Patates Mucizesi

İnsan beslenmesinde önemli bir besin kaynağı olan patatesin anavatanı Güney Amerika’daki  And Dağlarının yüksek yaylalarıdır. Amerika kıtasının keşfinden sonra dünyanın diğer bölgelerine yayılmaya başlamıştır. Önce Kuzey Amerika ve yaklaşık dört asır önce İspanyol denizciler tarafından Avrupa’ya getirilmiştir. Avrupa’da önce “Solanum tuberosum ssp. andigena” ve daha sonra ise “Solanum tuberosum ssp. tuberosum” alt türü yetiştirilmeye başlanmıştır. İkincisi giderek yayılmış ve geniş alanlarda yetiştirilmeye başlanmıştır. Bugün tarımı yapılan verimli patates çeşitleri Tuberosum alt türünün kendi arasında yine bu alt türün yabani türlerle yapılmış çeşitli melezlemelerinden elde edilmiştir (Çaylak, 2002; Yavuz, 2011).
Patates (Solanum tuberosum L.), dünyada mısır, çeltik ve buğdaydan sonra en fazla üretimi yapılan dördüncü bitki konumundadır. Yumrularında ortalama %15-25 kuru madde içeren patates, özellikle karbonhidratlar (nişasta), protein, vitaminler (C, B1, B3, B6, K, folate, pantothenik asit) ve mineraller (K, Mn, Mg, Fe, Cu, P) açısından oldukça zengin olup; birçok farklı kullanım sekliyle en önemli bitkisel gıda kaynaklarından birisidir. Kabukları ile birlikte haşlanmış 100 g patates, yetişkin bir insanın günlük C ve B6 vitamini ihtiyaçlarının %16’sını, potasyum ihtiyacının %15’ini, mangan ihtiyacının %11’ini, protein ihtiyacının %5’ini karşılamaktadır. Bütün bunların yanında sadece 93 kalori (389 kJ) enerji vermesi ve çok çabuk doygunluk hissi oluşturması nedeniyle sanılanın aksine besleyici bir diyet yiyeceğidir (Anonim, 2009; Günel ve ark., 2010).
 
Tek yıllık bir kültür bitkisi olan patates, çeşitli iklim bölgelerine kolaylıkla uyum sağlayabildiği için, dünyanın hemen her yerinde başarıyla yetiştirilmiş ve besin kaynağı olarak değişik şekillerde kullanılarak tüketimi hızlı bir şekilde artmıştır. Yumrularında nişasta halinde karbonhidrat, protein, vitaminler ve Fe gibi önemli besin maddelerini içeren patates, insanlar tarafından doğrudan mutfaklarda tüketildiği gibi, işlenerek değişik şekillerde (cips, parmak patates vs.) tüketilmektedir. Ayrıca, ekmek ununa belirli oranında (%2.5-3.0) patates unu karıştırıldığında, ekmeklerin lezzetini artırmakta ve bayatlamayı geciktirmektedir. Yüksek oranda nişasta içeren çeşitler endüstride hammadde (un, nişasta, alkol, v.s.) olarak ve bir kısmı da hayvan yemi (ıskartalar) olarak değerlendirilmektedir. Patates nişastası, salam ve sosis yapımında oldukça yaygın kullanılmaktadır. Özellikle geri kalmış, yetersiz ve dengesiz beslenen ülkelerde patates, değerli bir besin kaynağı olarak önem kazanmaktadır. Patates beslenme değerinin yüksek ve kullanım alanlarının geniş olması nedeniyle, geri kalmış ve yetersiz beslenen ülkelerde, giderek büyüyen açlık sorununa cevap verebilecek en önemli gıda maddelerinin başında gelmektedir (Arıoğlu,2002; Arıoğlu, 2006).
 
Milyonlarca insanın açlık ve yetersiz beslenme sorunlarıyla karşı karşıya olduğu dünyada, bu sorunların çözümüne katkı sağlayabilecek ürünlerin başında patatesin geldiğini düşünen Birleşmiş Milletler Tarım ve Gıda Örgütü (FAO), bu konuda bir farkındalık yaratmak amacıyla 2008 yılını “Dünya Patates Yılı” ilan etmiştir. “Gizli hazine” sloganı ile uygulamaya sokulan Dünya Patates Yılı etkinlikleri çerçevesinde, özellikle az gelişmiş ülkelerde patates tarımının yaygınlaştırılması amacıyla birçok proje uygulamaya sokulmuştur (Günel ve ark., 2010).

Patates, içerdiği besin maddeleriyle sağlık açısından birçok fayda sağlamaktadır. Özellikle cilt sağlığı için çok yaygın olarak kullanılır. Cilt bakım ürünleri ve maskelerinde bol miktarda patates kullanılı ki bunun en büyük sebebi patatesin bol miktarda C vitamini içermesidir. Bunun dışında, patates saç ve sindirim sistemi sağlığına önemli derecede katkıda bulunmaktadır. Patates harika bir enerji deposudur. Kötü kolesterol seviyesini dengeler. Düzenli olarak patates tüketimi stres sorunlarıyla daha etkili mücadele etmeye yardımcı olabilir (Anonim, 2016 a).

Patates ılıman-serin iklim bölgelerinin bir bitkisi olmasına rağmen, farklı iklim bölgelerine de kolaylıkla adapte olabilmektedir. Ayrıca, birim alandan elde edilen net getirisi, alternatif ürünlere göre daha yüksektir. Bu nedenle dünyanın hemen her ülkesinde az ya da çok patates üretimi yapılmaktadır. 2004 yılı değerlerine göre dünya patates üretimi 327.6 milyon ton olup, bunun %75.7’si 19 ülke tarafından karşılanmaktadır. Dünyada kişi başına gıda amaçlı patates tüketimi 33.4 kg olarak hesaplanmıştır. Dünya patates üretiminin %50’den fazlasını gerçekleştiren Asya ülkelerinde kişi başına ortalama tüketim 24 kg iken Avrupa ülkelerinde  88, K.Amerika’da ise 60 kg’dır. Aynı dönemde ülkemizdeki kişi başına patates tüketimi ise 43.2 kg olarak gerçekleşmiştir (FAO,2008; Arıoğlu, 2006). Türkiye 2014 yılı dünya patates üretiminde %1’lik payıyla, 4.822.000 tonla bir önceki yıla göre 6 basamak  yükselerek 13. sıradadır (Anonim, 2015).
 
Patates, kullanma şekline ve gelişme sürelerine göre 2 şekilde sınıflandırılır (Bayraktar, 1981; Yavuz, 2011).
 
Kullanma şekillerine göre:
  • Yemeklik çeşitler,
  • Sanayide kullanılan çeşitler,
  • Hayvan yemi olarak kullanılan çeşitler.
Yetişme sürelerine göre:
  • Erkenci çeşitler (65-80 gün)
  • Orta-erkenci çeşitler (90-120 gün)
  • Geççi çeşitler (120-150 gün).
Patates yumrularının kabuk rengi açık sarı, sarı, kahverengi, mor, kırmızı veya mavi olabilir. Rengin oluşumuna çeşit özelliği, toprak yapısı ve sıcaklığının etkisi vardır. Et rengi ise beyaz, krem, açık sarı, sarı ve koyu sarı olabilir. Kırmızı ve mor renkli olan patates çeşitleri de vardır (Yavuz, 2011).
 
Tatlı Patates
 
Tatlı patates (Ipomoea batatas), Convolvulaceae familyasından yumruları yenen, nişastalı ve tatlı bir bitki türüdür. Bildiğimiz patatesle hiçbir alakası olmayan, tamamen farklı bir sebzedir. Tatlı patatesin yaprakları ve filizleri yenirken, patatesin yumruları dışındaki bölümleri yenmez ve de zehirlidir. Tatlı patatesin anavatanı Orta Amerika ile Güney Amerika'nın kuzey-batı bölümleridir. Sıcak ülkelerde yetişen tatlı patatesin dünyadaki başlıca üreticileri Çin, Endonezya, Hindistan, Vietnam, Nijerya, Uganda ve Amerika'dır. Türkiye'de ise İskenderun, Hatay ve Niksar'da yetiştirilmektedir.
Tatlı patatesin kabuk ve iç kısmı çeşitli renklerde olan pek çok türü vardır. Tatlı patatesin içindeki etli kısmının rengi beyaz, sarı, turuncu veya mor; kabuk kısmının rengi ise beyaz, sarı, mor, kırmızı veya kahverengi olanları vardır. En yüksek beta karoten içeren içi turuncu renkli olan türdeki tatlı patateslerdir. Türkiye'de yetiştirilen tatlı patateslerin çoğunun içleri beyaz ve sarımsı renklidir. Doğal olarak şekerli bir sebze olan tatlı patatesin özellikle çocuklar tarafından çok sevilen balkabağı ve patates arası bir tadı vardır. Dünya mutfaklarında yaygın olarak kullanılan tatlı patates ile yapılan pek çok farklı yemek çeşidi vardır. Kızartma, haşlama, fırında, közleme olabilir; püresi, garnitürü, çorbası, salatası ve pek çok yemeği yapılabilir. İyice yıkanmış kabukları yenebilir. Tatlı patates buharda pişirilince veya haşlanınca vitaminini kaybetmemektedir. Büyümede en önemli vitaminlerden olan zengin A vitamini içeriği, kolay sindirilmesi ve düşük alerji riski özelliğiyle tatlı patates bebek beslenmesinde önerilen ilk ve en önemli besinlerden birisidir. Tatlı patates vücutta A vitamini üretimine yardımcı olan beta-karoten bakımından zengindir. A vitamini, C vitamini, yoğun olarak B6 vitamini ile diğer B kompleks vitaminlerini içerir. Ayrıca bakır, manganez, lif, fosfor ve potasyum içerir. İç kısmının rengi sarı veya turuncu olan bir tatlı patates çeşidinin 100 gramı kişinin ortalama günlük A vitamini ihtiyacının birkaç katını, C vitamini ihtiyacının ise yaklaşık yarısını karşılamaktadır. Sahip olduğu bu zengin ve dengeli besin içeriği nedeniyle az gelişmiş ülkelerdeki yetersiz ve dengesiz beslenme sorunlarını azaltmak için tatlı patatesin üretim ve tüketiminin artırılması yönünde projeler geliştirilmektedir.
 
Tatlı patates, şeker hastaları için yararlıdır. Kan şekerini düzenleyici etkisi vardır. Düşük glisemik indeks değerine sahip olan tatlı patates yendiği zaman kan şekerini yavaş yavaş yükseltir ve uzun süre aynı seviyede kalmasını sağlayarak açlık hissi duyulmasını engeller. Tatlı patates tüketimi karaciğer, cilt ve prostat kanseri riskini azaltır. Kalp krizi riskini düşürücü etkisi vardır. Bağışıklık sistemini güçlendirir, kanser ve yaşlanma etkilerine karşı mücadele eder. Göz ve karaciğer hastalıklarına karşı son derece yararlıdır. Zengin lif ve magnezyum içeriği ile sindirim sistemi için mükemmel bir besindir. Kolesterolü düşürür, bağırsakların sağlıklı çalışmasına katkıda bulunur ve uzun süre tokluk hissi vererek zayıflamaya yardım eder. Demir eksikliği, astım, romatizma ve cilt sorunlarının tedavisinde etkilidir (Anonim, 2016b).
 
Patateste Depolama
 
Patates fazla miktarda su ihtiva eden bir ürün olduğundan iyi bir şekilde depolanmazsa çok zarara uğrar. Yumrular çürür, pörsür, filiz verir ve değerini kaybeder. Yumrular en iyi şekilde; olgun, zedelenmemiş ve temiz olarak 3 ile 4°C sıcaklık, %85-90 nispi nemde ve solunum sonucu meydana gelen karbondioksit, su ve ısıyı uzaklaştırıp oksijen sağlamak için havalandırma tertibatı iyi olan özel koruma depolarında saklanabilir. Depolamada yığın yüksekliği, yemeklik patateslerde 3-4 metre olabilir. Tohumluk patateslerde ise en fazla 1 metre olmalıdır (Karbuz ve ark., 2009). Tatlı patatesin depolanması normal patatesten farklıdır. Soğuk koşullarda  depolanamaz, şeker oranı yükselir ve çürür.
 
Patatesin Pazarlanması ve İhracat Potansiyeli
 
Patates tarımında amaç üreticinin gelirini yükselterek, üretimi karlı hale dönüştürmektir. Bunu sağlamanın yolu da, ürün maliyetini düşürmek veya ürünün yüksek fiyattan pazarlanmasını sağlamaktır. Patates üretiminde maliyeti düşürmenin iki yolu vardır. Bunlar; üretim girdilerini destekleyerek, ürün maliyetini düşürmek veya birim alandan elde edilen verimi artırmak (Arıoğlu, 2006).
 
Birim alandan elde edilen yumru verimini artırmak, uygun çeşit ve kaliteli tohumluk kullanmak, ekim nöbeti uygulamak, yeterince ve uygun koşullarda gübre ve ilaç kullanmak, yetiştirme tekniklerini eksiksiz ve zamanında uygulamak gibi yetiştiricilik konularında bilimsel esaslara uymakla sağlanabilir. Ülkemizde yetiştirilen patateslerin büyük bir kısmı yemeklik olarak tüketilmekte, çok az bir kısmı ise sanayide değerlendirilmekte ve tohumluk olarak kullanılmaktadır (Arıoğlu, 2002; Arıoğlu, 2006). Patates, diğer ürünlerle kıyaslandığında nispeten daha ucuz bir gıda kaynağı olmasına rağmen, tüketiminin ülkemizde yeterince yaygınlaştığını ve çeşitlendiğini söylemek zordur. Ülkemizde üretilen patateslerin büyük bir kısmı yemeklik olarak tüketilmektedir. Nevşehir, Yozgat, Afyon, Bursa, Adapazarı, İzmir ve İstanbul’da kurulu sanayi tesislerinde işlenerek un, nişasta, püre, alkol, parmak patates ve cips şeklinde üretim yapılmaktadır. Ancak, bu şekilde değerlendirilen patates miktarı çok düşüktür. Bu miktarın artırılması için gerekli teşvik tedbirlerinin acilen alınması gerekmektedir. Patates yemeklik taze veya işlenmiş ürünler ve tohumluk ticareti açısından dünyada önemli pazarı olan bir üründür. Türkiye’nin patates üretiminde göstermiş olduğu büyük ilerlemeye rağmen, dünya patates ticaretinde yeterli pay sahibi olduğu söylenemez.  Türkiye’nin AB ülkelerine turfanda patates ihracatı yapılabilir. Bu açıdan ülkemizde önemli bir potansiyel bulunmaktadır. Türkiye’den sürekli patates satın alan ülkeler; Ürdün, Irak, Lübnan, S.Arabistan ve Kuveyt gibi Ortadoğu ülkeleridir. Ortadoğu’da bulunan Arap ülkelerinde iklim koşullarının patates üretimine uygun olmaması nedeniyle, gereksinim duydukları patatesi ithal yoluyla karşılamaktadırlar. Patates ihracatı bakımından bu ülkeler bizim için önemli bir pazar konumundadırlar. Patates tarımının geleceği açısından bu pazarları çok iyi değerlendirmemiz gerekmektedir (Arıoğlu, 2006).
 
Son yıllarda uygulanan yanlış tarım politikaları nedeniyle diğer bitkilerde olduğu gibi, patateste üretim maliyeti de önemli miktarda artmıştır. Bu nedenle, gübredeki KDV oranları düşürülerek, sulamadaki elektrik ücretleri indirilerek ve çiftçiye daha ucuz akaryakıt temin ederek, üretim girdileri devlet tarafından desteklenmelidir (Arıoğlu, 2006).
 
Birim alandan elde edilen yumru verimini artırmak
 
  1. Uygun çeşit ve kaliteli tohumluk kullanmak,
  2. Ekim nöbeti uygulamak,
  3. Yeterince ve uygun koşullarda gübre ve ilaç kullanmak,
  4. Yetiştirme tekniklerini eksiksiz ve zamanında uygulamak gibi yetiştiricilik konularında bilimsel esaslara uymakla sağlanabilir.
Ülkemizde bölgelere göre çok belirgin bir çeşit farklılaşması da görülmemektedir. Üreticilerin çeşit tercihlerinde çeşide olan aşinalık ve tohumluk tedarik kaynağının (çoğunlukla yerel tohumluk üreticileri) önerileri etkili olmaktadır. Son yıllarda sanayilik patates üretimine yönelik (bir kısmı sözleşmeli) üretimlerde özel çeşit tercihleri yapılmakla birlikte, bu tip üretim halen toplam üretimimiz içerisinde çok az yer tutmaktadır. Patates, geniş yayılma alanına sahip olmasına rağmen, çeşitlerin verim potansiyeli bölgelere göre çok büyük değişimler göstermektedir. Ülkemiz çok farklı ekolojik özelliklere sahip tarım bölgelerinden oluşmaktadır. Türkiye’de belirli alanlarda özel adaptasyon yeteneğine sahip olan çeşitlerden ziyade, genel uyum yeteneği yüksek çeşitler kullanılmaktadır. Diğer bir ifadeyle, bölgelere göre özel çeşit tercihi yapılmamaktadır. Ülkemizde bazı yıllar patates üreticisi için pazar bulma önemli sorun oluşturmakta; ayrıca, patates fiyatları yıldan yıla büyük dalgalanmalar göstermektedir. Bunda yıllık üretim miktarlarının (ürün arzı) etkisi olduğu gibi, sektör içerisindeki yapısal eksiklikler, küresel siyasal gelişmeler ve uluslararası ilişkiler gibi birçok faktör etkili olmaktadır. Yıldan yıla dalgalanmalar olsa da, patates üretimimiz sürekli bir artış eğilimi içerisindedir. Bununla birlikte, patates tüketimimizin aynı artış yönelimine sahip olduğu söylenemez. Üretim-tüketim ilişkisinde kişi başına tüketime ilişkin istatistikler, birçok yerde tohumluk yumru kullanımını ve depo kayıplarını ihmal ettiğinden, çok yüksek rakamlara ulaştırılmaktadır. Halbuki, üretimin yaklaşık 500 - 600 bin tonunun tekrar tohumluk olarak toprağa girdiği, depolanan patatesin yaklaşık %20’lere varan kısmının depo kayıpları olduğu ve küçük bir rakam da olsa, ihracat miktarının da hariç olduğu düşünüldüğünde, kişi başına yıllık tüketimin 45 kg’ı bile yakalayamadığı görülür. Türk mutfağında patates vardır; ancak, tüketiminin yeterli olduğu söylenemez. Bunun için patates tüketiminin çeşitlendirilerek artırılmasını teşvik edici yayım çalışmalarının yapılması gerekmektedir. Gerekirse, bu amaca yönelik TV ve radyo programları yapılmalıdır (Günel ve ark., 2005; Arıoğlu, 2006).
 
Tüketimin (pazarlamanın) artırılması konusunda yapılması gereken bir diğer uygulama, patatesin sanayide kullanımının teşvik edilmesidir. Parmak patates, cips, püre, un, alkol gibi patates ürünleri üretiminde kullanılan miktar, mevcut potansiyelinin yarısı kadar bile değildir. Türkiye, patates dış ticareti açısından çok avantajlı bir coğrafi konumda bulunmaktadır. Ülkenin güneyinde yer alan Arap ülkelerindeki iklim yapısı, patates üretimi için çok uygun değildir. Bu nedenle de Irak dışındaki İran, Suriye, Ürdün, Lübnan, İsrail, Yemen, S. Arabistan, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler ile Balkan ve Baltık ülkeleri ile Orta Asya Türk Cumhuriyetleri patates gereksinimlerini ithal yoluyla karşılamaktadırlar (Arıoğlu, 2006). Türk Cumhuriyetleri yüksek patates tüketimleriyle, ihracatımız için iyi bir pazar olabilir. Bazı Türk Cumhuriyetleri’nin 2005 yılına göre kişi başına patates tüketimleri: Kırgızistan 143 kg, Kazakistan 103 kg, Azerbaycan 82 kg’dır (FAO, 2008).
 
Türkiye AB ülkelerine erkenci (turfanda) patates dışsatımı açısından önemli avantaja sahiptir. Erkenci patatesin hasat döneminde Türkiye ve Avrupa pazarlarında patates miktarı iyice azalmakta ve dışsatım avantajlı olmaktadır. Akdeniz ve Ege sahil şeridinde yapılabilen erkenci patates üretiminde verim daha düşük olmaktadır. Ancak stres koşullarını en iyi tolere edebilen çeşitler ile bunlara ait kaliteli tohumluk temini sağlanırsa verimlilik olumlu etkilenmektedir. Son yıllarda Birlik ülkelerine Türkiye’nin patates dışsatımında artışlar gözlenmektedir. Ancak Türkiye’nin rekabet etmek zorunda olduğu önemli ülkeler vardır. Türkiye’de tarımsal üretim planlaması yapılarak patatesin hangi bölgelerde, nasıl ve ne kadar üretileceği saptanmalıdır. Üretilen patateslerde kalite ve verimi arttırabilmek için üreticilerin sertifikalı tohum kullanmaları teşvik edilmelidir. Patates üretimi dışsatıma yönelik olarak da planlanmalı, yeni pazarlar için rakip ülkeler tanınmalı, pazar boşlukları olan dönemlere ve ürünlere yönelik üretim yapılmalıdır. Biyoteknolojik yöntemlerden de yararlanılarak yerli çeşitler geliştirilmelidir. Bu amaçla uluslararası standartlarda verim ve kalitesi olan çeşitlerin ıslahına yönelik çalışmalar teşvik edilmelidir. Kaliteli ve dış talebe yönelik üretim yapılabilmesi için sözleşmeli üretim sistemi desteklenmelidir. Akredite analiz laboratuvarlarının sayısı arttırılmalı ve etkin hale getirilmelidir. Uygun hasat yöntemleri, sınıflandırma ve depolama yöntemleri konusunda üreticiler bilgilendirilmelidir. Patates üretimi ve pazarlamasında rol alabilecek kooperatif ve üretici birliklerinin kurulması ve işletilmesi özendirilmelidir. Patates üretimi ve pazarlaması konularındaki araştırmalar arttırılmalı ve araştırmacılara gereken finansal destekler sağlanmalıdır (Engindeniz ve Karakuş, 2008).
 
Bilindiği üzere, patates vejetatif olarak yumrularıyla çoğaltılan bir kültür bitkisidir. Özellikle virüsle bulaşık patates yumrularının sürekli kullanımı halinde virüsler yıldan yıla ve bölgeden bölgeye kolaylıkla taşınmaktadır. Bu nedenle gerek tohumluk, gerek sofralık ve gerekse sanayilik patates üretiminde önemli kayıplar meydana gelmektedir. Özellikle sertifikasyon programları ile karantina uygulamalarında tohumluk patates yumrularının virüs hastalıkları açısından hassas, hızlı ve güvenilir teknikler ile testlenmesine imkân sağlanmalıdır. Bunun yanı sıra, bazı virüslerin yumrularda herhangi bir belirti meydana getirmemesinden kaynaklanan problemleri önlemek amacıyla, Türkiye’deki patates tohumluk üretim organizasyonuna etkinlik kazandırılmalı ve virüslere karşı dayanıklılık ıslahı çalışmalarına ağırlık verilmelidir. Tarla kontrollerinde 4-5 yapraklı dönemden itibaren incelemeler yapılarak, virüs belirtisi gösteren veya bulaşık olduğundan şüphe edilen bitkiler sökülerek tarladan uzaklaştırılmalıdır (Güner ve Yorgancı, 2006).
Tablo1. 2010-2014 Yılları Arasında Patates Tohumluk Fiyatları ve Tohum Üretim Miktarı (BÜGEM Faaliyetleri Nisan 2016 ve TÜİK)
 
2010 ile 2014 yılları arasındaki Patates Tohum Üretim Miktarı, 2,3 kat, Patates Tohumluk Fiyatı 2 kat artmıştır.

Tablo2. 2010-2014 Yılları Arasında Patates Fiyatları (Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü Müdürlüğü, Tarımsal Veriler Mart 2015 ve TÜİK)

2012 yılında Patates Üretici Fiyatları düştüğü halde, pazar fiyatı artmış, market fiyatı düşmüştür. 2013 yılında Patates Üretici Fiyatları düştüğü halde, pazar ve market fiyatı artmıştır. Tablodan fiyatlardaki dalgalanmanın ihracat, türeticinin elindeki ürünü stok yapıp, fiyat arttırma isteği v.b. nedenlerden kaynaklanabileceğini tahmin edebiliyoruz. Bu tabloda üretici ürününü düşük fiyatla piyasaya sunduğu için ve tüketici de pahalıya aldığı için mağdurdur. Bu durumu düzeltmek için devletin üreticinin ticaret ortağı olduğu, yeni pazarlara ihtiyaç vardır.
 
Patateste Doku Kültürünün Önemi

Bir üretim tekniği olan doku kültürü çalışmalarına, 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın ilk dönemlerinde başlanılmakla beraber, 1960 yılında uygun besi ortamı keşfedilinceye kadar nemli bir gelişme gösterilememiştir (Er ve Canbolat, 1992; Karadoğan, 1994). Besi ortamının keşfinden sonra, yapılan çalışmalar yeni gelişmeleri arkasından getirmiş, bugün birçok bitkide pratik kullanım alanı bulmuştur. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde gen kaynaklarının korunması, hastalıkların elemine edilmesi ve hızlı çoğaltım amacıyla (Doods, 1988; Karadoğan, 1994) patates üretiminde doku kültürü kullanılmaktadır. Ayrıca patatesin kalitesini ve verimini iyileştirmek için yapılan ıslah çalışmalarında da doku kültüründen yararlanma günden güne artış göstermektedir (Karadoğan, 1994).
 
Doku kültürü,  hastalıkların elemine edilmesi, hızlı çoğaltım ve ıslah çalışmalarında geniş bir kullanım alanı bulmuştur. Patates bitkisi için büyük problem yaratan hastalıklar (özellikle virüsler) doku kültürü île bitkiden elemine edilebilmektedir. Virüssüz bitki veya ıslah materyali, doku kültürü ile hızlı bir şekilde çoğaltılarak kısa zamanda üretim aşamasına gelebilmektedir. Uyuşmazlıklarda, eşeysel olarak melezlenmesi mümkün olmayan türlerin melezlenmesinde geniş bir kullanım alanına sahiptir. Ayrıca bir bitkinin ıslah süresi doku kültürü ile kısaltılabilmektedir (Karadoğan, 1994). Bunların yanında doku kültürü yöntemi kullanılarak   mutasyon ve soma klonal varyasyon yaratılmakta, seleksiyon ile istenilen özellikler araştırılabilmektedir. Cryopreservation yöntemi ile patates meristem  dokusunun hızlı ya da kademeli dondurulmasıyla,  gen kaynaklarının korunması mümkündür.

Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsünde Doku Kültürü Yöntemiyle Elde Edilen Patatesler

Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsünde Doku Kültürü Yöntemiyle Elde Edilen Patatesler
 
Patates ıslah programlarının en büyük sıkıntısı olan materyalin sağlıklı idamesi bugün doku kültürü yöntemleri ile nispeten kolay hale getirilmiştir. Bu metotlar, çeşit  geliştirildikten sonra temel tohumluk üretiminde başarıyla kullanılmaktadır. Ancak bu yolla yapılan üretimin kademeleri ve çoğaltım oranları bağlamında kademeleri klasik klonal çoğaltım şeklindeki tohumluk üretim modellerinden çok farklıdır. Mini yumru olarak açık alana çıkarılabilen materyalin tüketim materyali üretiminde kullanılma noktasına geldiği generasyonun doğru tanımlanabilmesi tohumluk üretimini yapan kuruluşları sertifikasyon standartlarının kademeleri arasında sıkışmaktan kurtaracaktır. Ayrıca kademeli patates tohumluğu üretimi yapma ile yetkilendirilecek kuruluşların ekonomik ve teknik gerçeklere dayalı prensipler ile tarif edilmesi Türkiye Patates Tohumluk Endüstrisinde haksız rekabet imkânı bırakmayacaktır. Patateste çeşit geliştirme ve temel tohumluk üretimi bir bütünün ayrılmaz parçalarıdır. Sadece bu nedenle değil ve fakat ıslah amaçları ve değerlendirmeleri de dikkate alındığında patates ıslah programları çok disiplinli çalışmalar olarak planlanmalıdır. Patates çeşit geliştirme programları sadece temel ıslah ve temel tohumluk üretim teorilerini değil ilave olarak agronomi ve zirai mücadele pratiklerini de disiplinleri arasına katmalıdır. İyi bir gözlemci olmayanın çeşit geliştirmede başarısı şans bağlamındadır. Çok komplike teoriler çok basit pratiklerle çözülebilmektedir. Patates çeşit geliştirme program yönetiminin en önemli işi disiplin içi ve disiplinler arası pratiklerin bilgi ve tecrübeden oluşan ustalıkla yönetilmesi gereğindedir (Kuşman, 2006).
 
Tohumluk Patates

Tohumluk patates üretimi her aşamasında teknik bilgi ve titiz çalışma isteyen, sistemli bir organizasyon içerisinde yapılması gereken bir konudur. Türkiye’de son yıllarda yerli tohumluk üretim programlarının oluşturulması ve tohumluk patates üretiminin artırılması konusunda Bakanlık ve özel sektör tarafından yapılan çalışmaların arttığı görülmektedir. Yapılan çalışmalar, gerekli altyapıların kurulması ve yasal düzenlemelerin yapılması durumunda Türkiye’nin geniş bir coğrafyaya hitap eden önemli bir tohumluk patates üretim üssü olabileceğini göstermektedir. Tam bir tohumluk üretim sisteminin oluşturulabilmesi için doku kültürü yoluyla başlangıç materyalinin üretileceği ve ülkedeki tüm tohumluk üretici kuruluşlara hizmet edecek bir merkezi laboratuarın kurulması gerekmektedir. Bu konuda Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) veya bağlı alt birlikler sorumluluk üstlenerek gerekli yatırımları yapabilir. Bu girişimi desteklemek amacıyla vergi muafiyeti, düşük faizli kredi ve hibe sağlanması vb uygulamaların devreye sokulması yararlı olacaktır. Tohumluk patates sertifikasyon sisteminin organizasyonunun yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Ülkesel bir tohumluk üretim programı oluşturulmasının ön koşullarında biri olan çeşit ıslah çalışmalarının öncelikli olarak desteklenmesi gerekmektedir. Tohumluk üretim bölgesi olarak ön plana çıkan bölgelerin tescillenerek, bölgelerin özelliklerine göre belirli kademelerin altındaki tohumluklarla patates üretiminin yapılması engellenmelidir. Belirlenen bölgelerdeki devlete ait arazilerin tohumluk patates üretimi yapan firmalara kiralanmasında kolaylık sağlanmalıdır  (Çalışkan ve ark., 2011).
 
Üretim ve pazarlamada üreticileri bilinçlendirmek, yönlendirmek, doğru ve sağlıklı bilgiyi ulaştırmak için eğitim ve yayım faaliyetlerine gereken önem verilmelidir. Demonstrasyon çalışmaları yapılarak yöreye uygun çeşitler tespit edilmeli ve üreticilere yeni çeşitler ulaştırılmalıdır. Patates yetiştiriciliği yapılan bölgelerde rotasyon önemlidir bu nedenle yöre koşullarına uygun alternatif ürün veya ürünler araştırılmalıdır. Patatesin besin değeri anlatılarak tüketim miktarı artırılmalıdır. Merkezi bir pazarlama kuruluşu kurmak suretiyle istikrarlı bir dış ticaret gerçekleştirilmeli ve bu amaçla yurt dışında gerekli tanıtım faaliyetleri yapılmalıdır. Dış Pazar tarafından talep edilen çeşitlerin yurt içinde üretimi sağlanmalıdır. Üreticilerimizin patatesten hak ettiği geliri elde edebilmesi bakımından, patateste tasnif ve paketleme tesisleri kurularak, pazarlama imkânı artırılmalıdır. İhraç edilecek ürünler başta olmak üzere pazara arz edilecek ürünlerde standardizasyon sağlanarak, yemeklik, tohumluk ve sanayi tipi olmak üzere bir sınıflandırma yapılmalıdır. Hayvan yemi vasfındaki patateslerin tohumluk olarak satışı üreticileri mağdur etmektedir. Tohumluk vasfı taşımayan patateslerin tohumluk olarak satışı gerekli denetimler yapılarak engellenmelidir. İhtiyaç duyulan anaç kademedeki tohumluğun yurt içinde üretilmesi sağlanarak, sertifikalı tohumlukların da yurt içinde üretimi sağlanmalıdır. Sertifikalı patates tohumluklarının yemeklik olarak tüketimi engellenmelidir. Sertifikalı olmadığı halde sertifikalı diyerek yemeklik nitelikteki patatesin tohumluk olarak satışı gerekli denetimler yapılarak engellenmelidir. Ülkemizde AR-GE çalışmaları finansman ve personel yetersizliğinden istenilen seviyede değildir. AR-GE çalışmalarına yeterli kaynak aktarılmalı ve araştırma sonuçları üreticilere ulaştırılmalıdır (Anonim, 2004). Bu konuda yapılacak çalışmaların, patates üretiminde dışa bağımlılığın ortadan kaldırılması, maliyetlerin düşmesi, mevcut çeşitlerin devamlılığı, kaybolmakta olan yerel çeşitlerin korunması açısından ülke ekonomisine önemli katkıları nedeni ile teşvik edilmesi ve uygulamaların pratiğe aktarılmak üzere desteklenmesi gerekmektedir (Taşkın ve Erkan, 2013).
 
Patatesten Çevre Dostu Enerji
 
Patates Pili

Kudüs İbrani Üniversitesi’nde araştırmacı Haim Rabinowitch ve arkadaşları birkaç yıldır patatesten elektrik üretme projesi üzerinde çalışıyor. Patatese basit bir metal düzenek ve ampul takarak elektrikten yoksun köyleri bu yolla aydınlatmayı hedefliyorlar. Rabinowitch, bir tek patatesin bir odayı 40 gün aydınlatacak kadar elektrik üretebileceğini söylüyor. Organik bir maddeden pil yapmak için iki metal parçası gerekiyor. Çinko gibi bir metal negatif yüklü elektrot, yani anot, bakır gibi bir metal de pozitif elektrot, yani katot olarak kullanılabilir. Patatesin içindeki asit, çinko ve bakır ile kimyasal tepkimeye neden oluyor ve elektronlar bir metalden diğerine doğru akarken enerji meydana geliyor. Okullarda elektrik akımıyla ilgili fizik derslerinde genellikle patates kullanılır. Fakat bugüne kadar kimse patatesi enerji kaynağı olarak incelememiş. 2010’da Rabinowitch, California Üniversitesi’nden başka bir ekiple birlikte bu fikri denemeye karar vermiş. Yine daha fazla enerji için patatesi dört-beş dilime ayırıp aralarına bakır ve çinko metal tabakaları koyarak bir devre oluşturmuşlar. Önce patatesi sekiz dakika kaynatarak içindeki organik maddenin parçalanmasını, böylece direncin azalmasıyla elektronların daha serbest hareket etmesini ve daha çok enerji üretilmesini sağlamışlar. Rabinowitch bundan düşük voltajlı enerji üretildiğini, “fakat elektrik olmayan bölgelerde aydınlatma ve cep telefonu ya da başka bir elektrikli cihazı şarj etmede kullanılabileceğini” belirtiyor. Bu elektriğin maliyeti kilovat saat başına 9 dolar civarında; yani normal bir pilden 50 kat daha ucuz. Geri kalmış bölgelerde aydınlatma amacıyla kullanılan gazyağından ise altı kat ucuz olduğu söyleniyor. Dünyada 1,2 milyar insan elektriksiz yaşıyor. Araştırmacılar patatesin çözüm olabileceğini ve politikacıların ve kuruluşların ilgi göstereceğini sandı. Fakat deneylerin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen patates enerjisi neden beklenen ilgiyi görmedi? Rabinowitch bunun nedenini “haberleri yok” şeklinde açıklasa da, asıl neden biraz daha karmaşık görünüyor. Birincisi, enerji amacıyla bir gıda ürününün kullanılıyor olması. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nden Olivier Dubois, bu amaçlı kullanımda gıda stokunun azalması ya da çiftçilerle rekabet durumunun oluşmaması gerektiğini belirtiyor. “Önce şu soruyu sormalıyız: Yeteri kadar yiyecek patates var mı? Sonra, patates satışından geçimini sağlayan çiftçilerle rekabet durumuna düşüyor muyuz? Bu iki konuda sorun yoksa ve elde hala patates varsa o zaman bu iş olabilir.” Bazı uzmanlar, satılamayıp elde kalan patateslerin enerji amacıyla kullanılabileceğini belirtiyor. Tabii bir de güneş enerjisi gibi modern tekniklerin kullanıldığı bir çağda patatesten enerji üretme fikri tüketiciye pek de cazip gelmiyor. Fakat patatesi pil olarak kullanmanın mümkün olduğu ve ucuz bir enerji kaynağı olabileceği görüldü (Anonim, 2014).
 
Patates Kabuklarının Yakıt Olarak Kullanılabilme Potansiyeli

Ülkemizdeki enerji açığı göz önüne alınarak, biyokütle kaynakları arasında yer alan patates kabukları alternatif enerji kaynağı olarak seçilmiştir. Bu amaçla, termokimyasal dönüşüm süreçlerinden biri olan piroliz yöntemi kullanılarak sürükleyici gaz (N2) akış hızının piroliz ürün verimleri üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Sadece yakılarak kullanılan bu atıkların enerji sorunu çözümüne katkı ve ulusal ekonomiye kazanç olanağı sağlaması açısından biyokütleden enerji elde etme yöntemlerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak piroliz ürünlerini verimi, spektroskopik ve kromatografik analizleri elde edilen sıvı ürünlerin alternatif yakıt olarak kullanılabileceğini ortaya koymuştur (Önal ve Pütün, 2010).
 
Dünya atmosferinde CO2 ve diğer sera gazlarının konsantrasyonlarındaki artış ile mevsim değişikliklerinin meydana gelmesi arasında doğrudan bir ilişki bulunmaktadır. Tüm dünyada insanların yaşam stilleri ve ekonomilerinde bulunan fosil yakıtlarının önemini kabul etmekle beraber global ekonominin çevre üzerinde daha az etkisi olabilecek yolların güçlendirilmesi gereklidir. Bu hassas konuya yönlenmenin bir yolu alternatif ve yenilebilir bir enerji kaynağı olarak biyo-atıkların biyo-enerji olarak değerlendirilmesidir. Yer doldurma ve yakma biyo-atıklarla iş yapmanın popüler yollarıdır fakat ikisi de ekonomik olmayıp, zararlı gazları meydana getirmek gibi olumsuz çevresel etkilere neden olurlar. Hücrenin yapısal elemanları, selüloz ve hemiselüloz biyo-ürün gelişimi için atıkları önemli bir hale getirir ve biyo-atıklar biyo-teknolojiye çevresel kalitenin korunmasına yardım etmede bir fırsat sunarlar (Ertaş ve ark., 2005).
 
Patatesin Biyoyakıt Olarak Kullanılması
 
Araştırmalar petrol gibi fosil yakıtlar ile karşılaştırıldığında bir litre biyoetanolün % 50-70 arasında sera gazı emisyonunu azaltmak için bir litre benzinin yerine kullanılabileceğini göstermiştir. Biyoetanol buğday sapı, sebze atıkları, mısır, patates, şeker kamışı gibi biyokütleden üretilen bir üründür. Benzin ile kullanıldığında oktan sayını artırır, CO ve hidrokarbonlar gibi zararlı gazların emisyonlarını azaltarak tam yanma sağlar. Araçlar için petrol ürünlerinin yerine kullanılabilen bir yakıttır. Biyoetanol buhar ile etilenin kimyasal reaksiyonu sonucu üretilmesine rağmen genellikle şekerin fermantasyonu ile üretilir (Ertaş ve ark., 2005).
 
Ulaştırma sektörünün yanısıra biyoetanol, elektrik üretiminde, küçük ev aletlerinde ve kimyasal madde üretiminde de kullanılabilmektedir (Ar,  2007; Bayram ve Turgut, 2015).  Biyoetanol üretiminde şeker pancarı, şeker kamışı, mısır, buğday, şeker darı, patates, odunsular, tarımsal atıklar kullanılmaktadır  (Kavruk ve Atalay, 2007; Bayram ve Turgut, 2015).
 
Biyoetanol dünya çapında yaklaşık 30 milyon ton yıllık üretimi ve yaklaşık 13 miyar dolar pazar payı ile dünyanın önde gelen alternatif sıvı yakıtıdır. Gelecekte modern biyoenerji komplekslerinin adapte edilmesiyle biyoetanol enerji sektöründe ekonomi ve çevre açısından cazip bir ürün olacaktır. Ülkemizde biyoatık kaynaklarının güçlendirilerek çevre ve ekonomi açısından geleceğin temiz enerji kaynakları olan biyoenerji üretimine kazandırılması gerekmektedir. Gelecekte fosil yakıt rezervlerinin azalması ve çevreye olan olumsuz etkileri göz önüne alınırsa alternatif enerji kaynaklarına gerekli önem verilmeli ve bu konuda ciddi adımlar atılmalıdır. ABD, İngiltere, Brezilya, İsveç ve İspanya gibi birçok ülkede  olduğu gibi ülkemizde de biyoyakıt üretimi tesislerin kurulması gerekmektedir (Ertaş ve ark., 2005).
 
Hemen hemen tüm kültürlerde mevcut olan, kültürleri birleştiren, markalaşma potansiyeli yüksek olan besin patatestir. Küresel iklim değişikliği, ekonomik krizler ve savaşlarda, dünyanın gıda güvenliğini sağlayacak kilit besindir. Bu nedenle depolamaya yatkınlık durumuna yani raf ömrünü uzatmaya yönelik çalışmalara verilen destekler arttırılmalıdır. Dünyada ürün çeşitliliği yönünden fakir ülkeler bile patates yetiştirerek, üreterek ekonomilerini iyileştirme yönüne gitmektedirler.
 
Patates zengin protein vitamin ve mineral içeriğiyle, yaygın kullanım alanlarıyla, enerji potansiyeliyle, ülkemizin hemen hemen her yerinde yetiştirilmesiyle, verilecek devlet desteğiyle, yoksullukla mücadelede kullanılabilecek stratejik bir bitkidir. Ekonomik krizlerin hep mevcut olması, insanoğlunun kendi söküğünü dikememesinden kaynaklanır. Bu nedenle şimdiye kadar bulduğu ekonomik kuramlar/kanunlar/yasalar doğru olsaydı, ekonomide kriz olmazdı. Ekonomik alanda, öne sürülen her düşünce, bildiklerimizden farklı ya da ters olsa bile akla mantığa uygunluğu zihinlerimizde tartılmalı ve bu hesaba göre karar verilmelidir. Enerjide ithalata bağımlılığımızı, yeni enerji kaynaklarını değerlendirerek yenebiliriz. Ülkemizin enerji arzı, enerji teknolojilerindeki gelişmeleri göz ardı etmemeyi gerektirmektedir. Dünyadaki teknolojik yenilikler karşısında üstünlük sağlamanın yolu, yeniden geçer. Biyoetanol üretimine yönelik destekleme çalışmalarını hızla arttırarak, petrole bağımlılığımızı azaltabiliriz.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Muğla İl  Müdürlüğü, Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü İşbirliği ile, Muğla Çövenni Yaylasında Deneme Üretimi
 
Tatlı patates ve patates El-nino kasırgasında ve buna benzer uzun dönemli iklim değişikliklerinde koruyucu kalkan gibi görev yapabilir. Nitekim 2013 yılı sonlarında Hindistan ve Filipinleri iki siklon dalgası vurmuş, tatlı patates, patates ve diğer kök bitkileri tahıl ve pirince göre  daha esneklik göstermiş, daha az  etkilenmiştir (Anonim, 2016c).
 
Ülkemizde farklı ekolojilere uyumlu çeşit ıslahına yönelik yapılan çalışmalar arttırılmalıdır. Ancak bu şekilde patates tohumluğu bakımından dışa bağımlılığı önleyebiliriz. Ayrıca doku kültüründe hazırlanan ortamların maliyetini düşürerek, sektörde kaliteli tohumluk üretimine yönelik çalışmaların arttırılmasına katkı sağlanabilir. Komşu ülkelerin de ihtiyacı düşünülerek, ihracata yönelik patates tohumu üretimi yapılabilir. İhraç edilen tüm tarım ürünlerinin halka ulaşımı kolay olmalıdır. Bu da istikrarlı fiyat politikasıyla mümkündür. Ana besin kaynağı olan patates, lüx tüketim ürünü olmaktan çıkarılmalıdır. Ürün fiyatı belirlenirken üretici ve tüketici arasında denge sağlanmalıdır. Üreticiyi refah içinde tutacak bir politika gereklidir. Ulusal tarım ürünleri pazarı bu fiyat dengesinin istikrarını stabilleştirebilir. Ayrıca devlet eliyle yeni kooperatifleşmeyle devlet gelirlerini arttırıcı daha düşük faizli yeni bir yapılanma gerçekleştirilebilir. Fiyatı besin içeriğine göre kıyasla ucuz olan patates, zaman zaman dalgalı fiyatlanmalarla, tüketiciden uzaklaşmaktadır.
 
Patateste hasat sonrası muhafaza ve pazarlama dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan birisidir. Bunun için ülkemizde sağlıklı modern depoların sayısı arttırılmalıdır. Kızartmalık az yağ çeken, kısa sürede pişen patatesler gibi, zamandan tasarrufu ve ekonomik olarak tüketimini sağlama isteği gibi, tüketicinin isteklerine yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nde yerli patates çeşitlerinin ıslahına yönelik çalışmalar yapılmakta, kendi iklim toprak koşullarımıza, ekolojimize uygun, verimi yüksek, parmak patates, cips ve yemeklik potansiyelleri analiz edilerek,  yeni çeşitler geliştirilmektedir.
 
Abstract:
THE MIRACLE OF THE POTATO
The potato is an important food source for human nutrition. Potatoes are grown successfully almost anywhere in the world. It is a strategic product for the potato food safety. In this study, the opportunities for increasing of Turkey’s potato export have been evaluated. The use of tissue culture method in potato, will serve to accelarate the basic seed potato production. In this study, the use of potato in the fight against poverty and were made to raise awareness about the potential of biofuels. Aegean Agricultural Research Institute has been carrying out projects  to improve potato varieties both industrial and  ware potato varieties . Since Agean region has high lands and coastal  parts as well, trials are being conducted in the areas representing different climatic conditions.

Kaynaklar:
  1. Anonim, 2004. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Patates Raporu Şubat 2004 http://bit.ly/25tixpf, Erişim:13 Mayıs 2016.
  2. Anonim, 2009. nutritiondata.com, http://bit.ly/1PbKFsI, Erişim:02 Ekim 2009.
  3. Anonim 2014.  http://bbc.in/1sWYMsD
  4. Anonim 2015. http://bit.ly/1Uojn1b
  5. Anonim, 2016a. Patatesin Faydaları, http://bit.ly/22tYIfA
  6. Anonim, 2016b. Göktürk S., Tatlı Patates Nedir, Nasıl Pişirilir, Yararları Nelerdir?,  http://bit.ly/1smx3AT, Erişim: 15/05/2016.
  7. Anonim, 2016c. http://bit.ly/1UdQwd3 , Erişim: 15/05/2016.
  8. Ar, F., 2007. Biyoyakıtlar, İç Anadolu Enerji Forumu, 14 Nisan 2007, Aksaray, http://bit.ly/1TQYbRG
  9. Arıoğlu, H.H., 2002. Nişasta ve Şeker Bitkileri Ders Kitabı.Genel Yayın No:188, Ders Kitapları Yayın No:A-57. Adana, 234 s.
  10. Arıoğu, H., Çalışkan, M.E., Onaran, H., 2006. Türkiye’de Patates Üretimi, Sorunları Ve Çözüm Önerileri, IV. Ulusal Patates Kongresi Bildiriler Kitabı, 1-10, http://bit.ly/1NYFsEm , Erişim:13 Mayıs 2016.
  11. Bayraktar, K., 1981. Sebze yetiştirme, E.Ü. Ziraat Fakültesi Yayınları, Bornova-İzmir, s 244.
  12. Bayram, G. ve Turgut, İ., 2015. Biyoetanol Kaynağı Olarak Şeker Darı (Sorghum bicolor ssp. saccharatum)  Üretimi ve Önemi U. Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi, 2015, Cilt 29, Sayı 1, 147-155 (Journal of Agricultural Faculty of Uludag University).
  13. Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Faaliyetleri 2016. Nisan 2016, S1-26 http://bit.ly/1WUw4o5  , Erişim:14 Mayıs 2016.
  14. Çalışkan, M.E., Karaat, F.E., Çelen, H., 2011. Türkiye ve Bazı Ülkelerin Tohumluk Patates Üretim ve Sertifikasyon Sistemlerinin Karşılaştırılması, Türkiye IV. Tohumculuk Kongresi Conference Paper, Cilt 2, S,37-47, http://bit.ly/1WUvTck , Erişim:13 Mayıs 2016.
  15. Çaylak, Ö., 2002. Patates Tarımı, Kartarım Tic. A.Ş., Ankara, 44-68.
  16. Doods, J.H., 1988. Tissue culture technology : Practical application of sophisticated methods. Am. Potato J 65 : 165-178.
  17. Doods, I.H. and Lîzararga, R., 1988. Use of tissue culture techniques for germplasm conservation at the intema.tional Potato Center. Am. Potato J 65 : 477-478. (Abst).
  18. Engindeniz, S. ve Karakuş, Ö., 2008. Türkiye’nin AB ülkelerine patates dışsatımındaki gelişmeler. Ege Üniv. Ziraat Fak. Derg., 45(1): 65-75.
  19. Er, C. ve Canbolat N., 1992. Bitki Islahında Doku Kültürleri. T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Yayın Dairesi Başkanlığı Matbaası, Ankara.
  20. Ertaş, M., Fidan, M.S.ve Alma, M. H., 2005. Alternatif Enerji Kaynağı Biyoetanolün Üretimi ve Önemi. 1.Çevre ve Ormancılık Şurası, 21-24 Mart 2005, II. Cilt, s: 522-527, Antalya.
  21. FAO, 2008. FAOSTAT, 2005 yılı Patates Değerlendirmeleri, http://bit.ly/1X81NCZ , Erişim: 19/05/2016.
  22. Günel, E., Çalışkan, M.E., Tortopoğlu, A.İ., Kuşman, N., Tuğrul, K.M., Yılmaz, A., Dede, Ö., Öztürk, M. , 2005. Nişasta ve Şeker Bitkileri Üretimi, Türkiye Ziraat Mühendisliği VI. Teknik Kongresi bildirileri,  431-457, Ankara.
  23. Günel, E., Çalışkan, M.E., Kuşman, N., Tuğrul, K.M., Yılmaz, A., Ağırnaslıgil, T. ve Onaran, H., 2010. Nişasta ve Şeker Bitkileri Üretimi, Türkiye Ziraat Mühendisliği VII. Teknik Kongresi Bildiri Kitabı, 377-395, Ankara, http://bit.ly/1TSiKhQ , Erişim:14 Mayıs 2016.
  24. Güner, Ü. ve Yorgancı, Ü., 2006. Niğde ve Nevşehir İlleri Patates Ekiliş Alanlarında Saptanan Viral Etmenler. Bitki Koruma Bülteni, Cilt 46, Sayı 1-4. 35-49, ISSN 0406-3597.
  25. Karadoğan, T., 1994.  Patateste  Doku  Kültürünün  Kullanım Alanları ve Uygulanması, Atatürk Ü. Zir. Fak. Der. 25:(2), 275-290.
  26. Karbuz, F., Öztürk, İ., Savaş,  D.O., 2009. Türkiye’de Üretilen Tarım Ürünleri ve Ekonomideki Yeri. İstanbul   Ticaret   Odası, 1-144, http://bit.ly/1RF1MxD , Erişim: 30 Nisan 2016.
  27. Kavruk, H.R. ve Atalay, A., 2007. Enerji tarımına geçiş sürecinde biyoyakıtlara bakış ve  bakanlığımız politikaları, 4. Yeni ve Yenilenebilir Enerji Kaynaklar Sempozyumu, TMMOB Makine Mühendisleri Odası, Kayseri Şubesi, 23-24 Kasım 2007, Kayseri, 71-80.
  28. Kuşman, N., 2006. IV. Patateste Çeşit Geliştirme Ve Temel Tohumluk Üretimi, Ulusal Patates Kongresi Bildiriler Kitabı, 11-24, Patates Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Niğde, http://bit.ly/1NYFsEm , Erişim: 15 Mayıs 2016.
  29. Önal, E. ve Pütün, A.E., 2010. Patates Kabuklarının Pirolizinde Sürükleyici Gaz (N2) Akış Hızının Etkisi ve Sıvı Ürün Karakterizasyonu, Dokuzuncu Ulusal Kimya Mühendisliği Kongresi, Gazi Üniversitesi, Ankara, 22-25 Haziran 2010,  http://goo.gl/aLXzx7, Erişim: 12/05/2016.
  30. Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü Müdürlüğü, Tarımsal Veriler. Mart 2015 S 1-25, http://bit.ly/1PbJSs1, Erişim: 15 Mayıs 2016.
  31. Taşkın, T. ve Erkan, S., 2013. Ege Bölgesi’nde Yetiştirilen Bazı Patates (Solanum Tuberosum L.)  Çeşitlerinde  Meristem  Kültürü  Yöntemi  ile  Virüslerden  Arındırılmış  Üretim  Materyali Elde Edilmesi, Bitki Koruma Bülteni, 53 (4): 251-267.
  32. Türkiye İstatistik Kurumu. http://www.tuik.gov.tr/ , Erişim: 14/05/2016.
  33. Yavuz, D., 2011. Patates Tarımında Farklı Sulama Yöntemlerinin Su Kullanımı, Verim ve Enerji Tüketimi Yönünden Karşılaştırılması. Doktora tezi, Selçuk Üniversitesi, Fen Bil. Enst. P, 119. Konya.
Görseller:
  1. http://bit.ly/1THcSV3
  2. http://bit.ly/1VpZARA
  3. Yazara aittir.
  4. Yazara aittir.
  5. Yazara aittir.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.