Editörlerden - Olivtech, Deli Danalı İthal Et ve Delirmemenin İmkansızlığı

Yazar: Argun Tanırverdi ve Bilge Keykubat
 
Sektördeki herkesin bildiği gibi, sektörlerindeki tek ihtisas fuarı olan Olivtech - 8. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı ile Ekoloji İzmir - 9. İzmir Organik Ürünler Fuarı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından bu yıl "Gurme İzmir" adı altında kapılarını açtı ve kapattı.
 
Geçen yıllarda gözlemlediğimiz olumlu anlamda büyüme ve gelişme bu yıl için iştahamızı kabartmıştı. Fuara gidince ise bütün beklentilerimiz bir anda değişti. Bizce herşeyden önce fuara katılımcı firma sayısı çok azdı. Etkinlikler ve paneller izleyici ve dinleyici bile bulmakta zorlandı. Mükemmel konuşmalar, harika etkinlikler olmasına rağmen izleyicinin 5-10 kişiyi geçememesi çok üzücüydü. Firmalar arası birebir görüşmelerin bile yeterince yapılamadığını düşünüyoruz şahsen. Özenle hazırlanmış stantlar öksüz kalmış gibiydi. Fuarda ruh yoktu. Fuarın her noktasında genel olarak bir hüzün kaplamıştı. Cümle aleme gövde gösterisi yapmasını beklediğimiz bu iki önemli fuar bence etkisiz bir şekilde bu yılki sırasını savdı.  
Yıllar sonra tekrar 'şarap'ın bu fuara dahil edilmesi ise buruk bir mutluluk yaşattı biz. Hem sanki bir zehirmişçesine kapalı kapılar ardında saklanması ve içeriye halkın değil de sadece sektörden insanlar alınması ve katılımcı firmaların sayısının 2 elin parmaklarını dahi geçmemesi ise burukluğumuzun sebebiydi. Artık memlekette yaşanan olumlu şeyleri cımbızla seçip çıkarabildiğimiz için burukluklarımızı şimdilik bir kenara bırakıyoruz. 
 

 
Çok güncel bir trajikomedi hikayemiz de oldu pek yakında. Pek yakında dediğimize bakmayın, hikayemiz aslında 2011-12 senelerine gidiyor. Polonya'dan ithal edilen dana etinde deli dana hastalığı çıktı haberini görmüşsünüzdür. Tabii diyeceksiniz ki nasıl oldu da bunca sene sonra ortaya çıktı bu rezalet. Tabii ki ülkemizin kurumları sayesinde değil, Polonya'daki bir soruşturma sırasında Türkiye'den adli rapor istemesi sonucu ortaya çıktı bu gerçek. Nedenine gelelim ister misiniz nasıl oluyor da buna müsade edilmiş? Çünkü rapor Polonya dilinde yazılmış ve bu yüzden de anlaşılmamış!!! Tam bir ölür müsün öldürür müsün durumu ama sonucunda gerçekten de ölüm var. Nasıl olur da şu güzelim ülkede insan hayatı bu kadar önemsizleştirilir!?! İşin ehli olmayan insanlar hakettikleri pozisyonlarda bulundurulmazsa işte sonuç da bu olur. Yazık!
 

 
Dünya ekonomi tarihinin ilginç (ister olumsuz ister olumlu yorumlayalım) dönemlerinden birini daha yaşadığımız, dolar ve euronun Türk lirası karşısında her geçen gün rekorlar kırdığı bir dönemde ülkemizin elindeki en güçlü kozu aslında "tarım ürünleri". Ancak bunu kaçımız anlıyoruz ve kaçımız bu gerçeğin farkında yız bilemiyoruz. Tarımsal üretimimizi öne çıkardığımız zaman dünya para piyasalarına karşı oldukça güçleneceğimiz inancındayız. Bizler güçlü ekonominin dünyanın en ucuz ve en verimli hammaddesi tarım ürünlerine sahip bir ülke olarak tarımsal üretim ve gıdadan geçtiğine inanıyoruz. Günü yakalayıp, gelecekte önder olmak için tarımsal üretimin öneminin ihmal edilmemesi lazım.
 
Peki biz bu inançtayken neler görüyoruz ve okuyoruz?
 
Önümüzdeki günlerde yemlik mısır alımı için ihaleye çıkılacakmış, uluslararası! Yani mısır ithal ediyoruz kısaca. "Bu ülke; bu buğday ambarı güzel topraklar buğday ithalatı görmüşken neye şaşırıyoruz ki?" diye sorabiliriz elbet ya da "İthal etmediğimiz birşey kaldı mı ki?" diye de sorabiliriz ve ne yazık ki tüm sorularımızda da haklıyız. 
 
Bakalım önümüzdeki sayıda ne türlü şekilde şaşıracağız ülkemizdeki gelişmelerden? Umalım ki güzel şaşkınlıklar olsun sebep!
 
İyi okumalar dileriz!

 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.