Şarapla Buluşma

Yazar: Ufuk Yücel
 
Tarım devrimi ile yerleşik düzene geçen insanın yaşamına giren en önemli besinsel ve kültürel değerlerden biri şaraptır.  Avcılık ve toplayıcılıktan vazgeçen insanın eğlencesinde de hüznünde de kendine önemli bir yer bulan bu gizemli içki sonraki bin yıllarda dini ritüellerin ikonuna dönüşmüş ve uygarlığın önemli bir bileşeni olmuştur. Böylesi önemli bir içkinin bir başka özelliği de bize çok benzemesidir. Kim bilir belki de bizimle birlikte o da evrimleşmiştir.

Eğer bir üzüm genetik olarak nitelikli bir şarap vermeye uygunsa ve doğru işlemlerden geçirildiyse şaraba dönüştüğünde geleceği çok güzel bir şarap adayı olabilir. Tıpkı bir çocuğun refah düzeyi yüksek bir ortamda gerek pedagojik gerekse eğitim olanakları açısından iyi yetiştirilmesi ile kendine ve çevresine fayda sağlayan, keyif veren bir yetişkin adayı olması gibi.  Ya da tersten düşünürsek,  teknik olarak olumsuz koşullarda üretilen bir şarap ilerleyen yıllarda lezzet bileşenleri açısından yetersiz olacaktır. Bu durum yetişme ve büyüme koşulları iyi olmayan birisinin ileride sorunlu bir bireye dönüşmesiyle ilginç bir benzerlik gösterir.

Bir insanın olgunlaşmasına etki eden pek çok ölçüt vardır. Ailesi, ülkesi, yaşadığı şehir, gittiği okullardan aldığı eğitim, iş ortamı, sosyal çevresi gibi. Bu faktörlerin her biri o kişiye yaşamla ilgili bir şeyler katar veya onun potansiyelinden bir şeyler eksiltir. Şaraplar da böyledir. Yaşamları boyunca birçok etkileşim yaşarlar ve yaşadıkları doğrultusunda da olumlu ya da olumsuz bazı değişimler gösterirler. Doğal olarak şarabın olgun ve bilge olması veya vasat olup hiçbir özelliğinin olmaması ya da en kötüsü bütün dengelerinin bozuk olması tamamen biz insanlarla benzerlikler taşır.

Hayat devam ettikçe bizlere hep bir şeyler öğretir. Bize bazen acımasızca bazen de şefkatle yaklaşır. Eğer biz fark edebilirsek ya da anlayabilirsek yaşadıklarımız bir öğrenme fırsatıdır aslında. Hepimiz farklı deneyimler yaşar ve bu yaşadıklarımızdan kişiliğimize bir şeyler katarız. Aynı bizler gibi şaraplar da yaşadıkları ölçüsünde gelişim ve değişim gösterirler.

Tanktan şişelere dolup, bizlerle buluşmaya özenle hazırlanan şaraplar adeta randevusuna hazırlanan insanlar gibidir.  Bir şarabın elbisesi şişe ise, mantar şapkası, kapüşon fuları, etiketi ise özgeçmişidir. Satın alacağımız şarabın şişesi, mantarı, kapüşonu ilk karşılaşma da bizi olumlu etkilese de; bu şarap hakkındaki tercihimizi etiket bilgilerine yani şarabın özgeçmişine göre yaparız.  Tıpkı işe alınacak birinin ilk görüntüsü hoşumuza gitse de asıl belirleyici kriterin özgeçmişi olması gibi. Sonraki adım ise diyalogdur. Esas karar aşaması da bu noktada yaşanır. Yani yudumladığımız şarabın bize ne verebileceğini ancak burada öngörebiliriz. Bir anlamda yeni tanıştığımız insanlar hakkında fikrimiz önce giyim kuşam, iş ve yaşam öyküsü üzerine olsa da asıl kararımız sohbet sonrası ortaya çıkar. Eğer bu diyaloglarda saygı ve güven ortamı oluştuysa büyük bir olasılıkla ilişkimizin gerisi de olumlu gelecektir.

Kimi zaman hiç bilmediğimiz bir üzümün şarabını içer, kimi zamanda bildiğimizin bir üzüm çeşidinin farklı coğrafyada yetişmesiyle meydana gelen bambaşka güzellikteki bir şarabını deneyimleriz. Bu durum bir insanın doğup büyüdüğü yerlerden ayrılıp,  farklı bölgelerde yetişmesinin ona olumlu özellikler katması gibidir.

Şaraplar bizlerle bazen romantik bir sofrada, bazen bir aile veya arkadaş toplantısında, bazen de bizimle baş başa yaşarlar bu randevuyu. Hepimiz yaşamın akışı içinde yeni insanlarla tanışır veya karşılaşırız. Bunların bazıları hayatımızda önemli bir yer edinip, bize kattıklarıyla “En iyiler”  listemize girerler. Yeni karşılaştığımız şaraplardan bazıları da bizde bu şekilde etki bırakırlar. Hele böyle bir şarap bizde güzel anı bırakan bir yaşanmışlığın içinde baş rolü oynadıysa.

Şarapla buluşmalarımız da bazen onu çok sever, bilgeliğine ve kazanımlarına hayran oluruz. Onunla kurduğumuz diyalog konuşmaktan keyif aldığımız insanlar gibi adeta bir şölene dönüşür.

Bazen de soframızda ağırladığımız bir şarapla nedense bir türlü anlaşamayız ve onu sevemeyiz. Eksikleri vardır, dengesiz ögeleri vardır. Asidi, taneni ve alkolü uyumsuzdur. Aromaları, bukeleri yeterli değildir. Eksik kalmış yanlarıyla bize sığ kalmış insanları hatırlatırlar. Nasıl ki tamamlanmamış insanlarla bir türlü olamıyorsak bu şaraplarla da olamamamız doğal bir durumdur.

İnsanlar ilk anda görüntüleri ile iyi izlenim yaratsalar da kişilikleri ile bazen bizi yanıltabilirler. Bu duyguları şaraplarda da yaşayabilir ve görsel açıdan olumlu bulduğumuz bir şarabı duyusal açıdan nitelikli bulmayabiliriz. Bu durumda aklımızdaki şarap başka, kadehimizdeki şarap bambaşkadır. Aklımızdaki ve kadehimizdeki şarap aynı ise mutlu oluruz.

Bir şarapla buluşma bir insanla buluşma gibidir. Belirsizlikleri, dengesizlikleri, yavanlıkları, kokuları, renkleri, olgunlukları veya gençlik enerjileriyle bizleri olumlu ya da olumsuz yönde etkilerler.

Genç olanlar canlı ve parlak renge sahipken, yaşlı olanlar ise renk pigmentlerinin polimerize olup dibe çökmesiyle soluk renkli ve tortulu olurlar. Bu durum geçen yılların eseridir. Aynı kural biz insanlar içinde geçerlidir. İnsanlar da yaşlandıklarında yılların birikimiyle yaşanmışlıklardan kaynaklanan duygusal tortular barındırırlar.

Yıllanmış şarabın ne kazanıp ne kaybettiğini onu kadehe koymadan anlamak mümkün değildir. Çünkü şaraplarda insanlar gibi bazen kaliteli yaşlanırken, bazen de harabeye dönebilirler. İnsanların kaliteli yaşlanmasının belli bir emeği ve yatırımı var ise aynı koşullar şaraplar içinde geçerlidir.  Olgunlaşan insanlarında yaşlanan şaraplar gibi bazı estetik kayıpları olabilir. Ancak kazanımları muhteşem ise sohbetin tadına doyamazsınız. Yıllanmış şaraplarda size böyle güzellikler vaat edebilirler. Bu yüzden insanlar gibi şarapların da bazıları hafızalardan silinmeyip, her daim hatırlanırlar.

Mutsuzken dinlediğiniz şarkının sözlerine takılır, mutluyken sadece melodiyi dinlersiniz. Biz en iyisi şarabımızı mutsuzluğumuza değil, mutluluğumuza ortak edelim ve şarabın güzelliklerinin keyfini sürelim. Güzel şaraplar ve insanlarla buluşmanız dileğiyle…
 
Görseller:
Arşiv

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

Dudu Gönül Tolun - 02.05.2018 17:30
Yazılarınızı sürekli takip ediyorum. Şarap ı kişiselleştirmeniz her zamanki gibi harika olmuş. Yazınızı okuyunca sadece şarabı değil , yaşamı da keyifle irdeleme içinde buluyoruz kendimizi. Çok güzel . Şaraplarda bizler gibidir...... Kaleminize yüreğinize sağlık...
Mürüvvet Kocabıyık - 01.05.2018 22:58
Şarabı çok severim ancak insan matürasyonu ile korelasyonunu bu denli düşünmemiştim,çok güzel bir yazı olmuş,şaraba bakışım çok değişti,teşekkürler Ufuk’cuğum,emeğine sağlık...
Mehmet D Öner - 01.05.2018 22:49
Sevgili Ufuk kalemine sağlık. Zevkle okudum. Sevgiler