Kurakçıl Peyzajla Yeşilin Korunması

Süs bitkileri, kentsel alanlardaki yaşam kalitesini yükselten, dolayısıyla insan sağlığı ve psikolojisi üzerine doğrudan etkili olan bir sektördür. Son yıllarda çevresel sorunların ciddi boyutlara ulaşması ile birlikte çevre dostu binalar (yeşil binalar ve dikey bahçeler) konsepti hızla artmaya başlamıştır (Gülgün, 2015). Kentsel yeşil alanlar, insanlara kent ortamında doğa ile temas etme, mevsimlerle doğada oluşan değişimleri gözlemleme olanağı vererek doğa ile bütünleşmelerini sağlar (Dirik, 1996; Atıl ve ark., 2006). Yatay yeşil alanların gittikçe azaldığı günümüzde, dikey bitkilendirme uygulaması, özellikle yeşili çoğaltmak isteyen tasarımcılar için büyük önem taşımaktadır. Bu yöntemle hem bitkilerin biyolojik çeşitliliği için uygun mekânlar oluşturulmuş olacak hem özlemi duyulan doğa, mekânlara taşınarak insanların günlük hayatta doğayla iç içe olması sağlanacak, ayrıca bu sayede ses ve ısıya karşı binalarda doğal bir yalıtım da oluşturulmasının yanı sıra yapraklar kökler ve mikroorganizmalar sayesinde temiz havalı bir ortama da kavuşulmuş olacaktır (Gülgün, 2015).
Su isteği az olan bitki türlerinin kullanılması, kurakçıl peyzaj uygulamaları için istenilen bir uygulamadır. Su isteği fazla olan türler yerine, estetik ve fonksiyonel açıdan kurakçıl peyzaj düzenlemelerine uygun alternatif türler tercih edilebilir. Kurakçıl peyzaj uygulamalarında doğal bitki türlerin kullanımı suyun daha etkin kullanılması açısından oldukça önemlidir. Ayrıca doğal bitki türleri diğer egzotik olan bitkilere oranla daha az gübreleme ve ilaçlamaya ihtiyaç duyarlar ve bölgenin ekstrem iklim koşullarına uyum sağlayarak bakım ve maliyet masraflarını azaltırlar. Bu nedenle bitkilendirme çalışmalarında uygulama yapılacak bölgenin iklim ve topoğrafik yapısına uygun bütüncül düzenleme kararları alınmalıdır (Bayramoğlu, 2016).
 
Kurakçıl peyzaj düzenleme (Xeriscape) yaklaşımının asıl amacı; su kullanımını en az düzeye indirgeyerek su kaynaklarını korumaktır. Düzenlemeyi yapmak için peyzajın tamamının yeniden düzenlenmesine gerek yoktur. Var olan tasarım üzerinden planlama ilkelerine göre tekrar düzenlenebilir. Uygun bir kurakçıl peyzaj düzenlemesinin 7 temel prensibi vardır. İlkelerin açıklanmış şekli aşağıda verilmiştir (Tülek ve Barış, 2011; Barış, 2007; Yazgan ve Özyavuz, 2008; Gary L. Wade et al., 2009; Bayramoğlu ve Demirel, 2015; URL-2, 2016; Bayramoğlu, 2016).
 
Kurakçıl Peyzaj  (Xeriscape) Düzenlemenin 7 Temel İlkesi

1. Uygun Planlama ve Tasarım: Düzenlemenin yapılacağı alana ilişkin bölgesel ve iklim koşulları, mevcut vejetasyon, topografya, alanının kullanım biçimine dikkat edilmesi gereklidir. Farklı özellikteki alanların farklı bölgelere bölünmesi gerekir. Özellikle de bitkilerin su kullanım ihtiyaçlarına ve kullanım yoğunluğuna göre zonlama yapılmalıdır. Sert zemin kaplamalarında iyi drenaj sistemleri kurularak yağmur sularını toplayacak tasarımlar geliştirilmelidir.
 
2. Toprak Hazırlığı: Xeriscape tasarımda bitkilerin yaşam ortamları olan toprak yapısının belirlenmesi oldukça önemlidir. Düzenleme yapılacak alanın toprak analizi yapılarak su tutma kapasitesi bakımından değerlendirmeye alınmalıdır. Analiz sonucunda toprağın organik maddeleri iyileştirilerek bitkilerin ihtiyacı olan besin maddeleri sağlanmalıdır.
3. Uygun Bitki Tür Seçimi: Planlama yapılacak alandaki bitkiler iklim, toprak tipi, çevre koşulları ve minimum şekilde ilave suya ihtiyaç duyan türler seçilmelidir. Özellikle bölgeye uygun doğal ve kuraklığa toleranslı türlerin kullanımı oldukça önemlidir.
 
4. Bakımı Kolay ve Pratik Çim Alanların Tasarlanması: Çim yüzeyler peyzaj mimarlığında estetik ve fonksiyonel açıdan rekreasyonel mekânlar oluşturmada oldukça etkili materyallerdir. Ancak çim yüzeylerin konumu ve boyutu tükettiği su miktarı bakımından oldukça etkilidir. Bu yüzeyler ayrı parçalar halinde değil de birbirini takip eden ve bağlantılı planlandığında sulama programları oluşturmada kolaylık sağlamaktadır. Bu şekilde suyun buharlaşma oranı ve yüzeysel kayıplar büyük ölçüde azalarak etkin sulama sağlanmış olacaktır.
 
5. Etkin Sulama: Doğru sulama sistemi ve tasarımı sağlanarak fazla su kaybını engellemek için damla sulama tercih edilmelidir. Sulama eğer yağmurlama sulama ise sabah saatlerinde; damla sulama ise günün herhangi bir saatinde çalıştırılabilir. Bitkilerin ihtiyaç duyduğu su miktarı kadar bitkiye su verilmesi asıl amaçtır. Bu sebeple bitkilerin su tüketim miktarlarının belirlenmesi gereklidir.
 
6. Malç Kullanımı: Xeriscape düzenlemesi malç yaprak tabakası, saman veya organik maddelerden oluşur. Kullanımı ile toprak yüzeyini nemli içeriğini de organik maddece zengin tutarak sulama süresince suyun bitkiye nüfuz etmesini sağlar. Ayrıca topraktaki bitki için yararlı organizmaların ve yaşam ortamlarının muhafaza edilmesini olanaklı kılar. Kullanılan malzemelerin belirli bir kalınlıkta ve yıl boyunca kalacak biçimde uygulanması gereklidir.
 
7. Uygun Bakım: Yabancı ot müdahalesi, budama, gübreleme, zararlı canlıların kontrolü, sulama çalışmalarının zamanında yapılması Xeriscape tasarımın niteliğini arttırmak için gereklidir. Bu sebeple doğal bitki kullanımı ve iyi projelendirilmiş sulama sistemi bakım çalışmalarının aza indirgenmesini sağlar. Bu doğrultuda az maliyetli ve sağlıklı Xeriscape tasarımı sağlanmış olur.
 
Bitki su tüketimini etkileyen faktörler şunlardır (Yazgan ve Özyavuz, 2008; Tülek ve Barış, 2011);
  • İklim faktörleri: Sıcaklık, bağıl nem, rüzgâr, güneşlenme süresi, gündüz saatleri
  • Toprak faktörleri: Toprak nemi, toprağın işlenme durumu, bitki örtüsü
  • Bitki faktörleri: Bitki cinsi, gelişme devresi, büyüme mevsimi
Etkin sulama yöntemlerinin kullanılması suyun dış mekânda etkin biçimde kullanımı açısından son derece önemlidir (Barış, 2007; Tülek ve Barış, 2011). Çok tazyikli akan suyun kullanılmasıyla bir miktar su, toprak yüzeyinden akıp gitmekte ve bir kısmı da, üstü yaprak ve bitki artıklarıyla örtülmemiş, güneş ve rüzgâra açık topraklardan buharlaşmaktadır. Suyun en büyük miktarda kaybı ise çok fazla suyun çok sık olarak uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Aşırı sulama, bitki köklerine zarar vermekte ve bitki gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Aynı zamanda topraktaki besin elementlerinin yıkanarak bitki kök bölgesinden uzaklaşmasına ve toprağın derinlerine gitmesine neden olmaktadır. Bu durum yeraltı sularının kirlenme olasılığını arttırmaktadır. Benzer şekilde, aşırı sulamanın neden olduğu su akışı kirletici gübreleri ve böcek ilaçlarını göllere ve akarsulara taşıyabilir. Hatalı sulama yöntemleriyle yüksek nitelikteki suyun kirlenmesi ya da israf edilmesi, etkin sulama yöntemlerinin kullanılmasıyla giderilmelidir. Sulama sistemini iyi planlanması ve sulamanın iyi yönetilmesi gerekir. Bitkilerin tamamı aynı miktarda suya gereksinim duymazlar. Su gereksinimleri birbirinin benzeri bitkiler aynı bölgelerde toplanmalıdır. Sulama, belirli bir programa bağlı kalmak yerine bitkilerin içinde bulundukları koşullara göre yapılmalıdır (Yazgan ve Özyavuz, 2008; Tülek ve Barış, 2011).
Yoğun yapılaşmayla artan nüfus, su kaynaklarını hızla yok etmektedir. Su gereksinimi aynı veya yakın olan bitki türlerinin kullanımına gidilmelidir. Yoğun çim kullanımı sonucunda su ihtiyacı artmakta ve yeterince sulama yapılmadığı takdirde çim alanlarda sararmalar ve yanmalar gözlenebilmektedir. Çim alan kullanımları en aza indirilmelidir. Çim türleri yerine yer örtücüler ve alçak boylu çalıları tercih edilmelidir. Sulamada en uygun bahçe sulama sistemleri yerleştirilmeli, uygun sulama deseni ve zamanı belirlenmelidir. Tüm peyzaj tasarım uygulamalarında olduğu gibi Kurakçıl Peyzaj Düzenleme uygulamalarında da bakım aşaması son derece önemlidir. Organik gübrelerin kullanılması, biyolojik mücadelenin bitki hastalık ve zararlıları için tercih edilmesi su kaynaklarının korunmasında önemli ve etkili bir yoldur. Yapılacak peyzaj mimarlığı uygulamalarında kuraklıkla mücadele ve su tasarrufu için planlama, tasarım, uygulama, bakım ve onarım aşamalarının hepsinde 7 kurakçıl peyzaj düzenleme ilkesi dikkate alınmalıdır (Tülek ve Barış, 2011).
 
Artan nüfus, kentsel dönüşüm ve yeni alışveriş merkezleri, peyzaj düzenlemelerine olan talebin artmasına neden olmuştur. Dış mekân süs bitkileri üretimine yönelik gelişmekte olan sektörün büyük bir bölümünün küçük işletmeler olması, iklim değişikline uygun standart fidan türlerini barındıramaması ve bu nedenle uğradığı ekonomik zararlar, Ar-Ge çalışmalarının azlığı, teorik ve pratik bilgiye sahip personel azlığı gibi birçok sorunu vardır. Dış mekân süs bitkilerinin iklim, toprak, su istekleri dikkate alınarak peyzaj düzenlemelerinin yapılması önemlidir. Peyzaj uygulamalarının yapıldığı yerlerde kısıntılı sulama uygulamalarının yaygınlaştırılmasıyla, su tasarrufu yapılabilir. Dış mekan süs bitkilerinin kullanıldığı peyzaj alanlarında ekolojiye uygun yerörtücü bitkilerin kullanılmasıyla bu alanlarda, hem ekolojik zenginlik hem de yeraltı su kaynaklarımız korunmuş olur.
 
Son yıllarda ülkemizde birçok bölgede mevsimsel kuraklıkların görülme sıklığı artmaktadır. Kuraklığa dayanıklı dış mekân süs bitkileri çeşitlerinin ıslahına yönelik çalışmalar arttırılmalıdır.
 
Yeşil ruhun gıdasıdır. Yeterince gıdanız olmazsa yaşam kaliteniz düşer. Kentleşme ve doğa tahribatının iklim değişikliğine olan olumsuz etkilerini yeşil kentlerle azaltabiliriz. Ülkemizde “yeşil kentlerle, gelişmiş kentler” düşüncesi birlikte vurgulanarak daha doğru mesaj verilebilir. Bunun için farkındalık projeleri hazırlanmalı ve yeşil gelecek bilinci, zihinlerimize asla çıkmayacak şekilde yerleşmelidir. İnsanoğlunun doğadan aldığı yeşili, doğaya iade etme zamanı gelmiştir. Park ve bahçelerdeki bitkilerin rengine uygun banklar, ahşap spor aletleri ve oyun gruplarının seçilmesi ve çiçeklenme zamanı dikkate alarak peyzaj alanlarının düzenlenmesi, her ay farklı bitkilerin çiçeklerinin parklarda gözlenmesine, doğayı sevme bilincinin artmasına katkı sağlayacaktır.
Abstract

Protection of the Green with  Landscape Design in Arid and Semi-Arid Climates
We can reduce the negative effects on climate change with green cities. In our country, "green cities, developed cities" can be emphasized together to give a more accurate message. The use of effective irrigation methods is extremely important in terms of effective use of water in landscape areas. Work to improve the drought-tolerant ornamental plant varieties should be increased.
 
Kaynaklar:
  1. Atıl Güneş A., Yörük İ., Gülgün B., 2006. Bayındır İlçesi Kamusal Yeşil Alanlarının Yeterliliği ve Geliştirilebilme Olanakları Üzerine Bir Araştırma, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, Cilt:43, No:1 Sf: 169-180 Bornova, İzmir.
  2. Barış M. E., 2007. Sarıya Bezenen Kentlerimizi Kimler ve Nasıl Yeniden Yeşertebilir, http://bit.ly/2jouGJI, 29.10.2015
  3. Barış E., 2007. Kurakçıl Peyzaj, Bilim Teknik Dergisi, Sayı 478, Tübitak, Ankara.
  4. Bayramoğlu E, Demirel Ö., 2015. Xerophytic Landscape. In: Environment and Ecology at the Beginning of 21st Century, ST, Kliment Ohridski University Press, Sofia, pp180-190.
  5. Bayramoğlu E., 2016. "Sürdürülebilir peyzaj düzenleme yaklaşımı: KTÜ Kanuni Kampüsü’nün xeriscape açısından değerlendirilmesi", Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi, Cilt 17, Sayı 2, S.119-127, 2016.
  6. Dirik H., 1996. Kent Ağaçlarının Yönetimi, Kent Ağaçlandırmaları ve İstanbul’96 Sempozyumu, İsfalt Yayını: 3, İstanbul, 108s. http://bit.ly/2jIByT7
  7. Gary L. Wade, Midcap J T, Coder K D. Landry G, Tyson AW, Weatherly N Jr., 2009. A Guide to Developing a Water-Wise Landscape. University of Georgia Environmental Landscape Design Department, Georgia 30602, pp 44.
  8. Gülgün B., 2015. “Dünyada Ve Türkiye’de Süs Bitkilerine Genel Bakış, Problemler ve Çözüm Önerileri”, TÜRKTOB Dergisi, sayı:14, Nisan-Haziran 2015, ss. 4-8, http://bit.ly/2jSPf4K
  9. Tülek B., Barış M. E., 2011. Orta Anadolu İklim Koşullarında Su Etkin Peyzaj Düzenlemelerinin Değerlendirilmesi, Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 16(2): 1-13.
  10. Yazgan M. E., Özyavuz, M., 2008. Xeriscape (Kuru Peyzaj) Peyzaj Mimarlığında Yeni Bir Sistem, Basılmamış Ders Notları.
  11. URL-2, 2016. (http://bit.ly/PsQqET) Erişim tarihi: 27.02.2016
Görseller:
Yazara aittir.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.