Arazi Toplulaştırması ile Bina Toplulaştırması: Yeşil Kentler

Arazi; sınırları belirli, üzerine ekim ya da dikim yapılabilme potansiyeli olan, imar uygulamasına dahil edilmemiş boş topraklardır. Toplulaştırma ise birleştirme, bir araya getirme, düzgün hale getirme anlamlarına gelmektedir. Kentler genellikle yeşilin hızla azalmakta olduğu, nüfusun sürekli arttığı, çevrenin hızla kirlendiği tarım dışı yerleşim alanlarıdır. Bu nedenle tıpkı tarım alanlarında olduğu gibi, kentsel alanlarda da bir düzenlemeye ihtiyaç vardır. Kentlere, kaybettiği yeşili kavuşturma rüyası, gerçekten uzak bir düşünce şekli değildir. Sanayinin, ticaret alanlarının fazla bulunduğu, insanların geçimini sağladığı iş imkânlarının büyük bir bölümünü barındıran kentsel alanlar, tarım arazilerimizin bulunduğu alanlara doğru hızla gelişmektedir. Bu olumsuz gelişmeyi durdurmak, hatta bazı bölgelerde olumluya dönüştürmek, ekolojik restorasyona uygun olmayan tarım alanlarının, yeşil kentlere dönüştürülmesiyle ve kentlerin betonlaşmış eski alanlarında, yeşil yoğunluğunun arttırıldığı kentsel dönüşüm planlamalarında uygulanacak yeni imar oranlarının belirlenmesi ile mümkün olacaktır.
Günümüzde yaygınlaşan sürdürülebilir kalkınma kültürü insanoğlunun ekolojinin önemini daha doğru bir biçimde anlamasını sağlamış ve böylelikle çevreye iyi niyetli ancak yanlış müdahaleler başlamıştır. Geçmişte çevre bilinci olmadan ya da günümüzde yanlış muamelelerle doğaya yapılan yanlış uygulamalar sonucunda, tehlike altında olan her tür, ekolojik restorasyonun döngüsünü de tehdit etmektedir. Bu da yok oluş hızımızı arttırmaktadır. Bozulmaya uğramış alanlarda, ekosistemin iyileştirilmesine yönelik çalışmalara ekolojik restorasyon denmektedir. Restorasyonda amaç uygulama yapılacak bölgelerde mevcut türlerin korunması, çoğalması ve biyolojik çeşitliliğin yok oluşunu durdurarak ekosistemi önceki haline dönüştürmek olmalıdır. İnsanın doğayla her etkileşiminde, kentsel alanlarda, sanayi alanlarında ve diğer alanlarda doğal yapı korunarak sadece insanlara değil, tüm canlılara uygun yaşama alanları oluşturulmalı ve mevcut doğal alanlar korunmalıdır (Gökkür ve Şahin, 2015).
Gelincik Bebeğini Yapan: Güller BÜDÜŞ

Gelincik çiçeğinden yapılan bu bebekte, herhangi bir yapay boya ya da sabitleyici malzeme kullanılmamıştır. Gerçek mutluluğun doğada olduğunu unutan insanoğlu, eski güzel günlerini elbette hatırlayacaktır.
 
Arazi toplulaştırması kapsamına göre çeşitli şekillerde tanımlanabilmektedir. Dar anlamda arazi toplulaştırması, parçalanmış mülklerin hiçbir alt yapı çalışmasına yer verilmeden birleştirilmesi olarak tanımlanmaktadır. Geniş anlamda toplulaştırma ise, parçalanmış mülklerin birleştirilmesi yanında; sulama, drenaj, ulaşım, toprak-su koruma önlemleri ve kırsal yerleşimin gerektirdiği çeşitli hizmetleri de kapsamaktadır. Özellikle Avrupa ülkelerinde arazi toplulaştırması bir kırsal düzenleme ve kırsal kalkınma aracı olarak kullanılmaya başlanılmıştır. Dağınık parselleri birleştirmek amacı ile başlanan ve esas öğesi her zaman olduğu gibi yine toprak düzenlemesi olan arazi toplulaştırması, günümüzde bütünleşik bir kırsal alan planlamasına yönelik çok yönlü kırsal gelişim aracı olmuştur. Tüm toplumun gereksinimleri doğrultusunda kırsal alanda bir fiziksel planlama, doğanın bakımı ve korunması, çevre sağlığı, dinlenme yerleri, su ekonomisi, zararlı atıkların yok edilmesi, balıkçılık, avcılık, enerji sağlanması, devlet yollarının planlanması, bölge planlanması, madencilik, hammadde kaynaklarının korunması ve güvence altına alınması önlemlerini de kapsayarak içeriğini genişletmiştir (Küsek, 2008).
Tarım işletmelerinde verimliliği büyük ölçüde düşüren arazi parçalanmasının nedenleri:
  • Miras yoluyla parçalanmalar
  • Hisseli ve bölünerek yapılan satışlar
  • Sulama, karayolları ve demiryolları gibi tarım arazilerinden geçen kamu yatırımları
  • Sermaye ve işgücü yetersizliğinden dolayı yapılan kısmi kiracılık ve ortaklık
  • Sel, taşkın ve heyelan gibi olaylar
  • Tarım kesimindeki yüksek nüfus yoğunluğu ve gelir yetersizliği
  • Coğrafi ve topoğrafik konumdan dolayı oluşan parçalanmalar
  • Yaylak ve mera parçalanmalarıdır (Berk, 2015).
Türkiye’de tarım işletmelerinin sayısı parçalanmadan dolayı devamlı artmaktadır. Tarım arazilerinin çeşitli nedenlerle küçülmesi verimliliği düşürmektedir. Verimin düşmesi ve zaman kaybı olması nedeniyle ekonomik tarım yapılamamaktadır. Bu sorunun ortadan kaldırmak için arazi toplulaştırması yapılması gerekmektedir (Berk, 2015).
 
Ülkemizde sulama projelerinde, fiilen sulanan alanların, proje kapsamındaki sulanabilir alana oranını ifade eden sulama oranı çok düşük değerlerdedir. Bunun nedeni ise sulanan parsellerin şekilsiz ve küçük oluşu ile sulama şebekesi uzunluğunun yetersiz olmasıdır (Çevik ve Tekinel, 1988; Arslan ve Tunca, 2013).
 
Çağdaş tarımın uygulanmasında sulama projeleri ile birlikte drenaj kanalları, tesviye ve tarla içi yolların yapımı gibi hizmetlerin tarım reformu ve arazi toplulaştırması ile birlikte değerlendirilmesi, çevre ve doğanın korunması, köylerin yenilenmesi, kamu yatırımlarında fiziki tesisler için arsa temini, kırsal kalkınma hedefine ulaşmadaki yegâne yoldur. Arazi toplulaştırmasında her parsel sulama şebekesine bağlandığından dolayı sulama oranı artmaktadır. Sulama ve açık drenaj kanalı, karayolu ve demiryolu gibi fiziki tesislerin sebep olduğu parçalanmalar önlenmektedir. Fiziki tesislerin inşasında kolaylık ve maliyetinde tasarruf sağlanmaktadır. İşletme merkezi ile parseller arasındaki mesafelerin kısalması nedeniyle işletme yönünden ve akaryakıttan tasarruf sağlanmaktadır. Parsel şekilleri düzeltilmekte ve birim parsel büyüklükleri artmaktadır. Parsel sayısının azaldığından parsel sınır uzunlukları kısalmakta, böylece parsellerin korunmasında kullanılan tel, çit ve duvar gibi malzemelerden tasarruf sağlanmaktadır. Arazi toplulaştırması ile beraber tarla içi drenaj, tarla içi yol ve tahliye ile toprak ıslahı çalışmaları gibi tarla içi geliştirme hizmetleri de yapıldığından üretimin artırılması ile çiftçinin geliri artmaktadır. Proje ile her parsel sulama kanalı ve yola kavuştuğundan, çiftçiler arasındaki anlaşmazlıklar ortadan kalkmakta, böylece sosyal huzur sağlanmaktadır. Proje uygulaması ile tapu-kadastro kayıtlarının yenilenmesi sağlanmış olmaktadır. Maliye hazinesine ait araziler ile meralar toplanarak kanal ve yolla sınırlandırıldığından çiftçilerin tecavüzleri önlenmektedir. Parsel boyutları ve şekillerinin makineli tarıma uygun hale getirilmesi sebebiyle modern işletmelerin kurulması mümkün olabilmektedir (Parlak, 2010).
Tarımla uğraşan kesimde genellikle ne kadar fazla gübreleme ve sulama yaparsan, daha fazla verim alırsın düşünce yapısı hâkimdir. Bu nedenle tarım arazilerimiz hızla çoraklaşmakta, toprak ve su kaynaklarımız hızla kirlenmektedir. Aşırı gübrelemeden toprakta tuzlulaşma, asitleşme meydana gelmektedir. Arazi toplulaştırmasıyla, mevcut su kaynaklarının etkin kullanılmasıyla, sulanan arazi miktarı artacaktır. Basınçlı sulama sistemlerinin kullanımının yaygınlaşmasıyla, gübrelemenin topraklarımıza ve su kaynaklarımıza olumsuz etkileri azalacak ve gübreleme masrafları düşecektir.
 
Arazi toplulaştırması yapılan yerlerde, etkin sulama ve kısıntılı sulama uygulamaları ile daha fazla alan sulanabilir. Yeni, kendinden hareketli sulama teknolojilerinin uygulanabileceği parseller oluşturulabilir. Ülkemizde sulama veri tabanının hazırlanmasına yönelik yapılan çalışmalar, arazi toplulaştırma çalışmalarıyla birlikte etkin bir biçimde yürütülmelidir.
 
Nüfus artışına bağlı beslenme sorunu sebebiyle, gıda güvenliğinin tehlikeye girmesi ve bunun sonucunda ülkelerin karşılaştığı göç tehdidi, geçmişten bugüne coğrafyanın şekillenmesine, yeni devletler kurulmasına neden olmuştur. Verim artışı ürünün fiyatlarında düşüşe ve arz artışına sebep olur. Say’ın “Her Arz Kendi Talebini Oluşturur” yasasını, piyasada dolaşan para miktarının aynı seviyelerde olduğunu kabul edip durgun bir döneme giren modern dünyada; biraz farklı biçimde yorumlarsak; özellikle tarım ürünlerinde bir ürünün fazla miktarda olması, fiyatının düşmesine ve ona olan talebin artmasına yani arz artışı, talep artışına neden olur. Arazi toplulaştırılması, üretilen ürünlerin maliyetlerinin düşmesine ve böylelikle sürdürülebilir gıda güvenliğine hizmet etmektedir. Sulanan alanların artmasıyla oluşabilecek verim artışının işletmelerin gelirlerinin artmasına, kırsal alanda yaşayanların milli gelirden daha fazla pay almasına ve sosyal yönden gelişmelerine, göçün önlenmesine, toplulaştırma yapılacak bölgelerde sanayinin gelişmesine ve ekonomimize olumlu katkıları olacaktır. Yeryüzünde yaşamın devamlılığının sağlanabilmesi için, tarım arazilerinin toplulaştırmayla korunması gereklidir.
 
Tarımda ortalama işletme büyüklüğü bakımından, Avrupa Birliği ortalamasının yarısı kadar olan işletmelerimizde, yıllara göre ortalama işletme büyüklüğü ve işletmede çalışan hane sayısı hızla düşmektedir. Arazi toplulaştırması çalışmaları eğer yapılmasaydı bu rakamlar daha da düşük olacaktı. Arazi toplulaştırma projeleri, birçok sektörün yatırım yapmasını da teşvik eden, yatırım projeleridir. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın yaptığı arazi toplulaştırması ve sulama yatırımları ile ilgili sürekli geliştirdiği yeni destekleme politikalarının ve arazilerin parçalanmasını önleyici yeni miras hukukunu içeren Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun tarım arazilerimizin, ekolojinin ve su kaynaklarımızın korunmasına, büyümeye, istihdam artışına, iklim değişikliği ile mücadelede yakın ve orta vadede karşılaşabileceğimiz küresel krizleri aşmada olumlu katkıları olacaktır.
Arazi toplulaştırması bölgeye uygun ürün deseninin belirlenmesine yönelik yapılan çalışmaları da içermektedir. Üretimdeki belirsizlikleri azaltmak için ülke genelinde, belirli standartları olan ulusal tarım ürünleri pazarının devlet desteğiyle kurulması ve çiftçilerin bu pazarla entegrasyonu faydalı olabilir.
 
Ülkenin ekonomik istikrara kavuşması deniz taşımacılığı, hızlı tren ve arazi toplulaştırmasının bir bütün olarak gerçekleştirilmesinden geçer. Ulaşım hizmetlerinin ülke genelinde yaygınlaşması tüm sanayi ve tarım ürünlerinin daha ucuza taşınmasını ve üretim maliyetlerini ve ürünlerin fiyatını da düşüreceği gibi, yerli turizmimizin gelişmesine kırsal alanda yaşayanlara yeni iş imkânlarına kavuşmasına katkı sağlayacaktır. Üretim ve taşımacılık maliyetlerinin azalması, tarım ve sanayi ürünlerinin uluslararası pazarlarda rekabet gücünü arttıracaktır.
 
Tarım arazilerinin başka amaçlar için kullanılmasını önlemeye yönelik yapılan yönetmelik güçlendirilmelidir. Arazi toplulaştırma projeleriyle birlikte yürütülen köy geliştirme çalışmaları kapsamındaki köy imar planlarının hazırlanması, tarım arazilerinin amaçları dışında kullanılmasını engellemektedir. Arazi toplulaştırmasıyla topraklarımız korunacak ve böylece tarım arazilerinin vasfını yitirme hızı düşecektir.
 
Tarım arazileri, sanayi, maden, turizm ve kentsel alanların ortak yanı, doğayı işgal etmiş olmalarıdır. Kentler tüketimin yoğun olduğu alanlardır. Bu yoğunluğa rağmen genellikle barındıramadığı, eksik olduğu bir tek şey vardır. O da mutsuzluğunu yenme konusunda olumlu etkileri olan, yaşama sevincini, işteki performansını arttıracak, yeşil bir çevredir.
 
Arazi toplulaştırması, tarım arazilerinin restorasyonunu yani bozulmadan önceki haline getirilmesini de kapsamalıdır. Şehir planlayıcıların gözetmesi gereken çıkar doğanın, iyi bir çevrenin lehine olmalıdır. Bazı kentlerin çevresinde, ekolojik restorasyonla eski haline dönmesi mümkün olmayan alanlar mevcuttur. Bu alanlara yeşil yoğunluğu fazla imar oranı düşük yapılar yapılarak, kentsel yenilenme çalışmaları yapılabilir. Bu alanlara yakın eski yerleşim yerlerinde oturanların, yeni kentsel alanlara yerleştirilmesiyle, eski binalar yıkılıp, yeni belirlenmiş imar oranlarına uygun kentsel yenileme çalışmaları yapılabilir. Yasal mevzuat çalışmaları hazırlanırken, arazi toplulaştırması örnek alınmalıdır. Bu şekilde şehirlerin sınırlarından iç kesimlerine doğru bir kentsel yenilenme gerçekleştirilebilir. Devletin kentlerin çevrelerinde bulunan ekolojik restorasyonunun mümkün olmadığı arazilerinin bu şekilde değerlendirilmesi, sahip olduğu varlıklarının değerinin ve gelirlerinin artmasına katkı sağlayacaktır.

"THE URBAN BUILDING PLANNING WITH LAND CONSOLIDATION: GREEN CITIES
 
In our country, the most important problems of the agricultural sector are small land, multi-part areas, and formless land. Land consolidation has many utilities, such as parcel consolidation, decreasing the costs of irrigation and drainage projects.
 
Green is rapidly decreasing because of growing population. As a result of the human activities, quality of life of the urban population falls. Just as an arrangement in the field of agriculture, an arrangement in urban areas is necessary. Land consolidation work can be used as an effective tool in urban regeneration projects. The aim of this study is to change urban regeneration applications in Turkey. With building planning and design will contribute to the development of more greener cities. In the future more suitable agricultural land and green settlements will be created with land consolidation and urban building planning."

Kaynaklar:
  1. Arslan, H., Tunca, E., 2013. “Arazi Toplulaştırmasının Sulama Projelerinin Performansı Üzerine Etkileri” Anadolu Tarım Bilimleri Dergisi (Anadolu Journal of Agricultural Sciences), 28(3), ss 126-133.
  2. Berk, H., 2015. Tarım Arazilerinde Toplulaştırma ve Üretici Bilinç Düzeyi, Adnan Menderes Üniversitesi,  Ziraat Fakültesi, Tarım Ekonomisi Bölümü,  Lisans Bitirme Tezi, ErişimTarihi:15/04/2016,  Erişim Adresi: http://bit.ly/1Ww09Zu
  3. Gökkür, S., Şahin, M., 2015. Ekolojik Restorasyon ile Yok Oluşu Durdurma, Anadolu Doğa Bilimleri Dergisi 6 (Özel Sayı 2), s.198-202, 2015 (Journal of Anatolian Natural Sciences).
  4. Küsek, G., 2008. II. Kadastro Kongresi, Kamulaştırma, Toplulaştırma ve Dağıtım Daire Başkanı, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü ANKARA, Erişim Tarihi: 15/04/2016, Erişim Adresi: http://bit.ly/1O16VzD
  5. Parlak, Z., 2010. Yaşanabilir Bir Kırsal Oluşturmak “Arazi Toplulaştırması” Ankara.
  6. Çevik, B., Tekinel, O., 1988. Arazi Toplulaştırması., Sulama Projelerinde Arazi Toplulaştırma Seminer Bildirileri, Devlet Su İşleri, 14-17 Kasım, Bursa. 45-68.
  7. Uzundumlu, A., 2012. AB Ülkeleri ile Türkiye Tarımsal Yapısının Karşılaştırılması, Alınteri Ziraai Bilimler Dergisi, ISSN:1307-331123(B): 64-73.
Görseller:
  1. http://bit.ly/1XYzgfP
  2. Yazara aittir.
  3. http://bit.ly/1Ww09Zu
  4. http://bit.ly/1YWx2xz
  5. http://bit.ly/1VY8sOX

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.