Organik Tohum

Yaşam alanımız olan doğa ile diğer canlılar ve insan arasında bulunan dengenin tesisi ve sürekliliğine yönelik hedeflere;
  • Doğal kaynakların korunması ve
  • Her sektörde sürdürülebilirliğinin sağlanması ile ulaşılabilir.
Tarımda sürdürülebilir teknikler olan;
  • Biyodinamik Tarım
  • Permakültür
  • Organik (= Ekolojik = Biyolojik) Tarım (OT)
  • Düşük Girdili Tarımsal Üretim Sistemleri,
  • İyi Tarım Uygulamaları (İTU) 
gibi tarım sistemlerinin hayata geçirilmesi ile;
  • Halk sağlığının bozulması,
  • Ekosistemlerde bozunma ve kayıplar,
  • Gıda miktarı ve kalitesi dahil olmak üzere gıda güvenliği,
  • Geleneksel ve kırsal geçim kaynakları,
  • Geleneksel bilgide kayıplar,
  • Toprak ve su kaynaklarında kirlenme, parçalanma ve bozunma yaratarak ekonomik, çevresel ve sosyal alanlarda geri dönülmesi zor problemlere önlem alınabilir.
Daha da önemlisi, tarımsal üretimde bulunmak için geleneksel olarak küçük aile işletmeleri ve ev bahçeleri içerisinde ya da tarımsal ormancılık yapısını uzun yıllardır barındıran yapıların korunarak sisteme dahil edilmesi önem taşır.

Ancak sürdürülebilir tarımsal sistemlerle üretim yapabilmek için uygulamada sektörün üretim açısından önünü tıkayan pek çok sorun çözüme ihtiyaç duymaktadır. Halen, dünya genelinde organik üretimin yaklaşık %95'i konvansiyonel tarım için geliştirilmiş ve yüksek girdi ihtiyacı olan çeşitlerin üretimi ile gerçekleştirilmekte olup, organik ve düşük girdili üretim koşulları altında gerekli olan önemli özellikler ve genetik karakterlerden yoksun bu çeşitlere dayanan (Lammerts van Bueren ve ark., 2011) sürdürülebilir sistemlerde verim ve kalite sorunları doğal olarak ortaya çıkabilmektedir. Halk elinde ve özellikle küçük aile çiftliklerinde idame ettirilen ve çiftçilerin kendi seçimleri ile atalarımızdan gelen populasyonlar;
 
  • Yüksek genetik çeşitliliği,
  • Farklı çevrelerde adaptasyonu,
  • Ani iklim değişikliklerine uyumu,
  • Stabil karakterleri ve
  • Performans istikrarı nedeniyle OT (Organik Tarım) koşulları için umut vericidir.
Organik tarım, yabancı otlar, hastalıklar, zararlılar, iklim değişikliği ve benzeri gibi çoklu streslerle başa çıkabilecek ve düşük azot ihtiyacı olan çeşitler kullanıldığında ve diğer kurallar dikkatle göz önüne alınıp uygulandığında verimli ve kalite üretimi ve tabi ki canlı ve çevre sağlığını ve sürdürülebilir agro ekolojiyi garanti eder.

Türkiye, birçok ürün için de mikro gen merkezidir. Bu nedenle, mevcut bitki çeşitliliğinin korunmasının önemi bilinmekte ve çeşitli muhafaza programları uygulanmaktadır. Bu çalışmaların ve zenginliğin organik tarım çalışmaları ile bağı bulunmakta ve sürdürülebilir teknikleri uygulamada avantajımızı oluşturmaktadır.

Yerel çeşitler genellikle geleneksel tarım sistemleri kullanılarak yetiştirildiği için bu çeşitlere yönelmek organik (ekolojik=biyolojik) tarımla doğrudan ilgilidir. Bu bakış açısı ile bakıldığında, yerel çeşitlerimizin populasyonlarında çiftçi katılımlı ıslah (participatory breeding)  programlarının açılması ve organik tarımda bu çeşitlerin kullanılması; bununla ilgili programların desteklenmesi hem bu çeşitlerin hem de geleneksel tarım sistemlerinin korunmasına yardımcı olacaktır. Böylece çevre kirliliğinin azalması ile diğer doğal kaynaklarımız da güvence altına alınacaktır.

Organik tarımda ihtiyaç duyulan adaptasyon kabiliyeti yüksek, hastalık ve zararlılara toleranslı ve iklim değişiklikleri zorluklarında sahip olduğu genetik özelliklerle verim ve kalite açısından üstün performans gösterebilen yerel kaynaklı çeşitler ve/veya populasyonlar üreticilerin kullanımına sunulabilecektir. Ayrıca ‘organik bitki ıslahı’, düşük dış girdi ve yüksek ürün kalitesiyle özellikle bölgesel bazda yapılan tarımda bitkilerin daha iyi yetişmesine olanak sağlamaktadır. Organik bitki ıslahı; bitki-çevre interaksiyonu  (çevrebilimle ilgili boyut) ve bitki ıslahçısı, tohum firması ve çiftçi arasındaki etkileşimin sosyo-ekonomik yönden incelenmesini esas almaktadır.

Organik bitki ıslahı, bitki adaptasyon yeteneğini artırmalı, azaltmamalıdır ve çevre ile interaksiyonu etkin düzeyde olmalıdır. Islah uygulamaları organik toprak koşullarında yapılmalı ve kullanılan ıslah teknikleri bitkilerin yeniden doğal olarak çoğalma potansiyelini etkilememelidir.

Özetle sürdürülebilir tarımda başarı için;
  • Populasyonlar ve yerel çeşitler,
  • Islah programlarında geliştirilen hastalık ve zararlılar ile yabancı ot baskısına sahip yeni çeşitler,
  • Niş marketlerde ve takaslarda yer alan ve açıkta tozlanan hastalıklardan arî çeşitler,
  • Çiftçi katılımlı ıslahla geliştirilen çeşitler organik tohum ve vejetatif çoğaltım materyalleri bakımından öne çıkmaktadır.
Bu amaçlara hizmet eden AB 7. Çerçeve CORE Organic II –ERANET destekli ‘Çeşitlilik için Organik Bitki Islahı Çalışmalarının Koordinasyonu (Coordinating Organic Plant BReeding Activities for Diversity ) (COBRA)’ projesi TC Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nde yürütülmüştür.
 
http://bit.ly/2hMyPGE linkinde devam eden projeler  sayfasından ve ayrıntıları da http://bit.ly/2iD05Hu sayfasından izleyebilirsiniz.
 
Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü (ETAE) olarak projede; börülce, soya, bakla ve bezelye türlerinde proje ortaklarından 8 ülke araştırıcıları ile ortak belirlenmiş kriterlerin ölçüm, analiz ve gözlemlerini yapılmıştır. Mevcut bitki ıslahı programlarındaki materyal ve bitki genetik kaynaklarımızı kullanarak klasik ıslah yöntemleri ve bunları modifiye ederek yüksek verimli ve kaliteli organik çeşitler ve/veya ileri hatlar geliştirilmesi çalışmaları yürütülmüştür. Ayrıca, konu üzerine çalışan paydaşlara eğitim programları ve tarla günleri ile teknik toplantılar düzenlenecek, proje ortağı 18 ülkeden 41 kuruluş ile ağ iletişimi kurulmuş ve ülkemiz organik sektörüne yaygınlaştırma çalışmalarına katkıda bulunulmuştur.
 
COBRA projesinde bitki genetik çeşitliliği ve potansiyeli tarımsal ve yasal açıdan incelenmiştir. Proje mevcut organik ıslah faaliyetlerini, çok ortaklı eşgüdümlü bir yaklaşımla birleştirmiştir. COBRA projesinin temel faaliyetlerde konular;
  • Tohum sağlığı
  • Ürünlerin çoklu strese tepki vermesi
  • Organik sistemler için yetiştirme verimliliği
  • Ağ oluşturma ve koordinasyon
  • Organik bitki yetiştiriciliği ile ilgili sosyo-ekonomik ve yasal konular
  • Farklı kalite gereksinimleri için yerel ıslah ve organik tohum kullanımı ve üretimini teşvik olmuştur.
Kaynaklar:
  1. Kır, A., 2013, Country report of GAP and OF in Turkey, OECD, Environment Division, Green Growth and Agriculture Movements (oral presentation), Paris, France
  2. Kır, A., Karagül, E., Büyükkileci, C., and Kalın A., 2015, COBRA Project Coutry Report, ERANET, Core Organic II,  Izmir, Turkey.
  3. Lammerts van Bueren ET, Jones SS, Tamm L, Murphy KM, Myers JR, Leifert C, Messmer MM (2011) The need to breed crop varieties suitable for organic farming, using wheat, tomato and broccoli as examples: A review. NJAS - Wageningen J Life Sci 58:3-4.
Görseller:
1. T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı internet sitesi
Yazar :
Alev KIR
Konu :
Tarım

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.