Neden Sizinki de Lavantalı Turistik Köy Olmasın?

Her zaman tarımı geliştirmek için ne yapılmalı diye konuşulduğunda ulusal ölçekli büyük politikalar değil, küçük aile işletmelerinin neler yapabileceği sorusu aklıma gelir. Gerçi şimdi köy de kalmadı, lafta mahalle oldular ama ben hep o köylerde neler yapılabileceğini düşünürüm. Köylülerin yerlerinde iken üretici, yurdun efendisi, şehre geldiğinde inşaatlarda amele olması durumunu değiştirebilecek bir şey var mı diye aklıma takılır.

Gerçekten de bir köyde değişim yaratacak olan unsurlardan biri de turizm. Tarımı turizmle birleştiren kazanıyor. Bütün köylerde eski taş evler veya ahşap binalar olmayabilir. Zaten şart da değil.

Tertemiz boyalı evleri, tahta sandalyeli köy kahveleri ve taze mis çayının yanına gözlemesi bile dikkati çekiyor artık. Nefes almaya, kahvaltı etmeye köylere gidiyoruz.  Sokaklarda gezen tavukların yumurtalarından,  arkadan gelen möö sesinin sahibi karakızın sütünden mamul, yağdan yoğurttan nasiplenmeye gidiyoruz. İyi ki de gidiyoruz. Biz gidince tarhanayı da satışa çıkarıyor köylü, bulguru da, hep kendine yapıp yediği gıdanın talep görüyor olması onu mutlu ediyor.

Fransa’nın Provence kentinde göz alabildiğine lavanta tarlaları vardır. Mutlaka siz de fotoğraflarına bir yerde rastlamışsınızdır. O nasıl bir güzelliktir öyle! Her sene sadece fotoğraf çekmek için bile dünya kadar ziyaretçi ağırlıyor Provence.

Bizde de Isparta o yolda gülünün yanına lavantayı da kattı, turizmde de hızla yol aldı. Hasat turları almış gidiyor. Sosyal medyada lavanta hasat zamanı için köy pansiyonlarının tanıtımlarını görüyoruz. Ne güzel!

Konu o kadar popüler ki, 3-5 dönüm lavanta tarlası olan belediyeler festival düzenliyor. Gülmeyin, gerçekten seviniyorum. Peki, yalnız bu kadarla mı kalacak? Toprağım iyi değil, taşlı, yamaç, suyum az, gençler şehirde biz yaşlılar kaldık diyenler beni duyuyor musunuz, iyi dinleyin.

Tıbbi ve ıtri bitkiler aile çiftçiliği için çok uygun. Örneğin lavanta. İşçiliği az, bakım masrafı az, gübresi az, hastalığı zararlısı derdi az.  Bir kere dikeceksin 5-10 yıl ürün alacaksın, hasat sonrası budayacaksın, sonra tarlayı bırakacaksın haline. Isparta’ da yaygın olan hakiki lavanta değil, lavandin, bol uzun saplı çiçekli ama yağında kafuru gibi keskin maddeler var, bu yüzden yağı daha ucuz.  Onu da yetiştir, bol çiçek sat fakat asıl hakiki lavanta yetiştir, yağı daha kıymetli. Hele yerin yayladaysa, serinse, dağ eteğiyse  deme gitsin. Yağı daha da güzel olur.

Eğer tarlan yola yakınsa ilk sıraları hasat da etme, bırak sonbahara dek çiçekli kalsın. Arasına kovan koy hep lavanta balın olsun. Hem unutma lavanta arasında uçan arıda arı biti olmaz, kaçar. Sevmez lavantayı.

Tarlanın başına tezgâh kur, kuru çiçek sat, lavanta yağı sat, lavanta suyu sat, bal sat. Sezonun sonuna yaklaşırken son kalan çiçekleri kesip demetle taze sat ya da papatya gibi başa çelenk yap sat. Bak, Şirince Köyü'nde baharda taze papatya taçları satılıyor. Oyalı yemeniler yapsın evin hanımı, lavanta renkli oyalar yap. Gelinler damatlar tarlanda çekim yapmak isterler bak canın isterse onu da pazarla.

Tarlanın fotoğraflarını çek çiçekteyken, bütün sosyal medyada paylaş. Bu sana pazar yaratır. İstersen gözleme, bazlama, ayran, komposto da sat yaz meyveleriyle yapılmış. İnsanlar köye gelince kola içeceklerine taze meyve kompostosu içsinler. Hatta ocaktan alınca bir dal lavanta at içine tencerenin. Birlikte soğusun tadını versin.

Bir basit imbik kur. Lavantanın yağını çıkar. İlla öyle dev sanayi tesisine ihtiyacın yok. Basit imbik. Marmaris’te Bayır Köyü civarında bildim bileli doğadan topladıkları kekiklerin, adaçaylarının, defnelerin yağını suyunu çıkarıp satıyor köylüler, hayranım onlara.

Sadece lavantayla da kalma aslında. Mora, sarı yakışır biliyorsun. Bence immortel, altın ot yetiştir.  Ünlü kozmetik firmalarının hepsi yağını kullanıyor. Üstelik şifalı. Çiçeğini aktarlarda görmüşsündür. Lavanta gibi yetişiyor. Bak çok popüler olacak, demedi deme, önce yap sen kazan. Hemen araştır fidesini nereden bulursun diye, sonra hemen immortel yetiştir. Ölmez çiçek, altın ot. Bin derde deva.

Ekinezya duymuşsundur. Hani  kışın çayı içilir, gribe iyi gelir diye. Ne şahane çiçekleri var bir bilsen. Bir tarla yetiştir, insanların aklını al çiçekteyken. Bak senin arılar çok şanslı, lavanta gibi ekinezya da bırakırsan yaz sonuna kadar açıyor.
 
Daha başka ne olur diye düşün.  Etrafta yabani sakızlar varsa çok şanslısın. Taze yapraklı dallarını kes onların da imbikte yağını çıkar, sakız yağın olsun.  Vallahi Sakız Adası’ndan gelen kültür sakızının yağından ayırt edemezsin. Hem de çok para.  Muhallebiye, sütlaca koy iki damla da gör bakalım. Bence sen ineğin sütünün hepsini mayalama. Hafta sonu gelen müşteriye lavantalı, sakızlı muhallebi, sütlaç yap yesinler. Bak alıştır, her zaman sırf onu yemeye gelecekler.

Baharda papatya da topla kurusun. Ama şu sarı göbeği kocaman şiş ve içi boş olandan. Faydalı olan bu. Onu da sat. İstersen yağını çıkar. Fitoterapi, aromaterapi diye bir şey duydun mu, duymadın mı bir ara konuşuruz. Şu bitkiler var ya bitkiler, ah nelere muktedirler!

Bahçende ıtırın var mı ıtırın?  Hani Osmanlı’da hanımlar hamamdan sonra yüzlerine boyunlarına sürerlermiş, bir dal da koynuna koyarmış. Varsa sen de kır dallarını bir sürü saksıya, tarlaya dik. Hem ıtırlı sütlaç yap sat, hem de mis kokulu kuru ıtır yaprağı kesesi yap.  Eskiden vanilya mı varmış, bizde sütlaçlar reçeller ıtır yapraklı olurdu ben küçükken. Aklında olsun yağı parfümlerde kullanılır, hem de nasıl pahalı bilsen.
  
Birkaç karık kekik, mercanköşk, adaçayı dikmeyi unutma. Hem kurusunu hem tazesini, hem de yağını satarsın. Kekik balı da pek güzel olur, arıların da bunca çeşit çiçekle bayram etsin.

Belki sonra evini pansiyon olarak da kullanır, lavantalarını, immortelini gören, tavuğun altından yumurtayı nasıl aldığına, sütü nasıl sağdığına şahit olmak isteyen, akşam sakız gibi, temiz, mis kokulu lavantalı yastıklarda yatmak isteyen konuklarını ağırlar, mosmor  tarlanda bir de kahvaltı veririsin.

Bana da haber et, eşi dostu toplayıp orada olacağım, lavantalı tarladan herkese  fotoğraf ve konum atacağım.
Görseller:
Yazara aittir.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

Cengiz DOĞAN - 06.05.2017 09:43
Böyle parçaları birleştiren ve bütünü ortaya koyan güzel bir yazıyı daha önce okumadım. Bilgisini, tecrübesini bizimle paylaşan Mine hanıma güzel yazısı için teşekkür ederim. İnşallah kendisinden çalışmalarımız için düşüncelerini alacağız.
mustafa alaçamlı - 03.05.2017 21:33
Minecim, eline saglık,meslektaş olarak işin içersindeyim bildiginiz gibi.sorumluluk almaya herzaman hazırm. iyi çalışmalar
Selçuk Arış - 02.05.2017 21:44
Çok değerli tespit ve olumlu görüşleriniz için tebrik ederim. Nasip olursa böyle bir girişimin içindeyiz. Olgunlaşmaya başladı ve yavaş yavaş sahaya indiriyoruz. Selamlar
Ruhan Sınmaz - 02.05.2017 20:18
Mine'cim tebrikler canim.Ne kadar guzel yazmissin . Ve ne kadar haklisin..
Nur Alpseymen - 01.05.2017 21:00
Minem ne kadar güzel davet bu köylümüze...İnan ki,keşke bir parça toprağım olsaydı da dikseydim diye düşündüm.İmrendim...İnşallah bu verdiğin bilgiler yerine ulaşır.Yüreğine,bilgine,kalemine sağlık kızım.