En güçlü savunduklarımız en az bildiklerimizdir.
Türkiye’nin komşuları ve Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığında coğrafi yapı ve ekolojik koşullar açısından tarımsal üretimde büyük bir potansiyele sahip olduğu bilinen bir gerçektir.
Geçenlerde Japon araştırmacı ve üreticilerden oluşan bir heyet ile görüşme şansını yakaladık.
Türkiye iktisadi hayatında geçmişten itibaren tarım, önemli bir yere sahip olmuştur.
“Gündüz hasat yaparım, akşamları da kahvemi alıp bilgisayarın karşına oturur yazarım” şeklinde özetleyebileceğim iyimser planlamam pratikte zeytin ağaçlarına tosladı diyebilirim.
Kasım ayı çok kötü geçti, susuzluk kuraklık en önemli sorunumuz oldu. Bize yağmayan yağmur Ege Adaları ile İtalya’nın denize yakın yerlerine yağarak sel oldu, ne bize yaradı ne de onlara…
İyi bakacaksın balığın kulağına, gözüne, İnanmayacaksın her balıkçının sözüne. Ya balıktan anlayacaksın, ya da balıkçını tanıyacaksın!...
Aralık sayısı ile içinde bulunduğumuz yıla da veda edeceğiz.
Yerel semt pazarlarını gezme merakım nedeniyle şehirli üreticilerle ve kırsaldan gelen köylülerle sohbetim hiç bitmez.
Tarım zehirleri açısından sıfır kalıntılı* ürünlerin adresi %100 Ekolojik Pazarlar İstanbul, İzmit ve Kayseri halkına hizmet vermeye devam ediyor.
2020 yılı dünya nüfusunun tamamının sağlığını etkileyen, son yüzyılda yaşanan en beklenmedik yıl oldu.