Coraline Chapatte ile Söyleşi

“Ruhunuz ile gerçekten bir şey isterseniz, o zaman fazla düşünmeden harekete geçmek sizi hedefe ulaştırır”  diyor Coraline Chapatte. Kendisi uzun yıllardır ülkemizde yaşayan bir atlet. Sporcu olmasının yanında motivasyon ve spor koçu, spor yöneticisi, yazar, gazeteci, çevirmen, eğitmen ve sağlıklı tariflerle güzel kekler yapan bir aşçı. Kendisi ve hayat felsefesi hakkında sohbet ettik, keyifli paylaşımlarda bulunduk.  Hadi siz de bize katılın. 
 
Spora düşkünlüğünüz ne zaman başladı?
 
İsviçre’nin küçük bir kasabasında doğanın içinde yaşıyordum. Kışın kayak ve buz pateni, yazın dağlarda yüzme, koşu ve yürüyüş yapıyordum. Ayrıca bunlara ek olarak da voleybol, atletizim, bale ve jimnastik de yapıyordum.  Bu aktivitelerden  keyif aldığım için zamanla bu bir yaşam tarzına dönüştü benim için. Küçük yaşta takım ruhu bilinci ve rekabeti öğretti bana. Ayrıca babamın da bir sporcu olması hayatımı bu şekilde yönlendirmemde büyük etkisi oldu.

Peki akabinde ofis hayatınız var o nasıl gelişti?

 

 
2005’de İsviçre’de Neuchatel Üniversitesi'nin Ekonomi Bölümü'nden mezun oldum. Okurken ekonomik olarak hayatımı yürütebilmem için spor muhabirliği yapıyordum. Küçük yaşta para kazanmayı öğrendim ve 14 yaşındayken yarı zamanlı çalışmaya başladım. En büyük hayalim gazeteci olmaktı ama mezun olduktan sonra büyük bir şirkette ürün müdürü olarak iş hayatına atıldım. İlk maaşımla kendime bir ödül verip, bir dalış kursuna yazılıp, brövemi aldım. Zaman zaman çeşitli yerlerde tüplü dalışlar yapıyordum ve bir gün hayatımın dönüm noktası olan o kararı aldım.  2008 yılında işimden ayrılıp 3 aylığına Kaş’a geldim. Hedefim “dalış lideri” sertifikası almak ve dalış tecrübesi kazanmaktı. Bir dalış okuluyla anlaştım. Yatacak yer ve yemek karşılığı onlara destek verecek ve bu arada istediğim sertifikayı alacaktım.  Bu dönemde doğa ile iç içe yaşamak bana da çok iyi geldi. Her gün dalış yapıyor, fotoğraf ve video çekiyordum. Köklerime dönmüş gibiydim. Kaş'ta kaldığım sürede dalış merkezinde ve aynı zamanda seyahat acentesinde dalış organizasyonu, rezervasyonu yapıyordum. Üç ay diye geldiğim Kaş'tan iki buçuk sene sonra İstanbul’a taşınmak üzere çıktım.
Neden İstanbul? Ne yaptınız İstanbul’da?
 
Dünya tarihinde önemli bir yere sahip bu şehirde, Asya ve Avrupa’nın birleştiği  yerde yaşama fikri bana cazip geliyordu. Ya İsviçre’ye geri dönecektim ya da İstanbul’da şansımı deneyecektim. Ne kadar güzel ki Kaş’ta yaşadığım heyecanın başka türlüsünü İstanbul’da da yaşadım. Ve 2011 yılından beri de bu heyecanı bu şehirde yaşamaya devam ediyorum.
 
İstanbul’da yelken yarışı için organizasyon şirketinde event müdürlüğü, daha sonra Amerikalı bir ilaç şirketinde hem genel müdür asistanlıği, hem de event organizasyonları yaptım.
 
Aslında İstanbul'a ilk geldiğimde çok az kişiyi tanıyordum ve boş zamanımın çoğunu koşu ile değerlendiriyordum. Koşuya ilk başladığım zamanlar 15 kişilik gruplar halinde koşuyorduk ve içlerinde ise sadece 5-6 kadın vardı. Ancak Türkiye’de koşu daha popüler bir hal aldı ve şimdilerde 500 kişilik koşular yapıyoruz ve daha çok kadın katılımcı var. Koşu sayesinde İstanbul’da çok güzel bir çevre yaptım kendime.
 
Boş zamanımı koşu ile değerlendirirken gördüm ki gün geçtikçe performansım arttı; 50 km, 80 km ve 100 km şeklinde koşular yapıyordum. Bu esnada kendimi gerçekten çok geliştirmiş oldum. Sadece fiziksel olarak değil mental olarak da pozitif etkisi oldu tabii. Her koşudan sonra kendime yeni şeyler katmış oluyordum.  Mesela, uzun koşularda kaçış noktası ve erteleme şansı yoktur. Başlarsınız ve bitirirsiniz. Bu benim yaşam felsefeseme yeni bir perspektif kattı.
 
Aynı zamanda, iki sene zincir spor salonları olan bir firmada müdürlük yaptım ve 8 yeni şubesini açtım. 2013 yılında ise koçluk yapmaya başladım ve bu esnada blogumu koscora.com'u  açtım. Akabinde hem İsviçre'deki, hem de Türkiye'deki yayınlarda yazı yazmaya başladım. Küçükken gazeteci olma hayalim vardı ve hayat, sonunda bu noktaya beni götürüyordu.
 
Ekim 2015’de Likya Yolu Ultra Maratonu’na katılıp 6 günde 250 km koştum. Bu ultra maratonda her gün 35 ila 45 km arası, son gün ise 100 km koşmam gerekiyordu. Ayrıca, yarış boyunca katılanlar yiyecek ve malzemelerini yanında taşıyordu. Bu benim için zor bir mücadeleydi, ayrıca bu yolda herkes tek başına ve bu yolculuk sadece fiziksel değil aynı zamanda da zihinsel bir yolculuktu. Artık biliyorum ki mücadele vücut ile başlar ama zihinle biter.
Bu yarıştan sonra ufak bir stres kırığı geçirdim. Türkiye’de herşeyin hayırlısı lafını öğrendim ve bu rahatsızlığım benim için kelimenin tam anlamıyla hayırlısı oldu, iyi ki geçirmişim ki formumu kaybetmemek için kendimi yüzmeye vermişşim. İsviçre’de sadece kurbağlama yüzüyordum, serbest yüzme yapmıyordum. Bu dönemde başlamış oldum. Performansımı arttırınca arkadaşlarım triatlona katılmamı önerdi. Olur mu olmaz mi derken, daha önce hiç katılmadığım halde Türkiye’nin en büyük bisiklet fabrikası bana sponsor oldu. Ve böylelikle hayatımda önemli bir aşama olan triatlona katılmiş oldum.
 
Başarılarınız nelerdir?

2014-15 yıllarında katıldığım 45-50 km'lik patika yarışlarının 5’inde de ilk 3’e girdim, ayrıca oriyantiring ve macera yarışlarında ise (yol bulma ve navigasiyon) – DASK (Anadolu Dağ Maratonu, Kurabiye Macera yarışları) 8 madalya kazandım.
 
2016 triatlonun ilk sezonunda bir defa 2.liği, 3 defa da 3.lüğü aldim, Eylül ayında Kuşadaşı'da Türkiye Triatlon Şampiyonası'nda ise 3.lük kazandım (yaş kategorisi 30+).
 
Ayrıca Antalya'daki  Gloria Ironman 70.3'de (1.9 km yüzme/90 km bisiklet/21 km koşu) 5. oldum (yaş kategorisi 35-39).
 
Triatlon yarışlarının dışında 2016 yılında Marmaris'teki Uluslararası Arena Aquamasters Yüzme Şampiyonası'nda 100 m kurbağalama, yaş kategorisinde bronz madalya (3.) / 200 m kurbağalama, yaş kategorisinde gümüş madalya (2.) ve Ekim 2016 -- Gran Fondo Çeşme, bisiklet yarışında (100 km) 35 - 44 yaş kategorisinde 4. oldum.
 
Benim için bir yarışı iyi bir derece ile bitirmek tabii ki önemlidir, çünkü verdiğiniz emeğin karşılığını almak ve madalya kazanmak mutluluk vericidir ama benim için en önemlisi bir önceki yarıştan daha iyi sonuç çıkartmak ve yarışırken yaptığım şeyden keyif almak, yarışta kendimle ilgili yeni şeyler keşfetmek.
 
Nasıl bu kadar şey başardınız bu kadar sürede?

Bu  sonuçlara ulaşmak disiplin, azim, sağlıklı ve dengeli bir beslenme ve iyi bir planlama ister. Ben koçluk yapıyorum ancak aynı zamanda benim de koçum var çünkü kendi kendine program yazmak çok da kolay değil. Koçsuz çalışma yapmak, o disiplini motivasyonu bulmak çok zor.
 
Nerden akliniza geldi kek yapmak?

Geçen sene Gloria Ironman 70.3 Turkey yarışına hazırlanırken üç veya dört ay hiç tatlı yemedim. Çok aradım ama hem ağız tadıma uyacak hem de sağlıklı olacak tatlıyı bulamadım. Ben de birkaç ay önce kendi keklerimi pişirmeye başladım, glutensiz ve rafine şeker kullanmadan. Şu anda anlaşma yaptığım cafelerde “Cora'nın kekleri” satılıyor.
 
Diğer özelliklerinizden de bahseder misiniz?

Latince eğitim aldığım için beş dil konuşuyorum (Fransızca, Türkçe, İngilizce, Almanca ve İtalyanca).  Çeşitli konularda seminerler veriyorum, şirketler için ve bireysel spor koçluğu yapıyorum, koscora.com blogunda (Avrupa'nın en iyi 3 koşu blogu arasına seçildi) spor ve sağlıklı yaşam konularında bilgiler paylaşıyorum, web sitelerinde ve gazetelere yazılar yazıyor, sosyal medya danışmanlığı ve ayrıca çeşitli dillerde tercümanlık yapıyorum. Eylül 2016'den beri Marmara Üniversitesi'nde spor psikolojisi ve spor yöneticiliği yüksek lisansı yapmaktayım.
 
10 parmağınızda 10 marifet var! Başka ne yapmak isterdiniz , yeni hedefiniz nedir?

Tabii ki spor alanında ilerlemek istiyorum. Bu sene 3 Ironman 70.3 yarışlarına katılacağım; iki yarış yutdışında, bir tanesi ise Antalya’da. Bunun dışında Türkiye’deki tüm triatlon yarışlarına ve ayrıca birkaç tane koşu ve bisiklet yarışına da katılacağım. Bunun için şu an kendime spronsor arıyorum.
 
Buna ek olarak hedeflerim arasında televizyon programı sunmak var ve bunun için görüşmelere şimdiden başladım bile. Amacım insanlara bilgi ve ilham vermek. İzleyenlerime aşılamak istediğim şey ise; bir şey yapmak istersen onu başarırsın yeter ki sen yapmak iste, sadece “iste ve yap”.
 
Hesaplar:
cora@koscora.com
instagram.com/coraline_chapatte
facebook.com/coraline.chapatte
facebook.com/koscora
twitter.com/coraline_ch
linkedin.com/in/coraline/
 
Görseller:

Yazara aittir.
(3.Emin Özmen tarafından çekilmiştir.)

 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.