Bir bela dönüyor ahalinin başında ki sormasın kimse! Görsen defedeceksin kılıç ve sopalarla, görünmüyor musibet. Mitolojik ifritler gibi saklıyor kendini; Covit diyorlar adına.
Bir bela dönüyor ahalinin başında ki sormasın kimse! Görsen defedeceksin kılıç ve sopalarla, görünmüyor musibet. Mitolojik ifritler gibi saklıyor kendini; Covit diyorlar adına.
Hayatımızın bir kısmında inzivaya çekilip sakin bir hayat sürmek herkesin kafasının bir köşesinde kiminin büyük kimin küçük bir hayali olarak mutlaka vardır.
Callao Metro İstasyonu'nun Gran Via Bulvarı yönündeki merdivenlerini olabildiğince hızlı çıkmaya çalışırken, şehrin gürültüsü başını döndürüyordu.
Biliyor musunuz, Nietzsche eserlerinde Dionysos’u “İçinde delilik ve tutkuya odaklı hisler barındıran ve sanatta yaratıcılığın sembolü düşünceler” anlamında kullanırmış.
Değirmencinin derdi un ile benimki de bahar ile! Zemheri bitip cemreleri karşılamaya hazırlanırken Ege’de farklı telaşlardan biri olan bahar şenlikleri başlar.
İstanbul’un rengi nedir? Diye sorsalar, gri derdim. Belki de en çok bir sonbahar ya da kış mevsiminde, İstanbul’u İstanbul yapan insanlarını ve mekânlarını puslu havalarda fotoğraflamayı sevdiğimdendir.
Peynir üzerinden Misya’ya baktığımız iki yıl boyunca Balıkesir’in kasabalarında, köylerinde, meralarında , bize yeni pencereler açan üretimler, üreticiler, zanaatkarlarla buluştuk.
Artık 4. Gündeyim ve kendimi yeniden yollara vuruyorum ve yönüm artık Chamlija! Şanslıyım ki Mustafa Bey de burada, bağlarda.
Birçok Avrupa başkentini görmüş biri olarak her seferinde gitmekten keyif aldığım, bir çok yönden beni cezbetmeye devam eden sadece tek bir başkent bulunuyor: Paris!
4 dediğime bakmayın siz; aslında hala 3. gündeyiz, günlerden çarşamba. Vino Dessera'dan güneye doğru inme vakti geldi de geçiyor.