MUCİZENİN KARA YÜZÜ

Türkiye ekonomisinde önemli yer tutan zeytin ve zeytinyağı endüstrisi, gerek zeytinyağı olarak gerekse sofralık zeytin olarak beslenme zincirinin önemli halkasını teşkil etmektedir. Dünyada zeytinyağı üretiminde İspanya, İtalya, Yunanistan ve Türkiye başı çekmektedir.
 
Ancak, üretim sırasında hiçbir kimyasal madde kullanılmasa da zeytinyağı endüstrisinden kaynaklanan ve karasu olarak nitelendirilen atık su, gerek içerdiği yüksek miktardaki yağlardan gerek yüksek miktardaki KOİ (Kimyasal Oksijen İhtiyacı), gerekse düşük moleküler ağırlıklı fenolik maddeler nedeniyle arıtılabilirliği güç olan atık sulardır ve bu atık su bir alıcı ortama verilmeden önce, birkaç kademeli fiziksel-kimyasal, biyolojik arıtma ünitelerinden geçirilmelidir. Aksi takdirde karasu, yoğun organik madde ve askıda katı madde içeriğiyle ve sahip olduğu asidik özellikleriyle bırakıldığı ortamda kimi zaman geri dönüşü olmayan kötü sonuçlar doğurabilmektedir.
Zeytinyağı üretiminde kesikli ve sürekli olmak üzere işletme yönünden 2 farklı yöntem kullanılmaktadır. Kesikli sistemler, ön işlemlerden geçip yeterli kıvama gelen hamura pres yardımıyla baskı uygulanarak sıvı fazı oluşturan yağ ve karasuyun birbirinden ayrılması esasına dayanır. Üretim sonrasında oluşan karasuyun çok az olması ve yağ içeriğinin düşük olması bu prosesin en önemli avantajlarındandır. Karasu miktarı az olmasına karşın kirlilik değerinin yüksek olması da sistemin en önemli dezavantajıdır.
 
Sürekli akışlı zeytinyağı üretimi, zeytin hamurundaki sıvı fazın (yağ ve karasu) katı fazdan yüksek hızda dönen santrifüjler-dekantörler yardımıyla ayrılması esasına dayanır. 2 fazlı ve 3 fazlı metotlar  uygulanmaktadır. 2 fazlı sistemlerde proses suyu kullanımına gerek duyulmaz ve üretim sonrasında sadece 2 faz (yağ ve pirina) oluşumu söz konusudur. Ekolojik olarak cazip bir sistemdir. Bunun sebebi karasuyun üretim sonucu oluşmaması, büyük bir bölümünün pirina ile birlikte açığa çıkmasıdır ve oluşan katı faz %50-60 su, %2-3 oranında yağ içermektedir. 3 fazlı sistemlerde önemli miktarda proses suyu eklenir ve üretim sonrasında yağ-pirina ve karasu olmak üzere 3 faz oluşur. Bu nedenle klasik sistemin 3 katı fazla hacimde karasu oluşmaktadır. Genelde 1 ton zeytin işletimine karşılık 1-1,5 ton karasu oluşmaktadır.
 
ZEYTİN KARASUYUNUN  KARAKTERİZASYONU

 

Karasu, zeytinlerin yağa işlenmesinden elde edilen siyaha yakın koyu kırmızı renge ve kendine özgü kokuya sahip, organik ve mineral maddeler bakımından oldukça zengin, asidik nitelikte (pH 3-6), yüksek miktarda organik kirlilik içeren, miktarı kullanılan yağ çıkarma sistemine bağlı olarak değişebilen sıvı alt ürünüdür.
Sıvı atık olarak ortaya çıkan karasuyun konsantrasyonu, üretim prosesine, işlenecek olan zeytinin türüne, zeytin yetiştiriciliği sırasında kullanılan ilaç ve gübre cinsine, iklim koşullarına, bölgeye ve işletim koşullarına bağlı olarak büyük değişimler gösterir.
Zeytinyağı üretiminden oluşan atıksuyun tipik özellikleri şu şekildedir;
  • Yoğun viyolet-koyu kahve renkten, siyaha kadar renk,
  • Kuvvetli, zeytinyağına özgü bir koku,
  • Yüksek derecede organik kirlilik,
  • pH değeri 3-6 aralığında,
  • Yüksek miktarda polifenol içeriği (80 g/L’ye kadar),
  • Yüksek miktarda katı madde içeriği (20 g/L toplam katı maddeye kadar).
Genellikle üretim sırasında 0,5–1,5 m3/ton zeytin,  atık su açığa çıkmaktadır. Bu atıksu 25–100 g ve bazı durumlarda da daha yüksek değerlerde KOİ içerir ki bu değer evsel atık suların sahip olduğu ve genellikle 500 mg/L olan KOİ değerinin çok üstündedir. Bu da karasuyun mevcut sistemlerle arıtımının ne kadar zor olduğunu ve neden büyük bir çevre problemi yarattığını gözler önüne sermektedir.

ZEYTİN KARASUYUNUN ÇEVREYE ETKİSİ

 

Karasuyun alıcı ortamdaki çevresel etkileri;
  • Doğal suların karasu etkisiyle koyu renk alması, bunun sonucunda ışık geçirgenliğinin azalması, sucul yaşamın tehlikeye girmesi,
  • Toprağa direk bırakıldığında, toprağın gözeneklilik ve pH gibi fiziksel ve kimyasal özelliklerini etkileyerek toprak kalitesinin değişmesi ve topraktaki mikroorganizmalar üzerinde, özellikle de içeriğindeki polifenollerle antimikrobiyal etki göstermesi, toprak kalitesinin değişmesiyle ve yine polifenoller sebebiyle bitki gelişiminin etkilenmesi,
  • Bırakıldığı ortamlarda içerdiği maddeler sebebiyle kötü kokulara neden olabilmesi şeklinde sıralanabilir.
ZEYTİN KARASUYUNUN ARITILABİLİRLİĞİ

 

Karasu 100-150 g/L KOİ, 6-7 g/L fenol ve 10-20 g/L miktarında da yağlı maddeler içermesi nedeniyle mevcut uygulanmakta olan klasik, fiziksel, kimyasal ve biyolojik arıtma sistemleri ile istenen deşarj seviyelerine indirilememektedir. Su kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nde (1999) 2 saatlik / 24 saatlik kompozit bir numune için deşarj kriterleri, KOİ için 250 / 230 mg/L, yağ-gres için 60/40 mg/L ve pH için 6-9 olarak belirtilmiştir. Fenol için bir kriter yoktur, ancak toksik etkisi nedeniyle fenolün de giderilmesi önemlidir. Deşarj kriterlerinin sağlanabilmesi açısından ileri arıtma metodlarının da uygulanma gereği vardır. İleri arıtma metodlarının karasu arıtımında yer alması demek, arıtma maliyetinin artması demektir.
 
Yılda 3-4 ay gibi kısa bir süre işletim yapan ve küçük çapta çalışan zeytinyağı üreticileri için karasu arıtma sistemlerininin bu yüksek maliyeti sistemlerin uygulanabilirliğini zorlaştırmaktadır. Bertaraf zorlukları ve karasuyun inatçı kirletici özellikleri düşünülerek birçok farklı arıtma metodu denenmiş ve önerilmiştir. Bu arıtma ve bertaraf yöntemlerinden bazıları kısaca;
  • Lagünlerde bekletme,
  • Kompostlaştırma,
  • Tarımda kullanım olanakları,
  • Ultrafiltrasyon/ters osmoz,
  • Kimyasal çöktürme,
  • Filtrasyon,
  • Göletlerde buharlaştırma,
  • Aktif karbonla adsorpsiyon,
  • Yakma (piroliz),
  • Elektrokoagülasyonla arıtma,
  • Kimyasal oksidasyon,
  • Hayvan yeminin içine belli oranlarda dahil etme,
  • Arazide arıtma,
  • Anaerobik ve aerobik arıtma ve bu iki metodun bileşimi şeklindedir.
Bu çalışmalarda, arıtma kademelerinin belirli kısımlarında arıtma verimleri elde edilmiş ve hem fiziksel hem kimyasal hem biyolojik hem de ileri arıtma yöntemleri ile karasuda belirli bir arıtmanın elde edilebileceği ortaya konmuştur. Ancak 130 g/L KOİ değerini alıp, 250 mg/L KOİ değerine indirecek bir arıtma yöntemi ortaya konamamıştır.
 
Zeytin karasuyunun ekonomik olarak kullanımıyla ilgili de çalışmalar bulunmaktadır. Bunlara örnek olarak;
  • Biyoyakıt üretimi,
  • Kompostlama,
  • Toprak iyileştirmesinde kullanımı,
  • Antioksidan ve enzimler gibi değerli ürünlerin üretilmesi,
  • Biyogaz üretimi

sayılabilir.

Karasuyun arıtımı için birçok ülkede önemli araştırmalar yapılmış ve her yerde uygulanabilecek bir arıtma metodu henüz ortaya koyulamamıştır. Yurdumuzda da hem Çevre ve Orman Bakanlığı hem de zeytin üreticileri zeytin karasuyunun arıtımına yönelik araştırmalar sürdürmektedirler. Ancak henüz istenen bir sonuca ulaşılamamıştır.

 

KAYNAKLAR
 
1.S.Dermeche, M.Nadour, C.Larroche, F.Moulti-Mati, P.Michaud,2013. Olive Mill Wastes: Biochemical Characterizations and Valorization. Process Biochemistry 48 (2013) 1532-1552.
2.Abu Khayer Md. Muktadirul Bari Chowdhury, Christos s. Akratos, Dimitrios V. Vayenas, Stavros Pavlou, 2013. Olive Mill Waste Composting: A review. İnternational Biodeterioration & Biodegradation 85 (2013) 108-119.
3.Theodora-Ioanna Lafka, Andriana E. Lazou, Vassilia J. Sinanoglou, Evangelos S. Lazos,2011. Phenolic and Antioxidant Potential of Olive Oil Mill Wastes, Food Chemistry 125 (2011) 92-98.
4.Pelin Ekici, Çağatay Bekir Ersü, 2012. Farklı Fiziksel, Kimyasal ve Biyolojik Yöntemlerle Zeytinyağı Karasuyunun Arıtılabilirliğinin Karşılaştırılması, Ç.Ü. Fen ve Mühendislik Bilimleri Dergisi Yıl:2012 Cilt 28-3.
5.Ezgi Oktav, Adem Özer, 2002. Zeytinyağı Endüstrisi Atıksularının Özellikleri ve Arıtım Alternatifleri.1. Zeytinyağı Üretiminde Çevre Sorunları ve Çözümleri Çalıştayı, Zeytinli/Edremit-Balıkesir, Bildiriler Kitabı, 51-65.
6.Melike Yalılı Kılıç, Gonca Kaya, Kadir Kestioğlu,2009. Kimyasal, Biyolojik ve İleri Arıtma Yöntemleri İle Zeytin Karasuyunun Arıtımına Yönelik Bir Envanter Çalışması, Uludağ Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Dergisi(2009),Cilt 14,Sayı 2.
7.Renan Tunalıoğlu, Göksel Armağan,2008. Aydın İlindeki Zeytinyağı İşletmelerindelde Edilen Yan Ürünlerin Tarım-Sanayi ve Çevre İlişkileri Boyutunda Değerlendirilmesi, Türkiye 8. Tarım Ekonomisi Kongresi, Gıda İşletmeciliği (2008), 135-143. 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

hülya onat - 24.05.2014 18:27
inşallah zeytin karasuyunun mucizesi gerçekleşir