MAVİ YOLCULUK TATİL SEÇENEĞİNDE KONAKLAMA ve YEME İÇME

Yabancı ve Türk Mavi Yolcular Kıyaslamalı Uygulamalar
 
Guletler; konularında uzmanlaşmış personel sayesinde Mavi Yolculuk misafirlerine teknede konaklamaya ilişkin tüm servisleri sağlar. Personel; Kaptan – Aşçı ve gemicilerden oluşmaktadır. Teknede bu görevleri yapabilmek için her bir elemanın “Gemi Adamı” belgesine sahip olması gerekmektedir.
Mavi Yolculuk’tan beklentiler doğrultusunda memnuniyetin ana ekseni, güvenlik açısından kaptanın tecrübe ve yeterliliğinden geçse de misafirlerce şefe karşı gösterilen beğeni - hele de işini seven maharetli bir şef ise - zaman zaman kaptanın dahi önüne geçebilir. Zira, milliyeti ve cinsiyeti ne olursa olsun tatil psikolojisine girmiş bir kişinin takdiri öncelikle güzel yemekler ve buna eşlik eden haz duygularından kazanılır. Konumuz zaten yeterince güzel ve keyifli. Bu nedenle mizahi yaklaşımlarla tekne tatilindeki yeme içme fasıllarını, zaman içerisinde şahidi olduğum anekdotlarla aktarmak isterim.
 
A) Yabancı Misafirlerin Davranış Genellemesi
B) Türk Misafirler in Davranış Genellemesi
A) Yabancı Misafirler’in uçaktan iner inmez ilk yaptığı şey, zaten uzunca bir süredir hayal ettiği sıcak ve parıltılı bir doğaya varmış olduğu için henüz transfer aracındayken çorapları çıkartmaktır. Mavi Yolculuk limanına vardıklarında ise araçtan iner inmez çocuksu bir coşkunluk içinde zıp zıp zıplayarak teknelerine bakınmaya başlarlar. Bu sırada kendilerinin pek bir kıymetlisi olan markalı valizi, el çantası, makyaj ve mücevher çantası ve hatta duty free’den almış olduklaruı pahalı içkilerini araçtan almayı unuttukları gibi valizlerini taşıyan görevlilere de bahşiş vermeyi unutuverirler.
 
B) Türk Misafirler ise grup halinde değildir. Her bir çift veya kişi farklı ulaşım araçlarıyla ayrı ayrı zamanlamada Mavi Yolculuk çıkış limanına gelirler.
 
A ve B tipi Misafirler için aynı genel geçer davranış
 
Tekneye kavuşma sonrası ilk iş her ne kadar yakın aile bireyleri ya da arkadaş grubu olsalar da aynı havuz başı yer kapmaca ataklığıyla bu defa gözlerine kestirdikleri en güzel kabine ‘tutuldu’ manasına gelecek zati eşyayı bırakmalarıdır. Tekne içerisinde böylesi koşturmalı bir kabin kapmaca oynanırken, tekne personeli  güneyin bunaltıcı sıcağında (ki çoğunlukla tekne check-ini güneşin en dik açısına denk gelir, 40 derece civarlarındadır sıcaklık) kan ter içerisinde misafir valizlerini taşır, valiz sahibinin hangi kabini kaptığını takip ederek valizi sahibine hayırlısıyla teslime odaklanır.
Bu kargaşa yerini bir müddet sonra her bir kabinden ekseriyetle hanımların şaşırtan hızla mayolarını giymiş olarak tekne güvertesindeki güneşliğe yerleşmeleriyle dinginliğe bırakır. Oysa aynı zamanlarda, tekne kıçındaki devasa yemek masasında misafirler için (A Tipi misafirler için) ‘Hoşgeldiniz’ ikram servisi açılmıştır. Yeterince soğutulmuş biralar ya da beyaz şarap, vb. eşliğinde kuruyemişler, özenle hazırlanmış meyve tabakları hayli çekicidir. Ekseriyetle erkekler ve çocuklar bu masanın hakkını verir.  Ön güvertede güneşle buluşmuş, kronik olarak rejimde olan hanımlar ise kıç güverteye ancak taze kızartılmış sigara böreklerinin kokusuyla itibar gösterir.
 
‘Hoşgeldiniz’ seremonisinden sonra, kaptan tam vira - halat çözmeye yeltendiği anda birdenbire akla düşen eksikler; şampuan, sinek ilacı, alerji hapı için eczane, telefonlar için internet erişim kartları vb. son dakika gereksinimleri için ‘hemmen geri dönmek üzere’ kasaba merkezine alışverişe gidilir. ‘Hemmen dönmek’ göreceli bir zaman taahhüdü olduğundan, teknenin halat çözebilmesi ekseriyetle akşam üzeri saatlerini bulur.
Mavi Yolculuğun ilk gecesinin geçirileceği güvenli ve sakin koya ilk depar böylelikle tekne check-in saati 15:00’ten yaklaşık 3 saat sonra ancak gerçekleşebilir.
B Tipi Misafirler
 
Mavi Yolculuğa çıkılacak limana gelişleri asla ve asla grup halinde olmaz. Ya teker teker farklı ulaşım araçlarıyla ya da en azından 2 farklı tarih aralığında parçalı gruplar halinde tekneye ulaşma geleneğini benimsemişlerdir. Gelişmiş demokratik geleneğimizle her bireyin eşit ağırlıkta söz hakkı ilkesi mutlak geçerlidir. Bunun için de her bireyin (çiftler arasında dahi) kumanya planlaması ve satınalımı konularında uzman olduğu peşinen varsayılır. Hal böyle olduğunda misafir ödemeli kumanyalar tekne aşçısı ve personeli açısından nedendir bilinmez bir kabus olur!
 
Öyle ki; kumanya satınalımı konusunda son derece iddialı ve azimli bazı misafirlerimiz büyük şehirdeki özel kasaplarından dahi kırmızı etlerini beraberlerinde   getirmekte  ısrarcı olabilmektedirler. Hanımların uzmanlık alanına şarküteri ve özellikle süt ürünleri girer. Kek , börek ve benzeri çay saati eşlikleri konusunda da iddialılardır. Şaşırtıcı olan ise en az tekne için satınalmış oldukları miktar valizlerindeki beslenme çantalarında da zaten mevcuttur.
En büyük sıkıntı tekneye ısrarla dondurma stoklamak istemelerinde yaşanır. Teknede jeneratörler sayesinde çalışan derin dondurucu ve saklama ortamlarının neden dondurma stoklanmasına uygun olmadığını anlatmak futbol kuralındaki ofsayt sorunsalını çağrıştırır. Erkek satınalmacıların açmazı ise alınacak ürünlerin miktarlarındadır. Her nedense içkiler hedefi bulur da yiyecekler konusunda durum vahimdir. Mesleki anılarım içerisinde İstanbullu bir grubun 1 kasa ithal uskumru alınmasındaki kararlılığı sonrası tur bitiminde kalanlar İstanbul’a geri götürülemediği için çareyi tekne personeli bulmuş; her biri 750 grama denk gelen uskumruları heba etmemek için tuza yatırmışlardı. Kış boyunca da İstanbullu grubu hayırlarla andılar tabii.
 
Yabancı misafirlerle Türk misafirler arasındaki en belirgin fark

A grubundakiler teknede tam pansiyon konaklamayı tercih ederken, B grubundakiler kararlı bir şekilde tam pansiyon konaklama uygulamasını reddederler. Piyasaya hakimiyetleri ve illa ki bir şekilde aldatılacakları kaygısıyla tüm kumanyayı bizzat kendileri satınalmak isterler. Teknenin ilk deparı ancak akşam üzeri saatlerini bulabilen A grubu misafirlere kıyasla B grubu Türk misafirlerde bu gecikme neredeyse havanın kararmasına kadar sürebildiği içindir ki ilk geceyi Mavi Yolculuk çıkış limanında geçirmek zorunda kalırlar. Zira hava karardıktan sonra limandan depar almak temayüllere aykırıdır.
A Grubu Misafirler
 
Akşam yemeği öncesi güneşin batışı, yemek öncesi içkiler eşliğinde ön güvertede kutsanır. Misafirler ön güvertedeyken, şef tarafından tekne mutfağında hummalı hazırlıkların sunumu için geri sayım başlatılmıştır. Kaptan ilk depar ve hüner gerektiren demir atma görevlerini ifa etmiş olmanın gururuyla köşesine çekilmiş, ya sigarasını tüttürmekte ya da rakısını demlemeye başlamıştır bile. Kaptan sanki teknesinin iktidarını bir süreliğine de olsa şefe devretmiş durumdadır. Gemiciler artık şefin komutasındadırlar.
 
İlk akşam yemeği en can alıcı öğündür. Çünkü şefin tam da gönlünce her ürün ve malzemenin en taze olduğu, reputasyonunu azami düzeyde kuvvetlendirdiği bir zamanlamadır ilk akşam yemeği. 7 geceleme esasına gore planlanan kumanya gereksiniminin yaklaşık % 70’i Mavi Yolculuk çıkış limanından karşılanır. Tedariklenen malzemelerin belli gelenek ve düzenlemelerle   şef   tarafından  hassas hesaplamalarla tasniflenmesi başlı başına bir hünerdir ve tecrübe gerektirir.
 
Teknedeki ilk akşam ziyafeti zengin mezelerle başlar. Tekne şefleri bu meze çeşitliliği ve sunum zerafetinde gerçekten çok ilerlediler. Deniz börülcesi, şakşuka, yoğurtlu semizotu, acılı ezme, patlıcan salata türevleri, kırmızı biber turşusu, farklı salataları örnek olarak sıralayabiliriz. Ara sıcaklarda tereyağında sotelenmiş karidesler, kalamar tava, ahtapot yahniyi eklemek gerek. Ana yemek olarak ise güvertede kurulu mangalda kişibaşına 350 – 400 gramlık levrek / çipura ya da laos ızgara, duruma gore patates kızartması eşliğinde sunum yapılır.
Bu ziyafetin altın vuruşu fırınlanmış tahin helvası ve artistik bir enstelasyonla gelen yanar-döner meyve tabağının servis edilmesiyle yapılır.
 
Bu şölen tahmin edileceği üzere hayli geç vakitlere kadar sürer. Yabancı misafirlerin çok talep ettiği Türk kahvesi bir kaç tur üstüste bile servis edilmektedir. Şükür ki piyasaya çıkan otomatik Türk kahvesi makinaları sayesinde tekne personeli inanılmaz konfora erdi. Zira eskilerde acenta olarak çok iyi hatırlarım; kumanyadaki Türk kahvesi, misafirin hazzıyla eşdeğer personele  ızdırap idi.
 
Buraya kadar Mavi Yolculuk – Misafir ve Teknedeki ilk dakikalarla birlikte, teknedeki yeme içme servislerinden kesitler aktarmaya çalıştım.
 
A Tipi Misafirleri için
 
Mavi Yolculuk prototip 7 gecelemeli konaklama esasında genel geçer olarak:
 
Kahvaltı servisleri: Gruba gore değişkenlik gösterse de sabah 7:00 ila 10:00 aralığında geleneksel Türk Kahvaltısı, yani peynir çeşitleri, zeytin çeşitleri, tereyağ, bal, mutlaka ve reçel ve/veya marmelat, domates – salatalık ve taze yeşil biber, yumurta: dönüşümlü olarak rafadan, omlet, yumurtalı ekmek, menemen, sucuklu veya sosisli yumurta, vb. eşliğinde çay ve kahve, süt dahil ve yanısıra meyveli yogurt, yulaf ezme çeşitleri, corn flakes, vb. malzemeler eşliğinde verilir.
 
Öğle yemekleri: Geleneksel Türk mutfağı ağırlıklı sebzeli, etli tencere yemekleri ve eşliğinde pilav, makarna, bol meyve, komposto veya tatlılar.
 
Akşam üstü: Çay ve kahve eşliğinde  kurabiye çeşitleri, kek ve/veya börek servisi.

Akşam yemeği: Kırmızı ve beyaz et, balık ve deniz ürünleri, muhtelif mezeler ve zeytinyağlı sebzeler eşliğinde servis edilmektedir.
Yüksek bütçeli tekne ve müşteri profilinde ise misafirlerin öncelikli talep ve tercihleri doğrultusunda özel menu uygulamaları da sunulmaktadır. Bu kapsamda vejeterjan ve/veya belli rejim uygulamalarına da uyumlu tamamen kişiye veya gruba özel menüler de dizayn edilebilmektedir.
 
B Tipi Türk  Misafirler için teknede yaşam
 
Misafirler  güvenli seyir, hava ve deniz koşullarına uyumlu profesyonel ve teknik  konularda tekne kaptanına ve personeline mutlak teslimiyet olsa da konu günlük yaşama geldiğinde teknede kendilerine gün boyu verilecek servisler için belli bir disipline girmeyi doğası gereği reddettiğinden, defacto tekne personelinin kendilerine uyumlu ayar almaları mavi yolculuğun olmazsa olmaz koşullarındandır.
Teknede karnımızı da doyuruduğumuza göre, sıra yeni maceralarda… Bir sonraki sayıda…

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

Tufan Özaydın - 05.08.2015 11:53
Tespitlerinize katılmakla birlikte, teknenin fazla yakıt harcamamak için yakın mesafelerde kalmayı tercih etmesini ve bu yelkenli guletlerin pek nadir yelkenlerini(belkide haklı olarak) açtıklarını da tecrübeyle sabit olarak ifade etmek isterim.