BİLGİSAYAR DEMEK PARA DEMEK

Aslında başlıktaki terim, uzun yıllar ebeveynlerimizin kullandığı (veya bunu okuyan kişi olarak siz, 45 yaşının üzerinde iseniz, sizin de kullanmış olabileceğiniz... (Darılmaca yok...)) bir söz... Zira geçmişten alırsak; “Bilgisayar demek, hep para demekti.”

Bilgisayar almakla kalmazdı ki; kartuşu vardı, oyunu vardı. Bir de oyunlar bitmiş gibi, 2 günde bir yeni oyunu vardı. Kırılan joystickleri saymıyorum bile. Aslında kırılan küçük parçaları değildi, bizler “güzel güzel oynamayı bilmezdik” ki. Kaset derdi bitince, disketi başlamıştı. O bitmeden Amiga dediler adına, bir civan alet geldi. Aslında her çocuk ders çalışmak için isterdi. Tamam da, “Semiha’nın oğlan, ders çalışırken, bizimki niye hala Kick Off peşindeydi?”


Sonra yüksek cihazlar gelmeye başladı. Gerçekten oyun oynanan, gerçekten üzerinde test çözülen, gerçekten bizlerin bile 2 satır kod yazabildiği, kişisel bilgisayarlar gelmeye başladı. Aslında belliydi, çocuk oyun için istiyordu, artık bari Kişisel Bilgisayara geçilmeseydi.

Ne yazıkki geçildi. Ama cihaz değişmişti bir kere. Joystick ve disket ile başlayan “Para”, monitöre, sabit diske, grafik kartına, ana karta, kısacası makinenin içinde (ve hatta kasayı da sayarsak, dışında) ne varsa, ona dönüşmeye başladı. Eve yazıcı bile aldık, neyi yazacaksak.

Sonra beterin beteri geldi. Daha kötüsü olamayacak gibiyken, İnternet o cızırtılı, melodik sesiyle bilgisayarımıza ve hayatımıza girdi. Dünyanın bir ucundaki kişi ile konuşmanın ne yararı olabileceğini düşünmeden önce sohbete başladık, sonra dalga geçmeye, sonra yine yan komşu ile internet üzerinden (nedense?) konuşmaya ve bilgisayar artık daha çok para demekti. Üstelik artık sadece para değil, aynı zamanda ev telefonunun meşgul çalmasıydı. Ama meşgul çalması günlük sorunken, asıl sorunun eğer internet pakediniz yoksa ay sonunda olacağı çok geç farkedildi. Zira “146”, “çok” büyük para demekti. Bitmek bilmeyen bilgisayarlaşma çabamız hep para ile eşlendi. Bilgisayardan sonra internet, internetten sonra yine bilgisayar, sonra cep bilgisayarı, sonra cepte internet... Evet, bilgisayar demek para demekti.
 
 
Ancak çok küçük bir azınlığı saymazsak (ki o küçük azınlığın büyük bölümünü şu anda doğru yerlerde görüyoruz zaten), umuyorum büyük bir çoğunluğunuzun bir yerinden dahil olduğu yukarıdaki senaryoda hep eksik olan birşey vardı. Üretmek! Hızla bilgisayarlaştık ancak aynı hızla bundan faydalanmadık. Elbette her ülkede çocuk, her ülkede bilgisayarlaşmayı oyun görenler vardı ama tüm dünya joystick kullanmadı. Joystick yapan birileri de vardı tabi ama daha önemlisi, joystick yapılırken, Mario oyununu yazmak geldi bir kişinin aklına. Birisi Tetris’i çıkarttı, biz Mario oynarken. Sonra yeni Tetris çıktı, sonra yeni Mario... Değişmeyen nokta, bizim hala oynuyor olmamızdı.

Şimdi gelinen noktayı konuşacak olursak... Önce birkaç sayı vermek faydalı olacaktır;

Apple’ın (basitçe Iphone diyelim, bilenler sadece Iphone olmadığını biliyorlar.) piyasa değeri (basit anlatmak gerekirse, Apple’ı satın almak isteseniz vermeniz gereken rakam) 700 milyar doları aşarken, Türkiye’de halka açık şirketlerin borsadaki TOPLAM değeri 275 milyar dolar idi.

Başka bir örnek; elektronik devi olmasının yanı sıra bizim telefonları ile yakından tanıdığımız Samsung, 2013 yılında 125 milyar dolar ciro elde ederken, Türkiye’nin en iyisi Koç Holding (hem de holding olarak) 35 milyar dolar ciroyu zorluyordu.

Biraz daha küçük ve bilmediğimiz firmalara geçecek olursak;  WAZE birçoğunuzun bilmediği bir firma olsa da, navigasyon yazılımı yapan İsrailli bu küçük firma, Google tarafından 1.3 milyar dolar ödenerek alındı. (Türkiye ile ilgili yukarıda yazdığım 275 milyar dolarlık değeri tekrar hatırlatıyorum.) Hem de kendi belirlediği şartlarla. (Ayrıca Türkiye’den bir örnek vermek gerekirse, söylentilere göre GittiGidiyor, eBay tarafından satın alınırken firmaya 170 milyon dolar değer biçilmişti.)

Yukarıdaki bir kaç basit örnekte de görüyoruz ki, artık dünya değişiyor. Eskiden daha çok üretmek önemliydi, şimdi daha önemli üretmek daha değerli. Bir başka deyişle; eskiden de bilgisayar demek, para demekti. Ama şimdi bilgisayar demek, daha çok para demek. Yeter ki, siz hangi tarafta olacağınıza karar verin; harcayan mı, toplayan mı?
Selamlar, Saygılar...

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.