Fiyat İstikrarına Sahip Tarım Ürünleri Pazarı Modeli

İnsanoğlunun yaşamını sürdürebilmek için bitkisel ve hayvansal ürünlerin elde edilmesi ile ilgili yaptığı faaliyetlerin tümüne tarım denir (Gökkür, 2016a). Tarım sektöründeki üretim artışına rağmen, gelecekte dünya nüfusunun gıda ihtiyacını  karşılayamama ihtimali, her geçen gün daha da artmaktadır. Sebze ve meyve ticaretini düzenleyen yasalar, tüketicinin tarım ürünlerine ulaşmasında adaleti ve eşitliği sağlamaya yönelik düzenlemelerdir. Ancak küreselleşen dünya, doğal afetler, tarım ürünlerinin taşınmasında, depolanmasında, pazarlanma aşamasında karşılaşılan zorluklar ve özellikle ürünlerin kayıt dışı yollarla üreticiye sunulması, tarım ürünlerinin fiyatının belirlenmesine, fiyat standardizasyonuna büyük engel oluşturmaktadır. Bunu başarabilmek için örümcek ağı kuramının gerçekleşmesine engel olabilecek, yeni bir pazar kurulmalıdır. Fiyat kanalları arasındaki farkı azaltmayı amaçlayan, üreticiyi ve tüketiciyi koruyan, yeni toptancı hallerinin ve minyatür pazarların kurulacağı bu modelle, sürekli gelişen tarım sektörüne olumlu katkılar sağlanacaktır. Tarım ürünlerinde kaliteye göre ürünlere fiyat standardı getiren, e-devlet sisteminden yararlanılarak, üreticilerin ellerindeki ürünlerin beklemeden pazarlara sunulmasını sağlayan, genç nüfusun tarımda istihdamına katkıda bulunacak, ürünlerin tarladan sofraya gelişinin daha rahat izlendiği, bir modeldir (Gökkür, 2016b).
Ticaret aynı ülke içinde gerçekleştiği için üretici ve tüketicinin iletişiminin en yüksek olması gereken pazar, iç pazardır. Beklenmedik kriz dönemlerinde ihracattaki düşüşün etkilerini azaltmak için, tüketicinin iç pazarla bağını güçlendirmek gerekliliktir. Bunun için mal ve hizmetin elde edilmesinde, bir başka deyişle ifade edilmesinde kullanılan tek aracın yani fiyatın istikrarının sağlandığı, malların sabit fiyatlarla dolaşımının olduğu, iç ve dış pazara yönelik standart pazarlar zinciri kurulmalıdır. Fiyat İstikrarına Sahip Tarım Ürünleri Pazarı Modeli'nde pazarlar kurulmadan önce tüm il ve ilçelerde tüketicinin kolaylıkla ulaşabileceği uygun yerler tespit edilmelidir.
 
Üstü kapalı olan bu pazarlarda tezgâhlarda standardizasyon olmalıdır. Pazarda satış yapanların kılık kıyafeti düzgün, müşteriyle iletişimi yüksek olması gerekir. Satış yerlerinde en az %35 genç personel çalıştırma zorunluluğu getirilerek, genç nüfusun tarımda istihdamı arttırılabilir. Bu model aslında sebze ve meyvenin pazarlanmasında tarıma dayalı yeni bir ekonomi modelidir. Devlet kanalıyla taşıma, depolama, paketleme, fiyat belirleme, vb. aşamaları standartlaştırarak, gelir dağılımında eşitsizliği engelleyecek bir modeldir. Bunun için Serbest Rekabet Sistemi'ni düzenleyen yeni hukuk kurallarına ihtiyaç vardır. Pazarlama masrafı ve fiyat arasındaki oran, arz talep arasındaki dengeyi sağlamaya yönelik olarak belirlenmelidir. Bunun da gelir eşitsizliği ile mücadeleye önemli katkıları olabilir. Ülkemizin tarım sektöründeki en önemli sorunlarından biri, düşük verim ve teknoloji kullanımındaki azlıktır. Teknoloji daha az kullanıldıkça üretimden hasat sonrasına kadar yapılan tüm faaliyetlerde, sürenin uzamasıyla ve fazla iş gücü kullanımından kaynaklanan, yüksek maliyetlerle karşılaşılmaktadır. Tarım sektöründe verimlilik esastır. Şuanda yapılmakta olan bitki deseni çalışmalarından da yararlanılarak tarım arazilerinde yetiştirilecek ürünler planlanıp çiftçilerle birlikte çalışılarak temin edilebilir. Üreticinin yetiştiricilik konusunda bilgilendirilmesiyle verim artışı ve maliyet azalmaları sağlanabilir. Bu çalışmalar tarım arazilerinin korunmasına da hizmet edecektir. Seyyar satış yapanların sebep olduğu zararlar en aza indirilmelidir. Bunun için denetleme yapacak kişilerin mesai saatleri 08:00-15:00 ve 15:00-22:00 olarak belirlenebilir. Pazarlama aracı olarak internetin aktif olarak kullanılmasıyla ürünlerin tarladan sofraya gelişinin izlenebilirliğini mümkün kılınabilir. Pazarlardaki ürünlerde detaylı fiyat etiketi uygulamasıyla, çeşit adı, yetiştirildiği bölge ve hasat tarihi gibi bilgilerle tüketici bilinçlendirilmelidir. Her bir etiket üzerinde barkot uygulamasıyla, fiyatlar sisteme aktarılabilir. Pazarı gezen görevlendirilmiş kişiler tarafından, fiyatların sistemle uyumu, kolaylıkla kontrol edilebilir. Sistem e-devlet sitesine entegre edilerek, tüketicilerin ürünlerin Pazar fiyatlarına erişimi sağlanabilir. Dikkat edilmesi gereken önemli bir husus kalitede standardizasyondur. Pazarda fiyatlar, ürünlerin kalitesine göre belirlenmelidir (Gökkür, 2016b).
Tedarik zincirinde ürünün fiyatı ile üretim maliyeti arasındaki farkın azalmasına, tüketicinin korunmasına hizmet edecek bu modelin Dijital Pazarlama Ağı'na entegrasyonu kolaylıkla sağlanabilir. Fiyat istikrarı, Dijital Pazarlama Ağı'na güveni getirecek ve böylece daha önceden belirlenmiş standart bir ulaşım ücret tarifesiyle ürünler müşteriye ulaştırılabilecektir. Sistemin fiyat istikrarına, gıda güvenliğine, tedarik zincirinin geliştirilmesine olumlu katkıları olacaktır. Fiyat standardı ya da istikrarı, ürünlerin fiyatlarının değişmeyeceği anlamına gelmemektedir. Ancak ülke genelinde kurulacak pazarlarda ürünlerin fiyatları aynı olacaktır. Bölgelere göre taşımacılık masrafları elbette farklıdır. Tüm ülkedeki taşımacılık masraflarının ortalaması, pazarlardaki ürün fiyatlarının belirlenmesinde etkili olacaktır. Tedarik zincirinde günümüzde mevcut olan aracıların modele dahil olmaması, ürün fiyatnın üreticinin ve tüketicinin lehine olacak şekilde belirlenmesini sağlayacaktır.
 
Pazarlar kültürel ve sosyal yapının, ekonomik faktörlerin iç içe olduğu rekabet piyasasında, tüketici ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda varlığını sürdüren, iletişim alanlarıdır. Besin temininde dünya ülkeleriyle birlikte çalışmayı hatta iş bölümü yapmayı bile mümkün kılabilir. Ekilecek ve dikilecek yeni planlı tarım alanları oluşturulması ve yerel çeşitlerin korunması için çalışmalar, modele entegre edilebilir. Böylece dünyada Ekonomik Refah Bölgeleri oluşturulmasına katkı sağlanabilir. Ulusal ve Uluslararası Pazar Ağının birlikte yürütüldüğü, yeni bir ticaret sistemi kurulması gerekmektedir. Üreticinin elinde fazla olan ürünler, e-devlet sitesinden takip edilerek, hızla dış pazarlara veya pazarlama odaklı stratejilerle, iç pazardaki meyve suyu, konserve sanayi vb. sektörlere aktarılabilir. Böylece yurtiçinde ve yurtdışında iklim değişikliği ve neden olduğu afetlerin fiyatları dalgalandırmasının etkileri azaltılabilir. Sistem üreticilerin depolama masraflarının azalmasına ve daha fazla tarım ürününün uluslararası pazarlarla buluşmasıyla, ülkemizin tanıtımına, dolaylı olarak turizmin gelişmesine katkı sağlayacaktır. Ayrıca ülkemize gelen turist sayısı arttıkça, tarım sektörünün  kazancı da artacaktır. Tarım ürünlerinin uluslararası piyasalarda pazarlanması için büyük firmalara ihtiyaç vardır. Bu modelde her ülke aynı zamanda büyük bir firmadır. Tarım ürünlerinin paketlenmesi, tarım ürünlerinin satışında ve talebin oluşmasında önemlidir. Tasarım konusunda uzman bir ekibin belirleyeceği modeler, tarım ürünlerinin paketlenmesinde kullanılabilir. Piyasayla rekabet için yenilikler takip edilmelidir. Bu modelde tüm bu işlerin yapılması için devlet kanalıyla inşa edilecek yeni tesislere ve çalışacağı birimler için konularında uzman personele ihtiyaç vardır. Hasat sonrası ürünün muhafazasını ilgilendiren soğuk hava depoları gibi tesisler de modele dahildir. Serbest piyasa bu modelin rakibidir. Ancak çiftçiyi korumaya ve tarımdan elde edilen geliri ve gıda güvenliğini arttırmak için, hasat öncesi ve sonrası tüm aşamaların devlet kanalıyla yapılacağı bu model, tarımla uğraşan kesimin enerji, sulama ücreti, gübreleme ve ilaçlama, işçilik gibi üretim maliyetlerinin düşürülmesi için yapılacak çalışmalara ve tarım ürünlerinin arzının korunmasına hizmet edecektir. Tarımla uğraşan bazı kesimlerin tek geçim kaynağı yetiştiricilik olabilir. Ürün fiyatları belirlenirken belirli bir seviyenin altına düşmesine engel olunmalıdır ya da bu durumda üretici fonlarla desteklenmelidir. Krizlerde üreticiye destekle, daha büyük sorunların ortaya çıkmasına döviz kaybına engel olunabilir. Ayrıca bu fondan tarım sektörüyle ilgili Ar-Ge çalışmalarına kaynak aktarılabilir (Gökkür, 2016b).
Fiyat İstikrarına Sahip Tarım Ürünleri Pazarı Modelinin yaygınlaşmasının;
  • Piyasa gözetimi ile piyasa yönetimine,
  • Pazar ve market arası fiyat dengesizliğinin azalmasına,
  • Tarımsal ürün fiyatlarının üretici ve tüketiciyi koruyacak şekilde belirlenmesine,
  • İklim değişikliği ile mücadelenin fiyatları arttırmadaki yüksek etkisinin kırılmasına,
  • Yoksulluğun daha yoğun olduğu kırsal bölgelerin kalkınmasına,
  • Ekonomiye sunduğu katma değeri yüksek bitkilerin ekimi ya da dikimiyle ve istihdam artışıyla büyük ekonomik gelişmeler sağlanmasına,
  • Tarımsal üretimde kaliteyi arttırmaya,
  • Tarımda yeni teknolojiler kullanılmasına,
  • İnsanın doğaya uyumunun sağlanmasına,
  • Daha fazla alanda tarım yapılmasıyla toprağın yapısının korunmasına,
  • Tarım alanlarının betona dönüşüm hızının azalmasına,
  • Doğanın korunmasına ve ekolojik zenginliğin gelecek kuşaklara aktarılmasına,
  • Organik tarım ürünleri de bu pazara dahil edilerek tarımda organik Pazar sıkıntısının önüne geçilmesine,
  • Kuru meyvecilerin stok sorununun aşılmasına,
  • Yöresel coğrafi işaret almış ürünlerin e-ticaret ile birlikte tanıtımına,
  • Ekonomide istikrara ve ülkesel refaha
olumlu katkıları olacaktır.
 
Kentleşme, tarımsal üretimde girdilerin yüksek olması nedeniyle üretim yapılan tarım alanlarımız hızla azalmaktadır. Çiftçilerimizin aşırı sulama, ilaçlama ve gübreleme gibi yanlış uygulamaları sonucunda topraklarımız verimsizleşmektedir. Sebze ve meyvelerde ilaç kalıntısı sorunu ihracatımızı ve üreticiyi olumsuz etkilemektedir. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın bu konuda başlatmayı planladığı çiftçiyi gübreleme konusunda eğitim çalışmaları ve yürürlüğe girmiş olan miras yoluyla arazi parçalanmasını önleyecek kanun, çiftçimizin tarımdan uzaklaşmasını engelleyecektir.
 
Dünyadaki tüm ekonomileri incelediğimizde, daha önceden uygulanmış reformlar ve düzenlemelerin tekrarının, ekonomilerde ancak kısa süreli iyileşmeyi sağladığını anlayabiliriz. Bu nedenle ekonomide kalıcı başarı,  ancak yeni reform ve yeni düzenlemelerle sağlanabilir. Tarımda geçici fiyat istikrarı döneminin, kalıcı fiyat istikrarına dönüşmesi mümkündür. Kırsal kalkınma ve arazi toplulaştırması çalışmalarının entegre edilmesiyle bu model, gıda güvenliğimize ve ekonomik ilerleyişimize hizmet edecektir. Pazar Yerleri Hakkındaki Yönetmeliğe birkaç madde ilave edilerek, modelin yasal düzenlemelere uygunluğu sağlanabilir.

Abstract:
PRICE STABILITY WITH, THE MARKET MODEL OF AGRICULTURAL PRODUCTS
Price stability means that the general price level in an economy does not change. Economic success can only be achieved with new reforms and new regulations. The period of temporary price stability in agriculture, can be turned into a permanent price stability. With government support, the establishment of standard markets all over the country, in agricultural products, price stability is possible. Where the circulation of agricultural products at fixed prices, domestic and foreign markets for standard marketing chain will benefit both producers and consumers. The model will have a positive contribution to national prosperity.

Kaynaklar:
  1. Gökkür, S., 2016a. Yeraltı Su Kaynaklarımızın Önemi, Apelasyon, ISSN:2149-4908, Nisan 2016, Sayı 29, http://bit.ly/2aquJDS
  2. Gökkür, S., Şahin M.,. 2016b. Ulusal Tarım Ürünleri Pazarı Modeli, Bahçe Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü Dergisi, ISSN:1300-8943, Cilt 45, Özel Sayı, VII. Ulusal Bahçe Bitkileri Kongresi Bildirileri, Cilt 2, s.489-491, 2016.
Görseller:
Yazara aittir.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.