ELEKTRİK KESİLDİ DE NE OLDU?

Sonuçta elektrik ile doğmadık, elektrik ile yaşayan bir canlı türü değiliz. Hatta yaşı 40 civarı olanlar elektriğin nimetlerinden faydalanmış olsa da, elektrik kesintisini kanıksamış bir nesil... Buzdolabında hep mum bulunduran, elektrik kesildiğinde apartmanın otomatını, asansörünü kontrol eden, elektrik gelinceye kadar mum ışığında gölge oyunları oynayanlarız.

Konumuz elektrik değil elbette. Bilgisayar ve İnternet... Ancak, elektriğin bilgisayarın yaşamı için ana madde olduğunu düşünürsek, ne yazık ki bilgisayar hayatını derinden etkilediğini düşünebiliriz. Peki, gelelim giriş cümlesine. Elektrikle doğmadıysak bilgisayara da 5-6 saat erişemediğimizde hayatın sonu değil ya? Ne kaçırmış olabiliriz ki?

Kütüphanedeki bilginin yaklaşık 14 yılda bir ikiye katlandığını biliyoruz. Ancak, artık 2012 yılı değerlerine bakacak olursak, dünyada her gün 2.5 KENTİLYON (yani 1000 Katrilyon, yani 1 Milyon Trilyon) byte bilgi üretiliyor.

Daha basit anlatmak gerekirse;

1 saat içerisinde Twitter’da 277.000 mesaj atılıyor.
1 saat içerisinde Facebook’ta 2.460.000 içerik (fotoğraf, video, genel mesaj, vb.) yazılıyor.
1 saat içerisinde Youtube’da 72 saat (4.320 dakika) video yükleniyor.
1 saat içerisinde Instagram’da 216.000 fotoğraf paylaşılıyor.


Bir başka deyişle, tüm dünyada 5 saat içerisinde Twitter’da 1.500.000 mesaj yazılıyorken, bunların hiçbirisini yazmıyor veya hiçbirisini okuyamıyor olmak ne kaybettirebilir ki? Zaten kedi resimleri paylaşıyorlar!

 
Size başka bir örnek.
 
Matbaa ilk olarak uzakdoğuda M.S.500'lerde bulundu. İnsanlar ellerindeki bilgiyi çoğaltmayı denediler ama çok da pratik olmayan yöntemi geliştirmek 1400'lerin başında Gutenberg’in işiydi. Peki Osmanlı ne zaman kabul edebildi? 1400'lerin sonu... Sadece bilgisini çoğaltamamanın, herkese yayamamanın, elindeki tüm kaynağı 50 seneden fazla kullanmamanın cezası ne oldu? 2 dünya savaşının tüm zararlarını yaşamasına rağmen gelişmeye devam eden ülkeler ile ilk kayıpta yıkılan bir devleti karşılaştırdığımızda görüyoruz. Elbette tek etken bu değil ama bilgiyi yayamayan bir sistemin bilgiyi geliştirme ve doğal olarak bilgi çağında yaşama şansı olmadığı net...

Peki 5 saat boyunca kedi fotoğrafı paylaşamamak bizi yıkacak mı?

Eğer sadece kedi fotoğrafı paylaşıyor ve maç sonuçları tartışıyorsanız, tabii ki 5 saat değil, 5 gün internetiniz gitse de kaybınız olmayacaktır. Ama ya dünyada üretilen bilgiyi takip ediyor, yenilikler üretiyor, gelişen dünyada var oluyorsanız? O zaman dünyaları kaybediyorsunuz işte.

Peki 5 saat boyunca kedi fotoğrafı paylaşamayanların kaybı? Onlar belki de yıllar önce kaybetmişler de, gömenleri yoktur, kim bilir?

Sevgiler, saygılar...
 
GÖRSELLER:
 
Yazarın arşivindendir.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.