EGE

Adanın sırtlarına ağır bir yük gibi binen güneşin kanlı gözyaşları Ege Denizi ile kıyı arasında kırmızı bir halı gibi uzandı. Bardakta şarap, şişede zeytinyağının yaptığı minik girdaplar güneşin ölgün ışıkları ile tatlı oyunlar oynuyordu. Buzukinin telinde kopan bir çığlık Ege’nin zorlu hikayesini tek hece ile özetledi.

Türkiye’de yetişmiş birine “Ege” dendiğinde Ege bölgesi ve Ege Denizi canlanır aklında. Aslında Ege, Ege bölgesi ve Ege Denizi’ni de kapsar ama daha geniş bir anlam ifade eder. Ege, Ege Denizi ve adalar ile birlikte kültürünü, yaşamını, ekonomisini etkilediği çevre karalardan oluşur.

Ege Denizi, kuzeyde Trakya kıyıları, boğazlar ve bugün Çanakkale olarak bilinen Truva’dan oluşur. Güneyi, en büyüğü Girit olmak üzere Rodos, Karpat ve Kitera adaları ile sınırlanmıştır. Doğu topraklarını Türkiye’nin batı kıyıları, batı topraklarını ise Yunanistan’ın Peloponnesos yarımadası oluşturur. Ege Denizi’nin en uzak sınırları arası 400 km. genişliktedir.

Girit Adası’nda Minotaurus adlı, öküz başlı bir canavara her yıl Ege’nin 7 güzel kız ve 7 yakışıklı oğlu kurban verilmektedir. Kral Aigeus’un oğlu Theseus bunu duyunca canavarı öldürmeye karar verir. Kral babasının tüm itirazlarına rağmen gemiye binip Girit’e gider. Kral Aigeus gemiye bir siyah bayrak astırır. Eğer canavarı öldürüp sağ salim geri dönerse bu bayrağı indirip beyaz bayrak asmasını ister. Günler sonra zafer ile ülkesine dönmekte olan Theseus, bayrağı değiştirmeyi unutmuştur. Kalenin en yüksek burcuna oturmuş oğlunu beklemekte olan Aigeus siyah bayrağı görünce Theseus’un öldüğünü düşünür ve yaşlı bedenini denizin maviliklerine bırakır. O güne kadar adı Arkhipelagos olan deniz, kucağında can veren kralın adı ile anılıp Ege Denizi olur.

Ege olarak tanımladığımız bu toprakların karakterini Ege Denizi belirler. Antik dönemde Mısırlılar Ege’de yaşayan kavimlere “deniz kavimleri” derlerdi. Ege Denizi, Ege kavimlerinin gelir kaynağıdır. Antik dönemden bu yana denizcilik ve balıkçılık Ege’nin önemli ekonomik kaynaklarıdır. Antik dönem seramiklerinde ahtapot ve balık önemli süsleme ögeleridir.

Ege Denizi, Asya ve Avrupa arasında ticaretin deniz ayağını oluşturur. Ege Denizi'nin denizi çökme ile, adaları da volkanik hareketler ile oluşmuş, her alanı eşit örülmüş bir dantel gibidir. Ege Denizi'nin bir noktasından bakıldığında mutlaka bir kara parçası göze çarpar. Kara parçası kimi zaman bir Ege adası, kimi zaman Türkiye veya Yunanistan karasıdır. Bu yapısı, Ege Denizi'nde güvenli deniz ticareti yapılabilmesini sağlamıştır. Hatta adaları ve iki kıyısı ile Ege yalnız ekonomik ve kültürel olarak değil coğrafi olarak da bir bütün oluşturur.

Ege Denizi'nin bu denli önemli olması Anadolu içlerinde yaşayan toplulukların biraz güçlenip kıyıya inmek istemelerine neden olur. Bu saldırı nedeniyle Ege kıyılarında yaşayanlar sürekli teyakkuz halindedir. Doğudan gelen saldırılar güçlendiğinde Ege Denizi'ne açılmak hayatta kalmanın iyi bir yolu olmuştur.

Ege adaları volkanik yapısı sayesinde önemli değerlere sahip olmuşlardır. Melos adasında obsidyen, Paros ve Naksos adalarında mermer, Sifnos adasında altın bulunmaktadır [1].

Anadolu’da doğudan batıya uzanan Ege sıradağları Ege Denizi'nde doğu batı doğrultusunda birbirini izleyen takımadaları oluşturur ve Peloponnesos Yarımadası'nda güneydoğudan kuzeybatıya Balkanlar'ın içlerine doğru devam eder. Bu coğrafya, Ege topluluklarının ekonomisini ve karakterini belirler. Dağlarda yaşam zordur ve tarım olanaksızdır. Dağların sınırladığı ovalar, içinde ovaya can veren akarsular ile tarıma elverişli hale gelir. Dağların denize doğru bir elin parmaklarına benzer çıkıntıları arasında kalan koylar doğal birer liman oluşturur. Her liman, gerisinde bir antik kenti beslemiş ve varlık sebebi olmuştur.
 
KAYNAKLAR:
1. Ege ve Yunan Tarihi. Arif Müfid Mansel. Türk Tarih Kurumu Basımevi. 9. Baskı. 2011.
 
GÖRSELLER:
1. http://funmozar.com/aegean-sea/
2. http://bit.ly/1LDy5z6
3. http://funmozar.com/aegean-sea/

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.