GIDA VE TARIM ALANINDA SON 10 SENENİN DEĞERLENDİRİLMESİ...

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Mehdi Eker, 14 Kasım 2014’de TBMM’deki bütçe görüşmeleri çerçevesinde tarım ve gıda alanında ülkemizin nereden nereye geldiği konusunda geniş bir sunum yaptı. Gıda sektörünün, sivil toplum örgütü düzeyinde, en büyük temsilcilerinden olan İstanbul Ticaret Borsası, Bakanımızın gerçekleştirdiği bu sunumu yakından takip etti. Yazının ilk kısmında gıda ve tarımın son 10 senedeki bilançosunu, ikinci kısmında ise 2015 yılında G-20 Dönem Başkanlığını Türkiye’nin devralacak olmasını ele alacağız.

Gıda ve tarımın son 10 senedeki bilançosu

Türkiye tarımsal açıdan son 10 yılın 9’da büyüyerek, tarımsal hasılada Avrupa’da 4. sıradan 1. sıraya yükseldi. 2002-2013 döneminde tarımsal ihracatımız; Uluslararası Standart Ticaret Sınıflamasına göre %338 arttı. (4 Milyar $’dan, 17,7 Milyar $’a) Harmonize Sisteme göre (99 fasıldan tarım ve hayvancılık ile ilgili ilk 24’ü)  %352 arttı. (3,8 Milyar $’dan, 17 Milyar $’a) Uluslararası Standart Ticaret Sınıflamasına göre, gıda maddeleri dış ticaretinde 2003-2013 döneminde toplam 43 Milyar $ fazla verdi.

Bakanlık son on sene içerisinde, büyük mevzuat reformlarına imza attı. Sektöre damgasını vuran en önemli kanunlar: Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun (2004), Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun (2004), Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu (2004), Organik Tarım Kanunu (2005), Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu (2005), Tarım Sigortaları Kanunu (2005), Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (2005), Tarım Kanunu (2006), Tohumculuk Kanunu (2006), Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kanunu (2007), Biyogüvenlik Kanunu (2010), Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu (2010), EXPO 2016 Antalya Kanunu (2012), Mera Kanununda değişiklik (2013) ve Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (2014).

Kanaatimce, geçtiğimiz aylarda çıkan miras yoluyla bölünmüş tarım arazilerine birleştirmeye yönelik olan kanun cumhuriyet tarihimizin en önemli zirai reformu niteliğindedir. Aynı zamanda, tarım arazilerimizin korunması, bölünmesinin önlenmesi ve tarımsal envanterimizin ortaya konulmasına yönelik önemli projelerin önünü açacak bir çalışmadır. Bakanlık, arazi Toplulaştırma çalışmalarına yönelik olarak, son on iki yılda 4,5 milyon hektar alan birleştirdi. Tarım havzalarını belirledi. 30 tarım havzasında hangi ürünlerin en iyi yetişeceğini tespit etti. (2009)

Alt yapı çalışmalarına örnek olarak, damla ve yağmurlama sulama yatırımlarına sıfır faizli kredi (2006) ve %50 hibe desteği (2007) imkânı verildi ve bugüne kadar 1,8 Milyar TL sıfır faizli kredi sağlandı.228 Milyon TL %50 hibe desteği verildi. Kredi ve hibelerle toplamda 5 Milyon dekar alan damla ve yağmurlama sistemi ile sulamaya açıldı.

Diğer bir önemli alt yapı projesi ise, tarım parsellerinin uydu teknolojilerini kullanarak belirlenmesi ve kayıt altına alınmasıdır (2012). Bu vesileyle 32,5 Milyon parsel kayıt altına alınmış ve her bir parsele kimlik numarası vermiştir. Böylelikle üretimi ve destekleri parsel bazında kontrol etmek mümkün hale gelmiştir.

Dünyanın 3. Büyük Tohum-gen bankasını açıldı (2010). Yapılan mevzuat düzenlemesiyle; sertifikalı tohum ve fide/fidan kullanımı (2005) ve sertifikalı tohum üretimini (2008) destek kapsamına alındı. Bugüne kadar; Toplam 940 Milyon TL sertifikalı tohum ve fide/fidan için destek ödendi. Bu desteklerle Tohumluk üretimi 2002 yılında 145 Bin tondan, 2013 yılında 743 Bin Tona yükseldi. Sertifikalı fide/fidan üretimi 2002 yılında 4 Milyon adetten, 2013 yılında 114 Milyon adede çıktı.

Dünya’daki yaygınlaşan yeni trend organik tarım konusunda, tarım alanları 90 Bin hektardan 796 Bin hektara, İyi tarım alanı 5 Bin hektardan 100 Bin hektara çıkarıldı. Çevre ve doğal kaynaklara olumsuz etkisi nedeniyle 2006 yılından itibaren havadan zirai ilaçlamayı yasaklandı. Toprak analizine dayalı gübre kullanımı teşvik edildi (2009). 50 dekar ve üstü arazide gübre desteği için toprak analizi şartı getirildi. Toprak analizine 2,5 TL/dekar destek verildi. Çevre Amaçlı Tarım Arazilerinin Korunması Projesi (ÇATAK) başladı (2006).

Tarım sigortaları 2006 yılında başlatıldı. (Poliçe bedelinin %50’si karşılanıyor. Açık alanda yetişen meyvelerde don riski için %67’ye kadar çıkıyor) Uygulamanın başladığı 2006 yılında 2014 Kasım ayına kadar toplam: 4,4 Milyon adet poliçe düzenlendi. 1,4 Milyar TL prim desteği ödendi. 1,6 Milyar TL hasar tazminatı ödendi. Ancak tarım sigortası konusunda hala gidilecek çok yolumuz var. 2013 yılı için sigortalılık oranımız bitkisel üründe %11, sera’da %10,6, süt sığırında %5,5, küçükbaşta %1,3’dır.

Hayvancılıkta ıslah konusunda, suni tohumlama çalışmaları 2002 yılında 624 Bin adet iken, 2013 yılında 3,8 Milyon adede yükseldi. Verimi yüksek saf ırk sığırın toplam içindeki oranı 2002’de %19 iken 2014 yılında %42,1’a yükseldi. Son on sene içinde, 27 binden fazla 50 baş ve üzeri büyükbaş hayvancılık işletmesi kuruldu.

Tarımsal destekler, verimlilik, kalite, sağlık ve kırsal kalkınmayı esas alacak şekilde yeniden düzenlendi. “Doğrudan Gelir Desteği” kaldırıldı, diğer alan bazlı destekler artırıldı. 52 yeni destekler  (Organik tarım, iyi tarım, hububat, baklagil ve çay için prim desteği, kırsal kalkınma hibe desteği, tarım sigortası desteği vb.) ve yetersiz olmakla birlikte girdi destekleri  (mazot, kimyevi gübre, toprak analizi, sertifikalı tohum fide/fidan destekleri) başladı. 2002 yılında 1,8 Milyar TL olan destek miktarı 2014 yılında 9,7 Milyar TL’a yükseldi. 2015 yılındaki ise 10 Milyar TL destek hedeflenmektedir.

Çiftçinin uygun koşullarda finansman ihtiyacını karşılamak için tarımsal kredilerde faizler düşürüldü ve kredi miktarı arttırıldı. Faiz oranları 2002 yılında %59 iken, 2014 yılında sıfır ila %8,25 arasında olmaktadır. Kredi miktarı ise 2002 yılında 530 Milyon TL’den 2014 (Ekim ayı sonu itibariyle) 16,7 Milyar TL’ye çıkmıştır.

Gelişmiş ülkelerde Tarımsal GSYH için hayvancılığın payı %70-75, Bitkisel üretimin payı %25-30 iken, ülkemizde durum tam tersidir. Bakanlık, hayvancılık sıfır faizli kredi kapsamına aldı, 2010 yılından bugüne 8,4 Milyar TL sıfır faizli kredi verdi, Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğünü oluşturdu (2013). Son 12 yılda yem bitkileri üretimine 3,4 Milyar TL destek ödedi. Toplam 470 Bin hektar alanda mera ıslah çalışması yaptı.

Türkiye su ürünleri yetiştiricilik sektöründe Dünya’da en hızlı büyüyen 3. Ülke oldu. Su ürünleri 2003 yılında ilk defa destekleme kapsamına alındı, bugüne kadar toplam 1 Milyar TL ödeme yapıldı. Su ürünleri yetiştiricilik üretimimiz 2002 yılında 61 Bin Tondan 2013 yılında 233 Bin tona çıktı. Su ürünleri ihracatımız 97 Milyon Dolardan 568 Milyon Dolara çıktı. Su ürünleri yetiştiricilik üretiminde AB’de 2. Sıraya yükseldik. Alabalık üretiminde AB’de 1. sıraya yükseldik. AB’de tüketilen her dört çipura-levrekten birisi Türkiye’den gidiyor.
 
Türkiye G20 Tarım zirvesine ev sahipliği ediyor

G20 ülkeleri, global zenginliğin %80’ne, küresel ticaretinin %90’na ve dünya nüfusunun 2/3’ünü ifade etmektedir.

İstihdam yaratan, güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyümenin sağlanmasına yönelik kararların alınması G-20 gündemindeki konu başlıkları arasında yer almaktadır. G-20 ülkelerinin kendine özgü farklılıklarını ve ihtiyaçlarını dikkate alarak büyümeyi hızlandıracak stratejiler geliştirmek için çalışmalar başlatılmıştır. Bu stratejiler arasında yatırımları artırarak altyapıyı geliştirmek, daha fazla istihdam yaratmak, ticaretin önündeki engelleri azaltmak ve rekabeti teşvik etmek bulunmaktadır. Bu süreçte, ülkelerin uluslararası düzeyde koordineli bir biçimde hareket etmeleri ve politikaların eşgüdümlü hale getirilmesi önemli görülmektedir. 2015 yılında G-20 Dönem Başkanlığını Türkiye’nin devralacak olması, ülkemizin küresel sorunların çözümüne katkı sağlaması açısından önemli bir fırsat olacaktır.

2050 senesinde 9 milyar insanın üzerine çıkacak dünya nüfusu öngörüsü ile, küresel fikir birliği geleceğin en stratejik sektörünün tarım ve gıda olacağı yönündedir. Dünya’ya yön verenlerin toplandığı zirvelerden en önemlilerinden bir tanesine, 1 Aralık’tan itibaren, bir sene boyunca Türkiye ev sahipliği yapacak.“G 20 Agriculture” adında tarım bakanları da son 4 senedir toplanmaktadırlar. Bu çerçevede, Türkiye, G20 Gıda Güvenliği ve Beslenme Çerçevesi'ni uygulayacak ilk dönem başkanı olacaktır. Türkiye gıda ve tarım alanında küresel sorunları dile getirme konusunda çok büyük fırsat yakaladı.
 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.