Kooperatifler Hiç Kimsenin Dışlanmasına İzin Vermez

Her yıl temmuz ayının ilk cumartesi günü, 1995’ten bu yana “Uluslararası Kooperatifler Günü” olarak kutlanıyor. Kooperatifler hepimizin bildiği gibi birlikte çalışma ve üretme düşüncesinde olan insanların ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda gelişme yaratma çabasıdır. Daha iyi ve başka bir dünyanın mümkün olduğunu gösterme uğraşısı da diyebiliriz buna.

Bu yazının başlığını oluşturan “Kooperatifler Hiç Kimsenin Dışlanmasına İzin Vermez!” cümlesi, Kooperatifleri Destekleme ve Geliştirme Komitesi’nin (COPAC) 2017 yılı Uluslararası Kooperatifler Günü için belirlemiş olduğu tema ve slogandır.

Bu slogan ile kooperatiflerin kapsayıcılığına vurgu yapılmaktadır. Kapsayıcılığın da başta ekonomik katılım olmak üzere gönüllük esasına dayalı, herkese açık, ortaklarının demokratik denetiminde olması gibi ilkeleri de çağrıştırdığı belirtilmektedir [1].

Son verilere göre; dünyada çeşitli konularda faaliyet gösteren 2,6 milyon kooperatif bulunmaktadır. Bir milyarı aşkın ortağı ve yaklaşık 13 milyon çalışanı ile yaratılan toplam katma değer 3 trilyon ABD doları civarındadır [2]. Ülkemizde ise 35 farklı konuda, 53,258 kooperatif ve nüfusun yaklaşık yüzde 10’una karşılık gelen 7,5 milyon kooperatif ortağı bulunmaktadır [3].

Tüm dünyada kooperatifçilik uygulama alanlarının başında tarımsal faaliyetler gelmektedir. Kooperatiflerin tarihi çok eski... Peki, kadının kooperatiflerdeki durumu? Kooperatiflerin tarihi 1800’lü yıllara dayanmaktadır. İlk kooperatifin sadece bir kadın ortağı vardı. Günümüzde ise birçok ülkede kadınlar kooperatifler sayesinde gerek ortak, gerekse lider olarak kaynaklara ulaşmış, ekonomik fırsatları yakalamışlar, sosyal ve ekonomik yönden gelişme göstermişlerdir. Güney Afrika’da kadın ortaklar, tüm sektörlerdeki kooperatiflerin yüzde 60’ını oluşturmaktadır. Japonya’da tüketim kooperatiflerinin yüzde 95’inin ortakları kadınlardır. Yine İspanya’da kadınların yaklaşık yüzde 50’si işçi kooperatiflerinin ortağıdır. İtalya’da ise tekstil kooperatiflerindeki ortakların yüzde 95’ini kadınlar oluşturmaktadır [4].

Bu göz kamaştıran oranlardan sonra ülkemize bakalım… Öncelikle kadının durumunu güncel verilere dayalı rakamlarla kısaca ortaya koyalım. “Kooperatifçilik açısından kadınların durumu sloganda olduğu gibi mi?” değerlendirelim.

Ülke nüfusunun yarısını kadınlar oluşturmakta (%49,8). Bu kadın nüfusunun yüzde 92,4’ü kentte, yüzde 7,6’sı kırsalda yaşamaktadır. Okuma-yazma bilmeyen kadınların oranı yüzde 9’dur ve ne yazık ki, erkeklerden 5 kat daha fazladır. Yüksekokul mezunu kadın oranı ise yüzde 13,1’dir.

Kadınların işgücüne katılımı, son otuz yılda hem kırsal alanda hem de kentte giderek düşmektedir. Bu durum, dünyada gelişmelerin tam tersi yönündedir ve kaygı vericidir. Kadınlardaki işsizlik oranı yüzde 13,7’dir. Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmaksızın çalışan kadınların oranı ise yüzde 44,3’tür [5].

Tarımsal faaliyetlerde kadınlar üreten ve yönetenler olarak kısacası emeğini ortaya koyanlar olarak önemli bir yere sahiptir. Kırsaldaki kadının toplam işgücüne katılımı yüzde 31,5’dir. Tarımda çalışan kadının payı ise yüzde 28,7’dir ve kayıt dışı çalışma oranı yüzde 94,3’tür. Ücretsiz aile işçisi konumunda tarımsal faaliyetlerle uğraşanların yüzde 78’ini kadınlar oluşturmaktadır [5]. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı verilerine göre kayıtlı toplam çiftçi sayısının sadece yüzde 16’sı kadındır ve çoğunluğu da 50 yaşın üzerindedir [6].
© Ismail Ferdous
 
Mevcut haliyle tarımda çalışan kadınlar, ücret ve sosyal güvenlikten yoksundur ya da bu gibi unsurlardan eksik olarak yararlanmaktadır. Girişimcilik açısından incelediğimizde ise; kadın girişimciler her yıl artmakla birlikte tüm girişimcilerin ancak yüzde 15’ini ve tüm işverenlerin yüzde sekizini oluşturmaktadır. Kadınların sahip olduğu işletmelerin küçük olması, kadınların sermaye ve diğer finansal desteklere daha sınırlı eriştiğini göstermektedir [7].

Siyasi alanda da kadının adı neredeyse yoktur. Zira 2016 yılında 27 bakanın sadece biri kadındır ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki kadın milletvekili oranı yüzde 14,7’dir. Muhtar sayısı ise 2014 yerel seçimlerinde daha da düşmüş ve yüzde iki oranında gerçekleşmiştir [5].

Kadınların kurduğu ve ortaklarının çoğunluğu kadınlardan oluşan kooperatifler ilk kez 1990’lı yıllarda kurulmuştur. Bugün unvanında “kadın” kelimesi bulunan ve kadınların aktif olarak faaliyet gösterdiği kooperatif sayısı 127’dir. GTHB bünyesindeki kadın kooperatiflerinin sayısı 54’tür ve hepsi tarımsal kalkınma kooperatifidir [3]. Yapılan araştırmalar kadınların bu tür örgütlerde yer alabilmesi için finansal ve psikolojik desteğin yanı sıra, özellikle de eğitimi zorunlu kılmaktadır.

Rakamların ortaya koyduğu tabloyu kısaca yorumlayacak olursak...

Kadınlar açısından kır, kent, ekonomi, eğitim, iş yaşamı ve siyaset gibi toplumsal alanlarda, hatta kooperatifçilik konusunda bile ciddi eşitsizlikler yaşanmaktadır. Aslında ülkemizde kadınların konumunu iyileştirmeye yönelik çalışmalar Cumhuriyetin ilk yıllarında başlamış ve birçok alanda da önemli gelişmeler sağlanmıştır. Ancak daha sonraki dönemlerde kadınların büyük çoğunluğunun uygulama dışında kalması maalesef engellenememiştir.

Son yıllarda kadın kooperatifleri ve kooperatif girişimlerinin yaygınlaşması için tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de pozitif ayrımcılık yapılmaktadır. Yürütülen çalışmalarla kadınların ekonomik ve sosyal hayatta gerçek yerini almasının önemi artık anlaşılmıştır. Ancak, kadının ikincil konumunu değiştirecek, “camdan tavanların” kırılmasını sağlayacak, önyargıların değişerek toplumun genelinde içselleştirilmesine olanak tanıyacak politikaların hayata geçirilmesi ve daha da önemlisi bu konuda siyasi kararlılık gösterilmesi gerekmektedir. Kadınlara yönelik desteklemeleri, uygulamaları ve eğitimleri; proje temelli ya da bölgesel olmaktan kurtarıp, ulusal düzeyde, etkin ve yaygın olmasını sağlamalıyız. Ancak bu şekilde çeşitli plan ve programlardaki hedeflere ulaşılabilecektir.

Kooperatifler, ortaklarının ekonomik ve sosyal açıdan güçlenmesini sağlaması bakımından önemli araçlardır. Eğer içtenlikle, hiç kimsenin özellikle de kadınların dışlanmasına izin vermek istemiyorsak, başta kırsal alanda olmak üzere kadın kooperatiflerini ve kooperatif girişimlerini mutlaka desteklemeliyiz.

Yazımızı, Ulu Önder Atatürk’ün sözleriyle bitirelim.

“Bir toplum, bir millet, erkek ve kadın denilen iki cins insandan meydana gelir. Kabil midir ki, bir kütlenin bir parçasını ilerletelim, diğerini öylesine bırakalım da kütlenin hepsi yükselme şerefine erişebilsin? Mümkün müdür ki, bir topluluğun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça diğer kısmı göklere yükselebilsin?”
 
Kaynaklar:
  1. COPAC, 2017. COPAC Selects Inclusion as Theme of 2017 International Day of Cooperatives, Committee for the Promotion and Advancement of Cooperatives, 30 January 2017, http://bit.ly/2sQF04A (Erişim: 30 Mayıs 2017).
  2. FAO, 2014. Measuring the Size and Scope of the Cooperative Economy: Results of the 2014 Global Census on Co-operatives. For the United Nation’s Secretariat Department of Economic and Social Affairs Division for Social Policy and Development, http://bit.ly/1eiFtAO. (Erişim: 02 Haziran 2017).
  3. GTB, 2017. Türkiye Kooperatifçilik Raporu 2016, http://koop.gtb.gov.tr. (Erişim: 07 Haziran 2017).
  4. COPAC, 2015. Cooperatives, Women, and ender Equality. Committee for the Promotion and Advancement of Cooperatives, http://bit.ly/2sQF04A. (Erişim: 02 Haziran 2017).
  5. TUİK, 2015, 2016. İstatistik Haber Bültenleri. Türkiye İstatistik Kurumu, www.tuik.gov.tr. (Erişim: 29 Mayıs 2017).
  6. FAO, 2016. Tarımsal ve Kırsal Geçimin Ulusal Cinsiyet Profili-Türkiye. Ülke Toplumsal Cinsiyet Değerlendirme Serisi, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, http://www.fao.org. (Erişim: 29 Mayıs 2017).
  7. EU, 2014. Statistical Data on Women Entrepreneurs in Europe. European Union, ec.europa.eu. (Erişim: 03 Haziran 2017).
Görseller:
  1. http://bit.ly/2umqvmO
  2. http://bit.ly/2sUtd4Y
  3. http://bit.ly/1Ha5ZVT
  4. http://bit.ly/2tnGC6Q

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

Feyyaz Uysal - 05.09.2017 11:38
Tevfik Fikret: "Elbet kadın sefil olursa alçalır beşer (insanlık)" demiş. Ancak gerek kadın ve gerekse diğer kooperatiflerin başarılı olması için; devletin bireyciliği değil kooperatifi içtenlikle desteklemesi gerekir. Bunun da pek çok yolu var ama siyasetçiler istemez. Çünkü birleşmede başarı ortaya çıkarsa; üç kağıtçı siyasetçilerin tahtı yerle bir olur. Bu güzel araştırma için yazara teşekkürler.