Çayın Bilinmeyenleri

Yazar: Ayla Akça Uçkun
 
“Haydi çayı koydum, gel” o kadar sıcak ve içten bir cümledir ki… Bir annenin evladını bağrına basması gibidir. “Hanım bir çay koy da içelim’’ yuvanın sıcaklığını hissettirir. Çalışırken içilen çay destektir, motivasyonu sağlar. Kısacası sevincimizde, mutluluğumuzda, yalnızlığımızda her zaman yanımızda olandır çay. İçtiğimiz her yudumda ülkemize gelmiş olmasına minnet duyduğumuz, saygıdan önümüzü iliklediğimiz bir içecektir çay. “İnsan vücudunun %70'i sudur" derler. Bence o insanın uyruğuna göre değişir. Mesela biz Türkler’in %30’u çaydır. Sanki Türkler’in tarih sahnesine çıktığı ilk günden beri çay bardakları hep elinde zannederiz. Peki gerçekte bu böyle mi?
Çay Bitkisi Nerede ve Nasıl Kullanılmaya Başlanmıştır?

Çay ilk olarak milattan önce 2737 yılında, Çin'de medikal amaçlarla kullanılmaya başlanmış. Zaman ilerledikçe çayı suyla bir araya getirip bir içeceğe dönüştürmüşler. İlk içilebilir halde kullanılması milattan önce 10. yüzyıla denk geliyor.

Etimolojik, yani kelime kökeni olarak bugün kullandığımız çay kelimesi, bize Çin'in bir lehçesi olan Mandarin'den gelmiştir. Okunuş olarak "ça", Latin harfleriyle yazılımı "cha" olan bu kelime, zamanla Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey ülkelerine kadar ilerlemiştir. Bu nedenle bu coğrafya içinde yer alan neredeyse tüm ülkeler çay kelimesini "çay" olarak okumaya devam eder.
 
Çin'de içilmeye başlanan ve artık diğer ülkelere yayılım gösteren çayın yolculuğu ilk dönemde Kore, Japonya ve Vietnam üzerine olmuştur. İnsanlar bu ülkelerde çay içiliyorken, çayın neredeyse bir diğer piri olan Hindistan'da çay hala medikal amaçlarla kullanılıyormuş.
 
Çayın Osmanlı'ya Geliş Öyküsü Nedir?
 
Hükmettiği topraklardan kahveyi getiren ve tüm toprakları genelinde yeni bir kültüre ön ayak olan Osmanlı'nın çayla tanışma hikayesi, İstanbul'daki birkaç dükkanın çay ithalatı yapmasıyla başlamıştır. Çayın değerli ve güzel bir içecek olduğunun farkına varan Osmanlı, Sultan II.Abdulhamid döneminde Çin'den getirilen fidanları Bursa'ya ektirmiş ancak ekolojik nedenlerle burada çay yetiştirmek mümkün olmamıştır.

Yapılan araştırmalara göre Türkler'in çayla tanışıklığı aslında çok daha önceleri Orta Asya'ya dayanıyormuş. Hatta 12. yüzyıl bile diyebiliriz. Bir Kazan Kırım Türk'ü ve dil ıslahatçısı olan Abdül'l-Kayyum Nasıri'nin kitabı Fevakihü'l-Cülesa'da ilk çay içen Türk'ün Hoca Ahmet Yesevi olduğu vurgulanmıştır.

Çay konusunda bilinenin aksine çok büyük bir varlık gösteremeyen Osmanlı, bu sırada I. Dünya Savaşı'nı yaşamış. Kaybettiği topraklar ve ticari anlaşmalar nedeniyle bir kültür haline gelen kahveyi oldukça pahalıya ithal etmeye başlamış. Yemen'den gelen kahveler çok pahalı bir hal almıştır. Bu konuda önlem alınması gerektiğini düşünen Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye topraklarında yetiştirilebilecek bir bitki olan çayın yaygınlaşması için çalışmalara başlamış. Kahvenin pahalı yüzüne karşılık çay, daha ucuza imal edilebilen ve kolay ulaştırılabilen bir içecek olmuştur. 20. yüzyıla kadar çayla çok haşır neşir olmayan Türkler, 1900'lü yıllarda Karadeniz'in özellikle Rize ilinde çayda önüne geçilemez bir büyüme gözlemlemiş. 1924 yılında devlet tarafından Rize'de çay yetiştirilmesi konusunda bir yasa çıkarılmış. 1930'lara gelindiğinde Gürcistan'dan alınan 70 ton siyah çay tohumu ekilmiş ve Rize'nin bir çay yıldızı olması sağlanmıştır. Bugün, dünyada en yüklü miktarda çay üretimi gerçekleştiren ilk 6 ülke arasındaki yerimizi almış bulunmaktayız.

Günümüzde Çay Kültürü Nasıldır?

Atatürk'ün teşvikleri ve bölgesel kalkınmanın sağlanmasıyla birlikte Türkiye artık çay konusunda dünyada hatırı sayılır bir noktada yer alıyor. Bunun nedeni yalnızca üretim bazı değil aynı zamanda çay içme oranının da oldukça yüksek olmasıdır. Kişi başına ortalama yıllık 6.87 kg çay tüketimiyle Türkiye, dünya üzerinde en çok çay tüketen ülke konumundadır. (Bir düşünün, çayın gelişmesine öncülük eden İngiltere'nin arkada kaldığı bir listeden bahsediyoruz).
 
Çay Yetiştiriciliği

Camellia assamica olarak bilinen geniş yapraklı çeşidi en iyi Kuzey Hindistan’da ve Çin’in Szechuan ve Yunnan vilayetlerindeki nemli, tropikal iklimlerde yetişir. Bitkinin koyu yeşil ve parlak yaprakları ve küçük beyaz çiçekleri vardır. Eski bir Çin Sözüne göre: “üstün kalitede çay yüksek dağlardan gelir”. Rakım ve dağ sisi bitkiyi çok fazla güneş ışığına karşı korumasına yardımcı olur ve nem de yaprakların yavaş bir şekilde büyümesine ve yumuşak kalmasını sağlar. Şarap gibi çayın da kalitesi ve tadı hem çevreden (toprak, iklim ve rakım), hem de çaycıdan (çayın nasıl toplanıp ve nasıl işleneceğine karar veren kişi) etkilenmektedir. Birçok çay bitkisinin kış mevsiminde büyüme evresi ve duraksama evresi vardır. Yapraklar, yeni çay filizleri belirir belirmez toplanır. Sıcak iklimlerde bitki birçok kez filizlenebilir ve yıl boyunca toplanabilir. Soğuk koşullarda ve yüksek rakımlarda, net bir hasat sezonu vardır. Erken filizlerin yaprakları genellikle ilkbaharda çıkar ve en iyi kalitedeki çayları verir. Çayın başlıca dört tipi vardır: yeşil çay, siyah çay, güzel kokulu siyah çay ve beyaz çay. Bütün çaylar aynı bitkiden elde edilmektedir. Çay bitkisinin çeşidi ve hasattan sonra yaprakların işlenme metodu elde edilen çayın cinsini belirler.
 
Çay Demlemenin Püf Noktaları Nelerdir?

İyi bir çay demlemenin 2 kilit noktası vardır. Bunlar, temiz ve mineral bakımından zengin bir su ve kaliteli bir çaydır.
 
1.Çayın Kalitesi
 
İlk olarak çayınız ne kadar iyi ise, demleme sırasında kullanılan sert ve kireçli suya karşı da tepkisi bir o kadar az olacaktır. Çünkü kalitesiz bir çay kendini daima belli eder ve kireçli, sert su da kesinlikle uygun tadı vermez.
 
2.Çaydanlık Türü
 
Demleme asla metal bir demlikte olmamalıdır. Ve yine, demlik deterjan gibi çeşitli kimyasallar ile yıkanmamalıdır. Çünkü bu işlem demlik içerisinde kalıcı bir kimyasal çöküntü bırakabilir ve bu da bir sonraki çay demleme işlemini etkileyebilir. Çay demleme işleminde kullanılan demlik özellikle toprak, porselen veya cam olmalıdır.

3. Çayı Saklama Koşulu

Çay otunu özellikle sıcak ve nemli ortamlardan uzak tutmanız gerekiyor. Kavanozda saklanması önerilir fakat uzun süre bekletilmemelidir. Aksi halde çayın tadı bozulabilir. Güneş görmeyen yerde durması da bir diğer saklama önerisidir.

4. Her Seferinde Yeni Su Kullanın
 
Çay demleme işlemini asla bekletilmiş su ile yapmayın. Çünkü bekletilmiş suda mineral bulunmaz, mineral açısından zengin bir su her zaman daha iyi olacaktır.
 
5. Demleme Süresi
 
Birçok çay türü olduğu için hepsinin demlenme süresi farklıdır. Fakat genel olarak kullanılan siyah çaylar için ideal demleme süresi 5 dakikadır. Bu sürenin üzerine çıkıldığında çayın tadı acı olabilir. Yeşil çaylar için ise bu süre 2 ile 3 dakikayı geçmemelidir. Çünkü bitki çayları tadını, düşük ısı derecelerinde ortaya çıkarır. Fazlası her zaman acı ve sert olur. Yine farklı bir tür olan beyaz çaylar için ise önerilen ideal su sıcaklığı 70 derece ve altıdır. Fazlası yine çayın tadını götürür ve acılık verir. İçimi en rahat çaylardan olan beyaz çay ayrıca en hassas çay türüdür.
Benden Öneriler
  • Çay demleme işlemi sırasında kaynamış olan ve daha sonra soğumuş olan suyu tekrar kaynatmanız demleme işlemi için önemli bir püf noktadır.
  • Demliğin önceden ısıtılması da yine demleme işlemi için olmazsa olmazdır, çünkü su dökülürken demlik aşırı şekilde ısı kaybeder ve bu durumda çayı çay yapan asıl tepkimenin gerçekleşmesini engeller.
  • 100 ml su için 2 gr çayın kullanılması da önemli bir husustur.
  • Son olarak çay demlerken çayın hava ile teması olmamasına dikkat etmeliyiz, her ne kadar pek bilinmeyen bir püf nokta olsa da aslında çayın kalitesi ne kadar az hava ile temas ederse o derece yüksek olacaktır.
Hadi bir çay kapın ve Apelasyon’u okuyun

Abstract

In our love, in our happiness, in our longevity, we are always with you tea .. We are grateful to have come to my country in every sip we drink. The average annual per capita consumption of 6.87 kg of tea Turkey is a country that consumes most tea in the world. The broad-leaved variety known as Camellia assamica is best grown in northern India and in moist, tropical climates in Szechuan and Yunnan provinces of China. The plant has dark green and bright leaves and small white flowers. There are 2 key points of good tea steaming. These are clean, mineral-rich water, a quality teapot.
 
Kaynaklar:
  1. Yemek.com
  2. Getakimya.com
  3. Tarımmarketi.com
Görseller:
Yazara aittir.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.