedef hastalığında çok etkilidir. Hemorajik sistit, sık idrara gitme, hapşırık ve öksürük sonucu idrar kaçırma gibi şikayetlerde etkilidir. 
 
Ignatia
 
Ignatia amara bitkisi tohumlarından elde edilir; daha çok duygusal problemlerde etkilidir. Üzüntü ve duygusal sıkıntı için en önemli remedilerden biridir. Ignasia hastalıkları genellikle duygusal kayıplardan kaynaklanır. Sevgili, eş ve çok sevdikleri çocuklarından ayrı kalmaları veya ayrılıklar Ignatia’da derin üzüntü yaratır. Bunu genellikle sıkıntılı şekilde öfleyerek ifade eder. Çevresindekilerin teselli etmesinden hiç hoşlanmadığı için toplum içinde sıkıntısını göstermemeye çabalar; bu yüzden yalnızken ağlarlar. Ağlamaları iç çekme şeklindedir. Sıcak severler. 
 
Çarpıntı, bulantı, boğazına lokma takılıyormuş hissi, adet düzensizlikleri, migren gibi şikayetlerde etkilidir.
 
Lachesis
 
Güney Amerika’da yaşayan bir yılanın zehirinden elde edilir. Saldırgan karakterli ve yarışmayı seven bir karaktere sahiptir. Aşırı derecede kıskançtırlar; bu özellikleri aşırı şüpheciliği de beraberinde getirir. Hırsları yüzünden kendilerini aşırı derecede işlerine kaptırırlar. Gösteri meraklısı yapıları onlarda güzellik yarışmasına girme dürtüsü oluşturur. Kendilerinden güzel ve genç kadınlarla rekabet içinde olacakları durumlar, hastalıklarının ortaya çıkmasına neden olur. Son derece konuşkan bir yapıları vardır. Her konuda saatlerce konuşurlar. Kendilerini sıkan dar kıyafetleri sevmezler; genellikle dökümlü kıyafetleri tercih ederler. En önemli menopoz remedilerinden biridir. Sıcak basmaları, çarpıntı, geceleri boğuluyormuş hissi oluşur. Yılandan aşırı korkarlar ve rüyalarında yılan görebilirler. Genellikle şikayetleri sol taraflıdır.
 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.