KISA KISA BU AY: ÜRETİM ve PAZARLAMA

Üretim terimi en geniş anlamıyla, insanların ihtiyaçlarını karşılayan bir değerin elde edilmesidir. İşletmeler mal veya hizmet ya da her ikisinden oluşan istek ve ihtiyaçların tatminini sağlayacak mamulleri üretip, pazarlamak için kurulurlar.
Tüketicilerin üretimden beklentileri, talep ettikleri ürünlerin kalite ve fiyatlarıyla en büyük faydayı elde etmektir. İşletmeler de ürünlerini talep edilen kalite, miktar ve zamanda mümkün olan en düşük maliyette üretmenin yolunu ararlar. Mal ve hizmetler genellikle işgücü ve sermayenin doğal kaynaklara uygulanmasıyla oluşturulur. Ancak bu kaynakların kıt olması sebebiyle üretim için gerekli olan emek, sermaye, yer, makine, malzeme, zaman, bilgi, teknoloji gibi faktörlerin en verimli ve en etkili kullanılmasıyla üretim artışı sağlanabilir. Bunu gerçekleştirmek için işletmeci üretim faktörlerini en uygun şekilde örgütleyerek; “üretilecek ürünün tespitinde tüketici eğilimleri ile düşük çıktı maliyeti arasında ortalama bir nokta üzerinde karara varmak” suretiyle bir yandan ürününe olan talebi sürekli tutmak, diğer yandan da üretim sırasındaki verimliliği arttıracak tedbirleri almak zorundadır.
 
Çünkü işletmeler üretim faaliyetlerine tesadüfi bir şekilde başlamaz. Üretim faaliyetinin mutlaka önceden planlanması, ne kadar üretim yapılacağı ve bunun maliyetinin ne olabileceğinin ve ne kadar kar sağlanacağının dikkatle tespiti gerekmektedir.
Üretimin özünde mal ve hizmetleri hangi miktarlarda ve özelliklerde, nerede ve kim tarafından yapılacağı sorularının en düşük maliyeti (veya en fazla karı) sağlayacak cevabı bulmak gerekmektedir. Etkili ve verimli üretimde en az girdi (kaynak) kullanmak; ancak bunu başaramamak endişesiyle hem kaynakları atıl bırakmamak, hem de savurganlığa meydan vermeden en fazla çıktı (ürün) elde etmek önemlidir. Bu nedenle işletmeler, çevreden belirli girdiler alarak bunları üretim sürecinden geçirip yine çevreye çıktılar (mal) sunan sistemlerdir. Bunun gerçekleştirilebilmesi bir taraftan üretim maliyetlerini düşürmek ve kaliteyi yükseltmek; öte yandan düşük maliyetlerle çok ürün elde etmek arasındaki dengeyi bozmadan, yapılan yatırımların karşılığını maddi ya da sosyal hâsıla şeklinde alabilme esasına dayanmaktadır.
 
Ticari sektörde mal üretmek için kullanılan üretim faktörlerinin verimliliğini kar elde etmek ağırlığı ve önceliği etkilerken, rekabet ön plana çıkmaktadır. Zira piyasa rekabeti olmayan; kalite, cins, miktar ve zamanında mal üretemeyen işletmelerin varlıklarını sürdürebilmeleri oldukça güçtür. Ticari sektörde üretilen malın kalitesi kadar öneme sahip olan bir başka varlık da pazarlamadır.
Pazarlama terimi günümüzde oldukça yaygın ancak farklı anlamlarda kullanılmaktadır. Bazıları için pazarlama, satış ile eş anlamlı olup bir ürünü överek kapı kapı dolaşarak satış yapanları akla getirmektedir. Diğerleri, reklamı ve reklam tasarlayan kuruluşların faaliyetlerini pazarlama olarak zihinlerinde canlandırmaktadırlar. Satış ve reklam kavramları, pazarlama yöntemleri arasında yer almalarına rağmen, konunun tam ve doğru anlaşılmasında yetersiz kalmaktadır. Zira pazarlama bu kavramların belirttiğinden daha karmaşık ve kapsamlı bir süreç olup, günümüzde fiziki objelerin yanı sıra hizmet, olay, kişi, faaliyet, program ve organizasyonları da içine alan her türlü mamul için kullanılmaktadır.
 
Mamuller genellikle fiziki şekilleriyle görülebilen ve elle tutulabilen nesneler olarak algılanmaktadır. Aslında, fiziki ürünlerin tanınmasında ve kullanılmasında kolaylık getiren stil, biçim, renk, marka, ambalaj, fiyat vb. temel ürün özellikleri pazarlama çalışmalarına kolaylık getirmektedir. Bununla beraber uygun ve kredili ödeme, teslim, garanti, montaj, bakım-onarım gibi elle tutulur malların sırasında ve satış sonrasındaki bazı hizmetler de pazarlama kapsamındadır.
Pazarlama hakkında birçok tanım bulunmasına rağmen, Kotler’in şu tanımına kaynaklarda daha sık rastlanmaktadır. Pazarlama “ihtiyaç ve isteklerin değişimler yoluyla giderilip, tatmin edilmesine yönelik bir takım insan faaliyetleridir”. Tanımdan hareketle pazarlamanın sadece satış ya da arz ve taleple sınırlı olmadığını; bunun yanı sıra tüketicilerin ihtiyaç, istek ve taleplerinin olduğunu, nasıl ortaya çıktığını ve nelerden etkilendiğinin belirlenmesine ilişkin aktiviteleri de içerdiğini söyleyebiliriz.
 
İhtiyaç; yokluğunda rahatsızlık yaratan durum,
İstek; İhtiyaçların kültür ve kişilik özelliklerine göre şekillenen biçimi,
Talep; Satınalma gücüyle desteklenmiş insan istekleridir.
 
Sonuç olarak, kişi ya da kuruluşların amaçlarına uygun şekilde değişimini sağlayacak, mal, hizmet ya da düşüncelerin oluşturulması, fiyatlandırılması, dağıtımı ve satışını içeren bu çabaların tamamı pazarlama kapsamında ifade edilmektedir. Pazarlamanın önemini vurgulayan Peter F.Drucker ‘ın güzel bir sözünü de son olarak hatırlayalım.
 
Ticaretin sadece iki basit işlevi vardır: pazarlama ve yenilik”  
Peter F. Drucker
 
 
 

 

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.