ÇAY İÇMEMİZ GEREKEN BİR KONU VAR: 1

Eğer bir gün gidersen çok eksilir hayat,
7’den 70’e o kadar çok alıştık ki sana...
 
Evrende başlangıçta su vardı, içine bir gün bir yaprak düştü, ÇAY oldu.

Şimdi odun sobasının üzerinde öyle güzel bir çay demledim ki kendime. Bu soğuk kış gününde, ince belli bardağımda çayımı yudumlarken uzun zamandır yazmaya fırsat bulamadığımı fark ettim. Ben ona baktım o da bana. Ya yarın olmazsa dedim ve yazmaya başladım onu. Şimdi ben o çayı demlene demlene içerken, size bu bağımlılığımız haline gelen bitkiyi anlatmaya çalışacağım. Hadi kalkın sizde bu yazıyı okumadan önce bir çay demleyin kendinize. Çay içmemiz gereken bir konu olsun.
 
Öncelikle size birkaç sorum olacak. Çay nedir, neden içeriz, mutfağımıza gelene kadar hangi aşamalardan geçer? Neden her akşam o çay demlenip içilmezse eksik hissederiz kendimizi? Hiç düşündünüz mü misafirliğe gittiğimizde ilk olarak neden çay koyulur önümüze; bu sadece bir adet midir?
 
Çay (Camelliasinensis), çaygiller (Theaceae) familyasından nemli iklimlerde yetişen, yaprak ve tomurcukları içecek maddesi üretiminde kullanılan,herdem yeşil bir bitkidir. Farklı oksidasyon seviyelerinden geçirilerek ya da bitkinin değişik kısımlarından üretilen çaylar yeşil çay, siyah çay, oolong ve kukicha çayı gibi farklı isimler almaktadır.
Türkiye, çay üretim alanlarının genişliği bakımından Dünya’da 7. sırada, kuru çay üretimi yönünden 5. sırada yer alırken, yıllık kişi başına tüketim bakımından ise 4. sırada yer almaktadır.Ülkemizde yoğun olarak siyah çay tüketilmesine rağmen son zamanlarda yeşil çay tüketimi de yaygınlaşmaya başlamıştır.
 
Dünyada sudan sonra, en fazla içilen ve içme alışkanlığı gittikçe artan çayın efsanesi, deyimleri, şiirleri, sanat ve sanayisi ile “çay kültürü” oluşmuştur. Önceleri dinlendirici, keyif verici ve ısıtıcı bir içecek olarak değerlendirilen çay, içerdiği kafein (siyah çayda %4), thea-flavin bileşikleri, polifenolik bileşikler, antioksidan, bakır, demir elementleri, B, E ve diğer vitaminlerden dolayı gıda maddesi olarak da önemlidir. Sağlık açısından bakıldığında ise hem yeşil hem de siyah çayın her yaş grubu için başta koroner kalp hastalıkları, inme, kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, mide ve kolerektal gibi çeşitli kanser türleri olmak üzere, artirit, antiviral ve antiinflamatuar hastalıklara karşı koruyucu ve kemik yoğunluğunu düzenleyici etkileri olduğu yapılan araştırmalarla belirlenmiştir.

Çayın kökeni konusundaki çalışmaları incelediğimizde iki farklı görüş karşımıza çıkmaktadır. Bazı araştırmacılar çayın ilk çıkış noktasının Hindistan'ın Assam bölgesi ormanları olduğuna inanırken, bazı araştırmacılar ise Çin'de yer alan Boheon dağları olduğunu düşünmektedir.

Çin efsanelerine göre çayın tarihi M.Ö.3000 yıllarına kadar dayanır. Bir efsaneye göre bitkisel ilaçların mucidi olarak bilinen imparator ShengNung bahçesinde dinlenirken, yanında bulunan kaynayan suyun içine kuruyan çay yaprakları yanlışlıkla düşer ve bu karışımı içen imparator aromasını beğenerek çayın da mucidi olur. İşte yaklaşık beş bin yıllık tarihiyle yapraktan demliğe bir bardak çayın öyküsü böyle başlar.
 
M.S.5. yüzyılda, çay tüketme alışkanlığı Çin'den güneye ve kuzeye doğru hızla ilerler. Türklerin çayla tanışmasının da oldukça eski bir tarihi vardır ve Çin kaynaklarına göre M.S.5. yüzyılda Türk Boylarının kendi aralarında ve Çin ile yaptıkları takas ticaretinde çayı yaygın olarak kullandıkları görülmektedir. Ancak Türkler’in bu dönemlerde çay ticareti yapmış olmalarına rağmen, çayın Anadolu’ya gelmesi 17. yüzyıla dayanmaktadır. Çay üretimi için ilk girişim ise 1888 yılında başlatılmış, fakat Çin'den getirilen çay tohumlarının Bursa'da ekilmesi ekolojik nedenlerden dolayı bu girişimin başarısızlık ile sonuçlanmasına neden olmuştur. 1917’de Ziraat Mühendisi Ali Rıza Erten, Batum ve Kafkasya'da incelemelerde bulunmuş, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde çayın yetiştirilebileceğini bir raporla bildirmiştir.Cumhuriyetin ilk yıllarında ise Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yaşanan ekonomik ve sosyal bunalımlar, işsizlik ve aşırı göçe çare aranırken, bu rapor dikkate alınarak 1924 yılında 407 Sayılı Kanun çıkarılmıştır. Bu kanuna göre başlatılan çay üretimi çalışmalarının başına Ziraat Umum Müfettişi Zihni Derin getirilmiş ve Rize vilayeti ile Borçka kazasında çay fidanı yetiştirilmesine başlanmıştır. Bu çalışmalar sayesinde, 1939 yılında Batum’dan çay tohumları getirilmiş, yeni çay bahçeleri tesis edilmiştir.
Dünyada 17.yüzyılda Hollandalılar tarafından Avrupa’ya getirilen çay, öncelikle Kraliyet ailesi ile tanışır. Bedford Düşesi'nin saat dört sıralarında konuklarına ikram ettiği çay bir alışkanlık haline gelerek "Beş Çay'ı" adıyla geleneksel İngiliz çay seramonisini oluşturulur ve çay Avrupa'da yaygınlaşmaya başlar.

Çay ve tarihinden kısaca bahsettikten sonra 
yeşilden siyaha bir yolculuk yapmak ve siyah çayın tarladan bardağımıza gelene kadar bu yolculukta yaşadıklarına bir göz atmayı bir sonraki yazımıza bırakalım.
 
Kaynaklar
 
Cooper, R.,Morré, D.J., Morré, D.M. Medicalbenefits of greentea: part I. review of non-cancerhealthbenefits. TheJournal of AlternativeandComplementaryMedicine. 11(3), 521-528, 2005.
Gardner, E.J.,Ruxton, C.H.S., Leeds, A.R. Black tea – helpfulorharmful? a review of theevidence. EuropeanJournal of ClinicalNutrition. 61, 3-18, 2007.
http://www.china.org.cn/learning_chinese/Chinese_tea/2011-07/15/content_22999489.htm
http://blog.milliyet.com.tr/binlerce-yillik-oykusu-ile-iste--cay---/Blog/?BlogNo=154210
http://www.acikbilim.com/2013/03/dosyalar/asigin-sarabi-sohbetin-demi-cay.html
http://mamabakasi.deviantart.com/art/tea-time-209599898
http://www.bbc.co.uk/arts/yourpaintings/paintings/five-oclock-tea-92124
https://www.serenityteasips.com/tea_101.php
http://ardesenrecepoztabak.blogcu.com/cayin-hikayesi-tarihcesi-kunyesi-yetistirilmesi-demlenmesi-c/2403920
https://bitze.wordpress.com/2010/01/
http://birtakimyazilar.com/2014/04/06/cay/
 

 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

Müge ŞAHİN - 05.03.2015 13:12
teşekkür ederim Neslihan'cım. beğenmene çok sevindim. Devamı 1 Nisanda sizlerle :)
Neslihan - 04.03.2015 00:53
Canım arkadaşım yazını çok beğenerek okudum, devamını bekliyorum...
Müge ŞAHİN - 02.03.2015 22:18
İbrahim Bey bende bir Karadenizli olarak arkadaşınızın iddiasına katılıyorum :) Çaykur Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu'nun da "Rakiplerinden en önemli farklarının harmanlarında sadece ve sadece Karadeniz çayının kullanılmasıdır" şeklinde paylaşımları bulunmakta.
Müge ŞAHİN - 02.03.2015 22:06
Fulya Hanım :) beğenmenize çok sevindim. 1 nisanda yazımın devamı yayında olacak, umarım onu da beğenirsiniz...
ibrahim sari - 02.03.2015 21:31
Sonraki yazıyı merakla bekliyorum. Bir Karadenizli'den "Lipton'un kurucusunun en iyi çayın Karadeniz'de yetiştiğini ifade etmiştir." Gibi bir idda işitmiştim, doğru olabilir mi?
Fulya - 01.03.2015 11:49
Çayın hayatımızdaki yerini çok keyifli derlemişsiniz, devamını merakla bekliyoruz.