SAĞLIK BESLENME EGZERSİZ ÜÇGENİ

Sağlık; fiziksel, mental ve duygusal olarak tamamen iyi olma halidir. Sağlıklı olduğumuzu gösteren bileşkeler başta doğal ve aktif bir yaşam, seyrek hastalanma, ideal vücut sıcaklığı, ideal nabız solunum ve tansiyon, yaşa ve boya göre ideal vücut ağırlığı, iyi iştah, normal ve düzenli çalışan boşaltım sistemi, nemli deri, parlak gözler, kırmızı tonlu dil, pembe göz membranı, güçlü saçlar, düzgün şekilli tırnaklarımızdır.

Bu bileşkelere sahip olabilmek ve sağlıklıyız diyebilmek için her şeyden önce yeterli ve dengeli bir besin tüketimi ve düzenli egzersiz şarttır. Bu iki temel şartın yanında  iyi ve kaliteli uyku düzeni, ideal vücut yapısı ve ağırlığı, sağlıklı ağız ve dişler çevresel ve bireysel temizlik mutlaka olmalı düzenli sağlık kontrolleri yapılarak da sağlığın devamlılığı sağlanmalıdır.

Egzersiz ise sağlıklı olmak kadar kronik hastalıkların önlenmesinde ve tedavisinde önemli bir etkendir. Yeterli ve düzenli beslenip düzenli egzersiz yaparak koroner kalp hastalıklarını önleyebiliriz. Düzenli egzersiz yaparak obezitenin önünü alıp hipertansiyonu engellemiş, hiperlipidemiden  (kolesterol yüksekliği) kurtulmuş, iyi huylu kolesterolümüz olan HDL seviyemizi %10-15 arttırmış ve pek çok psiko-sosyal problemin gelişimini engellemiş oluruz.

Düzenli egzersiz kan basıncımızı düşürür, diyabet gelişimini engeller veya diyabet rahatsızlığımız var ise beyin damarları böbrek veya göz dibinde gelişebilecek komplikasyonları önler. Kemik eklem ve kas sağlığımızı koruma altına almış olur. Özellikle kolon ve meme kanserlerinin gelişme riskini de azaltmış oluruz. Ayrıca çağın en büyük sağlık sorunlarından biri olan depresyon ve anksiyete sorunlarını azaltmış kendimizi iyi hissetmemizi sağlayan endorfin hormonumuzun salgısını da arttırmış oluruz.

Neredeyse bütün epidemiyolojik hayvansal klinik ve metabolik çalışmalar egzersiz ve beslenmenin sağlıklı yaşamın oluşturulmasında ve devamlılığında sinerjistik etkisini vurgulamaktadırlar. Klinik çalışmaların ışığında net bir sekilde biliyoruz ki sağlıklı ve doğru bir beslenme planı hazırlandıktan sonra günlük olarak 40-90 dakika arası egzersiz yapmak gereklidir. Sağlığı korumak ve ağırlığı yönetmek için çocuk ve adolesanlar haftanın çoğu günü en az 60 dakika yetişkinler haftanın en az üç günü 30 dakika orta yoğunlukta egzersizler yapmalıdır. Ayrıca yaptığımız egzersizler günlük olmalı, ağrısız ve aşırı yorucu olmamalı, başkasına bağımlı olmamalı ve yaşam boyu sürdürebilir olmalıdır. Bu sebeple Dünya Sağlık Örgütü fiziksel aktivite seçimini konusunda aerobik egzersiz türünde yürüyüş koşu veya bisiklet sporunu önermektedir.

Beslenme ise vücudun gereksinim duyduğu besin öğelerini dışarıdan vücudumuza almak, sindirmek ve metabolize etmektir. Yeterli ve dengeli yapılmadığı sürece sağlıklı olmamız veya sağlıklı kalmamız mümkün değildir. Eğer beslenmemizde enerji tüketimi fazla enerji harcaması yetersiz ise obezite ve komplikasyonları yaşayacak olmamız kaçınılmazdır. Eğer günlük olarak yağ tüketimimiz fazla ise hormona bağlı kanserler ve kalp damar hastalıklarıyla karşılaşma riskimiz yüksektir. Günlük beslenmemizde posa tüketimimiz yetersiz ise bağırsak hastalıkları, safra kesesi hastalıkları, kolesterol yüksekliği sorunları bizi bekliyor olacaktır. Eğer şeker ve karbonhidrat tüketimimiz yüksek ise; şeker hastalığı abdominal yağlanma, insülin direnci kapımızı kesin çalacaktır. Yüksek alkol tüketimimiz var ise karaciğer hastalıkları, nörolojik rahatsızlıklar, hiper tansiyon ve pankreas hastalıkları ciddi bir tehdit olacaktır.

Sonuç olarak; herbirimiz birey olarak sağlık ilkesinden yola çıkarak yaşam şeklimizi düzenlemeye karar vermeli ve yeterli ve dengeli beslenme ile egzersizi iç içe düşünmeliyiz. Sağlık, beslenme ve egzersiz üçgenini iyi bilmeliyiz. Beslenme planımızı üç ana iki ara öğün olarak düzenlemeye, güne limonlu ılık suyla başlamaya, yemeklerimizi küçük tabaklarda ve yavaş olarak tüketmeye, ekran ve bilgisayar başında zaman geçirmek yerine yürümeye, günde sekiz on bardak su içmeye, düzenli uyumaya, aşırı çay kahve yerine bitki çaylarına yönelmeye, gece yatmadan önce bir şeyler yememeye, kırmızı et yerine beyaz eti tercih etmeye ve balık tüketimimizi arttırmaya, tuzu ve sekeri azaltmaya hatta hiç kullanmamaya, her öğünümüzde salata tüketmeye, masamızdan sebze ve kuru baklagilleri eksik etmeyip, beyaz unlu ürünlerden uzaklaşmaya, dışarıdan gereksiz besin öğesi takviyeleri almamaya, sigara içmemeye, alkol almamaya, günde beş porsiyon sebze-meyve yemeye, düzenli egzersiz yapmaya ve gülümsemeye özen göstermeliyiz. İşte o zaman bedenen zihnen ve ruhen tam bir iyilik haliyle yaşamımızı kaliteli sürdürebiliriz. Bu konularda da sağlık profesyonelleri ve antrenörlerden yardım ve destek almalıyız.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.