Bu Sıcak Başa Bela

Sıcak, çok sıcak belki daha da sıcak olacak diyerek başlama istiyorum sözlerime. Biliyoruz ki, bu yıl yaz biraz geç geldi. Bol yağmurlu bereketli bir bahar geçirdik, hatta temmuz başına kadar sıcak yaşamadık desek yeridir. Ama şimdi ortalık yanıyor. Rekor sıcaklıklar ölçülüyor yurdumuzun her tarafında. Vatandaşlarımıza uyarılarda bulunduk şu saatlerde dışarı çıkmayın bu saatlerde serin yerlerde vaktinizi geçirin diye. Peki bizim çiftlik hayvanlarımıza ne olacak?

Ülkemizde modern işletmelerin sayısı giderek artmakta ama yine de geleneksel işletmeler, büyük bir çoğunluğu oluşturmaktadır. Barınak yapısı, işletme yönü, yönetimsel hatalar, bilinçsiz yetiştiricilik nedeniyle hayvanlarımız sıcaklık stresi yaşamakta böylelikle kayıplar meydana gelmektedir. Büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde önemli olan hayvanların soğuktan değil sıcaktan korunmasını sağlamaktadır. Çünkü sığırların vücut sıcaklıkları 38,5°C ile 39,1°C arasında değişkenlik gösterir. Yani insana göre daha yüksek vücut sıcaklıkları mevcuttur.

Ne yaparız biz bu sıcakta? Buz gibi limonata veya karpuz, deniz kenarında ya da yaylada geçirilecek güzel bir gün, klimalı ortamlarda çalışma keyfi, mis gibi duşlar, güneş ışığını yansıtacak kıyafetler vs. Yani biz insanoğlu sıcağında soğuğunda kolayca çaresini bulabilen bir türüz. Ancak hayvanlarımızın ağzı var dili yok yani tamamen bize muhtaç yaşamlarını sürdürmekte. Biz derimizi çıkartalım şurda iki bardak soğuk çay içelim diyemiyorlar. Onun için bazı önlemler almak, işletmemizin yapısına göre çözümler üretmemiz gerekmektedir. Peki nedir bu sıcak stresi; neden bu kadar önemlidir ve onu nasıl önleriz?

Sıcaklık stresi, hayvanların yaşamlarını ve optimum verim düzeylerini sürdürebilmesi için gerekli ortam sıcaklıklarının ve nemin üstünde seyreden durumlarda hayvanların buna verdiği tepkilerdir. Yaz aylarında ortaya çıkan bu durum işletmelerin karlılığı düşmekte, hayvanlarda kimi hastalıklar ve metabolik rahatsızlıklar meydana gelmektedir. Sığırlarda ortam sıcaklığı 24-27 °C nin üstüne çıktığı durumlarda sıcaklık stresi başlamaktadır. Sıcaklık stresi baş gösteren hayvanlarda şunlar yaşanır:
  • Solunum sayısı artar (80 solunum/dk)
  • Vücut sıcaklığı artar (> 39,1°C)
  • Su alımı artar
  • Terleme artar
  • Yem tüketimi düşer (özellikle kuru kaba yem)
  • Süt verimi düşer
  • Hayvanların hareketliliği düşer
  • Ayakta durma süreleri uzar
  • Barınağın serin yerleri daha kalabalık olur
  • Düşük kaba yem alımına bağlı asidozis şekillenebilir
  • Bağışıklık sisteminin zayıflaması sonucu mastitis vakalarında artış olur
Sıcak stresiyle başa çıkabilmek için bazı önlemlerin alınması gerekmektedir.

Barınaklarda Alınacak Önlemler

1. İşletmelerin çatı yükseklikleri ve çatıda kullanılan malzemeler büyük önem taşımaktadır. Çatı, iklime göre değişmekle birlikte 3,5-4 m. yüksekliğinde, baca ise 50-60 cm. yüksekliğinde olmalıdır. Ayrıca kullanılan malzemenin güneş ışığını yansıtan cinsten olmasına özen gösterilmelidir. Ayrıca maliyeti yüksek olmakla birlikte sandviç panel dediğimiz çatı malzemeside kullanılabilir.
          
2. İşletmelerde ortamın havasını sirküle edecek fanlar kullanılması hayvanların rahatlamasına yardımcı olacaktır. Ayrıca, fanlarla birlikte buharlama veya sisleme sistemleri kullanılabilir. Özellikle sağım önce bekleme padoklarında stresin azaltılması için önem arzeder. Oluşan serin ortamda hayvanların geviş getirmeleri teşvik edilerek tükürük salgısı arttırılır. Tükürüğün rumeni tamponlayıcı rolü vardır.   
  
3. Barınak içi sulukların temizliği ve sayısı çok önemli. Sulukların temiz olması, içerisindeki suyun taze olması, ayrıca gölgede olması gerekmektedir. Suluk sayısı iyi hesaplanmalıdır. Suluk başında olması muhtemel rekabetin azaltılması için bu önemlidir. Değişik sıcaklıklarda su tüketimi aşağıdaki tablodadır.
4. Barınak dışında da hayvanların gezinme alanlarında basit önlemlerle gölgelikler yapılabilir. Böylece hayvanların bir nebze de olsa serinletilmesi sağlanabilir.
                  
Besleme Açısından Alınacak Önlemler 
 
1. Sıcak dönemlerde tmr (total mixed ration) içeriğinin önemi büyüktür. Süt sığırları kendilerini yormayacak yemleri tercih etmektedir. Kuru kaba yemler diğer yem gruplarına göre daha az tercih edilmektedir. Suca daha çok zengin kaba yemler ve kesif yemler tercih edilir. Burada bir handikap mevcuttur. Eğer kuru kaba yem tüketimi düşük, kesif yem (yüksek nişastalı) tüketimi yüksek olursa rumen pH'ı hızla düşer ve asitlik artar ; böylece rumen asidozu dediğimiz rahatsızlık baş gösterir. Gübrede cıvıklık iştahsızlık, süt yağının düşmesi, ayaklarda problemler asidozis hastalığının belirtileridir. Bunun için tmr'ın kaba yem içeriği iyi ayarlanmalıdır. Tmr da hayvanların severek tüketeceği kaliteli kaba yemler kullanılmalıdır (yonca, fiğ gibi). Ayrıca partikül büyüklüğü 5 cm.'den küçük olmamalıdır.
2. Bu dönemde hayvanlara yemlerin taze olarak verilmesi gerekmektedir. Özellikle, suca zengin yemler kolayca kokuşabileceği için hayvan sayısına göre tüketim miktarı hesaplanarak verilmelidir. Mısır silajı, hasıl silajı, bira posası, şeker pancarı posası gibi suca zengin hammaddeler hem kolayca küflenir hem de uzun süre bekletildiğinde kokuşabilir. Bazı işletmelerde yemler erkenden hazırlanıp yem vagonunun içinde bekletilmekte, bu da besleme konusunda sıkıntılara yol açmakta hayvanlar severek tüketmemektedir.
3. Yemleme sıklığının arttırılması başka bir önlem konudur. Özellikle, iyi hesaplanamayan tmr'lar yüzünden hayvanların yemlikleri erken saatlerde boşalmaktadır. Günün ilerleyen saatlerinde yemliğe giden hayvan yemliğin boş olmasından dolayı yem ihtiyacını karşılayamamakta ve strese girmektedir. Yemlikler sıklıkla takip edilmeli ve kaba yemlerle takviye yapılmalıdır.
4. Yemlemenin ve sağımın serin saatlerde yapılması ise alınması gereken başka bir önlemdir. Özellikle, sıcaklığın yoğun şekilde hissedildiği 11:00 - 16:00 saatleri arası ana yemlemenin yapılacağı saatler olmamalıdır. Yukarıda da bahsettiğim gibi yemliklerin boş olmaması ve serin saatlerde yapılacak yemlemeler sıcak stresini ve bundan etkilenmeyi azaltacaktır.
5. Yaz sıcaklarında, süt ineklerinde görülen aşırı terleme sebebi ile yüksek düzeyde potasyum (K) kaybı ve tükürük bikarbonat düzeyinde düşüşler meydana gelmektedir. Bunun dışında, sıcaklık stresindeki hayvanlarda sodyum (Na) ve klor (Cl) düzeylerinin dikkatle ele alınması, vücudun asit baz dengesinin sürdürülmesi bakımından önemli mineraller olarak bilinmektedir. Bu nedenlerle, yaz sıcaklarında rasyon potasyum ve sodyum düzeyi dengelenmiş hayvanlarda süt veriminde iyileşmeler meydana gelmektedir.
6. Yaz aylarında kaba yem tüketimi düşük olacağı için rasyonlara by-pass yağ ilavesi yapılabilir.

Biz ne yaparsak yapalım sıcak stresine karşı hayvanlarımızı %100 koruyamayız. Yukarıda yazılan önlemler bizim bu dönemden minimum kayıpla yolumuza devam etmemizi sağlayacaktır. Unutmayalım ki hayvanlarımızın rahatı bizim karlılığımızı birinci derece de etkilemektedir. Onlara yapılan her yatırım misli ile geri dönecektir.
 
Kaynaklar:
  1. http://bit.ly/1LX4hcu
  2. http://bit.ly/1iVRnVa
  3. http://bit.ly/1YJZ8Od
  4. Alçiçek. A. 2014. Süt İneklerinde Sıcaklık Stresi Sunum Notları
Görseller:
Ahmet Alçiçek sunumundan alınmıştır.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.