OBEZİTE

Günümüzde insanlar, yoğun çalışma hayatlarında sürekli stres altında bulunuyor ve özellikle masa başı işleri ve fast-food yeme alışkanlığı obezitenin bir salgın haline dönüşmesine neden oluyor. Bunların yanı sıra, gece geç vakitlerde yenen yemek de obeziteye davetiye çıkarmakta. Bu konuda ABD’de fareler üzerine yapılan bir araştırmada fareler iki gruba ayrılmış ve gece beslenenlerin kilolarının gündüz beslenenlere göre yüzde 28 daha fazla arttığı ortaya konmuş. Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) verdiği bilgilere göre dunya nüfusunun yaklaşık 400 milyonu obez ve bu sayının 2015 yılında 700 milyona yükseleceği tahmin ediliyor. Bunun yanı sıra dünyada 1,5 milyar civarında da hafif şişman insan var ki bu da  gunumuzde obez ve hafif şişman sayısı dünya nüfusunun neredeyse üçte biri demek.
Ülkemizde de durumun ciddiyeti benzer boyutta. Yapılan araştırmalara göre, şişman insan sayısı 10 yılda iki kat artarak 11 milyona ulaşmış. Bu rakam ülke nüfusunun yüzde 15’ine karşılık geliyor. Yine şişmanlık gibi rahatsızlıklar zemininde gelişen şeker hastalarının sayısı gizli şekerle birlikte 5 milyona ulaşmış. Erişkin nüfusun 15 milyonu yüksek tansiyon hastası.
 
Uzmanların söylediğine göre sağlıklı beslenmek, tıka basa yememek ve spor yapmak obeziteyi engelliyo (ki bunu tahmin etmistik degil mi?). Diyetisyenlerin açıklamalarına göre son yıllarda kullanımı artan gıda katkı maddelerinden olan yüksek fruktozlu mısır şurubu, fruktoz insülin seviyesini yükseltmediği için diğer şekerlerin verdiği doygunluk hissini vermiyor. Bu da kişiyi daha fazla yemeye itiyor. Ayrıca cips, mayonez, sosis, salam, sucuk gibi gıdalarda lezzet arttırıcı olarak kullanılan monosodyum glutamat da iştah metabolizmasını bozuyor. Yine yağ hücrelerinin hacminin ergenlik döneminde büyümesi ileriki dönemde beslenme alışkanlığını etkileyeceği için “çocukluk çağı şişmanlığı” halk sağlığı için son derece önemli.
7. Uluslararası Beslenme ve Diyet Kongresinde dengeli beslenmenin yanı sıra spor veya günde en az 120 dakika tempolu yürüyüş tavsiye ediliyor. Sporun öneminin kavranmaya başlanması ile birlikte mahallelerdeki spor salonu sayıları da hizla artiyor. Ancak sporu da bilinçli yapmak gerekmekte. Nüfusunun yüzde 72’sinin spor yapmadığı bir ülkede bu ne ölçüde başarılabilir ki?
 
Önümüzdeki sayılarda konuya daha derin bir bakış atacağız.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.