RASFF

Hani neredeyse yakında çarşıya pazara giderken konuşmalar şöyle olacak. Pazara gidiyorum, ne almayayım?
Mantığı var mı şimdi bu sözün. Pazara gidiyorsan bir şeyler almaktır amacın.
 
Peki neden o zaman bir şeyler almayayım denir ki? Denir bizim ülkede veya denmesi gerekir. Çarşıya pazara gitmeden o hafta veya o ay Avrupa kapılarından geri dönen sebze meyveye bakılır ve ona göre alışveriş yapılır. Hocamız yine gıdalara takıldı kaldı demelisiniz çünkü bunu her fırsatta dile getirmeye çalışıyorum. İlla bizi elin yabancısının terbiye etmesinden öte kendi kendimizi doğru dürüst beslenmeye alıştırmalıyız diye yazar dururum.
Neden bahsettiğimi anlatabilmem için örneğin son iki aydan bu yana Avrupa kapılarından dönen gıdaları ve neden geri gönderildiklerini size aktarayım.
 
Search criteria  |  Notified from 01/06/2017   |  Country Turkey (TR)
İşte bir ayın listesi veya çarşı pazara çıkınca nelerin alınmaması listesi. En kızdığım da veya kabullenemediğim de bizden "Sağlamdır, hiç bir şey yoktur!" belgesi alıp da Bulgaristan’da veya Rum Kesimin'deki analizler sonucunda geri gönderilenler. Bakın, Rum kesiminde yakalanan kuru kayısı market denetimi sırasında bulunmuş ve satışı engellenmiş. Bulan kişi içgüdüsel bir şekilde ayrıca gururlanmıştır.  "Hocam, bu mallar yurt dışına ihraç edilirken bizde sağlam raporu nasıl alıyor?" derseniz onun da açıklaması şöyle. Analiz laboratuvarları onlara getirilen örnekleri analiz edip rapor veriyorlar. Hata analizde değil örneklemede. Analiz kesimimizde bir şey olmadığını veya en az Avrupa kadar iyi olduklarını, hatta onlara yeni analiz metotlarını bile kabul ettirdiklerini biliyorum ama gel gelelim o örnekleme kesimi yok mu? Bizimkiler giden mallardan örnek alır çıkmaz ama Avrupa kapısı örnek alır  ve yukarıdaki zehirler ortaya çıkar.
 
Örnekleme yapan kişi veya kuruluş geri dönen malın maliyetine ortak edilsin bak oluyor mu hata. Hele şu kayısı işini hiç anlamıyorum. Yakalanması en kolay şey, iyi de bile bile neden millete kükürt yedirmeye çalışırsınız ki? Hadi diyelim biz alıştık ama Avrupalı alışmamış, o malı içeri sokmaz ama gel gelelim bizim mallar kilogramda 2-3 gram hatta bazen 5 grama kadar ulaşan kükürt ile yakalanırlar. Yakalanan malların yanında “destruction” yazıyorsa ne ala! Malı imha ediyorlar elbette, ücretini de alıyorlar, al sana ikinci bir masraf daha. Ya geri dönenler? Siz hiç geri gönderilip de burada imha edilen bir mal duydunuz mu? Ama ihraç fazlası diye marketler var neredeyse. Sebzede, meyvede var mı bilmem ama bu gidişle onun da pazarı açılır.
Avrupalı senelik ortalamaları da yayınlar elbette. İşte ilk 10. Top 10. Müzik olsa marifet 1. sırada olmak veya ilk üçte olmak. Eh burada marifet ise listede olmamak. Erovizyona katılmıyoruz ama RASFF listesi de yorumsuz olarak buradan okunabilir. Tesellimiz Endülüs'teki rakstan geliyor ama top ten listesinde 3 kez varız.
 
Birinciliği hiç elden bırakmıyoruz.  Kaynağı da yazayım da kimse beni hayalci sanmasın.
 
Ne yapılıra gelince. Ben her türlü meyveyi sebzeyi mevsiminde almaya özen gösteriyorum. Ama biliyorum ki yukarıda sayılan böcek öldürücüleri ister istemez tüketiyorum. Halkımızı üretici ve tüketiciyi bilinçlendirmekten başka çare yok.  Bakın bu yakalanan mallar yurt dışına ihraç edilecek diye özenle yetiştirilenler. Daha serada veya tarladayken mallar aman ha fazla atma bunlar ihraç edilecek sonra yakalanırız endişesi ile yetiştirilenler. Ya iç pazara sürülenler? Siz hiç iç pazara sürülen bir yiyecekte kalıntı analiz yapıldığını sonucun da etikete yansıdığını gördünüz mü, duydunuz mu?
 
Bilir misiniz ki analiz laboratuvarları sütte formaldehid analizi yapar. Biri besleyici, diğeri kanser yapıcı iki şey. Bir zamanlar yazmıştım, o da hala geçerli. Yaprak Sar'ma. Yaprak sarma yemezseniz bir şey olmaz ama yerseniz ne olur bilinmez.
 
İnsan ne yer ne içer şaşırıyor. Sağlıcakla kalın, kalabilirseniz.
 
Görseller:
Arşiv

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

Özlem Emirler Özsan - 08.08.2017 08:08
Yerli ve yabancı tüketiciler de araştırmalı ve eğitilmeli çünkü talepleri maalesef çelişkili. Bir kuru incirin hem sağlıklı hem de açık renkli güzel görünümlü olması pek mümkün değil ve aynı şekilde kuru kayısının da açık sarı renkli ve sağlıklı olması pek mümkün değil maalesef. Besinlerimizde aldatıcı olan çirkin görünüm değil güzel görünüm.