BESLENME KÜLTÜRÜ VE BESLENME ÜZERİNDE YAŞANAN BİLGİ KARMAŞASI

Beslenme kültürü genel olarak insanların yaşam biçimleri ve yöresel özellikler ile oluşmaktadır. İnsanlık tarihi kadar eski olan yemek kültürü zaman içinde toplumların sosyal statü simgeleri haline gelmiş dayanışma ve iletişimin bir parçası olarak yaşam içindeki yerini almıştır. Toplumların beslenme alışkanlıklarını oluşturan pek çok etmen olmakla birlikte, coğrafik bölge, eğitim, gelir düzeyi ve kültürel etkileşimler bunların başında gelmektedir.
 
Günümüzde dengeli ve bilinçli beslenme olgusu insanın en önem verdiği konuların başında gelmektedir. Bu konuda eğitim, sosyo ekonomik yapı, çevresel faktörler, yaş cinsiyet gibi etmenler de beslenme tercihinde etkili olmaktadır. Genel bir bakış açısıyla yetişkin insanlarda sağlıklı beslenme eğilimleri öne çıkarken genç nesillerde ise daha çok hamburger, patates kızartması veya pizza gibi çabuk hazırlanan besinlerin ilgi gördüğü gözlenmektedir. Türkiye’de özellikle 15-30 yaş grubu nüfusun büyük çoğunluğunun kolay hazırlanabilir gıdalara yöneldiği gözlenmektedir.
 
Son zamanlarda organik gıdalar, iyi tarım uygulamaları ürünleri, dondurulmuş gıdalar, kişiye özel tüketimler beslenme eğilimleri içinde dikkat çekmektedir. Doğası giderek kirlenen dünyada insanlar daha güvenli ve sağlıklı gıdalar tüketmeyi arzu etmekte, sağlıklı beslenme alışkanlığı, eğitim ve gelir seviyesi yüksek olan toplumlarda daha hızlı ve kolay edinilmektedir. Sağlıklı yaşam felsefesiyle yaşayan insanların organik gıdalara olan talebi de giderek artış göstermektedir. Türkiye’de bu ürünler yüksek fiyatları nedeniyle henüz arzulanan satış grafiklerini yakalamasa da organik gıda bilincinin yerleşmesi ve alım gücünün artması ile bu durumun düzeleceği tahmin edilmektedir.
 
Dondurulmuş yiyecekler de gözde gıdalar arasında yer almaktadır. Hazırlanmasının kolay olması ve besin değerinin diğer işlenmiş gıdalara göre daha yüksek düzeyde olması bu ürünlere olan ilgiyi artırmaktadır. Amerika’ da gelişme gösteren bir başka eğilim ise kişiye özel gıdalardır. İnternet sitelerinden tüketiciler kendi damak zevklerine göre ürünler talep edebilmektedirler. İyi tarım uygulamaları ile üretilen meyve ve sebzelerde bu konuda bilgi sahibi olan tüketicilerin ilgisini çekmeye başlamıştır. İyi tarım ile üretilen ürünler tüketicilere tarımda izlenebilirlik, sürdürülebilirlik ve güvenli gıda avantajları sunmaktadır. Öte yandan doğal kaynakların korunmasına da destek veren bir üretim şeklidir. Bilindiği gibi tarımsal ürünlerin izlenebilirliğine günümüzde çok önem verilmektedir.
Endüstriyel olarak üretilmiş gıdalardaki çok çeşitliliğin yanı sıra, sağlıklı kalma çabası içindeki insanlar internetteki reklam içerikli sayfalar, yazılı ve görsel medyada çıkan haberler ve bu konuda konuşan ya da kitap yazan kişilerin verdiği çelişkili bilgiler arasında kendine bir yol bulmaya çalışmaktadır. Zayıflamak ya da kilo almak isteyenler, şeker-tansiyon gibi kronik hastalıklar nedeniyle her gıdayı tüketemeyenler, spor yapanlar, yaşlılar, gençler, çocuklar, bebekler kısacası günümüzde herkes için gündeme gelen birçok beslenme modeli içinde insanlar bir bilgi fırtınasına tutulmuş durumdadır. Bu bilgi kirliliği içinde güvenilir kaynakları belirleyebilmek ise ayrı bir konudur.
 
Bu konuda Ege üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü beslenme bilim dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Sibel Karakaya’nın düşüncelerine katılmamak mümkün değil. Prof. Dr. Karakaya (2008)’nın konuyla ilgili olarak yayınladığı makalesindeki görüşlerini şu şekilde özetleyebiliriz.
 
"Beslenme konusunda bilgiyi kimin verdiğini araştırmak gerekir. Bilginin düzmece ve popüler kaynaklara mı yoksa güvenilir bilimsel kaynaklara mı dayandığı belirlenmelidir. Bu kişiler bu bilgileri hangi donanımlarına dayanarak vermektedir?"
 
Peki Beslenme uzmanı olarak kimleri dinlemeliyiz. Prof. Karakaya makalesinde bu soruya da açıklık getirmiş.
Beslenme konusunda uzman kişiler beslenme ve diyetetik bölümlerinden diyetisyen unvanı ile mezun olmuş kişiler ile beslenme alanında yüksek lisans ve doktora derecesine sahip olan gıda mühendisleridir.
Gerek internet ortamında gerekse yazılı ve görsel medyada çıkan beslenme haberleri kafaları karıştırmaya devam etmektedir. Tavsiye edilen gıdaları tüketirken bazen yarar yerine zarar görme olasılığı da vardır. Sağlıksız zayıflama diyetlerinin yanı sıra günlük yaşamda kontrolsüz bir şekilde yapılan vitamin takviyeleri de her zaman yarar getirmemektedir. Kuşkusuz vitaminlerin bağışıklığımıza verdiği destek çok önemlidir. Örneğin bağışıklık sisteminin güçlenmesi için C vitamini almak isteyenlere önerilen greyfurt suyu ilaç metabolizmasının inhibe edilmesinde ve ilacın doza bağımlı olarak yan etkilerinin ortaya çıkmasında etkili olabilen bir içecektir. Greyfurt suyu kardiyovasküler, lipid düşürücü, immun sistemini baskılayıcı ve nöropsikiyatrik ilaçlar ile etkileşen bir gıdadır. Bu nedenle bu tür ilaçları kullanan kişilerin greyfurt suyu içmemesi gerekir (Olukman, 2010). Öte yandan bilinçsiz C vitamini kullanımı uzun dönemde böbrek taşı riskini de beraberinde getirmektedir.
 
Son dönemlerde diyet destekleri ve fonksiyonel gıdaların populeritesi insanların bu ürünleri bilinçsizce tüketmesinde etkili olmaktadır. Diyet destekleri ile ilgili olarak yapılmış olan bazı araştırmalar söz konusu ürünlerin sağlık üzerine olumsuz etkilerini göstermektedir. Diyet destekleri  vitaminler, mineraller, amino asitler, baharatlar veya otlar ya da bunların özütleri veya bunların bileşimlerinde bu maddeleri içeren ürünler olarak tanımlanmaktadır.  Diyet desteklerinin çoğunun güvenli olup olmadığı bilinmemekte, ve bunlara yönelik olarak halkımız bakanlıklar tarafından verilen ithal iznini tüketme güvencesi ile karıştırmaktadır ( El, 2008).
           
Fonksiyonel gıdalar ise güncelliğini koruyan bir diğer beslenme grubudur. Bu gıdalar herhangi bir hastalığın önlenmesinde, korunmasında ve bazen de tedavisinde etkin olabilecek gıda bileşenleri, grupları ve ekstraktlarıdır. Bu tür gıdaların bir ilaç gibi algılanması da kimi sorunlar yaratmaktadır. Öte yandan bu gıdalarda standartizasyon ve etiketleme sorunları da bulunmaktadır. Aktar veya baharatçılarda kolaylıkla bulunabilen ancak izlenebilirliği olmayan bu gıdalar tüketici için önemli riskler taşımaktadır.
 
Beslenme, hayatımızın nitelikli devamı için kuşkusuz çok önemli bir konudur. Dolayısıyla bilimsel alt yapısı olmayan yazılı ve sözlü her türlü haber ve beyanatlara mesafeli durmak herkesin yararına olacaktır.
 
Kaynaklar
 
El, S. N. 2008. Diyet destekleri,  Hasad Gıda, 23(274),  6-7.
Karakaya, S. 2008. Beslenme konusunda kimler konuşabilir? Hasad Gıda, 23(272), 6-9.
Olukman, M. 2010. Greyfurt suyu ve ilaç etkileşimi. Beslenme ve Sağlık, Palme Yayıncılık,  203-209.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.