Obezite veya Şişmanlık Ne Demektir?

Dengeli ve sağlıklı beslenmenin her geçen gün öneminin arttığı bir dönemdeyiz. Sağlıksız beslenme ve buna bağlı olarak çıkan sorunlar insanların yaşam kalitesini ve yaşam süresini önemli derecede etkilemekte.  Bu süreçte de etrafımızda aşırı kilo problemi yaşan kişilerin sayısı devamlı artmakta.
 
Günümüzde önlenebilir ölüm nedenleri arasında sigaradan sonra 2. sırada geldiğini belirten Başkent Üniversitesi İzmir Zübeyde Hanım Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Yard. Doç. Dr. Varlık EROL Obezite ve Şişmanlık ile ilgili olarak merak edilen soruları cevapladı.
 
1) Obezite veya şişmanlık ne demektir?

Obezite enerji alımı ile harcaması arasındaki dengenin bozulması ile oluşan vücuttaki yağ oranının fazla olduğu metabolik bir durumdur.

2) Obezite bir hastalık mıdır?

Ölümcül bir hastalıktır ve günümüzde önlenebilir ölüm nedenleri arasında sigaradan sonra 2. sıradadır. Yapılan çalışmalar obezitenin fazlalığı oranında hastalarda kalp ve damar hastalıkları, şeker, tansiyon hastalığı, gut, kemik eklem hastalıkları, akciğer hastalıkları, varis ve kan pıhtılaşma bozuklukları ve kanser gibi pek çok hastalıkların görülme sıklığının arttığını göstermiştir. Obez hastaların beklenen hayat süreleri normal kilolu kişilere göre 5-15 yıl daha azdır.

3) Tıpta obezitenin derecesi hangi yöntemle belirleniyor?

Vücut kitle indeksi(VKİ) vücut ağırlığı değerlendirme ölçüsüdür.
Vücut kitle indeksi(VKİ) vücut ağırlığının boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle hesaplanır.

 
Ağırlık(kg) / boy(m2)

                               VKİ 18-24.9   Normal
                               VKİ 25-29.9   Fazla kilolu
                               VKİ 30 –34.9 Hafif obez /class I
                               VKİ 35-39.9   Şiddetli obez / class II
                               VKİ 40-49.9   Morbid obez / class III
                  
4) Türk halkının yüzde kaçı fazla kilolu?

Türkiye’de yaklaşık olarak nüfusun %70’i fazla kilolu (VKİ 25-30 arası olan insanlar). Nüfusun yaklaşık %30’u ise obez (VKİ 30’un üzerinde). Yani yaklaşık 20 milyon insanımız obeziteye maruz kalmış durumda. Nüfusun yaklaşık %3-4’ü ise morbid obeziteye sahip yani VKİ’leri 40’ın üzerinde ve hayati tehlike taşıyan düzeyde obeziteye sahip.
 
5) Obezite açısından Türkiyede ne gibi önlemler alınıyor?

Günümüzde obezite sadece erişkinlerde değil, çocukluk çağından itibaren başlayan bir problem olduğu için Milli Eğitim Bakanlığı okul kantinlerinde fast-food satılmasını yasakladı. Sağlık Bakanlığının da obezite merkezleri açmak için projeleri devam etmekte. Obezite önlenebilir bir hastalık olduğu için ve Türkiye'de de Amerika'dakine benzer oranlarda obez hastamız olduğu için, hastalık oluşmadan önleyebilmek adına halkın bu konuda bilinçlendirilmesi ve doğru beslenme ve egzersizin önemini daha çok vurgulanması gerekmektedir.

6) Obezitenin sebepleri nelerdir?

Öncelikle yanlış beslenme. Özellikle çocukluk çağında anne ve babaların çocuk doyduğunda zorlamaması ve zararlı gıdalarda olabildiğince çocukları uzak tutması çok önemli. Gençlerde ve çocuklarda fast-food türü gıdalarla beslenme obezitenin en önemli sebepleri arasında. Tabiî ki televizyon ve bilgisayar başında fazla vakit geçiren, egzersiz yapmayan, ulaşım için yürüyüş yerine sürekli taşıt tercih eden bir toplumda obezite sıklığının artması kaçınılamaz.

7) Obezite hangi hastalıklara sebep olabilir?

Tip2 şeker hastalığı, kalp damar rahatsızlıkları, tansiyon yüksekliği, kolesterol yüksekliği, reflü, uyku apnesi, karaciğer yağlanması, polikistik over hastalığı, seksüel problemler ve psikokolojik olarak ise depresyon, özgüven eksikliği ve düşük benlik saygısı gibi bir çok hastalığa neden olabilmektedir.

8)  Obezitenin tedavisi için neler yapılabilir?

Öncelikle obezite derecesine göre gerekli ise ilaç tedavisi egzersiz ve yaşam alışkanlıkları değişiklikleri gibi birkaç önlem ile hastalar tedavi edilmeye çalışılmalıdır. Ancak vücut kitle indeksi obez kategorisine giren, yani 30’u geçen hastalarda bu önlemler ile hastaların sadece %2-3’ü  başarılı olabilmektedirler. Hastalık düzeyinde obezitenin mevcut olduğu bu hastaların obezite cerrahisini ciddi bir alternatif olarak düşünmeleri gerekir.

9) Kimlere ameliyat uygulanabilir?

Tüm dünyada ameliyat gerekliliği vücut kitle indeksine göre belirlenmektedir. Vücut kitle indeksi 35’in üzerinde ve tip 2 şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği gibi yandaş hastalıkları olan hastalar ve yandaş hastalık olmasada vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde olan hastalara ameliyat uygulanmakta ve önerilmektedir.

10) Ameliyat olarak hangi yöntemler uygulanmakta ve hastalar bu ameliyatlardan ne kadar fayda görmekteler?

Tüm dünyada uygulanmakta olan çeşitli ameliyat yöntemleri mevcuttur. Bunlar tüp mide (sleeve gastrektomi), mide bypass (gastric bypass), mini gastric bypass, mide pilikasyonu, mide kelepçesi olarak sıralayabiliriz. Mide kelepçesinin günümüzde uygulanım sıklığı oldukça azalmıştır. Avrupa ve Amerikada en sık uygulanan iki yöntem Sleeve gastrektomi ve Gastrik bypass’ır. Her iki yöntemde kapalı yani laparoskopik olarak uygulanmaktadır. Bu sayede hastalar erken dönemde günlük hayatlarına dönebilmektedirler. Her iki ameliyat sonrasındada hastalar 1 yıl içinde yaklaşık olarak toplam vücut ağırlıklarının %30-%35’ini kaybetmektedirler. Tabi ki bu oran hastanın obezite derecesi, yaşı, cinsiyeti gibi faktörler nedeniyle hastadan hastaya değişiklik gösterebilmektedir. Kilo kaybı ile birlikte hastaların mevcut kronik yandaş hastalıklarıda bu ameliyatlarda sonra %85-90 oranında tamamen düzelmekte ve hastaların yaşam kaliteleri artmaktadır. Obezite cerrahisi konusunda deneyimli kliniklerde gerçekleştirildiği takdirde çok düşük risklerle yaşam kalitesini önemli ölçüde arttıran bir tedavi yöntemidir.
 
 
Görseller:
  1. http://bit.ly/2jnQUf1
  2. http://bit.ly/2kiIo5a
  3. Yazara aittir.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.