İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE İNCİRİN GELECEĞİ
İncir (Ficus carica L.), dünyada kültürü yapılan en eski meyve türlerinden biridir. Antik çağlardan beri çeşitli medeniyetlerde beslenme ve sağlık için önemli bir rol oynamış ve günümüze kadar değerini korumuştur. Ürdün’de yapılan arkeolojik kazılarda M.Ö 11.000 yıllarında incirin varlığı kanıtlanmıştır. Anadolu’da çok eskiden beri yetiştirilen incir, Boğazköy metinlerine göre, Hititler devrinde Anadolu’nun başlıca meyveleri arasında sayılmaktadır. Anadolu yarımadasında yabanî olarak yetişen ve ana vatanı Anadolu sayılan incir Akdeniz çevresine Fenikeliler, Yunanlılar ve Romalılar tarafından yayılmıştır. M.Ö. 4. yüzyılda Karia’da (bugünkü Aydın ve Muğla) üretilen incirin Miletos limanından diğer Akdeniz ülkelerine yollandığı ve incirin tür adı olan “carica” ismini buradan aldığı düşünülmektedir (Günal, N.,2008).
Günümüzde incir üretimi Akdeniz iklim kuşağındaki ülkelerce yapılmaktadır. 2022 yılı itibariyle Dünya incir üretimi yaklaşık 1.242.449 ton olup, bunun 350.000 tonu Türkiye, 187.873 tonu Mısır, 112.267 tonu Cezayir ve 109.620 tonu Fas tarafından üretilmektedir (FAO, 2024).
Subtropikal iklim bitkisi olarak tanımlanan incir, dünyanın ılıman iklime sahip birçok bölgesinde de yetiştirilmektedir. Yıllık ortalama sıcaklığın 18-20°C, kışların ılık, yazların sıcak ve kurak geçtiği yerlerde yetişir. Meyve çıkışından hasat sonuna kadar Mayıs-Ekim aylarında 20 °C 'nin üzerindeki günlük ortalama sıcaklıklar ve özellikle meyve olgunlaşma ve kuruma dönemindeki Temmuz-Eylül aylarında 25-30°C ortalamaları incir için ideal sıcaklık isteğidir. Yetiştiriciliği sınırlayan en önemli faktörlerden biri düşük sıcaklık olup, sıcaklığın -9°C 'nin altına düştüğü koşullarda yetiştiricilik yapılamamaktadır. İncir için optimum yağış isteği 625 mm'dir (Özen vd., 2007).
Dünya kuru incir üretimine baktığımızda 2022 yılı itibariyle Türkiye, 73000 ton üretim ve %54’lük payla ilk sırada yer almaktadır. İran %15’lik payla ikinci, Afganistan ise %7’lik payla üçüncü sırada yer almaktadır (INC,2023).
Türkiye'de üretilen kuru incir yumuşak dokusu, doğal rengi, bal aroması ve hoş kokusu ile kendine has niteliklere sahiptir. İran'dan gelen incirler daha sert bir dokuya sahiptir ve Yunanistan'dan gelen incirler Türkiye'den gelen incirlerden daha küçük ve daha beyaz renktedir. Bu nedenlerle Türk incirleri dünya pazarlarındaki lider konumunu korumuştur (Arpacı vd.,2018).
Büyük ve Küçük Menderes havzalarında iklim ve toprak şartları gerek incirin döllenmesi ve yetiştirilmesi ve gerekse de kurutulması açısından ideal özelliktedir. Dünyanın en kaliteli taze ve kuru incirleri bu ekolojik bölgeden elde edilir. Özellikle olgunlaşma ve güneşte yapılan kurutma dönemlerinde (Temmuz, Ağustos ve Eylül) ekolojik koşulların elverişliliği nedeni ile Büyük ve Küçük Menderes havzalarının tüm üretimi, kaliteli kuru incir elde etmeye yöneliktir. Ekstrem iklim olaylarının yaşandığı üretim sezonlarında incirin kalite ve veriminde düşmeler görülmüştür. (Kösoğlu vd., 2011).
İklim değişikliği günümüzde insanoğlunun karşı karşıya bulunduğu en önemli sorunlardan biridir. Türkiye için öngörülen iklim senaryolarının irdelendiği çalışmalarda ilk periyod olan 2011-2040 yıllarını kapsayan dönemde kışın 0,5 °C, yazın 1,0 °C sıcaklık artışının, 2041-2070 yıllarını kapsayan ikinci periyotta bu artışın kışın 1,5 °C - 2,4 °C olacağıdır. 2071-2100 yıllarını kapsayan sıcaklık artışlarının etkilerinin şiddetli olarak hissedileceği dönem üçüncü dönemdir. Buna göre kıyı bölgelerde ortalama sıcaklıklarda 5-6 °C, özellikle Ege Bölgesi'nde yaz ayları süresince 7-8 °C artış, yağışlarda %40’lık bir azalma beklenmektedir (Demir vd., 2008; Talu vd., 2010).
İklim değişikliğinin, dünya incir üretiminde ilk sırada yer alan Türkiye de dahil olmak üzere Akdeniz iklim bölgelerinde incir (Ficus carica L.) yetiştiriciliğine önemli bir tehdit oluşturması muhtemeldir. Bu tehdit, öngörülen sıcaklık artışları, yağış düzensizlikleri, kuraklık stresi ve hastalık ve zararlıların artan yaygınlığı nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Bu faktörler toplu olarak incir bahçelerinin sürdürülebilirliğini ve verimliliğini tehlikeye atmakta ve etkili adaptasyon stratejilerine acil ihtiyaç olduğunu vurgulamaktadır (Ilgın, M.,2024).
Fas’ta yapılan bir çalışmada BBCH (Biologische Bundesanstalt, Bundessortenamt und Chemische Industrie) ölçeğini bir çerçeve olarak kullanarak, incir ağaçlarının iklimsel dalgalanmalara tepki olarak fenolojik adaptasyonunu ve meyve verme dönemlerini incelemişlerdir. İklim faktörleri ile fenolojik aşamalar arasında güçlü korelasyonlar olduğu belirtilmiştir. Hava sıcaklığının önemli bir negatif korelasyon gösterdiği, daha yüksek sıcaklıkların fenolojik gelişmeyi hızlandırdığını saptamışlardır (Chmarkhi vd.,2025)
Fas’ta yapılan diğer bir çalışmada İklim değişikliği senaryolarına göre, özellikle kuraklık ve yüksek sıcaklığın incir tarımını etkileyeceğini öngörmüşlerdir. Worldclim iklim veritabanından ve MaxEnt modelinden faydalanarak yaptıkları çalışmayla mevcut ve gelecekteki iklim verilerini kullanarak Fas'taki incir ağacının dağılımını haritalamışlardır. Fas için iklim senaryoları 2050 yılına kadar sıcaklıkta bir artış ve yağışta bir azalma öngördüğünden üretimin sadece Fas’ın kuzeyinde sınırlı kalacağını belirlemişlerdir (Labaioui vd., 2024).
Cezayir'de iklim ve zararlıların incir ağacı üzerindeki birleşik etkisini inceleyen bir çalışma, çalışma döneminde sıcaklıkta yılda 0,057 °C'lik bir artış ve yağışta yılda 27 mm'lik bir azalmanın ardından %25'lik bir verim düşüşü göstermiştir. Patojenik mantarlar (Diaporthe cinerascens, Fusarium türleri) ve çok sayıda zararlının bölgede yayıldığı bildirilmiştir (Mellal vd., 2023).
Yüksek sıcaklıklar incirde döllenmeyi sağlayan arıcığın (Blastophaga psenes L.) yaşam süresini kısaltmakta ve dolaylı olarak bu olay verimi etkilemektedir. Aydın ilinde özellikle 2007-2008 yıllarında yaşanan kuraklık incir üretimini önemli ölçüde etkilemiştir. 2007 yılındaki kuraklık nedeniyle erkek incir ağaçlarının ilek meyvesinden sonra gelişen ebe ve boğa meyvelerinde yetersizlikler görülmüştür. İlek meyvelerinin azlığı ve yetersiz bakım işlemleri (gübreleme, sulama, budama v.b) nedeniyle kuru incir veriminde önemli bir düşüş yaşanmıştır. Hatta bu durum zayıf gelişen, bakımsız ağaçlarda kurumalara bile neden olmuştur.
İklim değişikliği, Akdeniz Havzası'nı etkileyerek uzun süreli kuraklık dönemlerine ve hem minimum hem de maksimum sıcaklıklarda dalgalanmalara yol açmıştır. Ayrıca, şiddetli yağmur, dolu ve kuraklık gibi aşırı hava koşullarının artan sıklığı, incir yetiştiriciliği için önemli tehditler oluşturmaktadır (Flaishman vd. 2022).
Aydın’da yapılan bir çalışmada, genç incir ağaçlarında çeşitli sulama seviyelerinin etkinliği ortaya konulmuştur. Yağmurla beslenen (S0) ve tam sulama seviyesindeki S4 (%100) ve S1 (%25), S2 (%50) ve S3 (%75) uygulamalarını kapsayan beş sulama seviyesinin araştırıldığı çalışmada bitki vejetatif büyüme parametrelerinin sulama seviyelerinden önemli ölçüde etkilendiği belirtilmektedir (Akçay ve Doğan, 2023).
İncirin fenolojisi ve meyve kalitesi üzerine iklimsel faktörlerin etkilerinin araştırıldığı bir çalışma İncir Araştırma Enstitüsü’nde 2015 yılında başlatılmıştır. Kuru incir üretimini temsil edecek şekilde dağlık alanlarda 2 lokasyon (350 m. ve 700 m. rakımda) ve ovayı temsil edecek şekilde enstitü bahçesinde sarılop çeşidinde çalışılmıştır. Her lokasyonda kurulan iklim istasyonları ile iklim verileri (sıcaklık, nem, yağış v.b.) anlık olarak kayıt altına alınmış ve ağaçlardaki fenolojik gelişmeler takip edilerek BBCH skalasına işlenmiştir. Elde edilen 10 yıllık veriler iklim veritabanı ve modelinden faydalanarak değerlendirilme aşamasına geçilmiştir.
İncir literatürde her ne kadar kurak koşullarda yetiştiriciliği yapılabilen bitkiler sınıfına girse de yıllık yağış rejiminde meydana gelen sapmalardan en fazla etkilenen bitki türlerinden biridir. Gelecek yıllarda yaşanması öngörülen iklim senaryolarına hazırlanmamız üretim tekniklerinin iyileştirilmesi ve gelecekteki iklim koşullarına daha iyi uyum sağlayan yeni incir çeşitlerinin geliştirilmesi ile sağlanacaktır.
KAYNAKLAR
Akçay, S., Doğan, P., (2023). Response of young fig (Ficus carica cv. Sarılop) trees to different irrigation levels in a semi-arid mediterranean environment. Journal of Elementology, 28(3), 831-854, available: https://doi.org/10.5601/jelem.2023.28.3.3058
Arpacı, S., Konak, R., Çicek, E., (2018). A National Value: Turkish Figs. Chronica Horticulturae, Special Issue IHC2018- Horticulturae in Turkey, Volume:58, Number:2, p: 85-91.
Chmarkhi, A., El Fatehi, S., El Khatib, K., Benziane, W., Dihaz, N., Aumeeruddy, Thomas, Y., Hmimsa, Y. (2025). Phenological Study of Ficuscarica L. in Northern Morocco: Synchronization of Fruiting Periods and Interannual Climatic Influence, Applied Fruit Science(2025)67:321, https://doi.org/10.1007/s10341-025-01539-9
DEMİR, İ., KILIÇ, G., and COŞKUN, M. (2008). PRECIS Bölgesel İklim Modeli ile Türkiye İçin İklim Öngörüleri: HadAMP3 SRES A2 Senaryosu, IV. Atmosfer Bilimleri Sempozyumu, Bildiriler Kitabı, pp. 365-373.
FAO, (2024). Data. http://www.fao.org/faostat/en/#data.
Flaishman, M.A., Le Zion, R., Aksoy. U. (2022). ‘Advances in Fig Research and Sustainable Production’. In: Flaishman M.A. & Aksoy U. (Eds.) CABI International ISBN: 9781789242478. DOI:10.1079/9781789242492.0000
Günal, N. (2008). Türk Dünyasında İncir Kültürü. Turkish Studies, International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 3/5 Fall 2008
Ilgın, M. (2024). Possıble Effects Of Clımate Change On Fıg Fruıt (Ficus Carica L.) Cultıvatıon, (Editors Serdar TÜRKER Hatice GÖZEL Hakan ÇETİNKAYA Yusuf Kenan HASPOLAT), CLIMATE CHANGE AND FRUIT FARMING, Orient Yayınları 2024, chapter in the book. e-ISBN: 978-625-5976-04-8
INC, (2023). Nuts & Dried Fruits Statistical Yearbook, https://inc.nutfruit.org/wpcontent/uploads/2023/05/Statistical-Yearbook-2022-2023.pdf
KOSOGLU, I., AKSOY, U.,and PEHLıVAN, R. (2011). Fumonisin B1 and B2 occurrence in dried fig fruits (Ficus carica L.) under Meander Valley's climatic conditions and relationship with fruit qualityFood Additives & Contaminants: Part A Volume 28, Issue 11, 1569-1577.
Labaioui, A., Razouk, R., Hssaini, L. (2024). Predicting current and future potential habitat distribution of fig tree (Ficus-Carica) in Morocco using MaxEnt Modeling . AFRIMED AJ –Al Awamia (144). p. 45-55
Mellal M.K., Khelifa R., Chelli A., Djouadi N. and Madani K. (2023). Combined Effects of Climate and Pests on Fig (Ficus carica L.) Yield in a Mediterranean Region: Implications for Sustainable Agricultural Strategies. Sustainability. Vol 15(7). p. 1-12.
Özen M, Çobanoğlu F, Özkan R, Kocataş H, Tan N, Ertan B, Şahin B, Konak R, Doğan Ö, Tutmuş E, Şahin N. (2007). “İncir Yetiştiriciliği”. T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Erbeyli İncir Araştırma İstasyonu Müdürlüğü, Aydın, Türkiye, 2007
TALU, N., ÖZDEN, M.S., ÖZGÜN, S., DOUGHERTY, W., and FENCL, A. (2010). Turkey’s National Climate Change Adaptation Strategy and Action Plan (Draft), (Edited by D. Şilliler Tapan), T.R. Ministry of Environment and Urbanization, Ankara. 142 p. (www.iklim.gov.tr).