Evli Salyangozlar - Barksız Sümüklü Böcekler

Sevgili sümüklü böcek ve salyangozlar…       

Bu iki yumuşak canlının pek çok ortak noktaları olduğu halde, onları asla birbirine karıştırmamanız gerekir. Onlar sadece sınıf arkadaşları, ama ikiz değil. Aslında pek çoğumuz, salyangozlar ile sümüklü böceklerin aynı canlılar olduğunu düşünürüz. Çünkü aynı şeyleri yerler, aynı yerlerde yaşarlar, renkleri birbirlerine çok benzer. Fakat kocaman ‘kabuk farkını’ görmezden geliriz. Demem o ki, sümüklü böceklerin korktuklarında veya canları sıkıldığında ya da yağmur yağmaya başladığında, salyangozlar gibi içine sığınabilecekleri bir kabukları yoktur. "Biz insanlar bile her an başımızı sokacak bir çatı ararken, bu sümüklü böceklere haksızlık olmuyor mu?" diye sormadan da edemiyorum. Salyangozlar şanslılar, çünkü tıpkı kaplumbağalar gibi evlerini üzerlerinde taşırlar. Tabii onların evleri kaplumbağanınki kadar sert ve sağlam değil, biraz daha kırılgandır. Ama bir salyangoz için mükemmel bir evdir. Peki bu durumda sümüklü böcekler evsiz barksız salyangozlar mıdır? Pek de öyle sayılmaz aslında; çünkü onların bir eve ihtiyaçları yoktur. Bir evleri yoktur fakat kalın paltoları vardır. Bir salyangozun kabuğunu çıkardığınızda, o sümüklü böcek olur mu diye bir soru gelirse akıllara? Tabii ki hayır, kabuğu çıkarılan bir salyangoz, artık ölü bir salyangozdur! Onun kabuğunu çıkarmayın. Salyangozların kabukları spiral şeklindedir ve yeni doğmuş bir salyangoz, kabuğunun sertlik kazanması için, içerisinden çıktığı yumurta kabuğunu yiyerek kalsiyum (Ca) ihtiyacını karşılar. Çok şanslılar değil mi? Hazır besin, hem de en yararlısından. Sümüklü böceklerin paltoları ise sert deridendir. Salyangozlar ve yakın akrabaları sümüklü böcekler, sürünerek ilerlerler. Çok hızlı gidemediklerini sanırım söylememe gerek yok. Ayağın ön kesiminin yakınındaki bir salgı bezi, sümüksü bir sıvı salar. Bu sıvı salyangozun yolunu yağlar, parlatır ve hareketini kolaylaştırır. Onlar, tıpkı bir tankın paletleri üzerinde gitmesi gibi dalga dalga süzülerek nazlı nazlı hareket ederler. Hızlarının saatte 1 metre olduğu da yapılan araştırmalar arasında yerini almış durumda. Eğer onları görmek istiyorsanız yağışlı ve çiğli günleri beklemek zorundasınız. O kadar narindirler ki hava sıcaklığı -40˚C, -50˚C olduğu zaman buna dayanamaz ve ölürler. Sümüklü böcek ve salyangozlar, törpüye benzeyen dilleriyle beslenirler. Genelde bitki yerler; şaşıracaksınız ama bu yumuşak canlılar çileğe bayılırlar. Ama vejetaryen değillerdir. Söz konusu karın doyurmaksa ölü ya da canlı hayvan eti de yiyebilirler. Hatta o kadar oburdurlar ki çok zorda kalırlarsa, birbirlerini bile yiyebilirler (Anonim 2017b).
 
Gıda Olarak Tüketilen Salyangoz

30 yıl önce Karadeniz bölgesinde kara salyangozu toplanır ve satılırdı. Bilmeyenler şaşıracaktır ama Samsunlu bir iş adamının salyangoz ihracatından zengin olduğu hep söylenir. Karadeniz Bölgesi'nde çok sayıda salyangoz alıp, satan esnaf vardı. Hatta bazı ilçelerimizde, salyangoz işleme tesisleri bile kurulmuştu. Son yıllarda ise ülkemizde salyangoz ticareti yapılamaz oldu. Çünkü, salyangozlar sınır tanımadan toplanmış, artık doğada salyangoz kalmamıştır. Bu canlıların kontrolsüz avlanması, kendi zevkimiz için doğadan koparılması tabi ki doğru değil. Durum o ki bu canlıların neslinin tükeneceği bile söylenmişti. Oysa İç Anadolu’nun çeşitli bölgeleri, Konya ve Adana bölgesinde salyangoz işleme tesisleri halen mevcut. 
Salyangoz ihracatında Dünya pazarının %40’ı Türkiye’nin elinde. Başta Fransa, İtalya, Almanya, İngiltere olmak üzere AB ülkeleri, Güney Amerika ülkeleri, ABD, Japonya, Lübnan, İsviçre, Çin gibi ülkelere de ihracat yapıyoruz. Bu sayı yılda 1 milyon ton gibi bir miktara ulaşabiliyor ve ülkemize iyi bir döviz getirisi sağlıyor. Bu ülkelerde en lüks restoranlarda, en pahalı yiyecekler arasında sayılıyor. Yiyenler salyangoz etinin çok lezzetli olduğunu söylüyor. Tabii ki pişirme öncesi temizlik, (çamurun arındırılması vb.) çok önemli ve dikkat edilmesi gereken bir konu.  Salyangozlar; dondurulmuş, konserve olarak, canlı, haşlanmış veya boş salyangoz kabuğu olarak ihraç ediliyorlar.  Salyangoz pazarında Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Arnavutluk, Litvanya, Letonya, Estonya gibi ülkeler, Türkiye’ye rakip olan üreticiler arasında. Özellikle Romanya’da salyangoz mamulleri üretimi gelişmiş durumda. Salyangozun sosis, salam, sucuk gibi ürünlerinin yanı sıra; acılı, baharatlı gibi değişik zevklere göre üretimi de yapılıyor. Siz yeter ki tüketmek isteyin, her alternatif mevcut. Yani ülkelerin damak zevklerine göre pişirme ve tüketme teknikleri de değişebiliyor. Salyangoz kıyması ve unu da ürünler arasında sayılabilir. Salyangoz, yüksek protein ve düşük yağ oranına sahip bir besin maddesi olmasının yanında bünyesinde bol miktarda A, E, K ve B gibi vitaminler de bulunmaktadır.

Salyangoz etinin lezzetinin yanı sıra tıbbi olarak insan sağlığına yararları da olduğuna inanılıyor. Salyangoz, sadece dış ülkelerde değil, ülkemizde de menülere girmiş durumda. Datça’da (Muğla) yılda birkaç kez, salyangoz yemeği yeniliyor. Bu ilçede, salyangoz tüketiminin basur (hemoroid) hastalığına iyi geldiğine inanılıyor. Bazı restoranların menülerinde salyangoz sote bile var ve özellikle Yunan turistler tarafından oldukça beğenilerek tüketiliyor. Datça’daki restoranında en çok talep gören yemeğin Garaville salyangozu olduğunu söyleyen bir işletmeci, "Et sote gibi pişiriliyor. Tek farkı kabuklarıyla birlikte pişirilmesi" diyor. İzmir’de yaşayıp salyangoz mamülleri denemek isteyeniniz varsa Alaçatı’da (Çeşme) çok iyi bir restaurant olduğunu da buradan duyurmuş olalım.

Salyangoz, son yıllarda krem üretiminde de kullanılıyor. Bilirsiniz söz konusu güzellik olunca, bayanlar bu konulara daha bir dikkat ederler. Ciltlerine, güzelliklerine, kırışıklıklarına, kusurlarına iyi gelecek ne varsa merak ederler. Hakkında bilip öğrenmek isterler. Araştırırlar, denerler. Salyangozların salgıları oldukça dikkat çekicidir. Antioksidan etkiye sahip muhteşem öz; aslında salyangozun kendi kabuğunu onarıp, yenilemek için kullandığı yapılandırıcı bir salgıdır. Yapılan bazı çalışmalar sivilcelere iyi geldiğini, cildi yumuşattığını, cildin iyileşme sürecini hızlandırdığını ve ciltteki hücre yenilenme işlemine katkı sağladığını gösteriyor. Özellikle cilt üzerindeki hasarlarda etkili olan ”allontoin,” bugün birçok cilt sorunu için ilaç niteliği taşır (Anonim 2017a). Ama önemli bir gerçek var ki, o da cilt bakımınız adına seçeceğiniz ürünlerde bilinçli davranmanız gerektiğidir.

Dünyada bilinen en büyük salyangoz, karada yaşayan bir salyangoz türü olan ”Gee gerenimo’”dur. 1976 senesinde, Afrika’ da Sierra Leone’ da bulunan bu dev salyangoz, 900 gr ağırlığında, 39 cm uzunluğundadır ve bir avcıya yakalanmadan yaşamını devam ettirebilirse 10 yıl kadar ömürleri olabilir. Dev Afrika salyangozu diye anılan bu salyangozun bilimsel adı ”Achatina (Lissachatina) fulica bowdichtir” (Anonim 2017a).
 
Ekonomik Önemi ve Neden Oldukları Zarar

Bu hayvanların reklamlarını yaptık yeterince değil mi? Biraz da olumsuz yönlerinden bahsedelim. Bize sorun olmalarının sebebi tabii ki bu hayvanların oburlukları ve dolayısıyla tarım alanlarında neden oldukları ürün zararı. Özellikle nemli iklimlerin yaşandığı çoğu yerde yayılış göstermiş olan Pulmonata (Mollusca: Gastropoda) takımında yer alan sümüklü böcek ve salyangozlardan Helimacidae, Limacidae ve Agriolimacidae familyalarına ait türler tarımsal alanlarda zarar yapmaktadır (Anonim, 2010a).

Pulmonata takımının hayvanlar alemindeki yeri aşağıdaki şekildedir;
Alem: Kingdom Animale (Hayvanlar alemi)
Şube: Mollusca (Yumuşakçalar)
Sınıf: Gastropoda (Karından bacaklılar)
 
Salyangozlarda üreme, diğer böcek ve haşerelerden farklıdır. Çünkü, aynı birey üzerinde hem erkek, hem de dişi üreme organı bulunur. Yani ”hermafrodittir”. Salyangozların bazı türleri, bazen kendi kendini de dölleyebilir. Fakat yine de çiftleşmede, ikinci bir bireye ihtiyaç duyarlar. Salyongoz bir kez çiftleşme ile 2 – 3 yıl süresince yumurta bırakabilirler ve her yumurtlamada 80 – 90 adet yumurta bırakırlar. Salyangoz yumurtaları ortam sıcaklığına bağlı olarak, 20 – 30 gün içerisinde açılır.
 
Pulmonata takımı içerisindeki bitki zararlısı salyangozların ekonomik değerlerini 2 farklı şekilde belirtmek mümkündür.
 
  1. Tabiata faydaları
  2. Tabiata zararları
Tabiata faydaları, yukarıda da bahsettiğimiz gibi insanlar tarafından yenilmeleri sebebi ile ticaretle ilgili değer taşımalarındandır. Bu özellikleri ile de ülkemiz gelirine yardım ettikleri aşikardır. Bitki zararlısı salyangozlar sadece insanlara değil, bulundukları çevrede kurbağa, köstebek, tarla faresi, sincap ve kuşlara besin olmaları nedeni ile tabiattaki biyolojik dengeyi de sağlamaktadırlar. Bu hayvanların önemli ekonomik yönlerinden biri de yenilenlerin ‘tıbbi’ değerleridir. Kadınların doğumunu kolaylaştırdığı, sümüksel maddelerin cildi parlatmak için kullanıldığı, etindeki Helicin maddesinin göğüs hastalıklarına iyi geldiği halk arasında da söylenmektedir (Karsavuran, 2010). Tabiattaki zararları ise 2 grupta ele alınabilir.

          a. Tarla ve bahçedeki zararları
          b. Evcil hayvan ve insan yönünden önemleri

Tarla ve bahçedeki zararları sebze ve çiçeklerde yenikler, bitkilerdeki geniş yırtıklar ve topraktaki parlak mukus izleri bahçelerde sümüklü böcek veya salyangoz varlığının tespitindeki en belirgin ipuçlarıdır. Salyangoz ve sümüklü böcek zararı diğer böcekler veya larva zararları ile karıştırılsa da sümüklü böcek zararında yapraklarca şekilsiz delikler göze çarpar. Yaprakları kenarlarından değil ortalarından yemeye başlarlar. Yaprak yüzeyinde şeritler halinde kesikler görülür.
Zararı en fazla ilkbaharda yavru bireyler yapar (Anonim, 2010b). Bitkilerde yaptıkları zarar tamamen o bölgedeki populasyonları ve aktiviteleri ile ilgilidir (Anonim, 2010c). Zarar daha çok soğuk ve nemli havalardan sonra veya bahçedeki ıslak alanlarda ortaya çıkar (Anonim, 2010d). Sümüklü böcekler genel olarak geceleri, salyongozlar ise gündüzleri beslenirler. Bunun yanında sisli havalarda, yağmurdan sonra veya sulama sonralarında da beslenme oranları artar. Her ikisi de bitki yapraklarında geniş, şekilsiz delikler meydana getirirler. Hatta genç fideleri tamamen tüketebilirler (Anonim 2017c). Koşulların onlar için uygun olduğu yıllarda zararın %50-%90’ lara ulaştığı kanıtlanmıştır (Anonim, 2010e).

Sümüklü böceklerin en aktif olduğu koşullar nemli, ılık gecelerdir (5˚C-20˚C). Eğer gündüz de hava rutubeti devam ederse beslenmelerine devam ederler. Ağır ve kili topraklarda yaşamaları için çok elverişlidir. Sümüklü böceklerin vücudu yumuşak ve mukus kaplı olduğu için hareketleri bu topraklarda daha kolaydır. Toprak neminin uygun olmadığı koşullarda nemi kontrol etmek için 2 metreye kadar toprak derinliğine inebilirler (Anonim, 2010c).

Beslenmeye erken ilkbaharda başlarlar ve kış ayında buzlanma olana kadar devam ederler. Bitki yapraklarındaki beslenmeleri bazı böcek larvalarınınkine benzese da sümüklü böceklerin ve salyangozların mukus izlerinden bu ayrım rahatça yapılabilir.  Sümüklü böcekler için ilkbahar ve sonbaharda havanın normalden daha uzun süre nemli kalması bu hayvanların zarar oranlarını arttırmaktadır. (Anonim, 2010c).
 
Sümüklü böcek ve salyangozlar çok çeşitli bitkilerde beslenebilirler. Özellikle yosun, marul, kıvırcık, havuç, çilek, domates, biber, şalgam, maydanoz, patates, ıslatılmış ekmek, ıslatılmış kepek sevdiği besinler arasındadır (Anonim, 2010a). Sümüklü böcekler, salyangozlara oranla daha fazla zarar yaparlar çünkü daha çok toprak altında bulunurlar ve orada beslenirler. Bu hayvanlar ürünlerin canlılığını alır, tohumları ve fideleri yiyerek, köklerine, yapraklarına ve büyüme noktalarına zarar vererek bitki ömrünü azaltır. Bu, ürün gelişimini yavaşlatır ve / veya verimini düşürür. Bazı ürünler beslenme zararı, mukus izleri ve dışkı pislikleri olması sonucu hasat yapılamaz hale gelir. Bu beslenmeler sonucu bitkide küflenmeler ve çürümeler de başlayabilir.  Birçok tarımsal ürün sümüklü böcek zararından etkilenmektedir. Özellikle ekilebilir araziler ve süs bitkileri bahçeleri onlar için elverişli olan ağır topraklarda yetiştirilirler. Bu da sümüklü böcekler ve salyangozlar için çok uygun bir ortamdır.
       
Kaynaklar:
  1. Anonim, 2010a. http://bit.ly/2o9guHy (Erişim tarihi: Aralık 2010).
  2. Anonim, 2010b. http://bit.ly/2o0sb6q (Erişim tarihi: Aralık 2010).
  3. Anonim, 2010c. http://bit.ly/2lgm34W  (Erişim tarihi: Aralık 2010).
  4. Anonim, 2010d. http://bit.ly/2n9uJLi (Erişim tarihi: Aralık 2010).
  5. Anonim, 2010e. http://bit.ly/2nXrp9P (Erişim tarihi: Aralık 2010).
  6. Anonim 2017a. http://bit.ly/2n8MoCl (Erişim tarihi: Mart 2017).
  7. Anonim 2017b. http://bit.ly/2o0xPWi (Erişim tarihi: Mart 2017).
  8. Anonim 2017c. http://bit.ly/2mHDT5x (Erişim tarihi: Mart 2017)
  9. Karsavuran, Y., 2010. Hayvansal Zararlılar Ders Notları. E. Ü. Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü (Basılmamış ders notları).
Görseller:
Yazara aittir.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.