Su Hayattır

Su, hayatın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Organizmayı oluşturan hücrelerin yaşaması ve fonksiyonlarını devam ettirmesi için su gereklidir. İnsan vücut ağırlığının %65-70’i sudan oluşmuştur. İnsan vücudu için gerekli suyun büyük çoğunluğu içecek ve yiyeceklerden karşılanmakta çok az bir kısmı ise vücutta oluşan kimyasal tepkimeler sonucu oluşmaktadır. Suyun insan vücudundaki başlıca işlevleri şöyledir;
  1. Su biyolojik bir çözücüdür  bu nedenle vitamin ve minerallerin çözünmesini ve vücutta taşınmasını sağlar.
  2. Hücrelerin fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için ihtiyacı olan katı maddelerin çözülmesine yardımcı olur.
  3. Metabolizmanın düzenli çalışmasını sağlar.
  4. Vücut sıcaklığının düzenlenmesinde rol alır.
  5. Toksinlerin atılmasını sağlar.
  6. Cildin sağlıklı ve esnek olmasını sağlar.
Su, sürekli bir döngü halinde hareket eder. Bu döngü sırasında temas ettiği yüzeylerden birçok maddeyi  bünyesine alır ve kimyasal bileşimi sürekli olarak değişir. Bunlar mineraller gibi yararlı maddeler olabileceği gibi mikrobiyolojik kirlenme kaynakları, radyoaktif maddeler, ağır metaller ve tarım ilacı kalıntıları olabilir. Su kirliliği, Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nde: “su kaynağının kimyasal, fiziksel, bakteriyolojik, radyoaktif ve ekolojik özelliklerinin olumsuz yönde değişmesi şeklinde gözlenen ve doğrudan veya dolaylı yoldan biyolojik kaynaklarda, insan sağlığında, balıkçılıkta, su kalitesinde ve suyun diğer amaçlarla kullanılmasında engelleyici bozulmalar yaratacak madde veya enerji atıklarının boşaltılması” şeklinde tanımlanır.
WHO verilerine göre yüzeyel sularda kirletici etki yapabilecek etkenler;
  • Bakteriler, viruslar ve diğer hastalık yapıcı canlılar,
  • Organik maddelerden kaynaklanan kirlenme,
  • Endüstri atıkları,
  • Yağlar ve benzeri maddeler,
  • Sentetik deterjanlar,
  • Radyoaktivite,
  • Pestisitler,
  • Yapay organik kimyasal maddeler,
  • Anorganik tuzlar,
  • Yapay ve doğal tarımsal gübreler,
  • Atık ısı
Su Kirliliği Tipleri  ise aşağıdaki gibi gruplandırılabilir:
 
1. Endüstriyel kirlenme

Yeraltı depolama tanklarından sızıntılar, tarımsal akıntılar, elverişsiz endüstriyel uygulamalar, madencilik uygulamaları, atık kimyasalların toprak altına enjeksiyonu ve korozif sular en önemli endüstriyel kirletici uygulamalardır.
 
2. Evsel kirlenme 

Evsel kirlenme etkenlerinin başında lağım ve çöpler gelir.  Deterjanlar bir diğer evsel kirlenme nedenidir. Deterjanların içerisinde bol miktarda fosfat ve nitratlar bulunabilir. Fosfat ve nitratların artması sularda alglerin artmasına neden olur.
 
3. Tarımsal kirlenme

Tarımda üretimi artırmak amacıyla kullanılan kimyasal gübreler, böceklerle savaşmakla, kullanılan bir takım kimyasal zehirler yağmur suları ile toprak altına geçerek yer altı sularının kirlenmesine neden olabilir.

4. Isı kirlenmesi

Isı ötrofikasyonu arttırır. Yosunlaşma ve sucul bitkilerde artma olur. Sıcak sularda oksijenin çözünürlüğü soğuk sulardakinden azdır. Sıcaklığın artması organik atıkların daha büyük bir hızla parçalanmasına neden olur. Suda yaşayan hayvanların çoğunun vücut ısısı dış ortamın sıcaklığına bağlı olarak artmaktadır. Sonuçta metabolik reaksiyonları hızlanır ve oksijen gereksinimleri daha da artar. Oksijen ise ortamda giderek azalmaktadır. Sonuçta birçok balık oksijensiz kalarak ölür.
              
İçme ve kullanma suyu kaynakları 3 grupta incelenebilir:
 
1. Yağış Suları

Yağmur ve kar sularının toplanmasıyla elde edilir. Yağmur ve kar suları saf suya en yakın özellik gösterdiğinden genelde temiz sulardır. Fakat hava kirliliği ve havada bulunan mikroorganizmalar nedeniyle bu suların içilmesi uygun değildir.
 
2. Yeraltı Suları

Kendiliğinden yeryüzüne çıkan sular, kuyu ve artezyen suları, yeraltı sularıdır. Kendiliğinden yerüstüne çıkan sular kaynak suyu olarak adlandırılır. Düzenli olarak kimyasal ve bakteriyolojik kontrolleri yapılan kaynak suları doğrudan içilebilirler.
 
3. Yüzeysel Sular

Dere, nehir, baraj ve göl suları yüzeysel suları oluşturur. Yüzeysel suların kalite parametreleri mevsime göre değişiklik gösterir.
 
Bu su kaynaklarının işlenerek içilmeye hazır hale getirilmesinde çeşitli yöntemler kullanılmakla birlikte, temel prensipler aynıdır. Kullanılacak yöntem belirlenirken suyun kalitesi, bulanıklığı, su sıcaklığı, pH düzeyi ve suda bulunan patojen mikroorganizmaların türü dikkate alınmalıdır.

Yüzeyel sular için uygulanan genel su artma işleminin aşamaları şu şekilde özetlenebilir.
  • Flokülasyon: Suya alüminyum sülfat veya metal tuzları ilave edilerek sudaki partiküllerin bir araya gelmesi sağlanır,
  • Sedimentasyon: İlk aşama sonunda bir araya gelen parçacıkların yer çekiminin etkisi ile suyun içinde bulunduğu tankın dibine çökmesi işlemidir.
  • Filtrasyon: Yavaş veya hızlı kum filtreleri ile veya aktif kömür filtreler ile sedimentasyon sonucunda halen uzaklaştırılamayan katı partiküller sudan uzaklaştırılır,
  • Havalandırma: Süzülen suyun havalandırılması ile istenmeyen tad ve koku giderilir, demir ve manganez çöktürülür,
  • Dezenfeksiyon: Sudaki mikroorganizmaları etkisiz hale getirmek için uygulanan işlemlerdir.
Ayrıca arıtılan suya, dağıtım sistemine verilmeden önce rezidüel koruma için klor veya kloramin ilave edilir. Suyun dezenfeksiyonunda kullanılan maddeler:
  • Klor,
  • Kireç kaymağı (Kalsiyum hipoklorit),
  • Kloraminler ya da halozon,
  • Klor dioksit,
  • Çamaşır suyu,
  • İyot,
  • Potasyum permanganat,
  • Ozon,
  • Ultraviyole ışınlar

İçme sularının özellikleri Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik’te açıkça belirtilmiştir. Buna göre içme suları, "renksiz, kokusuz, berrak ve içimi lezzetli olmalı, arsenik, kadmiyum, krom, kurşun, civa  gibi ağır metaller,  pestisit ve pah (poliaromatik hidrokarbonlar) kalıntıları içermemeli, zararlı mikroorganizma bulundurmamalıdır."
 
Tüketime sunulan suyun kalitesi; ham suyun özelliklerine ve arıtım derecesine bağlı olmakla beraber, arıtım esnasında, arıtımdan sonra, depolanma sırasında, dağıtım aşamasında çeşitli faktörlerin etkisiyle değişikliğe uğrayabilmekte hatta ham suda mevcut olmayan birtakım bileşiklere arıtma tesisi çıkış suyunda ya da şebeke suyunda rastlanabilmektedir. Bu nedenle kaliteli bir içme suyunun temin edilerek kullanıma sunulmasında çok sayıda parametrenin göz önünde tutulması gerekmektedir.

Ülkemizde içme ve kullanma sularının takip ve denetimi Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından “İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik” kapsamında gerçekleştirilmektedir.
 
İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik
 
Parametreler ve Parametrik Değerler Tablosu

a) Mikrobiyolojik parametreler

 
b) Kimyasal Parametreler
 
 
Not 1: Bu parametrik değer, suyla temas eden polimerden kaynaklanan sudaki monomer kalıntı konsantrasyonunu ifade eder.

Not 2: 9. maddenin (a) bendinde belirtildiği üzere, mümkün olan hallerde, dezenfeksiyondan ödün vermemek kaydıyla Bromat için Ek-1 (b) bölümünde belirtilen parametre değerinden daha düşük bir değer elde etmek hedeflenir. 8. maddenin (a), (b) ve (d) bentlerinde atıfta bulunulan sular için, belirtilen parametrik değere bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç on yıl içinde ulaşılması sağlanır. Bromat için bu direktifin yürürlüğe girmesinden itibaren ilk üç yıllık dönem için parametrik değer 25 μg/L’dir.

Not 3: Bu değer yeterli örnekleme metoduyla musluktan alınan insani tüketim amaçlı sularından alınacak su numunelerine ve yine tüketici tarafından içilen, haftalık ortalama değeri temsil eden insani tüketim amaçlı sulardan alınacak su numunelerine uygulanır. Örnekleme ve izleme metotları, 10. maddenin dördüncü fıkrasına uyumlu bir biçimde uygulanır. Bakanlık, bu parametrelere ilişkin, insan sağlığı üzerinde olumsuz etkiye neden olabilecek olan izleme ve analiz sonuçları değerlerinin en üst düzeye ulaştığı dönemleri dikkate alır.

Not 4: 9. maddenin (b) bendinde belirtildiği üzere, 8. maddenin (a), (b) ve (d)  bentlerinde atıfta bulunulan sular için Kurşunla ilgili Ek-1 (b) bölümünde belirtilen parametrik değere bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç 15 yıl içerisinde uyulması sağlanır. Bu sular için, kurşunun parametrik değeri bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk 8 yıllık süre için 25 μg/L olarak uygulanır.

Kurşun parametresi için belirtilen değerlere uyum sağlamak amacı ile verilen süre boyunca insani tüketim amaçlı suların kurşun miktarını mümkün olduğu kadar azaltmak için bütün tedbirlerin alınması sağlanır. Bu değere uyumun sağlanmasına yönelik önlemlerin alınması sırasında, Bakanlık içilebilir nitelikteki sularda kurşun miktarının en yüksek olduğu yerlere öncelik vermelidirler.

Not 5: Bakanlık, kullanılmış su arıtma işleminde (nitrat)/50 + (nitrit)/3 £ 1 formülünü esas alır ve nitrat (NO3) ve nitrit (NO2) miktarları için mg/L birimi kullanılır. Nitritler için de 0,10 mg/L değerine uyulur.
 
Not 6: Pestisitler;
  • Organik insektisitler (böcek öldürücüler),
  • Organik herbisitler (bitki öldürücüler),
  • Organik fungusitler (mantar öldürücüler),
  • Organik nematositler (solucan,kurt öldürücüler),
  • Organik acarisitler,
  • Organik algisitler (yosun öldürücüler),
  • Organik rodentisitler (kemirici öldürücüler),
  • Organik slimisitler (balçık, salgı öldürücüler) ile,
bunlarla bağlantılı ürünleri (diğerlerinin yanı sıra, büyüme kontrol edicileri) ve bunların ilgili metabolitlerini, parçalanma yada reaksiyon ürünlerini ifade eder. Söz konusu pestisitlerden suyun içinde olması muhtemel pestisitler izlenir.

Not 7: Parametrik değer her bir pestisit için uygulanır. Aldrin, dieldrin, heptaklor ve heptaklor epoksit için parametrik değer 0,030  μg/L’dir. 
 
Not 8: “Toplam pestisitler” izleme süreci içinde tespit edilen ve sayılan her bir pestisitin toplamını ifade eder.

Not 9: Belirtilen bileşikler şunlardır:
  • Benzo (b) floranten,
  • Benzo (k) floranten,
  • Benzo (ghi) perilen,
  • İndeno (1,2,3- cd) piren.

Not 10 : Belirtilen bileşikler şunlardır: kloroform, bromoform, dibromoklorametan, bromodiklorometan.

9. maddenin (c) bendinde belirtildiği üzere, mümkün olan hallerde, dezenfeksiyondan ödün vermemek kaydıyla trihalometanlar için Ek-1 (b)’de belirtilen parametre değerinden daha düşük bir değer elde etmek hedeflenir. 8 inci maddenin (a), (b)  ve (d) bentlerinde atıfta bulunulan sular için, trihalometanlarla ilgili Ek-1 (b)’de belirtilen parametrik değere bu yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç on yıl içinde ulaşılması sağlanır. Toplam trihalometanlar için parametrik, değer bu Yönetmeliğin  yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk 8 yıllık  süre için 150 μg/L’dır. 
 
c) Gösterge parametreleri 
 
Not 1: Su aşındırıcı olmamalıdır.

Not 2: Suyun yüzeyden alınmaması ya da yüzey suyundan etkilenmemesi halinde bu parametrenin ölçülmesi gerekmez. Suyun parametrik değere uymaması halinde, Bakanlığın mutlaka tedarik edilen suyu patojen mikro organizmalar, örneğin cryptosporidium, bulunmasından kaynaklanan insan sağlığına yönelik potansiyel bir tehlike olmadığını belirlemek için araştırılması gerekir.

Not 3: Şişelere yada kaplara konulan sular için minimum pH değeri 4.5 olarak belirlenebilir.

Not 4:TOC parametresinin analiz edilmesi halinde bu parametrenin ölçülmesi gerekli değildir.

Not 5: Şişelere yada kaplara konulan su için birim sayı/250 ml’dir.

Not 6: Günde 10 000 m3’ten az su verilmesinde bu parametrenin ölçülmesine gerek yoktur.

Not 7: Yüzeysel suyun arıtılması durumunda Bakanlık, arıtımından sonra sudaki bulanıklığın 1.0 NTU (Nephelometrik bulanıklık üniteleri) değerini aşmamasına dikkat eder.

Not 8: İzleme aralıkları daha sonra Ek-2’de belirlenir.

Not 9: Trityum, potasyum –40, radon ve radonun bozunmasından oluşan ürünler hariç; izleme frekansları, izleme metotları ve izleme noktaları için en doğru yerler daha sonra Ek-2’de belirlenecektir.

Not 10:
  1. İzleme frekansları hakkında Not 8’de öngörülen teklifler ve Ek-2’de yer alacak olan ve Not 9’da belirtilen izleme frekansları, izleme metotları ve izleme noktaları için en uygun yerler, Birliğin bu konudaki düzenlemeleri  dikkate alınarak belirlenecektir.
  2. Bakanlık diğer izlemelere dayalı olarak, toplam gösterge dozu olarak hesaplanan trityum düzeylerinin parametrik değerin çok altında olduğunu belirlemesi halinde, içme-kullanma suyunu toplam gösterge dozunu belirlemek için trityum yada radyoaktivite açısından izlemeyebilir. Böyle bir durumda bu kararının gerekçelerini, diğer izlemelerden elde edilen sonuçlarla birlikte, Komisyona bildirir.
İçme kullanma suları ve ambalajlı sular yönetmelikte belirtilen parametreler açısından düzenli olarak kontrol edilir. 
Kaynaklar:
  1. İçme ve Kullanma Suları, Doç. Dr. Ali CEYLAN
  2. http://bit.ly/2a3y74z
  3. Halk Sağlığı Açısından İçme ve Kullanma Suyu Analizleri, Raika Durusoy
  4. İçme Sularında Kalite Parametreleri
  5. Su Teknolojisi, Yalçın, H., Gürü, M.
  6. Su Kalitesi, Prof. Dr. Çağatay Güler
  7. İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik
Görseller:
  1. http://bit.ly/2a8kUfm
  2. http://bit.ly/2aHieRX

 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.