Arıcılıkta Ürün Çeşitliliği ve Pazarlama Stratejileri ‘’Romanya Örneği’’

Ülkemiz çok çeşitli flora kaynakları, yoğun kovan varlığı ve arıcılığa olan ilgi sebebiyle dünya arıcılık sektöründe stratejik bir ülke konumundadır. Ülkemiz üzerinde geniş bir biyoçeşitlilik ve dünya üzerindeki bal arısı ırkı çeşitliliğinin ¼'i yani 5 yerel arı ırkımız mevcuttur. Fakat ülke arıcılığının mevcut durumuna bakıldığında bu özelliklerini tam olarak kullanamadığı görülmektedir. Arıcılık sektörü ekonomik bir faaliyet olduğundan sektörün en önemli sorunu ürün çeşitliliğinin az olması, tüketici tercihleri ve pazarlama stratejilerinin yanlış belirlenmesi görülmektedir. Özellikle arının sokmasından kaynaklı olarak akademisyen ve araştırmacının fazla ilgi göstermediği bir faaliyet olan arıcılık aynı zamanda özel sektörün de fazla ilgi göstermediği bir alandır. Dünya arıcılık sektörüne baktığımızda ülkeler ve sektörde bilinirlikleri aşağıda tabloda verilmiştir.

Tablo incelendiğinde kovan varlıkları ülkemizden fazla olarak sadece Çin'de bulunurken, sektörde bilinirlik anlamında maalesef ülkemiz kovan sayısı olarak geçmemektedir. Halbuki arıcılık sektörü yetiştiricilik, arı ürünleri üretim (bal, polen, arı sütü, propolis, arı ekmeği, arı zehiri, apilarnil, quuen larva (kraliçe larvası)), pazarlama, ar-ge, arıcılık malzemeleri, apiterapi, apidiet, apiturizm (apitour), kovan havası (apiair) gibi merkezinde ‘’arı’’ olan çeşitlilik bulunmaktadır.

Ülkemizde son verilere göre yaklaşık 7 milyon kovan ve 100 bin ton üzerinde yıllık bal üretimi gerçekleşmektedir. Bunun dışındaki üretimler ile ilgili örneğin bir polen üretim miktarı bilinmemekte, arı ürünleri ile ilgili veri kaydımız bulunmamaktadır. Dünyada arıcılık ürünlerinde son yıllarda propolis, arı sütü, apilarnil, arı ekmeği ve arı zehiri gibi arı ürünleri ve apiterapi uygulamaları geniş yer almaktadır. Ancak ülkemizde üreticilerimizin yetiştiricilik konularındaki teknik bilgi ve tecrübelerindeki yetersizlik ve mevcut potansiyelin kullanılamamasından dolayı, bu ürünler ithalat yoluyla karşılanmakta ve bu kazançtan faydalanamamaktadır. Ülkemizde tüketiciler tarafından arı ürünlerinin bilinirliği ve satın alınma sıklığı arasındaki ilişkilerin incelemesine yönelik yapılan araştırmada balın bilinirliği %99.4, polenin bilinirliği %61.6, arı sütünün bilinirliği %52.8, balmumunun bilinirliği %46.4, arı zehrinin bilinirliği %16.3, propolisin bilinirliği ise %8.9 olarak tespit edilmiştir. Katılımcıların çoğunluğu tarafından balın 2 ya da 6 ayda bir satın alındığı, diğer arı ürünlerinin ise hiç satın alınmadığı belirlenmiştir. Tüketici tercihine göre üretimi şekillendirmek sektörümüz için önemli bir konudur. Özellikle tüketici nezdinde arı ürünlerinin bilinirliği ve son gelişmeler apiterapi, apiair, arı yogası, arı sesi, arı turizmi konusunda yeterli bilgi, tecrübe ve altyapı oluşturamamıştır.

Romanya arı ürünleri ve arı ürünlerinin tedavide kullanımı anlamına gelen apiterapi konusunda oldukça ileri konumda olan bir ülkedir. Apilarnil (erkek arı larvası) ve quuen larva (kraliçe larvası) burada bulunmuş ve geliştirilmiştir. Apilarnil ve quuen larvanın sağlık üzerine etkisi üzerine birçok çalışma yapılmış ve genel anlamda üreme fonksiyonları üzerine oldukça etkilidir. Keza diğer arı ürünlerinin yaygın kullanımı bulunmaktadır.
 
Arı ürünlerinde yapılan ar-ge faaliyetleri sonucunda tüketici kullanımına yönelik olarak sprey, damla, krem, kapsül, draje formulasyonunda ürünler geliştirilmiştir. Çocuklara, sporculara, yaşlılara, kadınlara, gençlere yönelik ürün çeşitleri bulunmaktadır. Bu ürünler tamamen doğal ürünler olup bir kısmı bitkisel ürünlerle takviye edilmektedir.

Romanya ve Türkiye’nin arı ürünlerinin tercihlerine baktığımızda iki ülke arasında fark açıkça ortaya çıkmaktadır. En belirgin özellik tüm arı ürünlerinin Romanya’da üretilmesi ve tüketilmesi iken ülkemizde henüz bal, polen ve son zamanlarda az miktarda propolis tüketimi, sağlık konusundaki araştırma sonuçları ortaya çıktıkça talep artmaktadır.
 

 
Arı ürünlerini sağlıkta kullanıma, apiterapiye yönelik tıp doktorların yoğun ilgisi ve çalışmaları bulunmaktadır. Kliniklerde arı zehri, apiterapi, bal uygulamaları gibi birçok uygulamalar gerçekleştirmekte; başarılı sonuçları ile halkın bu konuda tercihine sebep olmaktadır.
 
Yukarıdaki konuları incelemek üzere İzmir’den arıcılık sektöründe hizmet veren ve çalışma alanına giren grup ile ‘’Arıcılıkta Ürün Çeşitliliğinin Arttırılması ve Pazarlama Stratejileri’’ başlıklı AB-Erasmus Yetişkin Eğitimi projemiz ile Romanya’da 10 günlük bir eğitim programı gerçekleştirilmiştir. Projemiz Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı Yetişkin Eğitimi Personel Hareketliliği kapsamında desteklenmiştir.

Proje sonucu olarak; katılımcı grubumuzun eğitim ve teknik geziler sonucundan hemfikir olduğu konu, arı yetiştiriciliği konusunda bizden ileri olmadıkları ama arı ürünlerinde çeşitlilik ve kullanımı konusunda oldukça ileri olduklarıdır. İlerleyen süreçte çeşitliliğin sağlanması konusunda ar-ge'ye önem verilmesi tüketicinin bilinçlendirilmesi gerekmektedir. 
 
 
​Görseller:
​Yazara aittir.
 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.