Yeter ki Aşk Olsun!

Yazar: Cihan Devrim Avunduk
 
50+ yaş; geç değilmiş,
“zeytinyağı someliyeri” olmak için …
 
Yaş ortalaması
500-600 yıl olan ‘zeytin ağacı’na baktığımızda,
50 yaşından sonra,
“Bilgi Sahibi Olmayan, Fikir Sahibi Olamaz” düsturu ile,
“gerçek sızma zeytinyağı” yoluna çıkmak,
pek de garipsenmemeli …

61’liyim ben. Kimilerine (mesela babama) göre “devrim çocuğu”yum.

Devrim meselesini bir tarafa bırakırsak,
bizim kuşak; “dalından elma yiyebilen”,
“komşu bahçeye dalan” son çocuklardı,
büyük şehirlerde …

Ankaralıyım ben, doğma değilse de, kendimi bildim bileli …

Doktor çocuğuyum ben.
Kafaca bilemem ama,
bedenen sağlıklı büyüdüm, sayılır.

Kahvaltılık, yemeklik, kızartmalık yağ olarak,
evimize sadece tereyağı ve zeytinyağı alınırdı…

Babam Sivaslı,
annem Bursalı, ailesi Selanik göçmeni …

İçli köfte, mantı, karın yahnisi,
kavurma hellesi, salatalık dolması da bilirim,
domates köftesi, buyurdu da bilirim …
Güveç, musakka, börek, vb. zaten ortak …

Sözü uzattığımın farkındayım …
Konuya dönelim …

Yemeğe ve zeytinyağına merakım;
malum, çocukluk yıllarımdan …

Emekli olmuştum,
ama gerçek anlamda emekli …

Tarih 1 Ekim 2012 … Yola çıktım …

İlk bir yıl içinde, yaklaşık;
  • 20,000 kilometre,
  • 1500 bahçe,
  • 110 sıkım tesisi,
  • 1,500 kişi,
  • Birkaç konferans ve fuar,
  • 3 de “eğitim” aldım,
hayatıma …

Benim bazı takıntılarım vardır ...
Mesela; “yabancı dilde marka” sevmem …
Mesela bence; insanın yaptığı işe ismini koyacak kadar
kendine ve işine güvenmelidir …
Mesela; bilgi sahibi olmayan, fikir sahibi olamaz …
 
Soy ailemizin ismiyle;
17 Kasım 2013’de
şişelediğim ilk ürünle
ilk “altın madalya”mı
4 Nisan 2014’de aldım,
“fason üretim” ile …

Burası önemli!

Hem “altın madalya” kısmı,
hem de “fason üretim” kısmı önemli,
çok önemli!!!

(Bu yazımda; “altın madalya”nın,
bu yaştan sonra beni ne hale soktuğundan (!)
bahsedeceğim.)

O tarihte,
geride bıraktığım onca kilometre,
onca bahçe ve sıkım tesisi ziyareti,
onca tanıştığım kişi ile birlikte,
bir yılı aşkın sürecin alt toplamında,
gördüm ki;
ülkemiz “zeytin ve sıkım tesisi” zengini…

Baktım ki;
bırak zeytinyağı işi yapmayı,
bırak zeytinyağında “marka” olmayı,
“altın madalya” almak için dahi,
sıfırdan deli yatırım gereksiz,
elbet hedefiniz çok da ticari olmaktan öte,
salt butik keyif ise…
 
Hasat zamanı seç gönlünce bahçeyi, tesisi!

Zira; onca bahçe, onca sıkım tesisi var,
sahipleri “kendince ve de gayretle” çabalayan;
zeytine ve zeytinyağına - aşk ile - gönül veren,
onca can, onca ozan…

Ancak, bu “altın madalya” alma işi,
beni fena rahatsız etti...

Daha çömezim o tarihte …
Ben daha ne, nedir, ne değildir, kestiremeden,
kucağımda bulduğum “altın madalya”;
fena derin değer keyif
sorumluluk!              ...

Dedim ki, kendi kendime;
“Arkadaş bu işte bir yanlışlık var,
bu işin aslını astarını öğrenmek gerek şart!”

Aynı yaz, ben gir üniversite sınavlarına,
buldum kendimi bu işin okulunda;
Balıkesir Üniversitesi,
Edremit Meslek Yüksek Okulu,
Zeytincilik ve Zeytin İşleme Teknolojisi Bölümü'nde

Girmek, hadi diyelim, nispeten kolay.
Ya çıkmak!?

Neredeyse sıfır düzeyinde biyoloji, dahası mikrobiyoloji,
kimya, matematik, hele mesleki dersler!!!

İlk yıl, ilk vizeler ve ilk dönem sonuna dek,
yaklaşık 15 kez,
ikinci dönem ve finallere dek,
yaklaşık 10 kez,
bıraktım okulu, ama kafamda.
Ama o aşk var ya, o aşk!       …

Aile Ankara’da!
Ben, ha babam, de babam, gidip geliyorum okula ...
Yol; karadan da, havadan da deli para!
Otel, yemek, çamaşır ayrı!

Çaresiz, çıkmışım yola!
Bir de üstüne, “altın madalya”!!!

Çaresiz, demişim bir kere:
Bilgi sahibi olmayan, fikir sahibi olamaz!

Topal karıncaya sormuşlar:
Taşıyabildiğin kadarını yüklensen olmaz mı!? 

Topal karınca misali;
2 yıllık sürecin sonunda,
bölüm 2. olarak mezun oldum,
24 Mayıs 2016’da,
diğer taraftan da,
hem “ek” eğitimlere
hem de “fason”a devam ederek…

Eh artık,
birazdan daha biraz fazla anlar oldum;
artısıyla, eksisiyle, sektörü, zeytinyağını…

Sektördekiler zaten bilir,
bilinçli tüketiciler de artık biliyor ki;
“sızma zeytinyağı” analizi iki yöntemle yapılır:
 
  • Kimyasal Analiz,
  • Duyusal Analiz.
“Kimya” kısmı; ilgili uzman laboratuvarların işi.
“Duyusal” yanı “tadım” konusu, önemli!

Muhtelif ve de birbiri ardına,
dünya uzmanlarından eğitimler almak,
ve de çok tadım yapmak,
yani çok vakit,
yani çok nakit,
yani çok emek harcamak gerek,
“tadımcı” olabilmek için…

Onlar da yetmiyor, laf aramızda…

Sektörün duayenlerinin sempatisini kazanacaksın…
Sempati kazanmak dediğin de öyle kolay değil…

Sen, düzgün adam olacaksın…
İşin düzgün olacak…
Bilgi, eğitim hep devam.
“Laf edecek” alt yapın, donanımın olacak…
Önce zeytinyağına ve de zeytinyağına
gönül verenlere saygılı olacaksın,
sevgi dolu olacaksın.
Tartışırsın, zaman olur,
fikir ayrılığına düşersin, o ayrı…

Tüm bu ve benzeri
“yazılı olan ve de olmayan” şartları
yerine getirdikten sonra,
sektörde söz sahibi ileri gelenlerden,
“elini tutacak” birileri,
alacak, tanıştıracak seni,
bir anlamda “kefil” olacak
(ağır yük),
bir “tadım paneli lideri” ile…

Bitti mi? Nereye bitiyor!!!
Gideceksin, geleceksin,
öğreneceksin, öğreneceksin, öğreneceksin!!!
En az bir yıl!
Yeterli bulunmazsan , daha da ... “Şems” misali…

Vakit… Nakit… Emek…
Aşk elbette şart!

Bu yazının sahibi;
  • 2012’de yola çıktı.
  • 2013’de ilk “fason” üretimini yaptı.
  • 2014’de; Zeytindostu Derneği’nin “Altın Madalya”sını aldı.
  • 2014’de; Balıkesir Üniversitesi, Edremit MYO, Zeytincilik ve Zeytin İşleme Teknolojisi Bölümüne kayıt yaptırdı.
  • 2015’de; Zeytindostu Derneği Ankara Temsilcisi oldu.
  • 2016’da; “Edremit MYO, Zeytincilik Bölümü”nden mezunu oldu.
  • Yine 2016’da; Zeytindostu Derneği ve O.N.A.O.O.(Organizzazione Nazionale Assaggiatori Olio di Oliva) işbirliği çerçevesinde düzenlenen eğitim ve sınavların sonucunda Technical Course Certificate for Olive Oil Tasters , yani kısaca "Tadımcı" sertifikası aldı.
  • Yine 2016’da; uluslararası akredite “AYTB Tadım Paneli” üyesi oldu.
  • 2017’de; Erasmus +(2016-1-TR01-KA-102-030182 No'lu) Mesleki Eğitim Projesi kapsamında, O.N.A.O.O. (Organizzazione Nazionale Assaggiatori Olio di Oliva tarafından, İtalya - Rimini'de düzenlenen eğitim ve sınavların sonucunda "Degustation, Instructor & Degustator" yani kısaca "Degüstasyon, Eğitmen & Degüstatör" sertifikası aldı.
  • 2018’de; Ankara'da düzenlenen Gastronomi Zirvesi'nde görev aldı.
  • Yine 2018’de; İzmir’de, VI. Ulusal Zeytin Öğrenci Kongresi’nde görev aldı.
Bu yazının sahibinin “kim olduğu” hiç önemli değil…

Ama yazı önemli.
Yazı, şu alt toplam açısından önemli:

İnsan isterse, 50’sinden sonra bile,
“Zeytinyağı Someliyeri” olabiliyor,
yeter ki; aşk olsun!

Sağlık, lezzet, keyif diliyorum…

Not:
Bir sonraki yazım; “Fason Üretim”.
Görseller:
Yazara aittir.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.

Hüseyin Keskin - 02.12.2018 15:53
Tebrikler Cihan bey. Ben emekli öğretmenHüseyin Keskin. Bende 55 yaşından sonra zeytinlikyağtım. Henüz bir marka almadım. 2017 ağustos ayında Edremit'te kursa katıldım.Benim yerim Çanakkale Ayvacık ilçesi Babadere köyünde.Bütünuaz Babakale köyünde kalıyorum.gelirseniz sizinkini zeytin dostunu ağırlamaktan memnun olurum. Selamlar. Hüseyin Keskin. 0542 253 00 75
Mustafa Oz - 01.12.2018 11:43
Tebrikler dostum.Bu ise gönül veren ender zeytinyağı aşığı insanlardan birisin.Yolun açık olsun dostum.