DÜŞ İLE GERÇEĞİN ARASI SİMETRİK SARAY: DOLMABAHÇE

Apelasyon Kampüs öğrencilerimizden Begüm KIRKPULAT'ın hazırladığı çalışma "Düş ile Gerçeğin Arası Simetrik Saray: Dolmabahçe"
 
Dolmabahçe Sarayı Atatürk’ün gözlerini yumduğu saray ve Türkiye’nin ikinci büyük sarayı olarak bugün birçok insan için görülesi ve benzer mimari stillerin tasarımı ile insanları tarihin derinliklerine götüren eşsiz bir dehliz. Öyle ki, kısa bir boğaz turundan sonra gövdelerini tüm heybetiyle size sunan bu tasarımın dış güzelliği bile insanı etkiliyor. Dış mekanı canlı materyal eşliğinde günümüze taşımakla kalmamış, şimdilerde kullanım açısından kent olgusuna rekreasyon alanı olarak katılan ve zevkle vakit geçirilen alan haline gelmiştir. Konunun içine az biraz araştırmacı gözüyle yaklaştığımız zaman peyzaj mimarisinin tüm inceliklerine de şahit oluyoruz. İşte ben de tam bu noktada sizlere ufak bilgilerle bu değerimizin kusursuz dış tasarımını anlatmaya çalışacağım.                                                                              
Dolmabahçe Saray’ını gezip görmenin anlatmaktan daha kalıcı olabileceğini fark ettim fakat gitme gibi bir imkânım olmadığı için ben de sanal turlardan detaylı bir şekilde inceledim. Bu incelememin sonucunda dikkatimi çeken en önemli özelliği binanın simetrik bir planla inşa edilmiş olmasıydı. Araştırmalarıma göre deniz cephesindeki her objenin eşi, kara cephesinde de vardı. Bu durumdan yola çıkarak mimarisinde birbirine uyumlu mimari stillerin kullanıldığını, bu mimari stillerin de Fransız Barok’u, Alman Rokoko’su, İngiliz Neo Klasizim’i, İtalyan Rönesans’ı ve Osmanlı olduğunu ayrıca bunların karışık bir şekilde uygulanmış olduğunu öğrendim. Eskiden dış mekân bahçe kavramı bence yarar sağlama amacıyla ortaya çıkmıştır. Detaylı incelendiğinde fark ediliyor ki padişahların; doğaya, meyveye, çiçeğe, bahçeye verdikleri saygı ve önem göz önünde tutulmuş hatta bu amaçla da bostan işleri için Bostancı Ocağı kurulmuştur. Bu sarayda dış mekân bahçe kavramının estetik anlayışa göre biçimlenen, zevk ve huzur veren doğa parçalarına dönüşüm sürecini bu şekilde yaşatmışlardır.

Sarayın bahçelerini detaylı incelediğimiz zaman mimari stillerin genel olarak etkilerini görebiliyoruz. Sarayın doğal görünümlü bahçe kısımlarının olması, içe dönük avlu anlayışının olması, Beşiktaş yolu boyunca çok yüksek bir duvarla çevrili olması ve bahçeler arasında kapı geçişlerinin de olması bize Osmanlı Mimari’sinden kesitler olduğunu da göstermektedir. Bu da klasik saray yaşantısının mahremiyetini koruma amaçlı yapıldığının ispatıdır. Bu yüzden saray deniz tarafından mermer kaplı bir rıhtımla, diğer taraftan da yolla sınırlandırılmış ve yapıyı çevreleyecek şekilde, olanak bulunan yerlerde kurulmuştur.
        
    
Sarayın bahçeleri, beş bölüm halinde düzenlenmiştir:

A. Hasbahçe (Selamlık Bahçesi): Hasbahçe'ye Hazine Kapısı'ndan girildiğinde karşımıza küçük döşeme dairesinin bulunduğu bahçe gelmektedir. Bu bahçe de denize paralel uzanan, ana eksen üzerinde bulunan, köşeleri yuvarlatılmış sekizgen planlı olan ve çevresinde fıskiyesinden hoş bir sesle suların döküldüğü bir havuz bulunmaktadır. Havuzun çevresinde mermerler, aydınlatma direkleri, heykeller, merkezi simetrik düzen, Barok stilinde düzenlenmiş çiçek ekim alanları, 'topiary' sanatı kullanılarak budanarak şekil verilmiş bitkiler ve çevreye doğru ışınsal şekilde yayılan yollar bulunmaktadır. Hasbahçe'nin yaya yolları, bahçenin orijinal çizgilerine bağlı ve görsel yönden güçlüdür. Yaya yolları zemini genellikle sert doku olan çakıl ile döşenmiştir. Bitkisel düzenlemede de herhangi bir bitkisel tasarım kriteri belirgin olarak kullanılmamıştır.

B. Sahil Ön Bahçesi: Hasbahçe’lerin devamı olarak rıhtım boyunca uzanmaktadır. Burada da Muayede Salonu eksenine göre simetrik bir düzenleme yapılmış, Resmi Daire ve Hususi Daire önünde birer oval bitkisel ekim alanları oluşturulmuştur. Kareye yakın dikdörtgen şeklinde olan ön bahçenin, geometrik düzenli ve merkezi bakışımlı olan Fransız Barok bahçesinin örnek alınmış olduğu görülmektedir.

C. Kuşluk Bahçesi: Muayede Salonu gibi yüksek bir yapının arka tarafında yer almış ve büyük görkemli ağaçların gölgeleri nedeniyle karanlık atmosfer içinde doğal bir ortam oluşturulmuştur. Bu bahçe hafif eğimli bir alanda yapılmış olması nedeniyle, simetrik düzenlemeye gidilmemiştir. Barok tarzında yuvarlak bir havuz ve gruplar halinde bitkilendirme ile tasarım sonlandırılmıştır.

D. Harem Bahçesi: Sarayın arka bahçeler dizisinde yer alır. Kuşluk Bahçesi'nin aksine formel stilde düzenlenmiş olup, Barok bahçe stilinin izlerini taşımaktadır.

E. Veliaht Bahçesi: Veliaht bahçeleri, ortalarında oval veya yarım daire şeklinde havuzlar bulunan, yine geometrik düzenli, fakat çevreleri kuşatılmış iç avlu şeklindedir. Bu iç avlular, Hasbahçe gibi açık ve geniş görünümlü değildir. Bu nedenle sarayın kara tarafında yer alan bahçeler, yapısal yerleşme biçimi ve mahremiyete dönük yaşayış anlayışı ile Osmanlı Mimari stilinin izlerini taşımaktadır.
                              
Bu saray bahçelerinde gezinirken gördüğümüz gibi hemen hemen hepsinde son derece önemli olan, saray bahçelerine vurguyu güçlendirme ve dikkat çekme amacıyla birçok peyzaj elemanları kullanılmıştır. Kullanılan Peyzaj Elemanları şunlardır:

A. Heykeller: Eski Türk bahçelerinde serbestçe dolaşan hayvanların yerini, Dolmabahçe'de aslan heykelleri alarak sarayın bahçesinde noktasal vurgu etkisi yaratmıştır. Saray bahçesinin genel tasarımında yer alan cansız materyallerin sağlı sollu yerleştirilmesi simetrik dengeyi oluşturma amaçlıdır.
      
B. Havuzlar: Osmanlı bahçelerinde hayatın su ile mümkün olduğu düşüncesi savunulmuştur. Bu yüzden Dolmabahçe Saray’ının bahçesinde havuzlara büyük ölçüde yer verilmiştir. Sarayın hemen hemen her bahçesinde yuvarlak, elips, informal tipte 11 adet havuz bulunmaktadır.     
C. Bitkisel Elemanlar: Bitkilerin genellikle informal stilde yerleştirilmesi nedeniyle bitkisel düzenlemede belli bir dengenin varlığından söz etmek oldukça zordur. Sarayın bahçesinde yalnızca mevsimlik çiçek ekim alanlarında simetrik düzenlemeler yapılmıştır.

D. Yürüme Yolları: Dolmabahçe Sarayı bahçesinde dolanımı sağlayan yollar genellikle sert doku olan çakıl, yumuşak doku olan kum karışımıdır. Hasbahçe, Harem Bahçesi, Kuşluk bahçesi ve Veliaht Dairesi arka bahçesindeki yollar Bozhane kumu ile döşenmiştir. Kuşluk bahçesinde yollar sıkıştırılmış topraktır.

E. Aydınlatma Elemanları: Osmanlılar, bahçelerinin belli yerlerine aydınlatma amacıyla genellikle ahşap ve madenden yapılma fenerler asmışlardır. Kandil ve meşaleli olan bu donanımlar 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar kullanılmış, daha sonraları ise elektrik donanımları kullanılmaya başlanmıştır (Atasoy, 1985). Saray bahçesi içinde yer alan aydınlatma direklerini, gelişi güzel yerleştirilmeyip çiçek ekim alanlarının dış çizgileri boyunca kapı girişlerine, binaların ön kısımlarına sabit şekilde konuldukları gözlemlenmiştir. Aydınlatma direklerinin yanı sıra, rıhtım boyunca hava gazı ile çalışan aydınlatma elemanlarının sonradan kaldırılarak, I. Yalı Kapısı önüne konuldukları, onların yerine de günümüzde mevcut olan vazoların yerleştirildiği bilinmektedir (Atasoy, 1985).

Bütün araştırmalarımın sonunda birçok mimari stillerin harmanlanarak uyum içerisinde oluşturulan nadir eserlerden biri olan, adına masallar, şiirler yazdırabilen eşsiz ve görkemli Dolmabahçe Saray’ı hakkında birçok bilgiyi öğrenebiliriz ama bana kalırsa Dolmabahçe Saray’ını en başında da dediğim gibi gezip görmek anlatmaktan daha kalıcı ve etkili olacaktır. Günümüzde saray bahçesinin uygun görülen bölümlerine yeni aydınlatma üniteleri eklenerek gece, bahçe ve binalar aydınlatılmaktadır Günümüzde birer kültür ve tarih hazinesi olan tarihi saray bahçelerinde önceliğimiz, sahip oldukları özellikleri ilerdeki kuşaklara da en doğru şekilde aktarmak ve böylelikle tarihi bilinci oluşturmak olmalıdır. Yalnızca sahip olunan ülkede değil, tüm dünyada artık daha çok önem kazanan saray bahçeleri, kendini anlatan tasarımları ile en doğru şekilde korunmalıdır. Geçmişten günümüze yenilenerek ulaşmış saray bahçelerinde yapılacak olan bakım, onarım ve yenilenme çalışmalarında peyzaj tasarım ilkelerine uyma ve tarihsel dokuya aykırı düşmemeye özen gösterilmelidir.
 
Kaynaklar:
1. http://bizimkahve.gazetevatan.com/haberdetay.asp?hkat=1&hid=15228&yaz=G%FCncel
2. http://www.3dmekanlar.com/tr/dolmabahce-sarayi.html7
3. http://www.turkcebilgi.com/dolmabah%C3%A7e_saray%C4%B1
4. http://muhteremlegeziye.blogspot.com.tr/2009_06_01_archive.html
5. http://www.isteataturk.com/haber/5070/istanbul-dolmabahce-sarayi
6. http://tr.wikipedia.org/wiki/Dolmabah%c3%a7e_Saray%c4%b1
7.http://harika.istanbul.gov.tr/Default.aspx?pid=356http://www.istanbul.net.tr/istanbul-Rehberi/tarihieserler/dolmabahce-sarayi/96/6
8. FAHRİ MUTLU, "Xıx. Yüzyıl osmanlı saray bahçelerinde batılılaşma'nın tasarıma etkilerinin Peyzaj tasarım ilkeleri açısından irdelenmesi",B.Ü.Fenbilimleri Enst. Yüksek Lisans Tezi, İSTANBUL

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

Canan Çalışkan - 04.05.2015 03:38
Kapsamlı bir yazı olmuş elinize sağlık.
Furkan Arslan - 03.05.2015 23:12
Cok iyi bir yazi olmus gercekten. Emegine saglik :)
Nil - 03.05.2015 22:30
Büyük emek ve araştırmalara dayalı bir yazı. peyzaj mimarı adayı olarak Dolmabahçe sarayının peyzajının ele alınışı çok kapsamlı ve tüm detayları içerdiğini gördüm eline koluna sağlık bilgilenmek için mükemmel bir yazı tebrikler.
Burak G. - 03.05.2015 22:12
Sürükleyici,bilgilendirici ve içten bir yazı. Mekan değerlendirilmesinde peyzaj mimarlığının öneminin ve gerekliliğinin güzel bir örneği.
Şeyda Kalkan - 03.05.2015 21:46
Çok güzel bi yazı olmuş elinize sağlık
ecem eldemir - 03.05.2015 21:41
Bu öğretici ve bir o kadar da keyifli yazı için teşekkürler. Okurken çok güzel vakit geçirdim
Sertab - 03.05.2015 21:34
Tebrikler bro çok iyi
Hande - 03.05.2015 21:21
Başarılı bi çalışma olmuş tebrikler
Çisem - 03.05.2015 21:08
Büyük emekle yazilmis bir yazi. Mükkemmel olmuş.Aslinda bilmediğimiz ne çok şey varmiş dolmabahçe hakkinda.Eline,yüreğine sağlik canim arkadaşim :)
Arca TEKYİĞİT - 02.05.2015 00:06
Güzel; açıklayıcı, bilgilendirici; öğretici bir yazı. Tarihi mekanların başında gelen sarayların dış tasarımlarının ve bahçe tasarımlarının eşsiz olduğunu ve çok iyi korunması gerektiğini öğrendim :)
h. zafer can - 01.05.2015 17:17
çok güzel bir yazı...