Ne Kadar Suyumuz Var?

Yazar: Süleyman Gönülkırmaz
 
Yaşamın her alanında yer alan su canlıların en kıymetli değer kaynağıdır. En eski dönemlerden itibaren insanlar tarafından akarsular üzerine inşa edilen, bentler ve baraj gölleri vasıtasıyla suların biriktirilerek içme, sulama ve benzer amaçlarla kullanılmasına yönelik birçok çalışma yapılmış ve yapılmaya devam etmektedir.
 
Dünya yüzeyinin %70’i sularla kaplıdır. Dünyadaki toplam su miktarı 1,4 milyar km3’tür. Bu suların %97,5’i okyanuslarda ve denizlerde tuzlu su olarak, %2,5’i ise nehir ve göllerde tatlı su olarak bulunmaktadır. Bu kadar az olan tatlı su kaynaklarının da %90’ının kutuplarda ve yeraltında bulunması sebebiyle insanoğlunun kolaylıkla yararlanabileceği elverişli tatlı su miktarının ne kadar az olduğu anlaşılmaktadır. Özellikle 20. Yüzyılda tarihi rekoru ulaşmıştır. 20. Yüzyılın başlarına kadar çeşitli ülkelerde 420 adet baraj varken bu rakam 20. yüzyılın sonlarında 36327 adet baraja ulaşılmış, bu sayının %90’nı 1950 yılından sonra inşa edilen barajlardan oluşmaktadır.
 
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ile su kaynaklarının daha verimli ve etkin kullanımı ile ilgili ilk çalışmalar Mustafa Kemal Atatürk döneminde başlamış ve ilk yapılan baraj Çubuk Barajı olmuştur. Baraj, Ankara’nın başkent ilan edilmesinden sonra, şehrin hızla artan nüfusunun su ihtiyacını karşılamak, şehri besleyen tarım alanlarında sulama amaçlı kullanmak, su taşkınlarını önlemek ve şehirde gelişmeye başlayan sanayi tesislerinin artan su gereksinimlerini gidermek amacıyla inşa edilmiştir. 1929 yılında yapılan etüt çalışmalarının ardından 1930 yılı Mayıs ayında başlayan baraj inşaatı 1936 yılı Nisan ayında tamamlanmıştır.
 
Çubuk Baraj suyunun arıtılmasını sağlayacak “Ankara Su Süzgeci”nin temeli 10 Haziran 1935’te atıldı. Dışkapı semtinde bulunan Süzgeç idari  birimleri, lojmanları, su ölçüm tesisi, ambar ve depoları farklı yükseklikteki kuleleri ile o günlerin modern yapı örneği idi. Bu “Süzgeç” barajla birlikte açılmış; Ankara içme suyunun yanı sıra Gençlik Park havuzlarının suyu da burada arıtılmıştır. 
 
Çubuk Barajı, 3 Kasım 1936 tarihinde bir törenle hizmete açılmış, Cumhuriyet döneminin ilk barajı olma özellini de kazanmıştır. Yapıldığı dönemde Ankara’ya 12 kilometre uzaklıkta olan ve Çubuk Çayı üzerine inşa edilen barajın temelden yüksekliği 58 metre, kapasitesi de 5.6 hektometreküptür. Bu barajın yapılması Cumhuriyetin ilk yıllarında kalkınma ve sanayileşme seferberliğinin bir parçası olmuştur.
Genç Cumhuriyetin su işleri atılımlarının başlangıcı olarak kabul edilen “Su İdarelerinin Taksimat, Teşkilat ve Vezaifi Hakkında Talimatnamesi” 22 Temmuz 1925 günlü Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Günümüz Türkçesine “Su yönetimlerinin bölgelendirilmesi, örgütlenmesi ve görevleriyle ilgili yönetmelik” başlığı ile çevrilebileceğimiz bu kararname, kısaca “1925 Sular Talimatnamesi” olarak adlandırılabilir. Cumhuriyetin ilanından iki yıl bile geçmeden, bu talimatname ile memlekette akar ve durağan sular ile bunların havzaları hakkında inceleme yapılması, bu inceleme esasına göre suların tarıma verilerek ana toprağın bereketlenmesi, bu yolla köylüye refah ve saadet kazandırılması gibi esaslar hemen uygulanmaya konmuştur. 
 
Bu çerçevede, 1926  yılından sonra “Su İşleri Ummum Müdürlüğü”ne bağlı taşra birimleri olan “Su İşleri Daire Müdürlükleri” kurulmuş olup, bu müdürlüklerinden birisi de Antalya Su İşleri 3. Daire Müdürlüğü’dür. Bu daireya atanan mühendisler deve ve at sırtında dağ taş demeden gece gündüz çalışarak dere ve ırmakları çorak arazilere ve şehirlere akıtmak için etüt ve projelerde çalışmışlardır. Bugün Antalya’da yer alan öncü sulama projelerinde  bu mühendislerin emek ve imzaları vardır. Genç Cumhuriyetin çalışma koşullarını anlamamamıza yardımcı olmasi için arşivden iki fotoğrafı buraya aldım.
Türkiye’nin Su Kaynaklarının Potansiyeli:

Yıllık ortalama yağışı 643 mm/yıl
Türkiye’nin yüzölçümü 783.577 km2
Yıllık yağış miktarı 501 milyar m3
Buharlaşma 274 milyar m3
Yer altına sızma 41 milyar m3
 
Yüzey Suyu

Yıllık yüzey akışı 186 milyar m 3
Kullanılabilir yüzey suyu 98 milyar m 3

Yer Altı Suyu

Yıllık çekilebilir su miktarı 14 milyar m 3
Toplam Kullanılabilir Su (net) 112 milyar m 3
 
Bu değerlere baktığımızda, Türkiye su zengini bir ülke değildir. Kişi başına düşen yıllık su miktarına göre ülkemiz su azlığı yaşayan bir ülke konumundadır. Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1.519 m3 civarındadır. Su varlığına göre ülkeler aşağıdaki şekilde sınıflandırılmaktadır:

Su Fakirliği: Yılda kişiye düşen kullanılabilir su miktarı 1.000 m3’ten daha az.
Su Azlığı: Yılda kişiye düşen kullanılabilir su miktarı 2.000 m3’ten daha az,
Su Zenginliği: Yılda kişiye düşen kullanılabilir su miktarı 8.000-10.000 m3’ten daha fazla olması durumu olarak kabul edilmektedir.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2030 yılı için nüfusumuzun 100 milyon olacağını öngörmektedir. Bu durumda 2030 yılı için kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1.120 m3/yıl civarında olacağı söylenebilir. Mevcut büyüme hızı, su tüketim alışkanlıklarının değişmesi gibi faktörlerin etkisi ile su kaynakları üzerine olabilecek baskıları tahmin etmek mümkündür. Ayrıca bütün bu tahminler mevcut kaynakların 20 yıl sonrasına hiç tahrip edilmeden aktarılması durumunda söz konusu olabilecektir. Bu sebeple Türkiye’nin gelecek nesillerine sağlıklı ve yeterli su bırakabilmesi için kaynaklarını çok iyi koruması ve akılcı kullanması gerekmektedir.

Suyumuzun Koruması ve Temiz Tutulması

Bugün iklim değişikliği ve kuraklıklarla birlikte suyun kullanılma yöntemi de en az su varlığı kadar önem kazanmış durumdadır. Su bugün en fazla tarımsal sulama, içme suyu ve sanayide kullanılmaktadır.

Tarımsal sulama yönteminin eski bir uygulaması olan “vahşi sulama” ve “salma sulama” şekillerinin uygulanması kesinlikle bırakılması gerekmektedir. Bunun yerine damlama sulama sisteminin tarımsal sulamada yer alması için Gıda Tarım ve Hayvancılık  Bakanlığı çiftçilere sulama desteği vermelidir.

Şehirlerin içme suyularının temin ve dağıtımını tüm detayları ile açıklayan Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın güzel bir yönetmenliği bulunmaktadır. Bu yönetmenliğin adı “İçme Suyu Temin ve Dağıtim Sistemlerindeki Su Kayıplarının Kontrolü Yönetmenliği” olup, tüm bakanlıklar şehir yöneticilerinin her türlü proje ve planlamalarında bu yönetmenlik esaslarını dikkate almalıdır. Şehirlerin aylık, düzenli ve basit bir su denge bilançosu oluşturmaları gerekmektedir. Suyun elde edilme kaynakları, şehre iletim şekilleri, şehir içinde dağıtım sistemi ve kayıp/kaçakların  yer aldığı bir tablo düzeni suyu yönetmeyi kolaylaştıracaktır. Her şehir için büyüme ve gelişimine bağlı içme suyu master plan raporları hazırlanmalıdır. 
 
Tarlamıza, evimize ve fabrikamıza kadar ulaşabilen suyun kullanıcısı bizleriz. Bizler suyu korunması, kollanması ve tasarruflu kullanılmasında  önemli görevlerimiz bulunmaktadır.
Adı “SU” olan (DSİ) bir kurumda 33 yıldır çalışıyorum.

SU KADAR AZİZ OLUN.
Süleyman GÖNÜLKIRMAZ-DSİ-Antalya
 
Kaynaklar:
  1. Anonim, 2017. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, http://www.dsi.gov.tr/toprak-ve-su-kaynaklari (Son erişim tarihi: 11.12.2017)
  2. Anonim, 2017. http://ozdenbilen.com/ozdenBilenYayinlari.aspx (Son erişim tarihi: 01.12.2017)
  3. DSİ. Büyükyıldırım, G.  2017. 20. Yüzyılda Su İşleri ve Antalya, DSİ Matbaası, ANKARA
  4. Gönülkırmaz, S. 2017. Korkuteli İlçesi Sulama Birliğinin Performansının Değerlendirilmesi Üzerine Yüksek Lisans Dönem Projesi, Akdeniz Üniversitesi, Antalya. 1 s.
  5. Özgen, Y., Büyüktolu, R., 2016. Cumhuriyetin İlk Barajı Çubuk Barajı (1929-1936). Ankara Üniversitesi  Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi Sayı: 59, s. 87-110, Ankara
Görseller:
  1. http://bit.ly/2ltGJrw
  2. http://bit.ly/2zRJoAq
  3. http://bit.ly/2q2riMm
  4. Antalya’da kanal kazılarında topoğrafya ekibi iş başında-1932 (DSİ. Büyükyıldırım, G.  2017. 20. Yüzyılda Su İşleri ve Antalya, DSİ Matbaası, ANKARA)
  5. Antalya  İli Korkuteli İlçesi Avdan Köyünde mühendisler halka birlikte “Akarsu İstikşaf Seferberliği”de-21.06.1932 (DSİ. Büyükyıldırım, G.  2017. 20. Yüzyılda Su İşleri ve Antalya, DSİ Matbaası, ANKARA)
  6. Manavgat Irmağı-ANTALYA (Yazara aittir)
  7. Oymapınar Barajı-ANTALYA (Yazara aittir)

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

Mine Pakkaner - 01.01.2018 23:16
Süleyman kalemine sağlık.