KRALİÇENİN YÜKSELİŞİ

Apelasyon Kampüs öğrencilerimizden Ali Mesut KARSLI'nın hazırladığı çalışma "Kraliçenin Yükselişi"
 
Okuduğum kaynak ve haberlere göre yorumladığım bu yazımda değinmek istediğim ilk konu kirlenen su kaynakları ve ekim alanları. Bu kirliliğe sebep olan birçok faktör var. Bu faktörlerden bir kaçı yanlış gübre seçimi, fazla gübreleme ve kimyasal ilaçlama. Ülkemizde her karışı değerli olan ekim alanlarımıza gereken önem ne yazık ki verilemiyor. Yanlış gübre seçimiyle verim düşüyor, fazla gübreleme ve aşırı kimyasal ilaçlamalarla su ve topraklarımız kirleniyor. Bunları önlemek tabii ki mümkün.

Tarım alanlarının verimini artırmanın bir yolu toprak analizlerinin yapılıp uygun gübre ve bitkileri kullanmak. Verimi arttırmanın en basit ve ucuz yollarından birisi de bitkiler ile ekim nöbetini sağlamak. Organik tarımın esaslarından biri olan ekim nöbeti, aynı bahçe veya tarlanın üzerinde belirli bitkilerin, belirli bir sıraya göre arka arkaya yetiştirilmesine deniliyor.  Ne yazık ki günümüzde bazı üreticelerimiz ekimlerine hal fiyatlarına göre karar vermekte.

Okumuş olduğum bir kaynakta yonca bitkisi çok dikkatimi çekti ve araştırmaya başladım. Yem bitkilerinin kraliçesi kabul edilen yonca yüksek besin değerine sahip, dolayısıyla çok değerli bir yem bitkisi. Ayrıca topraktaki organik madde miktarını arttırdığı için yonca hasatı yapıldıktan sonra ekimi yapılan bitkilerde yüksek verim almak mümkün oluyor. Bu verimi gelişmiş kök sistemi sayesinde topraktaki organik besin miktarını arttırarak sağlıyor.
2012 TÜİK verilerine göre Türkiye’de yılda ortalama 71,35 milyon ton kaliteli kaba yeme gereksinim duyulmakta ancak kaliteli kaba yem üretimimiz 34,416 milyon ton düzeyinde kalmakta.  Önemli yem bitkilerinden olan mısır, fiğ, burçak, yonca ve korunga Türkiye’deki 2013 TÜİK verilerine göre toplam 17.289.811 dekar ekim alanına sahip.  Yem bitkileri ekim alanının yüzde 35'inde yonca, yüzde  32'sinde fiğ, yüzde  21'inde silaj mısır, yüzde  9'unda korunga yüzde 3'ünde ise başka bitkiler yetiştirilmekte. Kaliteli kaba yem üretiminin büyük bir kısmını yoncanın oluşturmasına reğmen gereken önem verilmemekte. Yaklaşık olarak 6.286.419 dekar ekim alanına sahip olan yonca Türkiye’deki toplam ekim alanlarında düşük bir paya sahip.  Hatırlatmam gerekirse ülkemizde kaba yem açığı yüzde 55'in üzerinde.

Türkiye’nin ekolojik yapısı kaliteli kaba yem açığını kapatmayı sağlayacak pek çok yem bitkisinin başarıyla yetiştirilmesine uygun. Alınacak önlemlerle yem bitkilerinin ülke düzeyinde yayımı sağlanabilir ve üretim alanlarının oranı hızla arttırılabilir. Bu sayede hayvancılığımız, özlemle beklediği kaliteli kaba yem kaynaklarına kavuşarak tarım sektöründeki payını çağdaş ülkeler düzeyine çıkarabilir düşüncesindeyim.

Yapılan istatistiklere göre, yoncanın dünyada toplam 32 milyon hektar ekim alanı bulunmakta. Ülke olarak, yonca ekim alanında en ön sırada 10.5 milyon hektar ile ABD gelmekte. Bu ülkeyi Arjantin (7.5 milyon ha), İngiltere (4.5 milyon ha), Kanada (2.5 milyon ha), İtalya (1.3 milyon ha) ve Çin (1 milyon ha) takip etmekte. Ancak ülkemizde yeterli tarım alanları ve iklim koşulları olmasına rağmen yonca ne yazık ki yeterli ekim alanına sahip değil. Ülkemizdeki hayvancılığın kaliteli yem açığının kapatılması ülkemiz ekonomisine büyük katkı sağlayacak ki bu da en önemli yem bitkilerinden olan yoncanın önemini arttırmakta.
 
Yazımı bitirmeden önce yonca bitkisi hakkındaki araştırmalarımdan alıntılara da yer vermek istedim.

“Yonca değişik çevre koşullarına kolaylıkla uyum sağlayan kuraklığa dayanıklı uzun ömürlü çok yıllık bir yem bitkisidir ve yem bitkileri içerisinde en çok besleyicilik değerine sahiptir. Yonca genellikle kuru ot üretimi otlatma veya silo yemi yapmak amacıyla yetiştirilir. Yonca bitkisi protein, vitamin ve mineral maddelerce zengin bir kaba yem olduğundan ahır besiciliğinde et ve özellikle süt verimini % 30'lara kadar artırır. Yem bitkilerinin kraliçesi olarak adlandırılan yonca, tarımı yapılan yem bitkilerinden daha yüksek bir yem değerine sahiptir. Otlatılmaya da oldukça dayanıklıdır. Bitki bünyesindeki azot değerlerini artıran rhizobia gibi proteobakteriler bulunmaktadır. Bu bakteriler topraktaki azot miktarı ile sınırlı kalınmaksızın yüksek protein değerli bir besi kaynağı oluştururlar. Ayrıca içerisinde en az 10 vitamin bulunduğu bilinmektedir. Özellikle provitamin A, vitamin E, vitamin K, piliç derileri ve yumurta sarısı rengini iyileştiren ksantofil maddeleri yönünden zengindir. Ayrıca, yonca otunda et, süt ve döl verimini artıran birçok madde bulunur.

Köklerdeki nodozitelerle havadan serbest azotu alıp toprağa tespit eder. Bu özelliği ile toprağın azotça zenginleşmesini sağlar ve kendinden sonra ekilen bitkinin verimini artırır. Ayrıca yonca erozyonu da azaltır.”
 
Yoncanın boyu 50-80 cm’dir ve derin bir kök sistemi vardır. Kökleri uygun koşullarda 8-10 metre derine gider. Etkili kök derinliği ise 120-180 cm’dir.  Köklerinin çok derinlere kadar inmesi nedeni ile derinlerdeki su ve bitki besin maddelerinden kolayca yararlanır. Ayrıca yonca diğer birçok bitkinin alamadığı bitki besin maddelerini üst katmanlara taşır. Kendisinden sonra ekilen yüzlek köklü bitkiler için organik madde ve azotça zengin, su tutma kapasitesi iyi bir tarla toprağı bırakır. Yonca en yüksek verimi üçüncü yılda vermekte ve daha sonra verim düşmektedir. Bu nedenle yonca, ekim nöbetinde en az 3 yıl kalmalıdır. Ancak ideal olarak 5 yıl kalmalıdır. 
Yonca, örtücü bitki, yeşil gübre veya toprak ıslah edici bitki olarak da ekilebilir.
Kısaca yonca hasatı yapılan topraklarda hangi bitki yetişirilirse yüksek verimde ve kaliteli ürün alınacağından emin olabiliriz.
 

Kaynaklar:
  • http://www.alfatohum.com/tr/sayfalar.asp?b=d&ID=214&KatID=214&KatID1=231&IcerikID=231
  • http://www.tarimkutuphanesi.com/Yem_bitkilerin_kralicesi_yonca_Fikret_SEYMAN_Ziraat_Yuk._Muh._01140.html
  • http://www.tuik.gov.tr/Start.do
  • http://kudaka.org.tr/apb/tarim_raporlari/TRA1Bolgesi_Yem_Bitkileri_Sektoru_Strateji_Dokumani.pdf
  • http://tr.wikipedia.org/wiki/Yonca
  • http://www.dunyagida.com.tr/haber.php?nid=3222
  • http://www.organikoop.com/ekim-nobeti-%28munavebe-rotasyon%29-

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.