Sabun Yaparken Kullanılan Malzemeler

Yazar: Anıl Öztürk - Mücahit Kıvrak
 
Sabun dediğimiz ürün aslında en anlaşılır şekli ile yağ asitlerinin, bazik bir madde olan kostik kullanılarak, ısının manüpilasyonu ile reaksiyonun hızlandırılıp, tuza ve suya dönüşmesi olayıdır. Burada elde ettiğimiz “tuz” sabundur. Kimyasal olarak sabun aslında tuzdur.
 
Günümüzde sabun yalnızca kostik (sodyum hidroksid ve türevi), yani bazdan üretilmektedir. Satın aldığınız sabun içerisinde, kostik kullanılmadığını iddia ediliyorsa, bu sizi aldatmaya yönelik bir çabadır. Kostiksiz sabun üretimi için çabalar vardır. Bunlardan en basiti en eski yöntem ise meşe külüdür. 100 kg meşe külünden 16 kg sabun çıkmaktadır. Koca meşe ormanını yakıp küle çevirerek bugünkü koşullarda akla ve mantığı aykırıdır.
Sabun; üretilmeye başlandığı ilk günden itibaren, neredeyse hiç değişikliğe uğramadan aynı süreçler, farklı aletler ve dozajlar kullanılarak vücuda getirilen ender ürünlerden biridir ve 5000 senedir aynı şekilde yapılmaktadır. Bugünkü teknoloji ile sabunun kurutulması ve paketlenmesi kolaylaşmıştır. Ayrıca yeni bulunan yağlardan da sabunlar yapılmıştır.
 
Bu durum yalnızca fabrikasyon ürünlerde farklılık gösterir. Bunu daha iyi kavrayabilmek adına, öncelikle sabun yapımında kullanılan bileşen, aletler ve süreçlerin neler olduğuna kısaca bir göz atmamız gerekir.
 
Sabun üretiminin en önemli öğesi ve çıkış noktası “yağ” ve içinde barındırdığı “yağ asitleridir”. Üretmek istenilen sabunun üretiminde nicelik, nitelik, ihtiyaç ve tabii ki bütçeye göre farklı yağlar kullanabilir. Hayvansal yağlardan, atık hayvansal yağlara, bitkisel yağlardan, atık bitkisel yağlara kadar, tohumunda, meyvesinde, yaprağında yağ barındıran her bitki ve yağı sabun üretiminde kullanabilir. Burada dikkat edilmesi gereken hususların başında; kullanmayı planladığınız yağın içerdiği asit oranı ve sağlık açısından ne kadar üretim yapmaya uygun olduğu gelir.
 
Asitlik oranı yükseldikçe alkali malzeme ile gireceği tepkime daha yoğun ve etkin olacağından, üretim esnasında, “sabunlaşma” dediğimiz süreç, zaman ve yoğunluk açısından değişiklikler arz edecektir. Yüksek asit daha fazla ve etkin bir sabunlaşmanın gerçekleşmesine imkan sağlayacaktır. Serbest yağ asitlerinin kostikle hızlı bir şekilde tepkimeye girmesi ve sabunlaşma oluşmaktadır. Kaynatma veya karıştırma devam ettikçe yağ içindeki asitler serbest hale geçerek suyla, kostik sayesinde birleşir ve bildiğimiz sabun olur. Bu süreç anlatıldığı kadar basit değildir. Bazı durumlarda mevcut yağ sabunlaşıp geri dönerek yağ olabilmektedir. Yaparken de görüldüğü üzere sabun bıçak sırtında gider gibi bir yağa bir sabuna dönüşebilmektedir.
 
Unutmamak gereken ikinci ve önemli öğemiz ve değişkenimiz ise kullanacağımız alkali malzeme, yani “kostiktir”. Söz konusu malzemenin oksitlenme oranı, kuvveti (üreticinin deyimi ile “feri”) ve tabii ki “ph” değeri üretimi doğrudan etkiler. Geçmişte “tuz külü” diye adlandırdığımız ve 11 ph değerine sahip “sodyum karbonatın” yerini günümüzde, 12 ph'lık yapısı ile “sodyum hidroksit” almıştır. Kostik çuvalla satılan bir kimyasaldır. Ağzı açıldıktan sonra hızlıca tüketilmelidir. Kostik havayla temas ettikçe efsafını yitirmektedir. Bu yüzden kaliteli sabun için taze ve kaliteli kostik almak ve hızlıca kullanmak zorundayız. Fakat yukarıda da bahsettiğimiz gibi, kullandığımız “kostiğin” (kostik bazik belirli bir malzemenin adı değildir, aksine maddenin niteliğidir, zira bu kelime dilimize Ingilizce'den geçmiş olan “caustic” yani “aşındırıcı” manasında kullanılan genel bir niteliği anlatır) kalitesi ve durumu, sabunlaşmanın kalitesi, miktarı ve süresini doğrudan etkileyecektir.
Üretimin üçüncü öğesi sudur. Sabun yapımında “saf su” kullanmak elzemdir ve sabunlaşmanın gerçekleştirmesini doğrudan etkileyecek en önemli etkenlerden biridir. Zira suyun içinde bulunan minareller ve oranları, kullandığmız kostik ile tepkimeye girebileceği için, kostiğin verimli çalışmasını engelleyebilir. pHyı direk etkileyeceği için kostiğin ferini bozabilir. İçme kalitesinde su kullanmak gerekir.
 
Üretim sürecimizin dördüncü öğesi ise kazandır. Sabun yapımında kullanılacak olan kazanın; fonksiyonel olabilmesi için, belirgin özellikleri taşıması çok önemlidir. Her şeyden önce; içinde sabun kaynatacağımız kazan, paslanmaz çelik gibi kostikle kimyasal tepkimeye girmeyecek bir maddeden ve tabanı mutlaka “dış bükey” ve konik şekilde üretilmelidir. Söz konusu konik bölümün içinde yağın ateşle doğrudan temasını engellemek, yanmasına mani olmak için, saf su bulundurulacaktır. Koniğin, kazanın altındaki kenarı ile birleştiği noktada ise üretim sonunda sabundan ayrılacak olan karasuyu sabundan uzaklaştırmak amacı ile mutlaka bir musluk bulunması gerekmektedir. 
  
Üretim araçlarının en önemlilerinden biri de sabun yapımında kullanacağımız “kostik solüsyonun” ve daha sonra da, sabun altı suyu dediğimiz ve kimyasal reaksiyon sonucunda oluşan karasuyun içindeki kostik derecesini (yoğunluğunu) ölçecek olan “bomedir”. Bomenin de piyasada tek tipi vardır. Sofralık zeytin üreticilerinin de kullandığı aynı bomedir. Burada tüm materyallerin kendisine ait olan sabun ustası her seferinde aynı tas aynı kovadan aynı bome ile ayarlanmış kostiği aynı kazana döküp yağı sabunlaştırması gerekmektedir.
 
Görseller:
  1. http://bit.ly/2FvPxFC
  2. http://bit.ly/2BFUk5h

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.