İnsanlığın Gezegenle Büyük Deneyi

16 Ekimde, yine “Dünya Gıda Günü”nü kutladık. Dünyanın 150 ülkesinde çeşitli etkinliklerle kutlanan günün, bu yılki odaklandığı konu “iklim değişimi” idi. İklim değişiminin, tarım ve gıda üzerindeki etkilerine dikkat çekilmeye çalışıldı.

Son yıllarda gündemin ilk sıralarına yerleşip, küresel olarak ele alınmaya çalışılsa da iklim değişimi araştırmalarının başlangıcı aslında 1800’lü yıllara dayanmaktadır.

Önümüzdeki on yıl için, küresel ekonomiyi etkileyecek riskler arasında iklim değişimi ilk sırada yer almaktadır ve bu nedenle, 2030 yılına kadar 100 milyondan fazla insanın daha yoksulluk tehdidi altında olacağı bildirilmektedir. İklim değişiminin, özellikle yoksul ülkelerin başlıca geçim ve yaşam kaynağı olan tarım sektörünün yanında gıda güvenliği, beslenme, istihdam ve ihracat gelirleri gibi unsurlarını da etkileyeceği ifade edilmektedir.

BM/FAO’nun verilerine göre günümüzde her 7 kişiden biri yatağa aç girmektedir. Bunların yüzde 60’ını kadınların oluşturuyor olması ise dünyanın geleceği açısından tehlikeyi göstermektedir. Açlıkla mücadele eden ve toplamda 1 milyarı bulan bu kişilerin, ne yazık ki yüzde 80’i kırsalda yaşamakta ve tarımsal üretimde bulunmaktadır. Yani gıda üretmekte ancak açlık çekmektedirler.

Tarım, İklim Değişimini Etkileyen ve Ondan Etkilenen Bir Sektördür

Küresel ısınma ve bunun bir sonucu olan iklim değişimi; doğal faktörlerden çok, insanların normalin üzerinde sera gazı salımı, toprak, su ve biyolojik kaynakların yanlış veya aşırı kullanımı gibi olumsuz uygulamalarının etkisi ile meydana gelmektedir.

Bugün yaşadıklarımız, tarım ve gıda sistemimizde bir şeylerin yanlış olduğunu, bu gidişatı değiştirmemiz gerektiğinin sinyallerini veriyor.

Küresel sorumluluk olarak ele alınan iklim değişimine karşı, ülkeler konu hakkındaki senaryoları dikkate alarak birçok faaliyet yürütmeye, önlemler almaya çalışmaktadır. Başta sera gazı salımını azaltmak olmak üzere tarım topraklarının korunması ve geliştirilmesi, su kaynaklarının yönetimi ve planlanması, biyoçeşitliliğin ve yerel çeşitlerin korunması, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılması sayılabilecekler arasında en önemlileridir.

Henüz Biz Onaylamasak da Artık Bir Antlaşma Var!

İklim değişimi ile mücadele geçen yıl Paris’te oluşturulan “iklim antlaşması”nı imzalayarak, yeterli sayıda (74) ülkenin meclisinden geçirip, onaylamasıyla uluslararası ve bağlayıcı nitelik kazanmıştır. Bu ülkeler sera gazı salımlarını azaltacaklarını beyan etmektedirler.

İklim değişiminden en fazla etkilenecek olmasına rağmen, bugüne kadarki politikalarında ağırdan davranan ülkemiz, söz konusu antlaşmaya henüz onay vermedi.

ABD’li oşinograf Roger Revelle ve Avusturyalı Hans Suess, “insanlığın gezegen üzerinde büyük bir fiziksel deney yaptığını” iddia etmiş, karbondioksitin okyanuslar tarafından emilemeyen bölümünün uzun vadede küresel ısınmaya neden olacağını ileri sürmüşlerdir.

Endüstriyel Gıda ve Tarım Uygulamaları ile İnsanlığın Deneye Hala Devam Ettiğini Söyleyebiliriz

Zaman hızla azalıyor. Tarım topraklarımız kayboluyor. Su kaynaklarımız kirleniyor ve kuruyor. Verim ve kalite kayıplarımız artıyor. Hala sentetik kimyasalları çok kullanıyoruz. Yerel tohumlarımızı kullanmaktan çoktan vazgeçen çiftçilerimiz, artık tarım yapmaktan, gıda üretmekten de vazgeçiyor. Çokuluslu tarım ve gıda şirketlerinin tekelleşmesini önemsemiyoruz. Kısacası gıda ve su güvencemizi tehlikeye atıyoruz.

Büyük Alman filozofu Hegel, “Fikirler dünyası değişince, gerçekler dünyası da buna direnemez ve değişir” diyor.
Tarım ve gıda sistemimizde sera gazı salımını azaltacak politikaların etkin ve kararlı bir şekilde uygulamaya geçirilmesinin yanında, tarımsal uygulamaların geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için önce fikirlerimizi değiştirmemiz gerekiyor sanırım.
 
Kaynaklar:
  1. World Economic Forum, 2016. The Global Risks Report, http://www3.weforum.org, Erişim: 13 Mart 2016.
  2. World Bank, 2016. Shock Waves: Managing the Impacts of Climate Change on Poverty, Climate Change and Development Series, 2016 International Bank for Reconstruction and Development / The World Bank, www.worldbank.org, Erişim: 13 Mart 2016.
  3. Anonim, 2013. Stratejik Plan 2013-2017. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Ankara.
Görseller:
Arşiv

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.