Küresel Isınma ve İklim Değişikliğinin Önemi ve Bağ Alanlarına Etkisi

Yazar: Fulya Kuştutan, Ebru Toprak Özcan, Fadime Ateş
 
Dünya’da çeşitli sebeplerden ötürü önemli iklim değişiklikleri yaşanmaktadır. Bu durumun sebepleri arasında yeryüzündeki karbondioksit, metan ve sera gazlarının artışı vardır. Gezegenimizin atmosferi tıpkı bir sera gibi çalışır. Yeryüzüne ulaşan güneş ışınlarının neredeyse yarıya yakını yeryüzünden yansır. Sera gazı salınımı sonucunda güneşten gelen ışınların dünyadan yansıdıktan sonra tekrar atmosfer dışına çıkışının engellenmesi neticesinde yerkürenin ısısının artması küresel ısınma olarak adlandırılır (Nisancı, 2007; Anonim, 2011a). 
İklim değişikliğinin bilimsel olarak tanımlanması gerekirse, klimatoloji dalına göre incelenen bir tür atmosferik ya da astronomik değişiklikler olarak tanımlanmaktadır. Küresel ısınma ısının fazlasıyla tutulması, atmosferde emilememesi ile iklimin değişmesine neden olmaktadır. Yaşanan bu değişimin küresel bir değişime sebep olması, tüm canlıların bu değişimden etkilenmesine yol açmaktadır. Küresel iklim değişikliği, küresel ısınmaya bağlı olarak yağış, nem, hava hareketleri, kuraklık gibi iklim olaylarının değişmesidir. Ekosistemin doğal işleyiş sürecinde meydana gelen bazı gelişmeler de iklim değişikliği üzerinde etkili olabilmektedir. Fakat bu etkiler insan kaynaklı etkilerin yanında önemsiz kalmaktadır.

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi’ne (NASA) bağlı Goddard Uzay Araştırmaları Enstitüsü (GISS) tarafından yapılan açıklamaya göre, sıcaklıkların bilimsel amaçla kaydedilmeye başlandığı 1880 yılından bu yana, en sıcak yılın 2005 olduğu belirtilmiştir. 2009 yılı ise son 130 yılın en sıcak ikinci yılı olarak kayda geçmiştir (Voliand, 2010).

Küresel ısınma, günümüzde biyolojik çeşitliliği tehdit eden en önemli faktör olarak kabul edilmektedir (Çıplak, 2008). Küresel ısınmanın tür veya popülasyonlar üzerine üç muhtemel etkinsinin olduğu söylenebilir (Pamersan, vd., 2000; Hampe ve Petit, 2005; FSBI, 2007; Bardakcı, 2007; Çıplak, 2008).
 
  1. Fenolojik değişimler
  2. Yayılış alanlarının değişimi
  3. Yok oluş
Fenolojik Değişimler

Küresel ısınmanın fenolojik değişimlere neden olduğu bilinmektedir. Fenoloji; çiçek açma, yaprak dökümü, üreme gibi iklime ve çevre koşullarına bağlı, periyodik biyolojik olayların kaydı ve incelenmesi demektir (Karol vd., 1998).

Yayılış Alanlarının Değişimi

Küresel ısınmaya bağlı iklim şartlarına bazı canlılar uyum sağlayabilmekte bazıları ise, özellikle göç edebilenleri, yaşam alanlarını hızla değiştirmekte ve kendi yaşam koşullarına uygun alanlara doğru hareket etmektedirler. Güney Okyanusu’nda, bitkiler daha güneydeki adalarda yetişmekte ve Antarktika Yarımadası’na doğru yayılmaktadır (Erman, 2009).

Canlı Türlerinin Yok Oluşu

Dünyadaki bitki türlerinin en az sekizde birinin yok olma tehlikesi altında olduğu rapor edilmektedir. Güllerin % 14’ü, zambakgillerin % 34’ü, lalelerin % 14’ü ve palmiyelerin % 29’u risk altındadır (Ergin 1999). Küresel ısınma ile dünyadaki 56 bin endemik bitki türü ve 3700 endemik omurgalı türü yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır (Malcolm vd., 2005).

Küresel ısınma su kalitesini de etkilemektedir. Daha yüksek su sıcaklıkları ve artan yağış oranları tortu, çözülmemiş organik karbon, besin maddeleri, termal kirleticiler, patojenler, pestisitler ve tuz gibi birçok kirleticinin sularda aşırı miktarda çoğalmasına sebep olmaktadır (IPCC, 2008).

Atmosferimiz, sera gazı olarak da nitelendirilen karbondioksit, metan, su buharı, ozon, azot oksit vb. gazlar sayesinde yeryüzünden yansıyan güneş ışınlarının bir kısmını tekrar yeryüzüne gönderir. Küresel iklim değişikliği ile ilgili geçmişten günümüze kadar birçok veriye ulaşmamız mümkün iken, bu değişimin bağcılık üzerindeki etkileri hakkında ulaşabileceğimiz veriler kısıtlıdır. 2000 yılından 2100 yılana kadar yapılan projeksiyonlarda bağcılık yapılan bölgelerde her 10 yılda 0.18-0.58oC’lik bir sıcaklık artışının olacağı tahmin edilmektedir (Jones vd., 2004).
Küresel Isınma ve İklim Değişikliğinin Bağcılığa Etkisi

Küresel ısınmaya bağlı olarak dünyanın bazı bölgelerinde kasırgalar, seller ve taşkınların şiddeti ve sıklığı artarken bazı bölgelerde uzun süreli, şiddetli kuraklıklar ve çölleşme etkili olmaktadır (UNEP, 2003).

Özellikle 2000 yılı öncesi ile mukayese edildiğinde  son 10 yılda kış sıcaklıklarının arttığı, ilk baharın erken, sonbaharın geç geldiği tespit edilmiştir (Hansen vd., 2012).

Bitkilerin coğrafi dağılışı yanında, ürün verimini ve kalitesi de önemli ölçüde iklime bağlıdır (Jones vd., 2004). Dolayısıyla bitkisel üretim iklim değişikliklerinden etkilenmektedir.
Bağcılık yeryüzünde 30°-50° Kuzey, 30°-40° Güney enlem dereceleri ve 12°-22°C izotermleri arasında (kuzey yarımkürede Nisan-Ekim, güney yarımkürede Ekim-Nisan büyüme mevsiminde) yapılmaktadır.

Asma, yukarıda belirtilen enlem dereceleri arasında, uygun toprak ve iklim koşulları bulmuştur ve çeşit zenginliği göstererek ülkelere göre değişik kültürel uygulamalar altında yetiştirilmektedir (Çelik, 2007). Dünya üzerinde en az 40 ülkede bağcılık yapılmaktadır (Tonietto ve Carbonneau, 2004).

Değişen iklimin bağcılıkta da; (vejetatif ve generatif gelişme, ürün kalitesi, verim, hasat zamanı, sulama, gübreleme, ürün muhafazası ve pazarlaması gibi konularda) doğrudan veya dolaylı etkileri gözlenmektedir.

Küresel ısınma dünya üzerinde birçok bölgede erken ısınma ile kendini göstermektedir. Bunun yanında küresel ısınma, bağda tane gelişimi esnasında kuraklık riski, olgunlaşma döneminde taneye su akımı, kurak geçen bir periyottan sonra aşırı yağmur yağması gibi etkiler yapmaktadır (Seguin, 2008).

Artan sıcaklıklarla birlikte üzüm olgunlaşması boyunca organik asit içeriği, özellikle de malik asit oranı hızlı bir şekilde azalırken, şeker konsantrasyonu, fenolik bileşikler ve potasyum oranları hızlı bir şekilde artış göstermektedir (Coombe, 1987; Adams, 2006).

Ollat vd., (2002) asmanın vejetatif gelişimi boyunca iklim değişikliklerine bağlı olarak artan sıcaklıkların etkisiyle meyve bileşenlerinde potasyum oranı ve şıra pH’sının arttığını ortaya koymuşlardır.

İklim değişikliklerine bağlı sıcaklık ve CO2 artışlarıyla birlikte bağ alanlarının oluşturulmasında ve asmanın yetiştirilmesinde, besin maddelerinin bitkiye girişinde ve kuraklığa dayanımda önemli rol oynayan Arbuscular mikorizal mantarların aktivite ve rollerinin de arttığı tespit edilmiştir ( Fitter vd., 2000).

Atmosferik CO2 konsantrasyonundaki yükselmenin diğer pek çok bitki türünde olduğu gibi asmalarda da doğrudan net fotosentezi, biokütleyi, bitki verimini, ışık özümlemesini ve su kullanım etkinliğini artırdığı bilinmektedir (Bindi vd., 1996).

Jones vd., (2004), Kuzey Amerika kıtasında son yıllardaki sıcaklık artışlarının etkisiyle üzüm hasadının daha erken yapılmasının dolaylı olarak sulama girdilerini azalttığını ve doğal kuru üzüm üretimini daha da kolaylaştırdığını belirtmektedirler.
 
İklim Değişikliğine Sebep Olan Faktörler

Dünyanın iklimi; güneşten gelen enerji miktarından, atmosferdeki sera gazı ve aerosol miktarına, güneş enerjisinin ne kadarının tutulacağı ya da yansıyacağını belirleyen yeryüzü özelliklerine kadar, pek çok faktörden etkilenmektedir. Doğal nedenlerle dünya iklimi milyonlarca yıldır değişmekte olsa da, sanayileşme ile birlikte  bu değişim  hız kazanmıştır (Epstein vd., 2000).

Karbondioksit (CO2), Metan (CH4) ve Azot (N) gibi sera gazlarının atmosferdeki yoğunlukları, endüstri devriminin başından bu yana önemli ölçüde artmıştır. Bu durum büyük oranda fosil yakıt kullanımı, arazi kullanımındaki değişiklikler ve tarım gibi insan faaliyetleri nedeniyle gerçekleşmiştir. Örneğin, günümüzde atmosferdeki karbondioksit yoğunluğu son 650.000 yıldan daha yüksek düzeye gelmiş ve son on yılda, 1960 yılında ölçümler başladığından bu yana ölçülenden çok daha hızlı artmaktadır.

Başta kömür olmak üzere fosil yakıtların yakılması, atmosferdeki karbondioksit oranının artmasındaki ana sorumludur. IPCC’ye göre 2004 yılındaki insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının % 56’sı fosil yakıt kullanımında ortaya çıkan karbondioksite aittir. Ormansızlaşma da % 17’lik bir paya sahiptir.

Fosil yakıtlar arasında ana sorumlu olarak "kömür" karşımıza çıkar. Küresel ölçekte birincil enerji talebinin % 27’si kömürden sağlanırken, enerji kaynaklı sera gazı emisyonlarının % 43’ü kömür kaynaklıdır. Kömürü % 36 ile petrol, % 20 ile doğalgaz takip eder. Kömür, üretilen bir birim enerji başına doğalgazın 1,7 katı CO2’yi atmosfere salar. Atmosferdeki karbondioksit miktarı, birinci derecede fosil yakıtların çeşitli alanlarda kullanımı sonucunda, hızlı bir biçimde artmaktadır (Schultz, 2000).

Carbonneau (2009), küresel ısınmanın kaçınılmaz olduğunu, bu nedenle sürdürülebilir bağcılık için; daha uygun iklimsel özellik taşıyan yerlere bağ tesis edilmesi, yeni çeşitlerin (anaç veya yeni hibritler) ıslahı, toprak yönetimi (sulama programlarını düzenlenmesi, örtü bitkileri kullanımı, yaprak su potansiyelinin takibi ve azot kontrolü), asma tacı yönetimi (sürgün yönlerinin ayarlanması, asmalara uygun terbiye şekli verilmesi, minimum budama, vb.) önerilerinde bulunmaktadır.

Kaynaklar:
  1. Adams, D.O. 2006. Phenolics and ripening in grape berries, American Journal of Enology and Viticulture, 57, 249–256.
  2. Anonim, 2011a.https://bit.ly/2FW6ygA (Erişim tarihi: 8 Ekim 2011).
  3. Bardakçı, F. 2007. Evrim ve işlevsellik: Evrim bilinmeden küresel değişimlerin etkileri, Biyoloji Eğitiminde Evrim Sempozyumu, İnönü Üniversitesi, Malatya.
  4. Ergin, Ö., (1999). Biyoçeşitlilik, Bilim ve Teknik, 388, 88-89.
  5. Bindi, M., Fibbi, L., Gozzini, B., Orlandin, S. and Miglieta, F. 1996. Modeling the impact of climate scenarios on yield and yield variability of grapevine, Climate Research, 7: 213-224.
  6. Carbonneau, A, 2009. Facing the climate change by vineyard management. I. International Congress on Global Climate Changes and Agriculture. May 28-30, 150-159. Tekirdag-Turkey.
  7. Coombe, B. 1987. Influence of temperature on composition and quality of grapes. Proceedings of the international symposium on grapevine canopy and vigor management (Vol. XXII IHC, pp. 23-35). Davis, USA: ISHS Acta Horticultural, 206.
  8. Çelik, S. 2007. Bağcılık (Ampeloloji). Cilt:1 (Genişletilmiş 2. Baskı). 430s.
  9. Çıplak, B. 2008. The analogy between glacial cycles and global warming for the glacial relicts in a refugium: a biogeographic perspective for conservation of Anatolian Orthoptera, in: Fattorini, S.(ed.), Insect Diversity and Conservation, Research Signpost, Kerala, 135-163.
  10. Erman, O. 2009. Palandöken dağları (Erzurum) ve Sarıkamış (Kars) çevrelerinde ekoloji temelli doğa eğitimi-IV. TÜBİTAK, 44-60.
  11. Epstein, H.E., Walker, M.D., Chapin III, F.S., Starfield, A.M. 2000. A transient, nutrient-based model of arctic plant community response to climatic warming. Ecol.Appl. 10: 824-841.
  12. Fitter, A.H., Heinemeyer, A., Staddon, P.L., 2000. The impact of elevated CO2 and global climate change on arbuscular mycorrhizas: A mycocentric approach. Article first published online: Volume 147, Issue 1, 7 July 2008, DOI: 10.1046/j.1469-8137.
  13. FSBI, 2007. Climate change and the fishes of Britain and Ireland: Briefing Paper 4. Fisheries Society of the British Isles, Granta Information Systems, High Street, Sawston, Cambridge.
  14. Hampe, A. ve Petit, R.J. 2005. Conserving biodiversity under climate change: the rear edge matters. Ecology Letters, 8, 461-467.
  15. Hansen, J. E., M. Sato, Berger, A., Mesinger, F. and Sijacki, D. 2012. Paleoclimate implications for human-made climate change, Springer, 350 pp.
  16. IPCC, 2008. Climate-change and water.
  17. Jones, G.V., White, M.A., Cooper, O.R. 2004. Climate change and global wine quality. Climatic Change.
  18. Karol, S., Suludere, Z. ve Ayvalı, C. 1998. Biyoloji terimler sözlüğü. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Dil Kurumu Yayınları: 699.
  19. Malcolm, J.R., Liu, C., Neilson, P.R., Hansen, L. and Hannah, L. 2005. Global warming and extinctions of endemic species from biodisity hotspots, Conservation Biology, 20(2), 538-548.
  20. Nisancı, A. 2007. İklim değişikliği, küresel ısınma ve sonuçları, Tikdek, İstanbul.
  21. Ollat, N., Diakou-Verdin, P., Carde, J.P., Barrieu, F., Gaudillere, J.P., Moing, A., 2002. Grape berry development: A review, Journal International des Sciences dela Vigne et du Vin, 36, 109–131.
  22. Pamersan, C., Root, T.L. ve Willing, M.R. 2000. Impacts of extreme weather and climate on terrestrial biota. Bulletin of the American Meteorological Society, 81(3), 443-450.
  23. Schultz, H.R. 2000. Climate Change and Viticulture: A European Perspective on Climatology, Carbon dioxide and UVB Effects. Australian Journal of Grape and Wine Research, 6: (2-12).
  24. Seguin, B. 2008. Perspectives Devolution du Climat Pour les Principaux Vignobles. Progr. Agric. Vitic. (Comite de Lecture), 125 (17): 481-487.
  25. Tonietto, J., Carbonneau, A. 2004. A multicriteria climatic classification system for grape-growing regions worldwide, Agricultural and Forest Meteorology, 124:81-97.
  26. Voiland, A. 2010. Second warmest year on record; end of warmest decade, https://go.nasa.gov/2TkofcM.
  27. UNEP, 2003. (United Nations Environment Programme in November).
Görseller:
Yazara aittir.

YORUMLAR

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan apelasyon.com sorumlu tutulamaz.